{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1230 <br>KARAR NO\t\t: 2025/154<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 19/04/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2018/831 Esas - 2022/306 Karar<br>DAVA             \t\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 10/07/2018<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarihli, 2018/831 Esas ve 2022/306 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının içinde yolcu olarak bulunduğunu,  davalı ... Sigorta'nın  ZMMS ile sigortacısı olduğunu, davalılardan ...'a ait ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, sürücünün uyuması sonucu meydana gelen kazada  müvekkilinin yaralanması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 300,00 TL maddi tazminat belirsiz alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline, hükmedilecek tazminatlara davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı   ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesin, davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek  maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesini, dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kendilerine atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının emniyet kemerini takmadığını, davacının maddi kayıplarını sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiğini, müvekkili ve ... sigorta arasında imzalanan 28.10.2017 düzenlenme tarihli 645120117 nolu poliçenin 4. sayfasında \"artan mali sorumluluk manevi tazminat klozu\" düzenlendiğini, anılı kloz uyarınca kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber  davacı tarafın dava dilekçesinde manevi tazminata ilişkin talebini sigorta şirketine değil de tarafımıza yöneltmiş olması hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...'a usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadığından, davayı inkar etmiş sayıldığı görülmüştür. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Celp edilen tedavi evrakları, ekonomik ve sosyal duruma ait belgeler, Ege Üniversitesi maluliyet raporu ve ATK 2.İhtisas Kurulunun maluliyet raponları ve tüm dosya içeriğine göre davacının bu olay nedeni ile %21 oranında kalıcı , 6 ay geçici maluliyetinin bulunduğu belirlenmiştir. İzmir Bölge Adliye 11.Hukuk Dairesi 2019/2192  2020/584 Esas ve karar sayılı kararda da belirtildiği üzere; davaya konu kaza, 01.06.2015 tarihli  Yeni Genel Şartlardan sonra 10.07.2016 tarihinde meydana geldiğinden, yeni genel şartların, bu dava konusu kaza sonucu meydana gelen zarar hesaplamasında dikkate alınması gerekmektedir 01.06.2015 tarihli genel şartlarda öngörülen esaslar çerçevesinde; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliğine göre ilgili kuruluşlardan maluliyet raporu alındıktan sonra, TRH-2010 tablosu esas alınmak suretiyle hesaplama yaptırılması gerektiği belirtildiğinden bu esaslar çerçevesinde alının aktüer rapora göre yapılan hesaplama sonucunda; davacı için: 8.705,46   TL geçici iş göremezlik tazminatı,   606,30 TL  SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri,  4.059,00 TL   SGK tarafından karşılanmayan bakıcı gideri, 67.822,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.192,93 TL maddi tazminat hesaplandığı; bu tazminatın davalı ... Sigorta tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limitleri içinde bulunduğu;  sigorta şirketine yapılan başvuru tarihine 8 işgünü ilavesi ile 29.06.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, davacının da bu miktarlara uygun olarak dava miktarını artırdığı anlaşılmasına göre davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne karar vermek gerektiği..\" gerekçesiyle \"...Maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 606,30 TL SGK dışı tedavi gideri, 4.059,00 TL bakıcı gideri, 67.822,17 TL sürekli iş göremezlik gideri toplamı 81.192,93 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden 29/06/2018 tarihinde itibaren, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; anılı trafik kazası ile bedeni olarak yaralanan davacının sürekli maluliyet oranının mahkeme tarafından hatalı olarak tespit edildiğini, dava dosyası kapsamında düzenlenen Ege Üni. Adli Sağlık Kurulu raporu ile davacının sürekli maluliyet oranının fiziki muayene sonrası tanzim edildiğini, işbu rapora karşı esaslı itiraz olmamasına rağmen yeniden maluliyete ilişkin rapor için dosya tevdi edildiğini ancak hükme dayanak gösterilen maluliyet oranının usul ve esaslara aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bedeli mahiyeti açısından bedel olarak düşük olduğunu, davacı hem hayatı boyunca devam edecek sürekli sakatlığı, hem uzun süre yatalak kalması ve zorlu tedavi süreci göz önüne alınırsa; hükmedilen tazminat bedeli katlandığı ve katlanmak durumunda kalacağı zorluklar açısından yetersiz olduğunu, özellikle geç yaşlarda olan davacının bundan sonraki kalan hayatının konforunun ciddi şekilde etkileneceği de düşünülürse daha yüksek bir tazminat bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kararın açıklamaya çalıştıkları nedenlerle müvekkilinin lehine kaldırılmasına karar verilerek, yargılamanın devamı için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada alınan  bilirkişi raporlarına itirazlarının sunulduğunu; raporların yerleşik Yargıtay kararlarına ve KTK md.90'ın atfıyla ZMM Genel Şartlarına aykırı olduğu belirtilmişse de mahkemece bu itirazların değerlendirilmediğini, hatalı, eksik incelemeye dayalı ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, ZMM Genel Şartlarında yer alan kriterler de uygulanmak suretiyle yeniden hesap yapılmasını, yeni genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararı sağlık giderleri teminatına alındığını, zira 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda açıkça sağlık gideri teminatı kapsamındaki zararların Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğinin belirtildiğini, aynı şekilde KTK md.98 gereği tedavi gideri taleplerinden de SGK'nın sorumlu olduğunu, davacı yanın geçici iş görmezlik ve tedavi giderlir taleplerinin reddi gerektiğini, bakıcı giderinden de müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremez sayılacağı dönem için bakıcıya muhtaç olup olmadığının araştırılması gerektiğini; ATK'den bu hususta raporun alınması gerektiğini,  bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik süresi için bakıcı ihtiyacı olup olmadığı incelenmeden geçici iş göremezlik süresi için bakıcı gideri tazminatının hesaplandığını, bu yönüyle kararın hatalı olduğunu, davacının bakıcı ihtiyacı olduğunun, bakıcı tuttuğunun ve ilgili giderlerin yapıldığının ispatlaması gerektiğini, hükme esas alınan raporda özellikle teknik faizin uygulanmadığı \"progresif rant\" yöntemine ilişkin itirazlarını sunduklarını, anılan hesaplamada her ne kadar TRH 2010 tablosu kullanılmışsa da, teknik faizin uygulanmamış olması, aktüeryal yöntem yerine progresif rant yönteminin kullanılmış olması, bu hususun hali hazırda yürürlükte bulunan açık yasa hükmüne aykırı olduğunu, AYM iptal kararında hesap yönteminin progresif rant olması gerektiği yönünde bir değerlendirme bulunmadığı gibi; mevzuatta bu yönde hiçbir yasa yahut yönetmelik hükmünün de bulunmadığını, bu nedenle hesaplamaların aktüeryal yöntem, 1,65 teknik faiz kullanılarak, ayrıca 04.12.2021 tarihli resmi gazetede yayınlanan genel şartlar ve eklerinde öngörülen kriterlere uygun olarak yapılmasının gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, aktüerya hesabı yapılırken, aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınmasını gerektiği hususundaki itirazları değerlendirilmeden uzman olmayan bilirkişiden alınan rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, ceza soruşturma dosyası incelenerek CMK md. 253 kapsamında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının, kazaya karışan araç sürücüsü ile yapmış olduğu \"uzlaşma\" huzurdaki davanın da CMK md.253/19 uyarınca feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığını ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken 29.06.2018 tarihinden itibaren hüküm kurulmasının dayanaksız ve isabetsiz olduğunu, bu yönüyle de kararın kaldırılmasının gerektiğini, resen tespit edilecek sebeplerle; öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulü ile kararın icrasının ertelenmesine karar verilmesini, diğer yandan; başvurularının kabulü ile mahkemece verilen hükmün kaldırılarak, itirazları gibi karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br> Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkili ile araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı gibi araçta bir bozukluğun da bulunmadığını, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelme sebebi havanın yağışlı olması sebebiyle arabanın kayması olarak belirlendiğini, buna rağmen davacı tarafın diğer davalı ve araç sürücüsünün uyuduğunu iddia etmesi kötü niyetli olup bu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, kaza ile iddia olunan zarar arasında illiyet bağının kesilip kesilmediğine dair araştırmanın yapılmadığını, zararın davacının kusurlu hareketleri neticesinde meydana geldiğini, yolun kaygan oluşu ve hadisenin 06.20 sıralarında meydana geldiği göz önünde tutulduğunda kazanın yağış gibi öngörülemeyen bir sebepten yani mücbir bir sebepten yaşandığının anlaşıldığını, davalı sürücünün, davacıyı emniyet kemerini takması hususunda da yol boyunca uyardığını ancak davacının kendisine söylenenleri dikkate almadığını, araç içerisinde davacı, davalı sürücünün yanındaki koltukta oturduğunu, buna rağmen davalı sürücü hiç yaralanmamış, davacı ise  vücudunda kırıklar olacak şekilde yaralandığını, davacı emniyet kemeri takmış olsa idi diğer davalı gibi kazayı yara almadan atlatacağını, mahkeme tarafından, illiyet bağının zarar görenin ağır kusuru neticesinde kesilmesi hususu göz önünde tutulmayarak davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,  aksi kanaatte olma ihtimaline binaen KTK'nın 86. maddesi 2. fıkrası gereği davacının, zarar gören olarak kusurlu davranışları nedeniyle tazminat miktarından en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ... plakalı araç ... Sigorta Şirketi tarafından 645120117 numaralı ZMMS ile kaza tarihini kapsar şekilde sigortalandığını, ayrıca davalı müvekkili ile ... Sigorta A.Ş. arasında imzalanan 28.10.2017 tanzim tarihli ... nolu poliçenin 4. Sayfasında \"Artan Mali Sorumluluk Manevi Tazminat Klozu\" ile Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde manevi tazminata ilişkin talepler teminata dahil edildiğini, manevi tazminat teminatı, poliçede belirtilen Artan Mali Sorumluluk teminat limitinin %25 ile sınırlıdır.\" hükmü gereği maddi ve manevi tazminat taleplerinin sigorta şirketine yöneltilmesinin gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, eldeki kazanın meydana gelmesinde diğer davalının ve haliyle de müvekkilinin bir kusurlarının olmadığını resen incelenecek nedenlerle; başvurularının kabulü ile kararın inceleme neticesinde kaldırılması ile yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabulüne manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında trafik bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporu, mahkemece trafik bilirkişiden alınan kök ve ek kusur raporu ile mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunun birbiri ile uyumlu, kazanın gerçekleşme şekline uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olmasına, yine  mahkemece hükme esas alınan ve İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.07.2021 tarihli raporun “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerinden faydalanılarak hazırlanmış olmasına, maluliyet raporunun yeterli ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce düzenlenmesine, sürekli iş göremezlik zararı yönünden aktüer hesaplamanın 1,65 teknik faiz uygulanmadan Yargıtay içtihatlarında belirtilen TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının pasif dönemde olduğu gözetilerek AGİ'siz asgari ücret esas alınarak yapılmasının doğru olmasına, hükme esas alınan aktüer hesap raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olmasına, Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ücreti ve belgesiz tedavi giderlerinin trafik sigortası poliçesi sağlık giderleri teminatı kapsamında olup, davalı sigorta şirketinin bu zararlardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının kaza sonrası hastanede yatarak tedavi gördüğü zaman dilimi ile iyileşme süresi dikkate alındığında hesap raporunda belirlenen geçici bakım ihtiyacı süresinin davacının tedavi evrakları ile uyumlu olmasına, davacının araçtan fırlamadığı, kaza tespit tutanağında ise emniyet kemeri kısmının \"tespit edilemedi\" şeklinde işaretlenmiş olduğu, davalı araç sürücüsü ...'ın ceza dosyasında verdiği ifadelerinde davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir savunmasının bulunmaması karşısında davalı sürücünün çelişkili beyanları dışında davacının   emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığından hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına, davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce yapılan başvuru ile temerrüde düşürülmesine göre hükmolunan tazminata davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olmasına,  davalı ...'a ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigorta poliçesi ve manevi tazminatı da kapsayan ihtiyari mali sorumluluk klozunu içeren kasko sigorta poliçesinin bulunmasının davalı işletenin müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından davalı ...'ın KTK 88 ve TBK 61. maddelerine göre maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları ile davalı sigorta vekili ve davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.<br>2-6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça  gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br> Mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, dosya kapsamı, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu, davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olması, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde düşük olarak belirlendiği görülmüş, bu konudaki davacı istinaf itirazları haklı bulunmuş ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının manevi tazminat isteğinin 50.000,00- TL üzerinden kabulü ile HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine, davalı sigorta vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı  ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarihli 2018/831 Esas ve 2022/306 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarihli, 2018/831 Esas ve 2022/306 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile,<br>8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 606,30 TL tedavi gideri, 4.059,00 TL bakıcı gideri, 67.822,17 TL sürekli iş göremezlik gideri olmak üzere toplam 81.192,93 TL maddi tazminatın, davalı  sigorta şirketi yönünden 29/06/2018 temerrüt tarihinden, davalı ... ve ... yönünden 06/05/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>b- Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın  06/05/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine,<br>c-Alınması gereken 8.961,79-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 171,80.-TL harç ile 280,00.-TL ıslah harcının mahsubuyla eksik kalan 8.509,99-TL harcın tüm davalılardan (davalı sigorta şirketi bu miktarın 5.094,48.-TL''lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>d-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat üzerinden A.A.Ü.T hükümlerine takdir edilen 11.355,08-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine,<br> e-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat üzerinden A.A.Ü.T hükümlerine takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br> f-Davacı tarafından yapılan ilk açılış gideri 212,90-TL, 280,00-TL ıslah harcı, 854,00 -TL hastane giderleri ile tebligat, posta ve bilirkişi ücreti gideri 2.685,50-TL olmak üzere toplam 4.032,40‬.-TL yargılama giderinin tüm davalılardan (davalı sigorta şirketi bu tutarın 3.225,92.-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>g-HMK 333 md gereğince taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,\"<br> ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 5.546,29-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.729,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.817,29-TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>b-Davalı ...'dan alınması gereken 6.912,49-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.729,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.183,49-TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>c-Davacıdan alınan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi esnasında;<br>a-Davacı tarafça yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 45,50-TL e-tebligat masrafı ve 31,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 297,20-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-Davalılar ... Sigorta Şirketi ile ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/02/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a5df02125aa15fe","SID":"6840a4c44cd205d6"}}