{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2025/176 <br>KARAR NO\t: 2025/238<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26.05.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/178 Esas 2022/432 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24.03.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 04.02.2018 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kaza ile ilgili ceza yargılamasının sürdüğünü ve alınan 19.11.2019 tarihli raporda dava dışı sürücünün asli kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiğini, davacı hakkında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.08.2020 tarihli raporda davacının vücut fonksiyon kaybı oranının % 20 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğunun belirlendiğini, davalı ... şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 184.582,84 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 32.181,66 TL’ye artırılmıştır. <br>\tDavalı vekili, dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerine açıklama getirilmesi gerektiğini, davacı tarafça davadan önce davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumuna ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmamış olduğunun anlaşıldığını ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının bakıcı gideri talebinin yerinde olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlulukları bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir sorularak mahsup edilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüdün söz konusu olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29.06.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.10.2021 tarihli raporda davacının özür oranının % 18 olduğu, iyileşme süresinin 18 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacı olmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.02.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 216.764,50 TL'nin 21.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda emekli olan davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, gelir getirici işte çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı için yaklaşık 3 yıl fazla süreyle hesaplama yapıldığını, davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrü 19 yıl iken 2018 yılında meydana gelen kaza için 2040 yılına kadar hesaplama yapıldığını, tazminat hesabının teknik faiz kullanılarak yapılmadığını, davacının  emniyet kemerini kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesinin haksız olduğunu, davadan önce usulüne uygun başvuru bulunmadığından dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t1-Davalı vekilinin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.02.2021 tarihli raporda, davacı ...'in 14.09.1960 doğumlu olup 04.02.2018 kaza tarihinde 57 yaşında olduğu, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 19,94 yıl olduğu, davacının kaza tarihinde 4/a emeklisi olması nedeniyle kaza tarihinden itibaren işlemiş dönem hesabı yapılıp işleyecek dönem sonu yani bakiye ömrü sonuna kadar hesaplama yapılacağı belirtildikten sonra iskontosuz dönemde 04.12.2018-04.08.2019 tarihleri arasındaki dönem ve 05.08.2019-31.12.2022 tarihleri arası dönem için gelir hesaplaması yapıldığı, iskontolu dönemde ise 01.01.2023-27.08.2040 tarihleri arası dönem için  tazminat hesaplandığı, buna göre sürekli iş göremezlik tazminat hesabında esas alınan dönemlerin davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenen bakiye ömür süresinden fazla olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin yargılama sırasındaki bu hususa yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresini ve bu süre esas alınarak yapılacak hesaplamayı denetimi kabil şekilde gösteren karar karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığından davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek ilk derece mahkemesi kararına esas alınan rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılmak üzere  ek rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.<br>\t2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>\tBuna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>\tDavalı ... şirketi vekili yargılama sırasında davacı sürücünün emniyet kemeri takmamış olduğunun anlaşılması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirttiği halde mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığı ve karar gerekçesinde bu hususun tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, ceza dosyası içeriği ve tüm deliller incelenerek davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, takılı değilse ise kazanın oluş şekli, yaralanmanın niteliğine göre emniyet kemeri takılı olmamasının zararı artırıp artırmadığı, emniyet kemerinin takılmaması ile maluliyet arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmamış olması isabetsizdir.<br>\t3-Kabule göre de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne aykırı olarak davalıdan tahsiline karar verilen geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tutarlarının ayrı ayrı gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2022/11805 esasına yatırılan 380.00,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5ee0cba53113160","SID":"39cf73914be96f71"}}