{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1307 <br>KARAR NO:2025/250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/09/2020<br>NUMARASI:2018/1344 Esas -  2020/416 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin iş bu dava konusu faturadaki malları sattığını, nakliye hizmeti verdiğini,  hem nakliye hem de hizmet bedeli karşılığında fatura keserek ürünleri sevk irsaliyesiyle teslim ettiğini, müvekkilinin cari hesap alacağı için ... ve ... seri nolu V.U.K. Genel tebliğleri uyarınca 21/08/2017, 16/09/2017 ve 18/11/2017 tarihlerinde karşı tarafa BA-BS Mutabakat Mektupları gönderdiğini, her bir mektubun karşı tarafça onaylandığını, ayrıca dava konusu cari hesap bakiyesinin teyit edilmesi ve kapatılması için 13/01/2018 tarihinde TTK m.94 uyarınca mutabakat mektubu düzenleyerek karşı tarafa gönderildiğini, 6.251,91 TL alacak bakiyesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine ... sayılı dosya ile takip başlattıklarını, dosyaya itiraz edildiğinden takibin durduğunu beyan ederek icraya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; davacı tarafın başlattığı takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, bahse konu meblağın ödendiğini, davaya konu malların tamamının teslim edilmediğini, kısmi teslimat yapıldığını, buna rağmen ödeme yapıldığını, bu durumun defter kayıtlarında görüleceğini, ayrıca borca ilişkin ihtarname almadıklarını, davacı tarafından gönderilen mutabakat mektubundaki kabul beyanının kendilerine ait olmadığını  beyan ederek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya nakliye hizmetleri verdiği ve davalı ile davacının mutabakat kapsamında  faturaları düzenlediği, davacının alacağını alabilmesi için davalı aleyhinde ... sayılı dosyası üzerinden takibe başladığı, davacı süresi içerisinde borca itiraz ettiği, davacının takibe devam edebilmesi için itirazın iptali davası açtığı, tarafların ticari defterlerini incelenebilmesi için inceleme günü belirlendiği,  defter inceleme günü davalının defterlerini sunmadığı, davacının 2017-2018 yılları arasında yasal defterleri üzerinde yeminli mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmış, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.251,91 TL alacaklı olduğunu tespit edilmiş, davacının bu şekilde davalıdan 6.251,91 TL alacaklı olduğu,  takibin bu miktar üzerinden devamına, dosya içerisinde davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair ispat edemediği anlaşıldığından bu miktarın iptaline karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece cevap dilekçesinde yer alan itirazların dikkate alınmadığını ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, zira özellikle mutabakat mektuplarındaki kabullerin taraflarına ait olmadığı ısrarla tekrar edilmesine rağmen mahkemece bu durum görmezden gelinerek herhangi bir inceleme yapılmadığını, somut olaydaki malların ayıplı ifa edildiğini, buna rağmen davalıların ödemelerini yaptıklarını, davacı ile ...-... Adi Ortaklığı bir hukuki işlemde bulunduğunu, ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında yapılan 06.07.2018 tarihli ihtiyari arabuluculuk son tutanağında alınan karar ile birlikte ortaklık tasfiye edilmiş ve sorumlu olunan projeler müvekkil ve dava dışı ... A.Ş. Arasında paylaşıldığını  nitekim bu durumun yerel mahkemeye bildirildiğini, TBK m. 638/3 dikkate alınarak taraflar arasında aksine bir karar olması hasebiyle borçtan müteselsil sorumlu olma durumu da söz konusu olmadığını, davacının tedarik ettiği mallar ve yaptığı hizmetler dava dışı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu projelere ilişkin olduğunu, bu nedenlerle davalının sorumluluğuna gidilmesi ve husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında hesap mutabakatı bulunup bulunmadığı, kısmi veya ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, davalının müteselsil sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 6.251,91 TL asıl alacağın 644,64 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 11/10/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı, 13/01/2018 tarihli mutabakat mektubunu sunmuş ve söz konusu hesap mutabakatı İnanlar ve Uranüs iş ortaklığı adına imzalanmıştır. Ancak davalı hesap mutabakatının kendisi ile yapılmadığını, 06/07/2018 tarihinde adi ortaklığın tasfiye edildiğini, davacının tedarik ettiği malların ve hizmetlerin dava dışı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu projelere ilişkin olduğunu, müteselsil sorumluluk bulunmadığını, bunların yanı sıra ayıplı ifa iddialarında bulunmuştur.Davalı ayıp iddiasında bulunmuş ise de, ayıp ihbarında bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenle ayıp savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir.Davalının sunduğu 06/07/2018 tarihli anlaşma tutanağında adi ortaklığı temsil ve yetkiyi haiz kişilerin yetki sürelerinin 31/03/2019 tarihine kadar devam edeceği düzenlenmiştir. Davaya konu alacak adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin anlaşmadan önceki döneme ait olup, adi ortakların her biri borcun tamamından sorumludur. Adi ortaklığın tasfiyesi sonucu davacının tedarik ettiği malların ve hizmetlerin dava dışı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu projelere ilişkin olmasının sonucu bir etkisi bulunmamaktadır.Davalı, hesap mutabakatının kendisi ile yapılmadığını ileri sürmüş ise de, davacı kendi ticari defterlerine göre 6.251,91 TL alacaklıdır. Davacı karşı tarafın ticari defterlerine de delil olarak dayanmış olup, ticari defterlerin incelenmesine ilişkin 06/11/2019 tarihli ara karar ve ihtara rağmen ticari defterler mazeretsiz olarak sunulmamış olup, HMK'nın 222/3. maddesindeki davacının ticari defterlerindeki kayıtlara itibar olunabileceği yönündeki düzenleme karşısında ilk derece mahkemesince davacının ticari defterlerine itibar olunarak davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 107,00 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 508,40- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c737489fc08fe92","SID":"63b507d7966888b6"}}