{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/294 <br>KARAR NO\t: 2025/251 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br> <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/458 Esas 2022/671 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.03.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 28.09.2017 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki, kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, sigortasız araç sürücüsünün kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacı tarafından maluliyet tazminatı talebi ile başvurulması üzerine davalı şirket tarafından hasar dosyası açılarak 68.365,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin bilgileri dışında ve yetersiz olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.09.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 58.834,03 TL'ye arttırmış, 25.1.2021 tarihli dilekçe ile talebini 14.745,87TL geçici iş göremezlik, 7.876,42 TL bakıcı gideri, 36.211,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıklamış, 10.02.2022 tarihli dilekçe ile ise 14.745,87 TL geçici iş göremezlik, 7.876,42 TL bakıcı tazminatı ve 47.817,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 70.439,78 TL olarak davasını ıslah etmiştir.<br>Davalı vekili, dava açılmadan önce davacının müracaatı üzerine davalı tarafından ödeme yapıldığını, davalının ibra edildiğini, ek tazminat talebi yönünden gerekli belgelerle davalıya müracaat edilmediğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davanın araç sürücüsü/ işleteni ...' a ihbarı talepleri bulunduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan zararının davalı tarafından işin uzmanı olan sorumlu aktüer bilirkişilere usul ve yasalara uygun olarak tespit ettirilerek 23.07.2019 tarihinde davacıya ödendiğini, yapılan 68.365,00 TL tazminat ödemesi kapsamında davacı tarafından imzalanan ibraname ile davalının sorumluluğunun ortadan kalktığını, Yargıtay uygulaması mucibince kurum tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılıp ödeme ile hesaplanan arasında fahiş bir fark olmadığı tespit edilirse ibranamenin geçerli sayılarak davanın reddine karar verilmesini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesapta ödenen ile hesaplanan arasında fahiş bir fark olduğuna hükmedilmesi halinde yapılan ödemenin güncelleştirilerek hesaplanan tutardan düşülmesini, kusur ve maluliyet oranının tespiti için rapor alınması talepleri bulunduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gider talepleri ZMMS Genel Şartları‘nın A.6.K maddesi gereğince teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başakanlığı tarafından düzenlenen 23.11.2021 tarihli <br>raporda dava konusu olayın meydana gelmesinde; ... plakalı aracın dava dışı <br>sürücüsü ...’ın % 50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...’nun % 50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp <br>Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.06.2019 tarihli raporla ...’nun 28.09.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması <br>nedeniyle toplam vücut özür oranının % 40 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya <br>kadar uzayabileceği, tedavi sürecinde 6 ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun belirlendiği,  davacıya 115.925,79 TL ödenmesi gerekirken davalı tarafından 68.365,00 TL ödenerek 47.560,79 TL eksik ödeme yapıldığı, dolayısıyla yapılan ödeme ile davacının maddi zararının tümünün karşılanmadığı, davacının bakiye maddi tazminat alacağının bulunduğu, davacının 8.426,21 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 47.817,49 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.697,90 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 61.941,60 TL maddi tazminat alacağı hesaplandığı, davacı tarafından yapılan başvurunun 27.06.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, başvurudan 8 iş günü sonra 10.07.2019 tarihinde davalının temerrüde düştüğü ve kazaya sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk  sigortasının bulunmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, 8.426,21 TL geçici iş göremezlik tazminatının 10.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, 5.697,90 TL bakıcı gideri tazminatının 10.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, 47.817,49 TL daimi iş göremezlik tazminatının 36.211,74 TL'sine 10.07.2019 tarihinden itibaren bakiyesine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin de kabulünde olan davalının sorumluluğuna esas kusuru %50 olmasına rağmen kök raporda %12,5 alındığı için 93.303,50 TL bakiye sürekli maluliyet tazminatı hesaplandığını, %50 kusur oranı karşılığının ödeme tarihindeki verilere göre olması gereken hesabın 106.632,57 TL*50/100=53.316,28 TL sürekli maluliyet tazminatı çıktığını, davalı tarafından ise davacıya 68.365 TL fazla ödeme yapılmış olduğunu, kurum ödeme yaparken %40 maluliyet %50 kusur ve TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanarak 23.7.2019 tarihinde ödeme yapıldığını, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılırken ödeme tarihinde geçerli 1,8 teknik faiz indirimine göre hesaplama yapılması gerektiğini, sosyal ekonomik durum araştırmasında, davacının emekli olduğu ve pasif dönemde olduğunun tespit edildiğini, emekli kişi için geçici iş göremezlik zararı doğduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kurumun geçici iş görmezlik ve geçici bakım tazminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, gerekçeli kararda davalı aleyhine, mahkemece belirlenen ve dava tarihinden önceki bir tarihe denk gelen temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür. <br>\t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasında yaralanmadan  kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 28.09.2017 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda, davacı taraf, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacının başvurusu üzerine alınan 19.06.2019 tarihli maluliyet raporuna dayanarak geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan rapor davacının başvurusu üzerine alınmış olup davacıya ait  tüm tedavi evrakları getirilmeden düzenlendiğinden ve davalı tarafça da maluliyet raporuna  itiraz edildiğinden  hükme esas alınması doğru görülmemiştir.  <br>Mahkemece davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirilerek davacı muayene edilerek ve  son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde geçerli bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti için adli tıp kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden  rapor alınması, taraflara denetim ve itiraz imkanı tanınması, varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir.<br>Bu itibarla, zarar uğrayanların gerçek zararının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir.<br>Mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 03.09.2020 tarihli raporda davalı ... Hesabı tarafından dava tarihinden önce yapılan ödeme tarihi itibariyle davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi için yapılan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak  devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre davacının %12.5 kusurlu olduğu, davalının %87,5 oranında kusurlu olduğu  kabul edilerek  yapılan hesaplama esas alınarak ödeme tarihi itibariyle davacının zararının karşılanmadığı belirtilerek, rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporundan sonra hükme esas 28.01.2021 tarihli ek raporda ise   rapor tarihi verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre  davalının %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş ise de davalı ... Hesabı tarafından dava tarihinden önce yapılan ödeme tarihi verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ve davalı sürücünün kusur oranına göre ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı denetlenmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.  <br>Bu durumda Yargıtay uygulamalarına göre davacının gerçek zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak, ödeme tarihi verilerine göre davacının maluliyet ve kusur oranına isabet eden zararının belirlenmesi, davalı tarafından yapılan ödemeler ile zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde ise davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından, davalı yönünden oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek ilk karara esas alınan rapor tarihi (28.01.2021) verilerine göre hesaplama yapılması, ödenen tazminat yasal faiz ile güncellenerek belirlenen zarardan düşülmesi suretiyle bakiye zarar miktarının belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 9. İcra Müdürlüğü 2023/190 sayılı takip dosyasına yatırılan  120.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5ad45ac4fb4a9ee","SID":"7a9c87efb0ebb8f5"}}