{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1991 <br>KARAR NO: 2025/264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2021<br>NUMARASI: 2019/21 E. - 2021/251  K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket  ile 2018 yılında ticari ilişkilerinin başladığını, davacının yanında çalışan ...'un, davacı firma ile çeşitli malzemeler almak üzere anlaştığını, davacıya 30.000,00 TL meblağlı ayrı ayrı çekler kestirdiğini, verilen çeklerden bir kısmının ...ne teslim edildiğini, anılan firma davacıya sipariş verilen ve çekleri kesilmek suretiyle teslim edilen malları davacıya teslim ettiğini, davacının kalan çeklerin malzeme karşılığı olmadığından iadesini istemiş olduğunu, ancak davalı firma çekleri geri vereceğini beyan etmiş olmasına rağmen çeklerin iade edilmediğini veya karşılığı malların teslim edilmediğini, davacının teslim aldığı malların tamamının bedelini ödemiş olduğunu, teslim edilmeyen mallar için bir borcunun doğmadığını, çekin ... firmasından ciro edilmek suretiyle diğer davalıya geçtiğini, davacı ile davalı ...’in hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, davacıya çeşitli icra takipleri başlatıldığını, davacının ne bir tebligat ne de herhangi bir mahkeme ya da icra evrakı görmediğini, dolayısı ile icra takiplerine itirazların süresi içerisinde yapılma imkanına sahip olamadığını, davalı firmanın davacıya karşı İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, e devlet sistemi üzerinden karşılıksız çek keşide etmek suçundan davacıya karşı işlem başlatıldığını ve İstanbul 18.İcra Ceza Mahkemesi’nin 2018/265, İstanbul 18.İcra Ceza Mahkemesi’nin 2018/226 E. sayılı dosyaları ile şikayette bulunulduğunu öğrendiğini, teslim alınmayan malzemeler nedeni ile bir borç doğmayacağını iddia ederek, müvekkilinin davalı firmaya hiçbir borcu olmaması nedeni ile icra takip dosyasının iptaline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde dava konusunun davacının borcu olmadığına dair menfi tespit davası olduğunun belirtildiği, sonuç ve talep kısmında icra takip dosyasının iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmüş, çelişki nedeniyle 20/11/2019 tarihli duruşmada HMK'nın 31.maddesi kapsamında davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili; \"Dava dilekçemizin konu kısmında belirttiğimiz gibi dava müvekkilin davalılara borcu olmadığına dair menfi tespit davası olup talebimiz müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesine karar verilmesidir.\" beyanında bulunmuştur. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davalının,  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile takibe konulmuş olan ... Banka ait iki adet çekin alacaklısı ve son hamili olduğunu, ticaret hayatındaki sürat ve güven ihtiyacı, ticari iş ve işlemlerin genel hükümlerden ayrı, özel kanuni şekil kurallarına bağlanması zorunlu kılınmış olduğunu, tedavül kabiliyeti ve kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkelerinin de bu fonksiyona hizmet etmekte olduğunu, tedavül kabiliyetinin kambiyo senetlerini adi senetlerden ayırmakta olduğunu, müvekkilinin tedavül kabiliyeti olan kambiyo vasfına haiz çekin tarafına ciro edilmesi ve zilyetliğinin teslim edilmesi suretiyle çekin hamili olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak,davanın reddi ile   %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... İhracat Ltd.Şti.'ne çıkarılan tebligatın davalıya tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiştir. Dacının iddialarının tamamını reddetmiş sayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava dosyasına konu çek suretleri incelendiğinde; çeklerin lehdarının davalı ... isimli şirket olduğu ve bu suretle ilk cirantanın da aynı şirket olması dolayısıyla çekin arka yüzünde yer alan ciro silsilesinin düzgün olarak teşekkül ettiği ve bu suretle de davalı ...'e çekin teslim olunduğu, bu davalının çeki kötü niyetle ve ağır kusurla devir alındığının ispat olunamaması, kıymetli evrakta sebepten mücerretlik ilkesi, davacı ile lehdar davalı arasındaki ilişkiden kaynaklanan definin mutlak defi olmayıp ciro yoluyla çeki teslim alan davalı ...'e ileri sürülememesi nedeniyle davalı  ... bakımından yerine olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı şirket bakımından ise;  mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile, Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, 8 adet 100.827,40 TL tutarlı faturaların mükerrer olarak iki kez davacı ticari defterlerine kaydedilmek suretiyle davacının davalıya olan cari borcundan iki kez düşüldüğü,  davacının incelenen ticari defterlerinde 01.04.2017 tarihinde “10 adet verilen çek” açıklaması ile 270.000.00 TL tutarlı kaydın mevcut olduğu, yine davacı kayıtlarında yer alan, nakit ödeme, verilen sipariş avansı, mal iadesi ile ilgili kayıtların olduğu ancak bu kayıtlara ilişkin somut delil ibraz edilmediği, davayı konu edilen icra dosyasına dayanak çeklerin bu çekler arasında yer alıp almadığının tespit edilemediği, davacının ticari defter kayıtlarının muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmadığı, mevcut haliyle davacının davalı ...İhracat Ltd. Şti.’ne (31.12.2017 tarihi itibariyle) 100.827,04 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.  Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karine mevcut olduğundan bu karinenin aksini iddia eden davacı çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür. Dava konusu icra takibine dayanak çekler yönünden  Davacının  takip konusu çeklerin avans çeki olarak verildiğini HMK'nın 201. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yazılı delille kanıtlayamadığı ve bu konuda açıkça yemin deliline de dayanmadığı, düzenlenen denetime ve kanaat edinmeye el verişli bilirkişi raporu ile de davacının kendi ticari kayıtlarına göre davalı ... şirketine borçlu olduğu tespit edilmiş olduğundan, davalı ... Ltd. Şti. yönünden davacı tarafın, Davalı... İth. İhr. Ltd. Şti'ye borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine dair... \" gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 2016-2017 yıllarında ticari ilişki başladığını, bu ilişkiye istinaden müvekkilinin davalı şirkete mal teslimi karşılığında 30.000,00 TL bedelli iki ayrı çek keşide ettiğini ancak mal tesliminin gerçekleşmediğini, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının çekleri diğer davalıya ciro ettiğini, ciro edilen davalı ve borcunun olmadığını, menfi tespit davası açmanın zaruriyeti doğduğunu mahkemece davanın reddine karar verildiğini, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, itirazlarının dosyaya sunulduğunu, bilirkişinin defterleri usul ve esaslara aykırı tutulduğu tespitinin haksız ve yanlış olduğunu, taraflardan birinin ticari defterlerini sunmamış olmasının diğer tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine dayanılarak lehine delil kabul edilmesine yol açtığını, ispat yükünün davalı şirkette olmasına rağmen davanın reddi kararının kanuna aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, avans çeki iddiasına dayalı olarak İİK'nın 72. maddesi gereğince icra  takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, takibe konu edilen ve borçlu olunmadığı iddia edilen çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, takip konusu çekin avans çeki olarak verilip verilmediği ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacıya ait ... AŞ Sancaktepe Şubesindeki çek hesabından davalı şirket adına 28.02.2018 tarihinde 30.000,00 TL bedelli çek keşide edildiği dava dışı ...'un çekte aval olarak yer aldığı, davalı lehtar şirket tarafından çekin dava dışı ... Ltd Şirketine ciro edildiği, söz konusu şirket tarafından başka bir gerçek kişiye ciro edilen  çekin son olarak ...'e ciro edildiği, adı geçen davalının çeki bankaya ibrazında çek bedelinin 28.400,00 TL'lik kısmının karşılığının olmadığının belirtilerek bankanın yükümlülük tutarı 1.600,00 TL'nin ödendiği, 31.03.2018 tarihinde ise yine 30.000,00 TL tutarında çek keşide edildiği, çekte dava dışı ...'un aval olduğu, lehtar tarafından çekin ciro edildiği, davalı ... tarafından çekin bankaya ibrazı ile karşılığı olmadığına dair şerh düşüldüğü, bankanın ödemekle mükellef olduğu bedelin tahsil edildiği, davalı ... tarafından tahsil edilemeyen karşılıksız kalan iki çek bedeli toplamı 56.800,00 TL asıl alacak ile faiz ve ferileri olmak üzere toplam 63.010,73 TL alacağın tahsili amacı ile davacı keşideci ile dava dışı çekte aval olarak yer alan ... aleyhine 19.04.2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davacı takip borçlusu tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.  Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin dosyaya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe konulan ... Sancaktepe Şubesine ait olan 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL tutarlı ve 28.02.2018 tarihli 30.000,00 TL tutarlı çeklerden dolayı davacının davalı yana borçlu olmadığı, çeklerin ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyanın iptal edilmesi talebinden ibaret olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; davacının 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı ... İhracat Ltd. Şti.'ne borç ve alacağının bulunmadığı bakiyenin (0) olduğu görüldüğü, ancak davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen 8 adet 100.827,40 TL tutarlı faturaların mükerrer olarak iki kez davacı ticari defterlerine kaydedilmek suretiyle davacının davalıya olan borcundan iki kez düşülmüş olduğundan bu bağlamda, davacının 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı ... İthalat İhracat Ltd. Şti'ne 100.827,04 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı ... İthalat İhracat Ltd. Şti. 23.10.2020 günü yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davalı şirketin 2017 yılı BA formunda; davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 9 adet KDV Hariç 111.725,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğun tespit edildiği,  davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen 8 adet 100.827,40 TL tutarlı faturaların mükerrer olarak iki kez davacı ticari defterlerine kaydedilmek suretiyle davacının davalıya olan cari borcundan iki kez düşülmüş olduğu, yine davacı kayıtlarında yer alan, nakit ödeme, verilen sipariş avansı, mal iadesi ile ilgili kayıtların olduğunun görüldüğü bu kayıtlara ilişkin dosya içeriğinde somut bir belge ve verinin mevcut olmadığının müşade edildiği, davacının incelenen ticari defterlerinde 01.04.2017 tarihinde “10 adet verilen çek\" açıklaması ile 270.000,00 TL tutarlı kaydın mevcut olduğu ancak takibe konu edilen (... Sancaktepe Şubesine ait olan 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL tutarlı ve 28.02.2018 tarihli 30.000,00 TL)çeklerin bu (270.000,00 TL) çekler arasında yer alıp almadığının tespit edilemediği, diğer yandan davacının ticari defter kayıtlarının muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmadığı, mevcut haliyle davacının davalı ... İthalat İhracat Ltd. Şti.'ne (31.12.2017 tarihi itibariyle) 100.827,04 TL borçlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora itirazda bulunarak, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne aykırı tutulduğu tespitinin yanlış olduğunu, davalı şirketin defterlerini incelemeye sunmadığını,  ispat yükünün artık davalıda olduğunu, davalınında ispata değer bir delil sunmaması nedeni ile rapora itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; çekin hamili olduğunu, alacaklı sıfatı ile başlatmış olduğu icra takibine karşı davacının borçlu olduğunun rapor ile tespit edildiğini, müvekkilinin web sayfası sözleşmesi nedeni ile diğer davalı şirketten takip konusu çekleri aldığından davacının kötü niyetli itirazlarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Hükümde her iki davalı yönünden ayrı ayrı tespite yer verilmiştir. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Davacı, takibe konu edilen çeklere karşılık olarak davalı şirket tarafından malların teslim edilmediğini ve bu nedenle borçlu olmadığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Öncelikle peşin satışa dair düzenlemeler üzerinde durulması uygun olacaktır. Peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir. Bir başka anlatımla, alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Hiç şüphesiz ki çek, deme vasıtası olarak kullanılabilir. Çek, bir ödeme aracı olduğundan, mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiği karine olarak kabul edilir. Çekin avans çeki olup davalı nezdinde bedelsiz kaldığını ispat yükü davacı üzerindedir. Yani, kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin somut olayda olduğu gibi menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı, bu iddiasını ispat ile mükelleftir. Şeklî açıdan unsurları tam olan çek haricinde taraflar arasında  çekin hangi amaçla verildiğinde ilişkin herhangi bir belge mevcut değildir. Temel hukuki ilişkiden mücerret olan çekteki keşideci imzası da inkâr edilmemiştir. Davacı, ödeme vasıtası olarak düzenlenen çeklerin avans olarak verilmesine rağmen malın teslim edilmediğini iddia etmiştir.  Çekler hukuken geçerli olduğundan eldeki menfi tespit davasında davacı-borçlunu, çeklerin malların tesliminden önce avans olarak verildiğini, malın teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsizliğini usul hükümleri gereğince yazılı delille ispat edememiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinden, davacıya ait ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun tutulmadığı, ayrıca  ticari defter ve kayıtlarında davalıya borçlu olduğu, davacı şirketin düzenlenmiş olduğu faturaların davalı tarafından Maliye'ye  tespitleri de yapılmıştır. Sonuç olarak, davacı taraf üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğinden, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda usule ve yasaya aykırılık görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9ba199ed185eab8","SID":"4ce7d5893824bf16"}}