{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1599 \t\t             (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2025/182\t\t        ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2022<br>ESAS NO\t\t: 2014/370 E 2022/492 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 24/02/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/03/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 05/05/2008 tarihli protokol  ve  10/05/2008 tarihli akaryakıt bayilik  sözleşmesi imzalandığını, sözleşme, protokol ve ekleri gereğince davalı şirkete 700.000,00 USD bayilik hizmet bedeli ödendiğini, 15/06/210 tarihli noter ihtarı ile müvekkili tarafından bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, fesihten önce gönderilen ön ihtarda davalının 185 gün boyunca mal alımı yapılmadığı, karşılıksız çekler nedeni ile icra takibine rağmen ödemelerin yapılmadığı ve  istasyonun standartlara uygun bulundurulmadığı belirtilerek ihtar tebliğden itibaren 5 gün içinde borcun ödenmesi ve de sözleşme ihlallerinin giderilmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından ihtar gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle fesh edildiğini, sözleşmenin 20.maddesi ve protokolün 9.maddesi hükmü gereği fesih sonunda bayinin  ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000,00 USD karşılığı TL cezai şart ödemeyi, yine bayilik hizmet bedelinin  TP'den aldığı günden itibaren ödeme tarihine kadar olan sürede, belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ettiğini, ihtarlara rağmen takibe konu ve fesih ihtarında belirtilen borçların ödenmemesi üzerine alacakların tahsili amacıyla Gemlik İcra Müdürlüğünün 2009/2328 esas sayılı ipotekli takibi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Ankara 3.İcra Müdürlüğü'nün 2010/20483 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini, bayilik bedelinin ipotekli takip dosyasında, faizinin iş bu itirazın iptaline konu Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/20483 esas sayılı dosyasında talep edildiğini, protokolün 9.1.3 maddesinde bayilik hizmet bedeli tutarının TP'den alındığı günden itibaren ödeme tarihine kadar olan sürede belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defaeten ödeneceğinin kararlaştırıldığını, mahrum kalınan kar cezasının protokolün 4.1.4 maddesi uyarınca, istasyonun tüm izin ve ruhsatlarının alınarak protokolün imza tarihinden itibaren azami 4 ay içinde istasyonda fiili akaryakıt satışına başlanması gerekirken bayinin 52 gün gecikme ile istasyonu faal hale getirebildiğini, bayinin protokol imza tarihinin 4 ay sonrasına tekabül eden 10/09/2008 tarihinden EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen sürede TP'nin mahrum kaldığı karı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yine cezai şartın protokolün 9.1.1 ve sözleşmenin 14.maddesi gereğince sözleşmenin TP tarafından feshi halinde bayinin ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000 USD karşılığı TL cezai şart olarak ödemeyi kabul ve beyan ettiğini belirterek davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/20483 esas sayılı dosyaya yaptığı itirazının  iptaline ve davalı aleyhinde %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davacı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacakların teminatı olması bakımından ...'a ait taşınmaz üzerine üst derece ipoteği olarak 1.200.000,00 TL bedelle ipotek konulduğunu, davacının cari alacakların tahsili için Gemlik İcra Müdürlüğünün 2010/2328 esas sayılı dosyası üzerinden ipotekli takip başlattığını,  2010 yılı içerisinde EPDK'nın haksız rekabeti önlemek için uzun süreli intifaları 5 yıl ile sınırlandırması sonucu alacaklı şirketin tek taraflı bir dayatma ile şirketleri ile yeniden tek taraflı intifa tesis sürecine girdiğini, yeni sözleşme imzalatma yoluna gittiğini, şirketlerinin bu tek taraflı aleyhe ağır hükümler taşıyan sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini,  takipte talep edilen alacağın tartışmalı olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye itiraz edildiğini, bunun üzerine davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak feshettiğini,  aynı alacak için mükerrer takip yapıldığını, ipotekli takip dosyasına itiraz üzerine  davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili tarafından da intifanın kaldırılması ve sözleşmeden doğan zararlar için açılan davanın devam ettiğini, intifa ve ipotek senedinin sadece cari hesap borçlarını kapsadığını, paraya çevrilmesi istenen taşınmaz için düzenlenen ipotek senedi incelendiğinde sadece cari hesaptan doğan alacaklara teminat olması bakımından verildiğinin kesin olduğunu, bu sebeple icra takibindeki bayilik hizmet bedeli olarak belirtilen miktarın sınırları ve kapsamının tam olarak belli olmadığını, likit olmayan alacak miktarı için 474.155,00 TL işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu, davacının henüz bayilik hizmet bedeli konusunda açmış olduğu dava devam ederken sınırları tartışmalı bedel için faiz talebinin izahtan vareste olduğunu, alacaklının bayiliği haksız feshettiği için cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin matbu ve zorunlu olarak imzaladığını ve gerçek iradesini yansıtamadığını, mahrum kalınan karın afaki hesaplandığını, sözleşmenin haksız feshedildiğinden bu talebin haksız olduğunu, asıl alacak miktarları net olmadığı için talep edilen faizlerin hukuka aykırı olduğunu, Gemlik Asliye  Hukuk Mahkemesinin 2011/330 esas sayılı ve Bursa  6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/444 esas sayılı dosyanın bekletici mesele sayılmasını, davanın reddine ve müvekkili lehine  %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazların reddiyle, taraflar arasında yapılan akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalının sözleşme hükümlerini ihlali  ve davacının ihtarına rağmen ihlali durumları düzeltmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği, sözleşme ve eki protokol hükümlerine göre davacı tarafından bayiye ödenen ve Gemlik İcra Müdürlüğü dosyasında tahsil edilen bayilik hizmet bedeli faizi, sözleşmeye uygun olarak bilirkişilerce tespit edilen 509.392,83 TL'nin ancak davacının takipte daha azı olan  474.155,00 TL'yi talep ettiğinden bu miktara, yine sözleşme ve protokolde kararlaştırılan sözleşmenin feshi nedeniyle talep edilebilecek 200.000,00 USD cezai  şartın takip tarihindeki  TL karşılığı olan 296.080,00 TL ile  bu alacağın  temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki 3.229,35  USD faizinin TL karşılığı 4.789,73 TL olmak üzere toplam 775.015,73 TL yi talep edebileceği, takipte  mahrum kalınan kar kaybı zararı ve bunun işlemiş faizini talep edilmiş ise de, sözleşmenin feshinde ifaya eklenen cezai şart talebinin kural olarak mümkün olmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinde fesih halinde mahrum kalınan karın cezai şart olarak istenebileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle bu kaleme ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının bayilik hizmet bedeli ödemesi işlemiş faizinin 474.155,00 TL'sine, cezai şartın 296.080,00 TL'sine ve cezai şart işlemiş faizinin 4.780,73 TL'sine olmak üzere toplam 775.015,73 TL'ye yaptığı itirazın iptaline ve %40 icra inkar  tazminatına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; red edilen kısımların doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 200.000,00 USD cezai şartın TL karşılığı ve işlemiş faiz tutarının hatalı hesaplandığını, zira mahkemece haklı bulunan 200.000,00 USD cezai şartın TL'ye çevrilme zamanının TP tarafından yapılan fesihte belirtilen atıfet süresinin dolduğu 28/06/2010 tarihi olduğunu, bu tarihin aynı zamanda temerrüt tarihi olduğunu, takipte USD cinsinden olan alacakların vade tarihindeki TCMB kurundan TL'ye çevrildiği yönünde açıklama bulunduğunu, müvekkilinin bu tarihi ödeme tarihi olarak seçtiğini,  temerrüt tarihinde cezai şartın TL'ye çevrilerek bu tarihten takip tarihine kadar TL üzerinden yıllık %16 oranında faiz uygulanmak suretiyle işlemiş faiz talep edildiğini, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar USD cinsinden faiz hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, rapora yapılan itirazların karşılanmadığını,  kar mahrumiyetine yönelik talebin red edildiğini, sözleşmede haklı fesih halinde kar mahrumiyeti alacağının korunduğunu, mahkemece bu yönde açık düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle talebi haksız olarak red ettiğini, talep edilen 200.000 USD'nin seçimlik cezai şart olduğuna  ve tercihte bulunup bu miktarı istedikten sonra artık kar mahrumiyeti talep edilemeyeceğine dair görüşün yerinde olmadığını, sözleşmenin 14.maddesinde 200.000,00 USD cezai şartın yanında diğer zarar ve ziyanı talep etme hakkının saklı tutulduğunu, sözleşmenin 20/c/3 ve d maddelerinde fesih halinde kar mahrumiyetinin talep edilebileceğinin düzenlendiğini, protokolün 4.1.4 ve 9.1.6 maddeleri hükmüne göre de fesih halinde kar mahrumiyeti talep edilebileceğini, davanın fazlaya dair haklar saklı tutularak açıldığını, mahkemenin rapordan hareketle bayilik hizmet bedeli için işlemiş faizin 509.392,83 TL hesaplandığı ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 474.155,00 TL'ye hükmettiğini, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına dair talebin hüküm fıkrasında karşılanmadığını, işlemiş faize yönelik taleplerde ihtarnamenin tebliğ ve atıfet süresi tarihleri, temerrüt ve takip tarihleri ile yabancı para cinsinden alacakların TL cinsinden talep tarihleri bakımından hataya düşüldüğünü, eksik tutarda işlemiş faize hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının icra takibi nedeniyle ne kadar alacaklı olduğu noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2010/20483 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 06/12/2010 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine  474.155,00 TL bayilik hizmet bedeli işlemiş faizi,  314.360,00 TL cezai şart (200.000,00 USD), 22.323,87 TL işlemiş faiz, 54.489,00 TL mahrum kalınan kar (34.667 USD), 3.869,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 869.197,34 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında 05/05/2008 tarihli 5 yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, <br>Sözleşmenin 2/2 maddesinde ; “Bayi mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde mutat satışı, olağanüstü halleri ve tatil günlerini dikkate alarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek düzeyde yeterli mal ve stok bulundurmakla yükümlü olacaktır. Bayi TP'nin stok bulundurma ve satış tarzı hususunda öneri ve talimatlarına riayet edecektir. Mevcut halin muhafazasından bizzat bayi sorumlu olacaktır.”<br>Sözleşmenin 3.maddesinde; “Bayi TP'den çekmeyi taahhüt ettiği akaryakıt miktarı için ayrıca taahhütname verecektir.”,<br> Sözleşmenin 4/5. maddesinde; “Bayi tarafından akaryakıt bedelinin çek ile ödenmesi ve verilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde çek bedeli ile birlikte gecikilen süre boyunca TP tarafından yasal mevzuat uyarınca TC Merkez Bankası reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanacak gecikme faizi ve diğer yasal alacak kalemleri esas alınarak bayiden tahsil edilecektir. Ayrıca TP bu hallerde akaryakıt bedelini tahsil edinceye kadar bayiye akaryakıt verip vermemekte veya kontratını fesih edip etmemekte serbesttir.”<br>Sözleşmenin 14. maddesinde; “Bayi iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi durumunda hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın TP'ye 200.000USD Amerikan Doları veya ödeme tarihindeki YTL karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. TP'nin diğer zarar ve ziyanı talep hakları saklıdır. İhlal keyfiyetinin gerçekleşmesi ile TP tek taraflı olarak iş bu sözleşmeyi feshetmekte serbesttir.” ,<br>Sözleşmenin 20.maddesinde; “Bayinin iş bu sözleşmede yer alan hususlara aykırı davranması halinde TP bayiye sözleşme şartlarına uymasını yazılı olarak ihtar ederek; Akaryakıt teslimatını geçici bir süre için durdurabilir. TP'ye tevdi ettiği bayilik teminatını cezai şart olarak irad kaydedebilir. Mahrum kalınan kar dahil doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanını talep edebilir. Sözleşmeyi derhal ve süresinden önce fesh edebilir.'' hükümlerinin bulunduğu görülmüştür. <br>Taraflar arasında 10/05/2008 tarihli protokolün imzalandığı ve protokolün bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, <br>Protokolün 1.2.1. bendinde; bayinin belirlenen taşınmaz üzerinde bulunan istasyonda TP yerine 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis etmek üzere kabul ettiği, <br>4.1.3.2. bendinde; bayinin TP lehine 1.200.000,00TL bedelli ipotek vereceği, <br> 4.1.4. bendinde; bayinin fiilen belirlenen akaryakıt satış tarihinde satışa başlamayı kabul ettiği bu tarihte akaryakıt satışına başlanmaması halinde EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen süre içinde TP'nin mahrum kaldığı karı, cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği,<br> 4.1.6.3. maddesinde; bayilik sözleşmesi ve iş bu protokole dahil tüm sözleşme hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin TP'ye 200.000 ABD doları tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği, iş bu cezai şart tutarının TP'nin bayiye ilk yazılı talebinden herhangi bir mahkeme kararı alınması, TP'nin herhangi bir ihbar yada ihtarına gerek kalmaksızın bayi tarafından derhal ödeneceği, cezai şartın ödenmesinde TP'nin bayiden cezai şartı yazılı olarak talep ettiği tarihteki TCMB satış kurunun esas alınacağı,<br>Feshin sonuçları başlıklı 9. bölümün 1.1. bendinde; iş bu protokolün ve buna uygun olarak akdedilen bayilik sözleşmesinin TP tarafından tek taraflı ve haklı sebeplerle feshi halinde 9.1.1. bayinin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinde 200.000 ABD doları karşılığının yeni Türk lirasını cezai şart olarak TP'ye ödeyeceği, <br>9.1.3. bendinde; bayilik hizmet bedeli tutarının TP'den alındığı günden itibaren ödeme tarihi olan sürede belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defahaten ödeyeceği,<br>9.1.6. Maddesinde; TP'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahi sair zarar ve ziyanın tazminini talep etme hakkının saklı olduğu  belirtilmiştir. <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair mahkeme kabulünün davalı tarafından istinaf edilmemesi üzerine davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğunun taraflar arasında kesinleşmesine, davanın itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle kararda davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasının sonuca etkisinin bulunmamasına, takipte talep edilen mahrum kalınan kar ile ilgili talep yönünden davacı vekili bu talebin istasyonun belirlenen süre içerisinde açılmamış olmasından kaynaklı oluşan kar mahrumiyetine yönelik protokolün 4.1.4 maddesinden kaynaklı olduğunu bildirmesine, bu madde uyarınca bayinin satış yerinin TP standartlarına uygun haline getirilerek yapı ve tesislerin kullanılmasıyla akaryakıt satışı için alınması zorunlu izin, ruhsat ve lisansların temin edilerek protokolün imza tarihinden itibaren 4 ay içerisinde  10/09/2008 tarihinde fiilen akaryakıt satışına başlamayı taahhüt etmesine, bu tarih itibariyle başlanılmaması halinde bu tarihten EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen süre için mahrum kalınan  kâr ve fiili zararın cezai şart olarak ödenmesinin kararlaştırılmasına, protokol hükmüne göre davalının en geç 10/09/2008 tarihine kadar bayilik linansı alarak istasyonu faaliyete geçirmesi gerekli olup aksi halde bu tarihten bayilik lisansının alınacağı tarihe kadar ceza ödeyeceği kararlaştırılmış olup somut olayda EPDK cevabi yazısından davalının bayilik lisansını sözleşmede öngörülen tarihten önce 21/03/2005 tarihinde elde ettiğinin tespit edilmesine (Aynı yönde Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesinin06/11/2019 Tarih,  2018/2360 Esas,  2019/5001 Karar sayılı kararı),  kaldı ki protokolün 4.1.4 maddesindeki hükmün cezai şarta ilişkin olup fesih halinde cezai şartın istenebileceğine dair sözleşmede de açık hüküm bulunmamasına göre davacı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>Sözleşmenin 14. maddesindeki “Bayi iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi durumunda hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın TP'ye 200.000USD Amerikan Doları veya ödeme tarihindeki YTL karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" hükmü gereğince mahkemece davacının 200.000 USD cezai şart talep edebileceğine ilişkin kabul yerinde olmakla birlikte bilirkişi raporunda işbu 200.000 USD cezai şartın TL'ye çevrilme zamanı bakımından takip tarihindeki kur üzerinden 296.080,00 TL cezai şart ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar USD cinsinden faiz işletilerek takip tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden 4.780,73 TL işlemiş faiz hesabı esas alınarak kabul kararı verilmiştir. Oysa ki sözleşmedeki hüküm gereğince ödeme tarihindeki (temerrüt tarihindeki) kur üzerinden 200.000 USD cezai şartın TL karşılığı olarak 314.360,00 TL cezai şart ile bu miktarın takibe kadar işlemiş faizi 22.323,87 TL işlemiş faiz talebi yerinde olmakla davacının bu yöne değinin istinaf itirazlarının kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından kabul edilen miktarlar üzerinden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2022 tarih ve 2014/370 esas, 2022/492 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>Ankara 3. İcra Müdürlüğünün  2010/20483 esas sayılı dosyasında davalının bayilik hizmet bedeli ödemesi işlemiş faizinin 474.155,00-TL'sine, cezai şartın 314.360,00-TL'sine ve cezai şart işlemiş faizinin 22.323,87-TL'sine olmak üzere toplam 810,838,87-TL'ye yaptığı itirazın iptaline, 314.360,000-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren (%16 oranını aşmayacak şekilde) değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine,<br>b)Kabul edilen miktarın %40 ı oranında hesap edilen 324.335,55TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c)<br>Alınması gereken 55.388,40TL harçtan, peşin alınan 8.561,70-TL  harcının mahsubu ile bakiye 46.826,70-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>d)<br>Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 18,40-TL başvuru harcı, 8.561,70-TL peşin harç, 2,90-TL vekalet harcı toplamı 8.583,00-TL ile davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 710,80-TL posta masrafı, 4.150,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.860,8‬0-TL'nin, davanın kabul red oranı dikkate alınarak 4.534,44TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 125.517,44TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 12.897,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>g)HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 129,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,    <br>9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi      <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br> <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c364e08cee877757","SID":"818d4f559dab7a84"}}