{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/768 Esas<br>KARAR NO\t:2025/202<br><br>DAVA:Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ:18/12/2024<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık sonucu Katar Devleti Yüksek Yargı Kurulu Mahkemesinde görülen davada; Karakaşlar Şirketinin davasının reddine, ...'nin davasının kabulüne karar verilerek müvekkili olduğu şirkete 538.614 Katar Riyali ödenmesine hükmedildiğini, davalı taraf bu kararı itirazla üst mahkemeye taşımış olsa da bu itirazın üst mahkemece reddedildiğini, böylece ilk derece mahkemesinin kararı onandığını, görülen bu davaya ilişkin kararın kesinleştiğini, bahsedilen yabancı mahkeme kararının Türkiye’de geçerli olması ve infazı için tanıma-tenfiz talebiyle dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... Ltd. Şti., ... tarafından açılan tanıma ve tenfiz davasına karşı savunmasında, davanın usul ve esas yönünden reddedilmesi gerektiğini belirttiğini, Katar Devleti Yüksek Yargı Kurulu Mahkemesi’nin müvekkili aleyhine 538.614 Katar Riyali ödenmesine karar verdiğini, ancak bu kararın Türkiye’de tanınması ve tenfizi için gerekli koşulları sağlamadığını ifade ettiğini, öncelikle davacının eksik harç yatırdığını, yabancı mahkeme kararlarında harcın ilamda belirtilen tutar üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiğini, ancak davacının maktu harç yatırarak eksik ödeme yaptığını, bu nedenle mahkemenin öncelikle eksik harcın tamamlanması için kesin süre vermesi gerektiğini belirttiğini, ayrıca davacının yabancı bir şirket olduğunu, Türkiye’de faaliyet göstermediğini ve bu nedenle MÖHUK’un 48. maddesi gereği teminat yatırması gerektiğini, mahkemenin davacıya dava değerinin %15’i oranında teminat yatırması için süre vermesi gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini ifade ettiğini, müvekkil şirketin merkez adresinin ...’da bulunduğunu, dolayısıyla davanın İstanbul mahkemelerinde değil, ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılması gerektiğini, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiğini, Katar mahkemesi tarafından verilen kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, ticari bir alacak davasında müvekkil aleyhine manevi tazminata hükmedildiğini, ancak Türk hukukunda böyle bir uygulamanın olmadığını, tüzel kişilere ancak belirli hallerde manevi tazminat verilebileceğini ve mevcut olayda böyle bir koşulun bulunmadığını ifade ettiğini, ayrıca yabancı mahkemenin müvekkilin defterlerini, fatura kayıtlarını ve ticari ilişkilerini incelemeden karar verdiğini, müvekkilin yalnızca üç sevkiyat yaptığı gibi hatalı bir sonuca varıldığını, ancak gerçekte onlarca sevkiyat yapıldığını ve davacının müvekkile borçlu olduğunu belirttiğini, bu nedenle mahkemenin uyuşmazlığın esasına girerek gerçek durumu tespit etmesi gerektiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu ve davanın kötü niyetli açıldığını belirterek reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>DELİLLER<br>Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Katar Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi Kararı, Üst Mahkeme İtirazın Red Kararı, Kararın Kesinleştiğine Dair Tutanak'ların onaylı örneği, Kararların  Onaylı Tercümesi, tanık, bilirkişi ve ilgili her türlü yasal delile dayanmışlardır.<br>İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Limited Şirketi ' nin Karacabey Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı \".../...\" adresinde faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava;  Katar Devleti Yüksek Yargı Konseyinin 30/04/2023 tarihli kararının tanınması ve tenfizine ilişkindir.<br> 5718  sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 51. Maddesine göre;<br>\"(1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.<br>(2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.\"<br>Getirtilip incelenen Ticaret Sicil Kayıtlarında kendisine karşı tenfiz istenen davalı ... Ltd. Şti.'nin, ... adresinde faaliyet gösterdiği anlaşılmış olup,  5718  sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 51. Maddesi uyarınca davaya bakmaya ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-)HMK 'nun 114/(1)-c ile 115/(2) madde uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-)HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına ,<br>4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine , <br>Taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar  verildi. 06/03/2025<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ec690e151dde7d8","SID":"8d6892d0e2a106db"}}