{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/202 - 2025/246<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/202 <br>KARAR NO\t: 2025/246<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/283 Esas 2022/912 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.03.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 25.06.2018 tarihinde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın oluşumunda davacının kusuru bulunmadığını, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin yetersiz olduğunu, bakiye maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin 08.03.2021 tarihli başvurusunun 10.03.2021'de davalıya tebliğ edildiğini, haksız olarak reddedildiğini belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00 TL geçici iş göremezlik ve 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 6.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 202.187,28 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 16.468,04 TL' ye, bakıcı gideri talebini 3.044,25 TL'ye olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 221.699,57 TL'ye arttırmıştır. <br>Davalı vekili, davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davadan önce davacıya 77.290,93 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ATK veya KGM fen heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması talepleri bulunduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, gerçek zararın tespiti bakımından olay sebebiyle elde edilen kazanımların tespiti ile tazminat tutarından indirilmesini, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasını, müterafik kusuru oranında indirim yapılmasını, hatır taşımasının mevcut olduğunu, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 29.11.2021 tarihli raporu ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 26.06.2022 tarihli maluliyete ilişkin ek raporda, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca kaza nedeni ile davacının %14 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 45 gün başkasının bakımına muhtaç olduğunun anlaşıldığı, aktüer bilirkişi tarafından asgari ücret ve maluliyet raporlarının terditli hesaplanması için hazırlanan 05.09.2022 tarihli ek raporda, 16.468,04 TL geçici iş göremezlik, 3.044,25 TL bakıcı gideri tazminatı, özürlülük ölçütü yönetmeliği uyarınca 202.187,28 TL, çalışma gücü yönetmeliği uyarınca 282.709,97 TL talep edebileceğinin bildirildiği, ek raporun dosyadaki verilere uygun olduğundan rapora itibar edildiği, davacının bilirkişi raporuna göre 16.09.2022 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı, davalı emniyet kemeri nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin kaza tespit tutanağında ya da dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, sigortalı aracın takla atması ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde davacının emniyet kemeri takmadığı ya da zararın bu nedenle arttığı yönündeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı, davalının hatır taşımasına ilişkin savunmasının değerlendirilmesinde, dosyadaki mevcut delillerden davacının davalının sigortalısı olan araçta yolcu olduğu, kazanın meydana geldiği esnada cenazeye gittikleri, aracın davacının babasına ait olduğu ve işletenin araçta dahi bulunmadığı anlaşılmakla belirlenen tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, takdiri indirim nedeni olması nedeni ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 161.749,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.174,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.435,40 TL geçici bakıcı giderinin 19.03.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının araçta yolcu olduğu ve olayın meydana geldiği esnada cenazeye gittikleri gerekçesi ile %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının açıkça hatalı olduğunu, davacı ve arkadaşlarının bir cenazeye katılmak amacıyla bir araya gelmiş olduklarından taşıma işinde ortak bir manevi menfaat bulunduğunu, kaldı ki ... plaka sayılı aracın sahibinin davacının babası olduğunu, cenazeye yolculukları esnasında davacı da dahil olmak üzere sırasıyla aracı kullandıklarını, hatır taşıması bulunmadığından bu yönde indirim yapılmasına da olanak bulunmadığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından davacının muayene ve rapor ücreti olarak fatura edilen ve ödenen 1.260 TL’lik masrafın ödeme dekontunun 06.12.2021 tarihli dilekçe ekinde mahkeme dosyasına sunulduğu halde yargılama giderleri hesaplanırken hesaba katılmadığını, yargılama gideri hesabının eksik ve hatalı olduğunu, dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarını saklı tuttuğunu ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 01.06.2015 yürürlük tarihli değişiklik ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik, tedavi (ulaşım giderleri ) ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında kaldığını, bilirkişi tarafından hesaplanan 4.951,42 TL geçici iş görmezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olması sebebi ile bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür hesaplaması yapılmış olsa da raporun tazminat hesaplaması kısmında %1.8 teknik faiz ve aktüeryal irat formülü kullanılması gerekirken PMF-1931 yaşam tablosunda kullanılan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalının dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığını, yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişiye ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdii edilerek yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, yasal mevzuata aykırılıklar taşıyan bilirkişi raporları ile birtakım eksik ve hatalı değerlendirmeler doğrultusunda hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili 25.06.2018 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç sürücünün neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek bakiye geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davalı, dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. <br>Mahkemece hükme esas alınan 05.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda dosya içerisinde davacının maaş bordroları bulunmadığından davacının SGK hizmet dökümünden 2018 yılı Ocak ila Haziran ayları prime esas kazancının brüt 2.168,10 TL iken asgari ücret 1.777,50 TL olduğundan davacı geliri asgari ücretin 1,07 katı olduğu belirtilerek davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının buna göre hesaplandığı görülmüştür.<br> Davacının 1999/2-2021/2 döneminde 4/a sigortalı olarak özel bir işyerinde sözleşmeli olarak çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerlerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken asgari ücrete oranlama yapışarak  sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir. <br>2-Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği zarar, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıpları olup, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için tazminat ödendiğinin anlaşılması ve bu ödenen tazminatın zarar sorumlularına rücu edilebilecek zararlardan olması halinde zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alması sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından ödenen miktarın davacının zararından mahsup edilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamada SGK tarafından ödendiği bildirilen 5.323,89TL'nin geçici iş göremezlik tazminatından mahsubu gerekirken 1.330,98 TL'nin mahsup edilerek hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir.<br>3-Davalı sigorta şirketi vekili, süresi içince verdiği cevap dilekçesi ile davacının davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta hatır için taşındığını savunmuş, mahkemece davalı vekilinin bu savunması kabul edilerek belirlenen tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmıştır. <br>Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br>Dava konusu olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın davacının babası ... adına kayıtlı olup, aracın sürücülüğünü araçtakilerin sırayla yaptıkları anlaşıldığından taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmış olması doğru görülmemiştir. <br>4-Kabule göre, Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlendikten sonra tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerekir. <br>Somut olayda, hükme esas alınan 05.09.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin güncelleştirilerek tenzil edildiği görülmüş olup mahkemece, hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yaptıktan sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilerek tenzil edilmesi gerekirken yapılan ödeme tenzil edildikten sonra hatır taşıması indirimi yapılması isabetli olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/20711 esasına yatırılan 360.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14a88e58482235bc","SID":"8bf1c251e086530d"}}