{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/63 - 2025/374<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/63 <br>KARAR NO\t: 2025/374<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/216 Esas - 2023/687 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/03/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ZMMS ile sigortalı iki araç ile davacının aracının karıştığı 25/11/2022 tarihli kazada davacının aracında hasar meydana geldiğini, hasar onarım bedelinin ve değer kaybı olarak bir miktarın davalı sigorta tarafından karşılandığını, ancak aracında daha fazla değer kaybı oluştuğunu, kazada sigortalı araç sürücülerinin kusurlu olduğunu, davacının kusursuz olduğunu, davacının aracında meydana gelen bakiye değer kaybına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 33.249,48 TL talep etmiştir.<br><br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, değer kaybı hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait ... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi TRAMER hasar sigorta dosyası ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ... ile ... plakalı araçlar için düzenlenen ZMMS trafik poliçeleri ile birlikte alınan bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsü ...'nın olayda %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sigortalı araç sürücüsü ...'in % 25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'in olayda kusursuz olduğu, olaya asli kusuru ile neden olan ... plakalı araç ile olaya tali kusuru ile neden olan ... plakalı araç davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğundan kusur oranında ve poliçe limiti dahilinde meydana gelen bakiye değer kaybından sorumluluğu bulunduğu, davacıya ait ... plakalı 2020 model, ... marka, araçta değer kaybının reel piyasa şartlarına göre olay tarihi olan 25/11/2022 tarihi itibarıyla 50.000,00 TL olacağı, davalı tarafından 16.750,51 TL ödeme yapılmasıyla talep edilebilir bakiye miktarın 33.249,48 TL olduğu, bu miktara ödeme temerrüt tarihi olan 23/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşıldığından, talep artımı da gözetilerek; “Davacının araç değer kaybı tazminat talebinin KABULÜ İLE, toplam 33.249,48 TL tazminatın ödeme temerrüt tarihi olan 23/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, hesaplanan 50.000 TL değer kaybından kusur indirimi yapılması gerektiğini ancak bu indirimin yapılmadığını, davacı aracının önceki kazaları olup olmadığının ve hasar gören parçaların önceki kazalarda hasarlanıp orjinalliğini yitirip yitirmediğinin araştırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle bakiye değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalıya ZMMS ile sigortalı iki aracın toplamda %100 kusurları ile meydana gelen kazada, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybının meydana geldiği, davacının başvurusu üzerine bir miktar değer kaybı ödemesi yapılmışsa da usule ve yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlenen raporla davacının bakiye değer kaybı alacağının belirlendiği, davanın davalıya sigortalı iki aracın kusuru nedeniyle açılmasına göre ve davalıya sigortalı araçların toplamda tam kusurlu olmaları ile ödenen ve karar verilen miktarların da limit kapsamında kalması gözetildiğinde belirlenen miktardan kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı anlaşıldığından, istinaf eden davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.271,27 TL istinaf karar harcından peşin alınan 568,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.703,27 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak, hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf08e6d8889318e4","SID":"d1d85b4a486d3493"}}