{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t<br>ESAS NO\t: 2024/187 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/124<br><br>DAVA\t: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2025 <br> <br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili banka ile davalı ...A.Ş arasında 02.04.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı,  sözleşmeye istinaden davalı tarafın kredi kullandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden borç ödenmeyince davalı hesabı kat edilerek borçluya ... 1. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderildiği, müvekkilinin alacağı ödenmediğinden davalı hakkında .. 12. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davalı tarafından borca ve faize  itiraz  edildiğini, sözleşme serbestisi çerçevesinde  akdedilen sözleşmede faiz oranı taraflarca  belirlendiğini,   faize yönelik yapılan itiraz yerinde olmadığını, davalı tarafın  kredi sözleşmesine ilişkin  ödenmeyen borçlarına  istinaden başlatılan takiplere , haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, müvekkilinin alacağının, kredi sözleşmelerine dayanmakta olduğunu ve  likit olduğunu bu nedenle, alacak likit (belirlenebilir, belirtilebilir, hesap edilebilir) olduğundan hükmedilen miktar üzerinden İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.“MADDE 67 - Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.” Hükmü   olduğunu,  davalının bu tutumu müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, bu nedenlerle davalı yanın haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı ile davalıların  alacağın % 20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacı ile iş bu davayı açtıklarını, davanın kabulüne arar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava süresi içinde açılmadığını, bu sebepten dolayı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılmış olan itiraz davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olsa da gerek icra dosyasında gerekse de yapılan arabuluculuk başvurusu göz önünde bulundurulduğunda açılan iş bu dava süresi içinde açılmadığını, takip dosyasında 04/01/2022 tarihli talep evrakında davacı-alacaklı vekili tarafından takibin kesinleştirilmesi talep edildiğini,  dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda arabuluculuk son tutanak 14/02/2022 tarihinde düzenlendiğini,  1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan iş bu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini,  dava dilekçesinde sözleşme serbestisi çerçevesinde müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmede faiz oranının belirlendiği faize yönelik itirazın yerinde olmadığı belirtildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrine bakıldığında açıkça görüleceği gibi \"Kontrat için Asıl Alacak (İstenen:%56.5 Yıllık Diğer), (İşlemekte Olan Temerrüt Faizi)(%46.56 Tem.F.-F.Baz Tutar), gibi tutarlar ve faiz oranları gösterilerek müvekkilden olması gerekenden oldukça fazla miktarda faiz talep edildiğini, müvekkili, bu sebepten dolayı ödeme emrindeki faiz oranına itiraz ettiğini, her ne kadar müvekkili şirkete kredilerin daha yüksek oranlardan kullandırıldığı görülse de, Taksitli Tüketici Kredisi işlemlerinde akdi faiz oranının 6098 Sayılı kanunun 88. Maddesinin atfı ile 3095 sayılı kanunun 1.maddesine istinaden yıllık faiz oranının belirlenmesi ve ondan sonra bir hesap yapılması akabinde bu orana bağlı olarak gecikme faiz oranının da 6502 Sayılı Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 4. Maddesinin E fıkrası gereği, akdi faiz oranının % 30 fazlasının esas alınması gerektiğini,  müvekkili şirket ilgili borç için kısmi ödeme yaptığını, bankadaki tüm kayıtların yapılacak hesaplamada göz önünde bulundurulması gerektiğini,  davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, davanın reddine karar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.<br>DELİL VE GEREKÇE<br>Dava, İİK 67 maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkememizin 22.05.2023 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarihli ... Esas ve...Karar sayılı ilamı ile; '' Somut olayda  ... 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip  dosyasında davalının itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmemiştir. Haricen öğrenme veya arabuluculuğa başvurma, itirazın iptali davası için kanunda düzenlenen bir yıllık dava açma süresini başlatmayacağından mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.'' gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarihli ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile dosya yeniden mahkememize gelmiş ve yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam edilmiştir.<br>Uyap üzerinden entegre edilen ... 12. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 390.716,91 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu görülmüştür.<br>''Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve... Esas... Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet  süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. <br>Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.'' ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi ... Esas,...Karar sayılı ilamı)<br> Yukarıda verilen istinaf karraının temyiz edilmesi üzerine  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas... Karar sayılı ilamı ile '' İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir. <br>Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ...Karar, ... Esas ve ... Karar, ... Esas ve ... Karar, ...Esas ve...Karar sayılı ilamları bulunmaktadır.<br>Dosya kapsamı ve tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde;  davacı banka ile davalı şirket arasında 06.02.2014 tarihli 150.0000,00 TL limitli, 02.06.2014 tarihli 3000.0000,00 TL limitli,  02.04.2019 tarihli 1.000.000,00 TL limitli ve 13.10.2020 tarihli 2.000.000,00 TL. Limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeler kapsamında davalıya 1 adet taksitli ticari kredi, çek karnesi, 2 adet Borçlu Cari Hesap (BCH) / Rotatif Kredi ve 2 adet kredili mevduat hesabının açıldığı,  davacı banka  tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 25.11.2021 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın 25.11.2021 tarihinde kat edildiği belirtilerek toplam 387.201,88 TL nakti alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarın davalıya 10.12.2021 tarihinde tebliğ ediliği, icra takibinin ise 06.12.2021 tarihinde henüz 7 günlük ödeme süresi dolmadan açıldığı, verilen 7 günlük sürenin borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinde bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş istenebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davasının reddine,<br>2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan  6.672,47 TL  harcın mahsubu ile  fazla alınan bakiye 6.057,07‬ TL karar ve ilam harcının  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.560 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen  30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dair,  davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2025 <br><br>Katip <br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim <br>¸e-imzalıdır  <br><br><br>¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0417edcb7bb93c74","SID":"13d78ce929aa5997"}}