{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/473 - 2025/262<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t        (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t        (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın<br>\t\t\t        Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)<br><br>ESAS NO\t: 2024/473 <br>KARAR NO\t: 2025/262<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/02/2023<br>NUMARASI\t: 2019/673 Esas -  2023/97 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ  \t: 25/03/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; Ankara ili muhtelif mahallerde paket arıtma tesisi mal alımı işi kapsamında 30 adet paket atık su arıtma tesisi alımı işini 27/12/20216 tarihinde ihale ile davalının üstelendiğini ve 21 adedinin yerine getirildiğini, işin devamında tasfiye kararı alındığını 02/09/2019 tarihli geçici tasfiye kabul komisyonu tarafından denetlendiğini, 17 adedinin sözleşme ve eklerine uygun olmadığını, 4 adedinin yerinde olmadığını belirleyerek 26/04/2019 tarihli tasfiye protokolü imzalandığını, protokol ile verilen kesin süreye rağmen protokolde belirtilen eksiklerin tamamlanmadığını, eksikliklerin protokol gereği yüklenici nam ve hesabına yaptırılmasının tesislerin fiziki durumu nedeni ile mümkün olmadığını, müvekkili bünyesinde davalıya tahakkuk ettirilen 863.025,00 TL'nin eksik işler bakımından emanete alındığını, 155.300,00 TL bedelli ...'a ait 06/11/2019 tarihli kesin teminat mektubunun bulunduğunu, protokole aykırılık nedeni ile sözleşme bedelinin bakiye kısmı olan 826.718,50 TL'nin davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren KDV ve avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, 401.494,55 TL'nin ödeme gününden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; 10/07/2017 tarihinde 6 adet 300 m3/gün, 28/07/2017 tarihinde 8 adet 300 m3/gün, 03/10/2017 tarihinde 7 adet 200 m3/gün olmak üzere 21 adet atık su arıtma tesisinin teslim edildiğini, fatura bedelinin yarısının ödendiğini, atıksuları toplayacak betonarme yapı bulunmadığından devreye alınamadığını, başka bir firma bunu tamamladıktan sonra kendilerinin tesislerin 31/08/2018 tarihinde montaj yaparak teslim edildiğini, davacının sorumluluğundaki elektrik aboneliği yaptırılmadığından ve atık suların tesise ulaştırılması sağlanmadığından tesislerin devreye alınmadığını, değişen davacı yönetiminin paket arıtma sistemini uygun bulmaması nedeni ile tesislerin devreye alınması için gereken işlemlerin yapılmadığını, teslime rağmen tasfiye kararı alındığını, fiyat dalgalanması nedeni ile müvekkilinin mağdur edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tasfiye protokolüne aykırılık kapsamında alacak istemine ilişkindir.<br>\t27/12/2017 tarihi itibari ile yapılan ihale ile 30 adet atık su tesisinin yapımının davalı tarafça üstlenildiği 26/04/2019 tarihli tasfiye protokolü ile idarenin işin idareden kaynaklanan nedenlerle tasfiyesine ilişkin şartların belirlendiği, davacıya 863.025,00 TL ödeme yapıldığı, davacı uhdesinde 863.025,00 TL iş bedelinin emanete alındığı,155.300,00 TL bedelli ...'a ait 06/11/2019 tarihli kesin teminat mektubunun bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tasfiye protokolü kapsamında davalının edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.<br>\tSözleşmenin tasfiye protokolü ile sonuçlandırılması ve davacının dayandığı hukuki sebep karşısında, sözleşmenin kimin kusuru ile sona erdirildiğinin tespitine gerek olmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen 26/04/2019 tarihli tasfiye protokolünde, taraflar arasındaki 09/02/2017 tarihi sözleşme hükümlerinin tasfiye protokolü kapsamında yapılacak bütün işler için aynen geçerli olacağı (madde 1), protokol imza tarihinden sonra işin %70 seviyesinde yapılmış imalatları sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak yüklenici tarafından 10 gün içinde tamamlanarak idareye teslim edeceği (madde 2), yüklenicinin işin %70 seviyesinde yapılmış imalatlardaki eksiklikleri tamamlanmaması halinde idare yüklenicinin idarede bulunan alacaklarından ve/veya alacağının yetmemesi durumunda teminatlarının gelir kaydedilerek işin eksik kısımlarını yüklenici nam ve hesabına tamamlayacağı (madde 3), işin yapılmış kısımları için tasfiye onay tarihinin geçici kabul tarihi sayılacağı, bakım, kesin kabul ve teminatın iadesi hakkında sözleşme hükümleri ve şartnamenin 41, 42, 43, 44, 45inci maddelerinin normal bitmiş işlerde olduğu gibi uygulanacağı (madde 4), protokolde olmayan haller için Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) hükümlerinin geçerli olacağı (madde 7) belirtilmiştir. Protokolde eksik işlerin nelerden ibaret olduğu açıklanmamış, protokolün eki niteliğinde olan mal alım muayene ve geçici tasfiye kabul tutanağında eksik hususların belirlendiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacının 08/05/2019 tarihli tutanak ile protokolde belirtilen eksikliklerin tamamlanmadığını tespit ettiği, davalının bu tutanağa itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Yani tasfiye protokolünden sonra davalının herhangi bir ifası bulunmadığı sabittir. Yine davacının belirtilen eksiklikleri davalı namına tamamlatmadığı da kendi beyanları ile sabittir. Son bilirkişi raporunda, davalının protokol gereği tamamladığı imalatların bedeli 1.250.606,79 TL olup kaybolan ve yerinde olmayan ekipmanın koruma yükümlülüğünün davacı idarede olması halinde davalının 268.588,29 TL alacaklı olduğu, koruma yükümlülüğünün avalıda olduğunun kabulü halinde ise yüklenici davalının hak edeceği hakediş miktarının KDV dahil 425.223,95 TL olduğu, ödemeler ile hakediş düşüldüğünde davacıya 401.494,55 TL fazla ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Davacı yan alacağını bu miktar üzerinden ıslah etmiştir.<br>\tSözleşmenin 35 ve devamı maddelerinde, fesih ve tasfiye hükümleri düzenlenmiş olup tasfiye protokolünün başlık kısmında bildirilen nedenlerin bu hükümler arasında yer almadığı, bu hali ile maddede de belirtildiği üzere tasfiye işlemlerinin genel hükümlere göre yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. <br>\tProtokolün 3. maddesinde, protokole aykırılığın yaptırımı; yüklenicinin işin %70 seviyesinde yapılmış imalatlardaki eksiklikleri tamamlanmaması halinde idare yüklenicinin idarede bulunan alacaklarından ve/veya alacağının yetmemesi durumunda teminatlarının gelir kaydedilerek işin eksik kısımlarını yüklenici nam ve hesabına tamamlayacağı şeklinde hükme bağlanmıştır. Protokol hükümleri yeni bir akit niteliğinde olmakla bağlayıcı niteliktedir.<br>\tBakiye iş bedelinin ve teminat mektubunun davacı uhdesinde bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yan dava dilekçesinde, yapım işleri genel şartnamesinin 25. maddesinde belirtilen yüklenicinin bakım ve denetleme sorumluluklarını yerine getirmediğinden dolayı, hem de üçüncü şahıslar tarafından ünitelerin her noktasına fiili müdahale edildiğinden oluşan tahribat, deformasyonlar ve fiyatının ekonomik olmaması nedeniyle işin davalı namına tamamlanamayacağını bildirmiştir. Davacı kamu kurumu, davalı ise tacirdir. Tarafların basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin tasfiyeye ilişkin hükümlerinin tasfiye sebebi gözetildiğinde uygulanması mümkün değildir. Bu hali ile fesih protokolünde davacıya yalnız işin yüklenici namına tamamlanması halindeki yaptırımların belirlendiği, eksik işlerin tamamlanmaması halinde yapılan ödemenin iadesi hakkının davacıya tanınmadığı, davacının talebinin işin davalı namına tamamlanmaması karşısında yerinde olmadığı ve davasının sübut bulmadığı\" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; şartnamenin 43. maddesine göre yüklenicinin işlerin teminat süresi içindeki bakımını yapmak ve tümün iyi bir şekilde korumak ve çıkabilecek kusur ve aksaklıkları gidermek zorunda olduğunu, yüklenicinin tasfiye protokolündeki vazife ve sorumluluklarını göz ardı ettiğini, koruma sorumluluğu ve zorunluluğunun karşılıklı imzalanmış protokole göre yüklenicide olduğunu, arıtma ünitelerinin çalındığını, idarenin %70'lik kısım için nama ifa yapacağı ünitelerin yerinde olmadığını, dolayısıyla genel hükümlere göre geçici kabulün söz konusu olmayacağını, tasfiye protokolünün 4. maddesindeki koruma sorumluluğu ve zorunluluğunun yüklenicide olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, genel hükümler dikkate alındığında koruma sorumluluğu ve zorunluluğunun yüklenici de olduğunun kabulü halinde müvekkilince Tasfiye komisyon raporunda çalınan, eksik ünite ve imalatlarının nama ifa maliyetinin hesap edildiğini ve “12 adet 200m3'lük arıtma ünitesi için (12x200,00) 2.400.000-TL, 9 adet 300 m3'lük (9x300.000) arıtma için 2.700.000 TL, olmak üzere toplam 5.100.000 TL'nin idarece harcanıp acz içerisine düşen ve idaredeki bazı işleri fesh edilen, devredilen ... Müh. San.ve Tic. Ltd. Şti.\"den tahsil etmenin mümkün olmadığını, müvekkili idarenin tasfiye protokolünde hesap edildiği şekli ile KDV dahil 826.718,50 TL davalı taraftan alacaklı olduğunu, mahkemenin ve bilirkişi heyetinin işin bütünüyle işleyiş ve yönetsel süreçlerini de göz önünde bulundurarak değerlendirme yapması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan 09/02/2017 tarihli sözleşme ile davalı davacıya 30 adet paket atık su arıtma tesisi yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı, davalının sözleşme ve eklerine uygun olarak işi yapıp teslim etmediğini ileri sürerek, ödenen iş bedelinin iadesi amacıyla alacak talep etmiş, davalı ise davacının tesislerin alt yapısını tamamlayamadığı için tesislerin devreye alınamadığını, davacıdan kaynaklanan sebepleri ile sözleşmenin tasfiye edilmesine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme 26/04/2019 tarihinde tasfiye edilmiştir. Tasfiye protokolünün giriş kısmında; idarece yapılmasından vazgeçilen ünitelerde dahil elektrik enerjisinin getirilememesi, abonelik işlemlerinin yapılamaması, idarece atık su şebeke hatlarının bağlantılarının yapılamaması sebepleri ile, iş % 70 seviyesinde iken durdurulmuştur. 2. maddesinde; yüklenici yaptığı imalatlardaki eksiklikleri sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak  10 gün içerisinde tamamlayarak idareye teslim edecektir. 3. maddesinde; % 70 seviyesindeki imalatlardaki eksikliklerin tamamlanmaması halinde idare, yüklenicinin idarede bulunan alacaklarından mahsup sureti ile ve teminatlarını gelir kaydederek, işin eksik kısımlarını yüklenici nam ve hesabına tamamlayacaktır. 4. maddesinde; geçici kabul, teminat süresi ve bu süredeki bakım sorumluluğu, teminatın geri verilmesi konularında sözleşmede bulunan hükümler ve şartnamenin 41, 42, 43, 44, 45 maddeleri aynen uygulanacaktır. Düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, ihale dokümanının sözleşmenin eki olduğu belirtilerek, ihale dokümanını oluşturan belgeler idari şartname, teknik şartname, sözleşme tasarısı ve yazılı açıklamalar olarak sayılmıştır. İdari şartnamenin 43. maddesinde; yüklenici işlerin teminat süresi içerisindeki bakımını yapmak ve tümünü iyi bir şekilde korumak ve çıkabilecek kusur  ve aksaklıkları gidermek zorundadır. Hükmüne yer verilmiştir. <br>\tDavacı iş sahibi görevlilerince düzenlenen 08/05/2019 tarihli tutanak ile, davalı yüklenicinin geçici kabul tutanağında belirtilen eksiklikleri tamamlamadığı, ünitelerin kullanılamaz durumda olduğu ve korumasız bırakıldığı için üçüncü kişiler tarafından ünitelere zarar verildiği tespit edilmiştir. <br>\tTBK'nın 472/3 maddesinde; \"eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerine ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır, bildirmez ise bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu ilke doktrinde yüklenicinin \"genel ihbar yükümlülüğü\" olarak adlandırılmaktadır. <br>\tMahkemece yargılama aşamasında hukukçu, makine mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşturulan heyetten bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi heyeti son ek raporlarında tasfiye protokolünde belirtilen eksikliklerin korunmasının idarenin sorumluluğunda olduğunun kabul edilmesi durumunda davalı yüklenicinin 268.588,29 TL alacaklı olduğu, protokolde belirtilen eksikliklerin korunmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun kabul edilmesi halinde, irat kaydedilen teminat bedeli de düşüldüğünde davacı iş sahibinin 401.494,55 TL alacağı olacağı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece tasfiye protokolünde yalnız işin yüklenici namına tamamlanması halindeki yaptırımların belirlendiği, eksik işlerin tamamlanmaması halinde yapılan ödemenin iadesi hakkının davacıya tanınmadığı, davacının talebinin işin davalı namına tamamlanmasına yönelik olmaması nedeni ile, davacı iddiasının sübut bulmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin teminat ve garanti süresi ile ilgili 11. maddesi, şartnamenin 43. maddesi, tasfiye protokolünün 3 ve 4. maddeleri dikkate alındığında, tasfiye protokolünde belirtilen % 70 oranındaki imalatları koruma yükümlülüğünün davalı yüklenicide olduğu görülmektedir. Diğer yandan tasfiye protokolünün 3. maddesi doğrultusunda davacı iş sahibinin söz konusu eksikliklerin yüklenici nam ve hesabına tamamlatma hakkı da vardır. Söz konusu tamamlatma hakkının kapsamına eksik ve kusurların bedelini talep etme hakkı da girecektir. Dairemizce bilirkişi heyetinin 17/08/2022 tarihli son ek raporlarındaki imalatların korunmasının davalı yükleniciye ait olduğu ihtimali doğrultusunda yapılan hesap çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmiştir. Bilirkişi heyeti bu ihtimalde yükleniciye yapılan toplam ödemenin 982.018,50 TL olduğu, yüklenicinin yaptığı işlerin bedelinin 425.223,95 TL olduğu, yükleniciye 556.794,55 TL fazla ödeme yapıldığı, irat kaydedilen 155.300,00 TL'lik teminat mektubu bedeli düşüldüğünde davacı iş sahibinin 401.494,55 TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Dairemizce bilirkişi hesabı denetime ve uyuşmazlığı çözmeye elverişli mahiyette görülmüş, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talepleri gözetilerek, davanın kabulü ile, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, bakiye 391.494,55 TL'sinin ıslah tarihi olan 08/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/673 Esas, 2023/97 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>\t3-DAVANIN KABULÜ ile, 401.494,55 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 22/11/2019 tarihinden, bakiye 391.494,55 TL'sinin ıslah tarihi olan 08/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t4-Alınması gereken 27.426,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL ve 6.685,75 TL ıslah harcı toplamı 6.856,53 TL'nin mahsubu ile, bakiye 20.569,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 6.685,75 TL ıslah harcı toplamı 6.856,53 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t6-Zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 64.224,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.300,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>\t9-HMK. 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, artan gider ve delil avansının yatıran tarafa iadesine, <br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>10-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>11-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 242,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.411,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br>E-imzalıdır <br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd3697817d3f7e3c","SID":"936a64a22c59e44e"}}