{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1221 <br>KARAR NO\t\t: 2025/386<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/09/2019 (Dava) - 04/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/144 Esas - 2021/961 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2019/144 Esas - 2021/961 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 08.02.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Beydağ ilçesinden Ödemiş ilçesine doğru seyir halinde iken , Ödemiş- Kiraz-Beydağ kavşağında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın davacının aracına çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini,  kaza sebebiyle davacı ağır derecede yaralanmış olup kazanın akabinde Ödemiş Devlet Hastanesine kaldırıldığını,  müvekkil, uzun ve ağrılı tedaviler gördüğünü ve bir çok ameliyat geçirmiş  olup, hala daha tam olarak iyileşemediğini ileri sürerek, fazlaya  ilişkin hakların saklı kalması ve yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde alacaklarının belirlenebilir hale geldiğinde HMK 107. madde gereği arttırım yapmak üzere 100,00-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı,  100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı , 50,00-TL bakım giderleri ve 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için olmak üzere   toplam 300,00-TL’nin temerrüt tarihi itibari ile birlikte işleyecek olan avans faizi ile birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden tahsiline,  işbu davada oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket söz konusu zarardan poliçe teminat  limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davalı şirket nezdinde yapılan araştırma sonucu davacının kalıcı sakatlığı olmadığı tespit edildiğini,  davacının tedavi ve sağlık giderleri taleplerinden davacı sigorta şirketi sorumlu olmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜ ile, 5.990,44  TL maddi tazminatın 03/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine...\"  şeklinde  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kavşağı kontrol etmediği, hızını azaltmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu, kusur incelemesi yapılırken, eylemin yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığını ispatlamanın yeterli olmadığını, ayrıca hangi eylem ve davranışın zararı doğurduğu üzerinde durulması gerektiğini, yolu kontrol etmeyip hızını azaltmayan, gerekli dikkat ve özeri göstermeyen sigortalı araç sürücüsü karşısında tüm dikkat ve özenini gösteren, yolda gerekli tüm kontrolleri yapan müvekkilinin %75 oranında kusurlu kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise trafik kurallarına riayet etmeyerek, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya sebebiyet vermiş olmasına rağmen %25 oranında kusur isnad edilmiş olmasının anlaşılır yanı bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerde, soldan gelen sigortalı araç sürücüsünün, sağdan gelen müvekkilinin aracına geçiş hakkı vermesi gerektiğini, kazadaki kusur oranının tespitinde soyut ve belirleyici bir husus olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün bu kurala uymayarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaza esnasında kavşağa yaklaşırken yavaşlayıp yavaşlamadığı, kaza tespit tutanağından veya diğer evraklar üzerinden tespit edilebilecek bir husus olmadığını, söz konusu raporda, somut hiç bir veri olmadan müvekkilinin kavşağa girerken yavaşlamadığını, kavşağa kontrolsüz giriş yaptığı yönünden bir kanaat kullanmış olmasının kabul edilir bir yanı bulunmadığını, müvekkilinin kavşağa yaklaşırken kurallara uyarak hızını azalttığını, gerekli özen ve yükümlülüğü gösterdiğini, müvekkilinin kavşağa yaklaşırken yolu kontrol ettiğinde sol taraftan gelen bir araç görmemesi sebebiyle yoluna devam ettiğini, dolayısıyla sigortalı araç sürücüsünün hız limitlerinin çok üzerinde bir hızla yaklaştığını ve bu sebeple kazanın meydana geldiğinin ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından ifade tutanaklarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilin  tüm trafik kurallarına ve trafik işaretlerine tam anlamıyla uyduğunu, aksi yöndeki belirlemeleri kabul etmediklerini, 30/03/2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin, 29/02/2019 tarihli resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. Maddesi ile yürürlükten kaldırıldığını, gerek anayasa mahkemesi iptal kararı gerekse zaten yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle bu yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmış olmasının hatalı olduğunu, uygulanabilirliğin kalmayan kalmayan söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda belirlene maluliyet oranını kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporda müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinin de çok düşük belirlendiğini, geçici iş göremezlik süresinin zarar görenin tam anlamıyla iyileşme ve gelir elde edebilecek, meslek icra edebilecek hale ve normal yaşantısına geri dönebilmesi için geçen süre olduğunu, ancak mahkemece bu hususun göz önünde  bulundurulmadığını, müvekkilinin kaza sonrasında aldığı yaralanmalar nedeniyle oldukça uzun tedavi aşamaları geçirdiğini, hükme esas alınan raporda, Ege Üniversitesinden alınan sağlık kurulu raporunda, müvekkilinin sürekli bakıma muhtaç olmadığının belirtilmesi gerekçesiyle bakıcı gideri hesaplaması yapılmamış olduğundan bu taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak müvekkilinin sürekli bakıma muhtaç olmadığı yönünde bir kanaat bildirilmiş olsa dahi iyileşme süresi/geçici iş göremezlik süresi içerisinde zarar görenin %100 malul sayılması gerektiğinden bu süre için bakıcı giderinin hesaplanması gerektiğini, Ege Üniversitesinden alınan sağlık kurulu raporunda müvekkilinin tıbbi iyileşme/geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu dönemde bakıcı yardımına muhtaç olduğunu, bakıcı giderinin hakkaniyet gereği ödenmesi gereken bir miktar olduğunu ve bu hususa ilişkin belge ve benzeri sunulması gerektiğini, bilirkişi tarafından tıbbı iyileşme süresi ve brüt asgari ücret esas alınarak bakıcı gideri hesaplaması yapılması gerektiğini, yerel mahkemece bu husus dikkate alınmadan bakıcı giderine hükmetmeden karar verildiğini, tedavinin bitmesi ile bir kişinin günlük yaşanıma hemen dönmesinin beklenemeyeceğini, kişinin tedavi sonrasında normal hayatına dönmesine kadar geçen sürenin iyileşme süresi olduğunu ve iyileşme süresi içerisinde zara görenin başka bir kişinin yardımına muhtaç olacağını, Yargıtay kararlarına göre tedavi giderlerinin belgelendirilmesinin zorunlu olmadığını, müvekkilinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ayrıntılı incelenmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında taleplerinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, iş  göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi itibariyle işleyecek olan avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin aldığı yaralanmaların müvekkilinde kalıcı etkiler bıraktığını, müvekkilinin hala tam olarak iyileşemediğini, müvekkilinin söz konusu yaralanmaları sebebiyle çok fazla ağrı ve sıkıntı yaşadığını, günlük hayatını idame ettirirken zorlandığını, söz  konusu kazada müvekkilinin bu derecede ağır zarar görmüşken geçerliliği olmayan bir yönetmelik esas alınarak maluliyet oranının %2 ve geçici iş göremezlik süresinin 3 ay kabul edilerek belirlenen tazminat miktarlarına göre hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, zorunlu trafik sigortası poliçesine dayalı olarak geçici-kalıcı işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı üyelerince düzenlenmiş olan 04.03.2020 tarihli raporunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca doğru şekilde tespit edildiği, işbu raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davacının işgöremezlik oranları ile sürekli bakım gideri yönlerinden yaptığı istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>2-) Davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Beydağ İlçesi istikametinden Ödemiş İlçesi istikametine doğru seyir halinde iken Beydağ-Kiraz-Ödemiş kavşağına geldiğinde DUR işaret levhası bulunmasına rağmen kontrolsüz olarak karşı tarafa geçmek isterken aracının sol yan kısımları ile Ödemiş istikametinden gelen davalı sigortacı  nezdinde sigortalı ... plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen olayda, davacının DUR levhasına rağmen davalı aracına geçiş önceliği vermemek suretiyle asli kusurlu olduğu, davalı sürücüsü ise her ne kadar geçiş önceliğine sahip olsa da yavaşlayarak dikkatli ve tedbirli davranması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece söz konusu kusur oranlarına riayet etmek suretiyle hüküm kurulması doğru olup davacının bu konudaki istinaf itirazları da haklı görülmemiştir. <br>3-) Davacıdaki yaralanmanın derecesi ile maluliyetin oranı, bakıcı hizmetine gerek olmaması, dosya kapsamına göre bu doğrultuda davacının belgeli olmayan tedavi giderinin olmadığı, ayrıca davacının varsa faturalandırılmış tedavi giderlerini de sunmadığı anlaşılmakla, davacının bu konudaki istinaf itirazları da haklı bulunmamıştır. <br>4-) Trafik kazasına konu davalıya trafik sigortalı bulunan minibüs niteliğindeki aracın ticari niteliği olduğu anlaşılmakla; uygulanabilecek faiz oranı da avans faizi olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davacı lehine sadece faizin türü yönünden kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/144 Esas - 2021/961 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"a-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>b-5.990,44  TL maddi tazminatın 03/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>ç-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.080 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 750,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>e-Harçlar Yasası gereğince hesaplanan alınması gerekli 409,20 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 66,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,   <br>f-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili taraflara iadesine,   <br> g-Davacı tarafından sarf olunan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı, 22,00 TL tamamlama harcı, 7 adet tebligat gideri 130,20  TL,  6  adet elektronik tebligat gideri 32,00 TL, 0,50 Krş. Kep masrafı, 64,90 TL dosya masrafı, bilirkişi ücreti 1.700 TL olmak üzere toplam 2.038,4‬0 TL'nin davanın kısmen kabulü nazara alınarak 150.04-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>ğ-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,\" ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>b-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL ve tebligat ve posta gideri 75,00 TL olmak üzere toplam 295,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af13d51006b7a304","SID":"cab38f616f56c255"}}