{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 28/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 06/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 28/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde ticari krediler kullandığını, ancak davalı bankanın sözleşmeye ve Ticaret Kanununa aykırı işlemler yaparak haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin ticari hesaplarından dosya masrafı, kredili limit tahsis ücreti, sigorta bedeli, erken kapatma komisyonu, hesap işletim ücreti ve hesap özeti adı altında kesintiler yapıldığını, davalı bankanın müvekkiline sözleşmeye aykırı şekilde davranarak sebepsiz zenginleşme içerisine girerek haksız çıkar sağladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.000,00.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte iadesine ve sebepsiz zenginleşme gereği 10.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat talebinin mesnetsiz olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayanması gerektiğini, haksız olduğu iddia edilen davaya konu kesintilerin taraflar arasında akdedilen sözleşmelere, davacının talimatlarına ve yasal düzenlemelere uygun olarak davacının bilgi ve onayı dahilinde tahsil edildiğini, kredi talebi üzerine kredinin kullanım koşulları ve kredi kapsamında tahsil edilecek ücretlerin davacıya bildirildiğini, davacının tacir sıfatıyla sözleşme hükümleriyle bağlı bulunduğunu, söz konusu ücretlerin Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanunu'na uygun olduğunu, davacının masrafları öderken hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, davacının sigorta hizmetinden yararlandıktan sonra iade talep ettiğini, tahsil edilen BSMV'nin devlete ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalı bankadan kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle davalı banka tarafından söz konusu kredi sözleşmeleri uyarınca 5.504,50.-TL tutarında dosya ücreti adı altında kesinti yapıldığı, mahkememizce itibar edilen 20/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere söz konusu uygulamanın sözleşme, yasa, bankacılık teamüllerine aykırı olmadığı ve uygulamada bütün bankaların bu şekilde makul oranlarda komisyon uygulaması yaptıkları göz önünde bulundurularak ve davalı banka tarafından yapılan işlemlerin davacının bilgisi dahilinde oluşu gözetilerek, davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, bunun dışında davalı banka tarafından erken kapatma komisyonu adı altında toplam 3.975,24.-TL tutarında yapılan kesintinin ise, bu konuda sözleşmede herhangi bir düzenlemenin bulunmayışı ve banka tarafından işlemlerin bir kredi yapılandırması niteliği taşıdığı da göz önüne alındığında, yapılan 3.975,24.-TL tutarındaki kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, her bir kesinti tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, yine bozma ilamı doğrultusunda mahkememizce itibar edilen 19/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının kullanmış olduğu kredileri erken kapaması ile ... ve ... işlem açıklaması ile iade edilmesi gereken primlerin davacıya iade edildiği bu nedenle davacının  erken kapama nedeniyle prim iadesine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde manevi tazminat talep etmiş, 19/03/2018 tarihli duruşmadaki beyanında manevi tazminat talebini atiye terk beyanında bulunmuş ise de, gerek davalı tarafça atiye terkin kabul edilmeyişi, gerekse manevi tazminat talebi ile ilgili olarak davacı tarafından usulünce harcı yatırılarak açılmış bir davada da bulunmadığından, manevi tazminat ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 3.975,24.-TL'nin değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan 3.975,24.-TL alacağın 166,44.-TL'sine 12/02/2014 tarihinden, 168,68.-TL'sine 23/09/2014 tarihinden, 915,39.-TL'sine 23/09/2014 tarihinden, 878,62.-TL'sine 02/06/2015 tarihinden, 1.141,77.-TL'sine 03/09/2015 tarihinden ve 704,34.-TL'sine de 30/10/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden usulüne uygun harcı yatırılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin  eksik incelemesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu kredi ve sonraki yapılandırma kredilerinden toplam 11.541,13 TL erken kapama komisyonu adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesintilere istinaden dava dosyasındaki ilk bilirkişi ... sehven 3.975,24 TL erken kapama komisyonu alındığı yönünde, diğer erken kapama komisyonlarını görmeden sehven hatalı rapor düzenlediğini, ikinci bilirkişi olarak atanan ...ise yine dava dosyasındaki erken kapama komisyonlarına ilişkin olumlu veya olumsuz hiçbir görüş bildirmeden sadece Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararındaki hayat sigortalarına ilişkin rapor düzenlediğini, müvekkilinin 18.10.2012 tarihinde 7.600,00 TL çekmiş olduğu krediden 159,60 TL dosya masrafı ve 133,63 TL limit tahsis ücreti, yine 23.09.2014 tarihinde 37.000,00 TL kredisinden 525,00 TL dosya masrafı ve 348,20 TL limit tahsis ücreti, yine 24.07.2015 tarihinde 15.000,00 TL kredisinden 630,00 TL dosya masrafı ve 108,71 TL limit tahsis ücreti, yine 25.04.2014 tarihinde 35.000,00 TL kredisinden 420,00 TL dosya masrafı ve 147,48 TL limit tahsis ücreti, yine 03.09.2015 tarihinde 60.000,00 TL kredisinden 630,00 TL dosya masrafı ve 291,29 TL limit tahsis ücreti adı altında kesintiler yaptığını, müvekkilimin kullanmış olduğu taksitli ticari kredi ve yapılandırma kredilerinden ortalama %0,2 ile %0,5 arasında dosya masrafı kesintisi yapıldığını ancak Yüksek Yargı emsal kararlarında banka ortalamalarının % 0,2 olduğunun açık olduğunu, ayrıca taksitli ticari kredilerden zaten dosya masrafı kesintisi yapılmış iken ayrıca limit tahsis ücreti kesintisi yapıldığını, taksitli ticari kredilerde tüm bankaların sadece dosya masrafı tahsilatı yapmakta olduğunu, limit tahsis ücretinin taksitli ticari kredilerden alınan bir ücret olmayıp BCH kredilerinden alınan bir ücret olduğunu, müvekkilinin BCH kredisi almadığını, taksitli  ticari kredi kullandığını, zaten bu kredilerden dosya masrafı tahsilatı yapıldığının ortada olduğunu ileri sürerek davanın tam kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talimatları doğrultusunda erken kapama gerçekleştirilmiş olup, davacının talimatı ile kredilerin erken kapatılması nedeniyle erken kapama ücreti tahsil edilmesinin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, bankacılık mevzuatına, masraf komisyon listelerine ve Yüksek Yargı kararlarına uygun olduğunu, davacının davaya konu kredilerin erken kapatılması ve erken kapama ücretlerinin tahsili ile ilgili müvekkili bankaya talimat verdiğini, müvekkili bankanın davacının talep ve talimatı kapsamında kredilerin erken kapamasını yaptığını ve erken kapama ücreti tahsil ettiğini, davacı taraf tacir olup, her tacir gibi ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerektiğini, bizzat kendi talep ve talimatı ile yaptığı ödemelerin iadesini talep edemeyeceğini, bilirkişi raporunda sadece sözleşmede hüküm bulunmadığından bahisle erken kapama ücretinin iade edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, oysa ki emsal Yüksek Mahkeme kararlarına göre de müvekkili banka tarafından tahsil edilen erken kapama ücretinin hukuka, yasaya ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, bu yönüyle hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacak davası niteliğindedir.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;<br>Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, istinafa konu kararda kabul edilen miktar 3.975,24 TL'dir. Davalı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL'dir. <br>İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 06/09/2021 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. <br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesine aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.<br>İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir. <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca davalı yönünden kesin nitelikte olduğundan, davalının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise;<br>Davacı vekili, dosya kapsamında bilirkişi ... raporunda diğer erken kapama komisyonlarını görmeden sehven 3.975,24 TL erken kapama komisyonu alındığı yönünde rapor düzenlendiğini, erken kapama komisyonu alacağının daha fazla olduğunu iddia etmiş ise de; Yerel Mahkemece bankacı bilirkişi ...tarafından düzenlenen 20/01/2019 tarihli rapora göre davacıdan erken kapatma komisyonu adı altında her bir işlemin doğduğu gider vergisi dahil toplam 3.975,24.-TL tahsil edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle erken kapama komisyonu alacağının davalı bankadan tahsiline hükmedildiği, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında işbu bilirkişi raporuna süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, sadece davalı tarafın rapora itiraz ettiği, davalının itirazları üzerine aynı bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişisinin ek raporunda da kök rapordaki görüşünü aynen tekrar ettiği, davacı vekilinin ek rapora itirazında yalnızca  taksitli ticari kredi ve yapılandırma kredilerinden ortalama % 0,2 ile % 0,5 arasında dosya masrafı kesintisi yapıldığı ancak Yüksek Yargı emsal kararlarında banka ortalamalarının % 0,2 olduğu yönünde itirazda bulunduğu, erken kapama komisyonu yönünde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu nedenle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun da ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikte olduğu, raporda davacıdan kullandığı kredilerden kesilen dosya masrafı kesintilerinin ortalamalarının % 0,2 olduğunun tespit edildiği; yine davacı vekili taksitli ticari kredilerden zaten dosya masrafı kesintisi yapılmış iken ayrıca limit tahsis ücreti kesintisi yapıldığını, limit tahsis ücretinin taksitli ticari kredilerden alınan bir ücret olmayıp BCH kredilerinden alınan bir ücret olduğunu, müvekkilinin BCH kredisi almadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davacı vekilinin bu hususu ilk defa istinaf dilekçesinde dile getirdiği, İlk Derece Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporlarına bu yönde bir itirazda bulunmadığı, bu nedenle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği anlaşılmış olmakla davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli  615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Davalının istinaf başvurusu açısından davalı tarafça  yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>5-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28/02/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"151db249e2b26fd8","SID":"7c52046f7d544326"}}