{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/512 - 2025/283<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t                 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                                        Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t <br><br>ESAS NO\t: 2024/512 <br>KARAR NO\t: 2025/283<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/01/2024<br>NUMARASI\t: 2021/138 Esas -  2024/46 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 25/03/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait Diyarbakır Üç Kuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı işinin yüklenici firma ... İnş. Taah. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti İdareden ihale yoluyla aldığını, müvekkili ile davalı ... İnş. Arasında imzalanan 29/07/2011 tarihli sözleşme gereğince ahşap doğrama işinin imalatlarının yapılması ve teslimi işini taraflar arasında imzalanan Alt Yüklenim Sözleşmesi'ne göre aldığını, sözleşmenin 5-01.maddesinde ödeme koşullarının düzenlendiğini, müvekkili ... Mob. Doğ. Amb. San. Tic. Ltd. Şti. Sözleşme gereği üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini ve tüm imalatların, mimari proje ve şartnamelere uygun bir biçimde bitirilerek ... İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti.'ne teslim ettiğini, bu ticari ve akdi ilişki neticesinde taraflar arasında cari hesap alacağı oluştuğunu, ancak müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen  ... İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti.'nin müvekkiline olan cari hesapta sözleşmeden doğan  borcunu ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca alacağın ödenmesi için 29/09/2016 tarihinde noter aracılığıyla davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalı  taraf ihtara cevabında idarece kesin kabulün yapılması geciktirici şartını gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina ettiğini, 12/10/2016 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmede İdare olarak adı geçen TOKİ Başkanlığından, Diyarbakır Üç Kuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı işinin  idarece kesin kabulünün yapılıp yapılmadığı ve sair hususlar sorulduğunu, ancak İdare'nin hatalı olarak talep ettikleri bilgileri ''ticari sır'' olarak nitelendirilmesi sonucu reddettiğini, Ticari Sırlar Kanun Tasarısı'nda kapsamlı bir tanım yer almaktadır. Tasarının 3. maddesinde ticari sırrın ayrıntılı bir tanımı yapıldığını, İdarece verilen cevapta sözü edilen Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 23. maddesine göre,  idare ile Diyarbakır Üçkuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı yapım işinin Yüklenicisi arasında kesin kabulün yapılıp yapılmadığı hususu, üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmayacak nitelikteki bilgi, belge ve kayıt niteliğinde olmadığından ayrıca bu hususun müvekkili şirket nezdinde hak kayıplarına sebep olduğundan ve aynı zamanda müvekkili şirketin borçlu şirkete rakip olmadığı ve bu bilgileri üçüncü kişilere açıklama niyeti olmadığını, sözleşmesel edimlerin ifasının zamanının taktir ve tayini kapsamında bilgi talep edildiğinden  idarece yapılan ticari sır nitelendirmesi isabetsiz olduğunu, ancak 16/12/2016 tarihinde TOKİ 3 nolu Uygulama Dairesi  Başkanlığına yapmış oldukları müracaata verilen 28/12/2016 tarih ve 34267 sayılı cevapta  Diyarbakır Üç Kuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı ile Ada İçi Genel Altyapı ve Çevre Düzenlemesi işinin yapımı davalı firma uhdesinde tamamlandığının taraflarına bildirildiğini, 06/02/2020 tarihinde davalı taraf aleyhine Ankara 4. İcra Dairesi nezdinde davalı ... İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti.'ne karşı ilamsız icra takibi başlattıklarını  TOKİ tarafından başvurularına verilen cevaptan da anlaşıldığı üzere işin yapımı tamamlandığından, geciktirici şartın gerçekleşmesini kendi kusuruyla engelleyen davalı tarafın geciktirici şart def'ini ileri süremeyeceğini,  13/05/2009 tarihinde ihalesi yapılan  Diyarbakır Üç Kuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı işinin yapımının davalı taraf uhdesinde tamamlandığını, davalı tarafın tamamlanan işte eseri kesin kabule uygun olacak biçimde hazır etmeyerek kesin kabul geciktirici şartının gerçekleşmesine engel olup sözleşmesel edimini yerine getirmekten bu yolla kaçındığını, itirazında sui niyetli olan davalı aleyhinde İcra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulüne, davalı tarafın Ankara 4. İcra Dairesi'nin 2020/1489 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalı borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; davacı tarafından gerçeklere ve hukuka aykırı olarak, Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2020/1489 Esas sayılı dosyasında haklı itirazımızın iptali için açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup BK'nun 126/IV. (TBK’nun 147/6.) maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğunu, taliki (erteleyici) şarta bağlı borçlarda zamanaşımı, şartın gerçekleştiği, bu suretle alacaklının borcun ifasını isteyebileceği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, buna karşılık, infisahi (bozucu) şarta bağlı borçlarda, şarta rağmen zamanaşımının işleyeceğini, davacı tarafın müvekkili şirketten icra takip tarihi itibariyle muaccel alacağı bulunmadığını, sözleşme hükümlerinin dikkate alınmaması halinde 5 yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle alacağı talep hakkının zamanaşımına uğramış olduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı taraf, dava dilekçesinde taşeron sözleşmesi nedeniyle  bakiye  teminata bağlı asıl alacağı olduğunu ileri sürerek sözde alacak icra takibi konusu edilmişse de; taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde olan taşeron sözleşmesi hükümleri gereği, teminat kesintisi ve teminatın iade koşullarının bulunmaması nedeniyle alacağı bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, müvekkili şirket aleyhine gerçekleştirilen icra takibinde takipte alacaklı olarak görünen  ... Mobilya Doğramacılık Ambalaj  San.Ve Tic. Ltd.Şti. ile müvekkili şirket arasındaki tek  hukuki ve ticari ilişkinin 29.07.2011 tarihli taşeron sözleşmesi olduğunu, buna göre, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Diyarbakır Üçkuyular 1024 Adet Konut Ve Sos. Tesis İnşaatı İşinin, ahşap doğrama işlerinin sözleşmede belirtilen, ayrıca aynı işe ait onaylı Mimari Projesinde gösterilen işlerin proje ve şartnamelere göre, yürürlükte ki tüm kanunlara uygun olmak şartıyla tekniğe ve amacına uygun olarak imalatlarının yapılması, işletmeye alınması ve T.C BAşbakanlık Toplu Konut İdaresi’ne  teslim edilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, eser sözleşmesi niteliğinde olan taşeron sözleşmesi tacir olan tarafları bağlamakta olup, tüm hükümlerin taraflarca bilinmesinin beklendiğini, ödeme şartlarını düzenleyen 5. maddenin oldukça kapsamlı ve açık kaleme alındığını, davacı taşeronun sözleşme hükümlerini yok sayarak, kesin kabul yapılmadan, sözleşme gereği kesilen teminat bedeli için icra takibinde bulunulmasının kabulünün mümkün olmadığını, asıl iş sahibi Toplu konut idaresince, teslim ve kabul sağlanmadan, kesin hesap idarece yapılmamış ve kesin kabul onayı gerçekleşmediğinden, davacı taşerona ödeme yapılması imkanının bulunmadığını,  taşeron sözleşmesinde yüklenici olan davacı taşeron bir eserin yapımını üstlendiğini, eserde ki olası eksik ve kusur nedeniyle de, eser sözleşmelerinde teminat öngörüldüğünü, aynı şartlarda müvekkilininde asıl iş sahibi idareye karşı sorumlu olduğunu, dolayısıyla sözleşme kurulurken mevcut şartları kabul ederek sözleşmeyi akdeden davacı tarafın, teminatın iade koşulunu geciktirici bir şart ve şartın gerçekleşmemesini de müvekkili şirketin kötüniyetiyle açıklamaya çalışmasının bir izahı olmadığını, zira hukuk sistemimizde sözleşme serbestisi sözkonusu olup, hukuka ve ahlaka aykırı olmayan sözleşme hükümleri geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğunu, sırf davacı taşeronun alacağını almasını engellemek için kesin kabul şartlarının müvekkili tarafından sağlanmadığı iddiası da hayatın olağan akışına ve ticari uygulamaya aykırı olduğunu, davacı tarafça sözlleşme gereği işçilik bildirimi yapılmadığını, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinin 6-4 maddesi gereği, mobilya işçiliğinin %11 tutarında SGK nezdinde işçilik bildirimi yapılmasının zorunlu olduğunu, buna ilişkin kesintide davacı yükümlülüğünde olduğunu, davacı tarafça121.000,00 TL işçilik bedeli ödenmediğinden, cari hesaplarına yansıtıldığını, davacının icra takibi açmakta haksız ve kötüniyetli olduğunu, tacir olan davacı eser sözleşmesi hükümlerini kabul ettiğini ve taraflar arasında akdedildiğini, taraflar eser sözleşmesi hükümleriyle bağlı olduğunu, teminatın iade koşulları oluşmadan teslim ve kabul işlemleri, kesin kabul yapılmadan icra takibine başlandığını, sözleşme hükümlerine aykırı haksız tahsil amaçlandığından ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin davacıya icra takibi tarihi itibariyle borcu bulunmadığını savunarak, asıl alacağa, faiz oranına ve faizin uygulanma tarihine, borca ve ödeme emrine itirazlarının hukuka uygun olduğunu, haksız açılan davanın ve tüm taleplerin reddi, takibinde haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"somut olayda davaya konu icra takibi ile takip alacaklısının ... Mobilya Doğramacılık Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, takip borçlusunun  ... İnşaat Taahhüt Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi olduğu; 260.510,60TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 21/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 26/02/2020 tarihli dilekçesiyle icra takibine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı sonucu icra takibinin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının yasal sürede açıldığı, davada T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait Diyarbakır Üç Kuyular 1024 Adet Konut ve Sosyal Tesis İnşaatı işini yüklenici firma ... İnş. Taah. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'nin İdareden ihale yoluyla aldığı, davacı ve davalı arasında imzalanan 29/07/2011 tarihli sözleşme gereğince ahşap doğrama işinin imalatlarının yapılması ve teslimi işini taraflar arasında imzalanan Alt Yüklenim Sözleşmesi'ne göre aldığı, davacı işletmenin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı işletmenin ticari defter kayıtlarına göre davalı işletmeden 169.842,58 TL alacaklı olduğu Sözleşmelerinde genel olarak geçici kabul ile kesin kabul arasında geçen garanti/teminat süresinin 12 ay olduğu, takip tarihi ile geçici kabul tarihi arasında geçen süre ise 4,5 yıl gibi bir süre olduğu, bu sürede kesin hesap ve kesin kabul işlemlerinin yapılmaması,  geçici kabul sırasında iş bu davaya konu işlerin eksik olmadığı, idarece kesin kabul yapılmadığından teminatın 1/4'ünün iadesi koşulları oluşmadığı ve Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan taraflara ait ticari defterlerde; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu  8 adet toplam 1.254.604,08.-TL tutarındaki faturalar her iki yana ait kayıtlarda yer aldığı, davacı şirketin bu faturalardan doğan alacağına karşılık  kayıt ve kabul ettiği tahsilat miktarının 1.084.761,50 TL olup, mali yönden yapılan tespitler neticesinde davacı şirketin alacak miktarının 169.842,58.-TL olarak bilirkişi kurulu raporundaki hesaplamaya itibarla miktarın (169.842,58.-TL - 27.500,00.-TL =) 142.342,58.- TL olarak hesaplanabileceği, takip tarihi itibari ile işlemiş faizinin 62.613,17 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile Ankara 4. İcra Dairesi’nin 2020/1489 Esas sayılı dosyasında 142.342,58 TL asıl alacak ve 62.613,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 204.955,75 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 40.991,15 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. \"<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, dosya karara bağlanırken sözleşmenin ödeme talep koşullarına ilişkin hükümlerinin dikkate alınmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda, müvekkil şirketin davacıya rücu edebileceği bir yükümlülük altına girmediğinden bahisle hesap dışı bırakılmaya çalışılmışsa da, sözleşmeye göre, asgari işçilik bedeli olan 121.000.TL nin SGK'ya ödenmesi ve buna ilişkin belgenin müvekkile ibrazı bir ödeme koşulu olduğunu, davacı taşeron adına dava konusu iş nedeniyle SGK kaydı açılmasının sözkonusu olmadığını, yüklenici müvekkil şirketin SGK kaydı yapmakla taşeron işçilerinin bildirildiğini, SGK nezdinde asgari işçilikten sorumlu olan müvekkil şirket olup, taşeronlarla yapılan sözleşmede bu sorumluluk taşerona da yansıtıldığını, % 10 teminatın 3/4ünün geçici kabul yapılıp kesin hesabın idarece müteahhide ödendiğinde, kalan 1/4ünün ise kesin kabul onayından sonra taşerona ödeneceğini, TOKİ tarafından teslim ve kabul sağlanmadan, kesin hesabın idarece yapılmadığını, ve kesin kabul onayı gerçekleşmediğinden, davacı taşerona ödeme yapılmasına imkan olmadığını, bu hususun sözleşme ile sabit olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin haksız olduğunu, icra takibinin ödemeye ilişkin şartlar oluşmadan açıldığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 142.342.58 TL asıl alacak ve 62.613,17 TL işlemiş faiz  olmak üzere 204.955,75 TL toplam alacak üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına   karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacı, davalının yüklenimindeki işin ahşap doğrama işlerini yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı iş bedelinin tam olarak ödenmediğini iddia ederek icra takibi başlatmış, davalının takibe itiraz etmesi üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı ise kendisi ile dava dışı iş sahibi TOKİ Başkanlığı arasında kesin kabul işlemlerinin yapılmadığını, davacının işçilerinin SGK prim borçlarını da yatırmadığını, bu nedenle davacı teminatlarının iadesinin mümkün olmadığını savunmuştur.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme eser sözleşmesi kapsamındadır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık nakdi teminat kesintilerinden kaynaklanmaktadır. Sözleşmenin 5. maddesinde \"İş sahibi TOKİ yükleniciye ödeme yaptıktan sonra % 10 teminat kesintisi ve  %3 tevkifata tabi KDV ve tüm kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar 5-15 gün içinde ödenir. Teminatın 3/4 ü geçici kabul sonrası, kalan 1/4 ü ise kesin kabul onayı sonrası ödenir.\" Düzenlemesine yer verilmiştir.  Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, SGK belgelerinin eksik olduğu da şerh edilmek sureti ile davacının nakdi teminat kesintilerinden kaynaklanan alacağının 169.842,58 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece de  geçici kabulün yapıldığı,  teminatların 3/4 ünün iadesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, 142.342,58 TL'lik teminat miktarı yönünden  davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda kesin kabul onayı sonrasına kadar davalı uhdesinde bırakılan teminat miktarı 27.500,00 TL olmaktadır. Sözleşmenin 5. maddesine göre, davacı taşeron işçilerinin SGK borçlarından öncelikle davacı sorumlu tutulmuştur.  Davalı taraf, davacı işçilerinin sigortalarının kendileri üzerinden gösterildiğini, davacı işçilerinin prim borçları nedeniyle SGK'ya davacının 121.000,00 TL borcu olduğunu savunmuş, mahkemece bu konuda SGK'ya bir müzekkere yazılmamıştır. Davacı işçilerinin SGK prim borçları bulunması durumunda, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davacı işçilerini SGK prim borçları kadar davacı alacağının davalı uhdesinde tutulması hukuka uygun olacaktır. Bu nedenle mahkemece taraflar arsındaki sözleşmeye konu işin ifası sırasında çalıştırılan işçilerin kimler oldukları taraflardan sorulmalı, akabinde sözleşme süresi içinde bu işçilerin SGK primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmemiş  ise SGK prim borcu miktarı iligili SGK merkezine müzekkere yazılarak tespit edilmeli ve bu miktar kadar davacı alacağı yönünden nakdi teminat kesintisi iadesi yapılamayacağı nazara alınmalıdır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/138 Esas, 2024/46 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4f7bed2cd41ad70","SID":"8a0624f73a935606"}}