{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/552 <br>KARAR NO: 2025/545<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09.01.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2024/852 E.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında  ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara  karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının  davalının siparişi üzerine davalıya ürün/lisans satışı yaptığını,  davalının ... isimli lisanslı bir yazılım satın aldığını,  davalının bu yazılımın ana sürümünün yanında Service Desk Plus gibi teknik destek sağlayan ve uzaktan erişim, dil destekleri gibi 7 farklı paketini de satın aldığını,  tarafların toplamda 36.000 USD (30.000 USD+KDV) karşılığında anlaştığını,  karşılığında  davacı tarafından ... numaralı 02.04.2024 tarihli 36.000USD bedelli fatura tanzim edildiğini,lisansların kurulumu  distribütör firma olan ... tarafından gerçekleştirildiğini,  davalı tarafından kullanılmaya başlandığını,  faturalara itiraz edilmediğini, ancak davalının faturadan kaynaklı  borcunu ödemediğini, bu sebeple  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını,  davalının işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, sonuç alınamadığını,  kurulum ve sonrası desteklere ilişkin ... firması ve davalı arasındaki  yazışmaların ve davalı tarafından e-posta üzerinden verilen,  onaylanan siparişlere ilişkin ayrıntılı  e postaların bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve  ayrıca davalının taşınır, taşınmaz malları, alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir. Davalı  vekili savunmasında  özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının  herhangi bir borcu bulunmadığını,  faturanın tek başına bir ispat aracı olmadığını,  faturanın davalıya  tebliğ edilmiş olmasının da, hizmetin davalıya verildiğinin belgesi  olmadığını, bu durumda  hizmetin verildiği konusunda ispat külfetinin  davacıda olduğunu, fatura içeriklerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faturaya konu hizmeti müvekkili şirkete sunmuş olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını,  bu bakımdan davacı yanın ispat yüküne uygun olarak hizmetin verildiği olgusunu ispat edemediğinin görüldüğünü, alacağın varlığının ancak yargılama ve yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 09.01.2025 tarihli ara kararında; \"... Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden, istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz  talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;  İcra ve İflas Kanununun 257. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, bununla birlikte ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesi gerektiğini,  mahkemece yaklaşık ispat edilemediğinden söz edilmiş ise de dosya içerisinde bulunan Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi tarafından gönderilen 04.12.2024 tarihli cevabi müzekkere ile davalıya ait 2024 yılı Ba-Bs formlarında davalının dava konusu alacağa ilişkin faturayı işlediği ve bildirdiğinin görüleceğini, ilgili BA-BS formaları, icra dairesi belgeleri, dilekçe ekinde sunulan fatura dikkate alındığında icra takibine konu muaccel davacı alacağının yaklaşık olarak ispat edildiği ve ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiğinin görüleceğini, işbu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olmakla kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  ticari satıma ilişkin fatura  alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine;  istinaf, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair 09.01.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının ihtiyati  haciz talebinin reddine dair mahkeme  ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati  haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Davacı taraf, davalı ile kurulan ticari ilişki kapsamında  davalıya satılan mallara ilişkin fatura düzenlendiğini, ancak davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile  ilamsız icra takibi başlattığını, takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürmüş, davalı ile yapılan e posta yazışmalarını, takip talebinin ekinde  davalı adına düzenlediği 02.04.2024 tarihli ve 36.000 USD bedelli  bir adet faturayı sunmuştur.Dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde,  Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04.12.2024 tarihli  yazısı ile davalıya ait 2024 dönemi BA/BS formlarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece bu yazı cevabı ve ekleri incelenmeden karar  verildiği gibi yasada öngörülmeyen ''talebin yargılamayı gerektirdiği'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle talebin reddedildiği   anlaşılmaktadır. Zira müzekkere ekinde yer alan  BA formunda davalının,  davacıdan  1 adet belgeye dayalı 972.453,00 TL'lik mal alım bildiriminde bulunduğu  görülmektedir.  Bu kapsamda davacının dayandığı fatura ile davalının BA formu  arasında uygunluk bulunduğu, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, yasada, ihtiyati haciz kararı verilmesi için  talebin yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir şart öngörülmediği, ihtiyati haczin şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu sebeplerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğünden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. ve İİK'nın 258/3. maddeleri  uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 09.01.2025  tarihli ara kararının kaldırılarak, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve  İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu  09.01.2025  tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile davalının 1.241.640,00 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının  ihtiyaten haczine, 2-İK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 186.246,00 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden  davacı vekiline verilmesine,3-Kararın yetkili icra müdürlüğünce infazına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  istinaf peşin karar harcının ise talep halinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,7-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"061752ef1bccf5f5","SID":"0f0d527e76820567"}}