{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/1375 \t\t                               (USULDEN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/258<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/08/2024 (Ara karar)<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/858 E - <br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; icra takibine konu senetteki aval veren sıfatıyla atılı bulunan imzanın sahte olduğunu, dava konusu Ankara 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/149329 E. sayılı dosyasından,  haksız tahsil edilmiş olan 1.675.743,21-TL.nin; icra takip dosyasının alacaklısı görünen davalının alacaklılarına ödenmesi hakkında 01.08.2024 tarihli müdürlük kararı verildiğini, müvekkilinden haksız tahsil edilen paranın, davalının borçlarından dolayı 3.kişilere dağıtılacak olduğunu, müvekkilinin kendisinden haksız tahsil edilen paraya kavuşamaması ihtimali olduğunu dava konusu icra takip dosyasındaki paranın alacaklı görünen davalıya ödenmemesi hakkında; İİK.m.72/3.f.sı hükmüne binaen tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; talep dilekçesi, dosya kapsamı incelendiğinde; mahkememizin 22/05/2024 tarihli ara kararı ile birleşen dosyada tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu tarihten sonra yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı gerekçesiyle yinelenen tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı talepçi vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili; davanın konusu olan Ankara 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/149329 E.sayılı dosyasından verilmiş olan, 01.08.2024 tarihli müdürlük kararıyla, dava konusu icra takip dosyasının dayanağı olan bonodaki aval imzası  davacıya  ait olmamasına rağmen; davacıdan haksız tahsil edilmiş olan 1.675.743,21-TLnin, dosya alacaklısı görünen ve birleşen davanın davalısının \"alacaklılarına\" ödenmesi hakkında karar verildiğini, dava konusu olan yüklü miktardaki parayı icra veznesinden tahsil etmiş olacağı, yüklü miktardaki paranın davalıdan istirdat edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Talep, menfi tespit istemli açılan birleşen davada İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 20/12/2023 tarihli dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir  kararı verilmesini talep ettiği, talebe ilişkin mahkemesince verilen 07/03/2024 tarihli kabul kararına dair istinaf talebinin dairemizin 09/07/2024 tarihli 2024/654E., 2024/947 K. sayılı dosyasında karara bağlandığı görülmüştür. Eldeki dosyanın davacı vekilinin 15/08/2024 arihli talep  dilekçesi ile yinelenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine dair verilen 19/08/2024 tarihli  karar  olduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396.maddesinde; \"Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.<br>İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır\" düzenlemesi bulunmakta, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.<br>HMK 396 maddenin gerekçesinde ise; \"İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir.\" şeklinde açıklanan gerekçede belirtildiği  gibi; hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar  hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde,  kanun yolundan  beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı   kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.<br>Durum ve koşulların değişmesi sebebi ile verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulamaması daha sonra işin esasıyla ilgili kanun yoluna başvurulması durumunda,  bu hususun da değerlendirilerek bir karar verebilme imkânının kapalı olduğu anlamına gelmez, esas hükümle birlikte bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi mümkündür. (Bkz Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 01.06.2012 tarihli Hukuki Mütalaa).\tYargıtay 19.Hukuk Dairesi 07/05/2013 tarihli 2013/2845 E -8286 K sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/7850 E-12177 Karar sayılı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  04/06/2012  tarihli  2012/6529 Esas, 2012/9660\tKarar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli  2013/1088 Esas, 2013/4111Karar nolu, içtihadları da aynı doğrultudadır.<br>Dolayısıyla yasanın gerekçesinde açıklandığı ve Yargıtay uygulamalarında da benimsendiği üzere, HMK'nun 396.maddesinde ve HMK'nun 394.maddesinin 3 ve 4.fıkrasına atıf yapılırken kanun yoluna başvuruya ilişkin 5.maddeye atıf yapılmamıştır. Gerek Yargıtay gerekse doktrin tarafından benimsendiği üzere kanun koyucunun bu tercihinin bilinçli bir tercih olduğu, yinelenen tedbir taleplerine karşı durum ve koşulların değişip değişmediği, yargılama aşamasındaki delil durumunu en iyi davaya bakan hakimin değerlendireceği gözetilerek tedbir talebinin reddinin kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi veya kanun yoluna başvuru üzerine bu talebin reddi halinde yenilenen tedbir taleplerine karşı kanun yoluna başvurmanın mümkün olmadığı, madde gerekçesinde bu hususun açıklandığı gözetilerek, dava konusu uyuşmazlık bakımından da HMK'nun 396. ve 346.maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olmadığından  istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,   <br>2-İstinafa başvuran tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana İADESİNE, <br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 07/03/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br>\t\t\t\t<br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db804d4bdb94b459","SID":"b499d858869d78b2"}}