{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/207 Esas<br>KARAR NO: 2025/446<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2024<br>NUMARASI: 2021/407 Esas, 2024/138 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   müvekkilinin 3. sınıfı kapsayan, ... ve ... ibareli tescilli markaların da sahibi olduğunu, ... markası ve özgün şişe biçimi, rengi ve üzerindeki ambalaj deseninin Türkiye piyasasında yüksek tanınmışlığa sahip olduğunu, ayrıca müvekkillerinin  tanınmış ... ibareli çok sayıda tanınmış markasının olduğunu,  ... şeklinin de Türkiye’de tanınmış olduğunu, davalının ..., ... ve ... ibareli bulaşık deterjanı ürünleri, ticari takdim şekli ve şişe tasarımının müvekkiline ait olan ... sayılı tanınmış markasının ve ... ürününe ait ticari takdim şeklinin birebir taklidi olduğunu.  ayrıca müvekkillerinin tanınmış ... şekli markası ve ... ürününe ait ticari takdim şeklinin neredeyse birebir taklidi olan tasarımı kendi adına haksız bir şekilde tescil ettirdiğini ... sayılı tasarımın bu nedenlerle yeni olma niteliğine de haiz olamayacağını, tasarım tescilinin, müvekkilinin atom şeli markasının taklidi olduğu ve kullanıcı üzerinde aynı izlenimi uyandırma amacı taşıdığını, ... ibaresinin yazımı da dahil olmak üzere iltibasa yol açacak faaliyetlerde bulunduğunu, davalıya ait ... sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve tasarım sicilinden terkinine, davalının vaki fillerin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetlerinin men'ine, ref'ine, dava dilekçesinde belirtilen URL adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin üretmekte olduğu deterjan ve temizlik malzemesi ürünlerini ..., ... ve ... markaları ile satışa sunmakta olduğunu, davacılar vekili tarafın TPE nezdindeki itiraz yolu tüketilmeden huzurdaki dava ikame olunduğunu, davacı markası ile müvekkillerinin markası birbirinden görsel, işitsel ve fonetik açıdan tamamen farklı olduğunu iltibas oluşması söz konusu olmadığını, ... markalarının aynısı ya da benzerlerinin söz konusu bulaşık deterjanı ürünlerinde kesinlikle kullanılmadığını,  piyasadaki bulaşık deterjanı ürünlerinin hemen hepsinde tek ya da çift taraflı bir be1 kısmı bulunduğunu, kapak kısmına doğru boğazının daraldığını ve flip-top ya da push-pull kapaklarının kullanıldığını herkesçe bilinmekte olduğunu, markaların ya da işaretlerin benzer renkte yazılması ise asla benzerlik kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığını, zira renklerin kimsenin kullanımına özgülenmiş olmadığını. müvekkilleri  tarafından bu renklerin kullanılması sebebiyle bir iltibastan söz edilmesi mümkün olmadığını savunarak, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalıya ait ...sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve tasarım sicilinden terkinine, davalının  vaki fiillerinin  davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün tespitine binaen tecavüzün önlenmesi (men’ine) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ref’ine), bu ürünlerin üretmek/ürettirmek, şişelemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle haksız rekabetlerinin men’ine;  bu ürünlerin  aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesine;  bu ürünlere ait, şişe, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj,  katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden  toplanmasına, hüküm kesinleştiğinde imha edilmesine, bilirkişi raporunda tespit edilen  internet adreslerindeki yukarıdaki dava konusu hakkında kabul kararı verilen ürün görsellerinin web siteleri içeriğinden çıkartılmasını, aksi takdirde internet adreslerine erişimin engellenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili 03/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine verilen kararın 27/08/2024 tarihinde dosyada vekil olan Av. ...'e tebliğe çıkarıldığını,  dosyayı takip eden ilgili avukat tarafından müvekkili şirket yetkililerinden herhangi bir onay alınmaksızın karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığını, müvekkil şirket yetkililerinin yabancı uyruklu olup söz konusu kararı ile ilgili olarak tercüme edilmeksizin bilgi verilmemesi halinde, müvekkil şirket yetkililerinin dosya içeriği ve dosyada verilen kararın sonuçlarını hukuken yorumlayabilmelerinin mümkün olmadığını,  müvekkil şirket yetkililerinin bu durumdan davacı tarafın ilgili dosyada verilen karar ile ilgili icrai işlem yapıldığında haberdar olduklarını, bu durum müvekkili şirketin çok ciddi mağduriyetine sebep olduğu gibi, kararın bu haliyle istinaf edilmeksizin kesinleşmesinin de müvekkili  şirket açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile ileri sürdükleri istinaf sebepleri doğrultusunda ilgili yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI:  İlk derece mahkemesince 03/12/2024 tarihli ek karar ile; hükmün taraf vekillerine 01/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tarafların yasal süresi içerisinde  istinaf talebinde bulunmamaları nedeni ile hükmünün 17/09/2024 tarihinde kesinleştiği, davalı vekili tarafından yasal süresinden  sonra sunulan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilince yapılan 03/12/2024 tarihli istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 346/1 maddesi gereğince  talebinin reddine karar verilmiştir. <br>EK KARARA KARŞI İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili ek karara karşı 23/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine verilen kararın 27/08/2024 tarihinde dosyada vekil olan Av. ...'e tebliğe çıkarıldığını,  dosyayı takip eden ilgili avukat tarafından müvekkili şirket yetkililerinden herhangi bir onay alınmaksızın karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığını, müvekkil şirket yetkililerinin yabancı uyruklu olup söz konusu kararı ile ilgili olarak tercüme edilmeksizin bilgi verilmemesi halinde, müvekkil şirket yetkililerinin dosya içeriği ve dosyada verilen kararın sonuçlarını hukuken yorumlayabilmelerinin mümkün olmadığını,  müvekkil şirket yetkililerinin bu durumdan davacı tarafın ilgili dosyada verilen karar ile ilgili icrai işlem yapıldığında haberdar olduklarını, bu durum müvekkili şirketin çok ciddi mağduriyetine sebep olduğu gibi, kararın bu haliyle istinaf edilmeksizin kesinleşmesinin de müvekkili  şirket açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını ileri sürerek, ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile ileri sürdükleri istinaf sebepleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  tasarımın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince 03/12/2024 tarihli ek karar ile, süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın taraf vekillerine 01/09/2024 tarihinde tebliğ edilen  hükmün 17/09/2024 tarihinde kesinleştiği, davalı vekili tarafından yasal süresi geçtikten sonra 03/12/2024 tarihli istinaf başvurusunun  reddine dair ilk derece mahkemesi ek kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin 03/12/2024 tarihli ek karara karşı istinaf talebinin, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"230bce8a291bbb59","SID":"aaa53020363c1cb2"}}