{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1766 <br>KARAR NO: 2025/238<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2021<br>NUMARASI: 2020/234 Esas -  2021/107 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin haklı alacağına istinaden Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığını, davalının itirazı nedeni ile icra takibinin durduğunu, takibin konusunun müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki cari hesaba dayalı 78.185,90 TL alacak olduğunu, davalı borçlunun takibe itiraz ettikten sonra müvekkili ile anlaşma yoluna giderek asıl alacak olan 78.185,90 TL'yi ödediğini, her ne kadar icra dosyasındaki asıl alacak müvekkiline harici olarak ödenmiş ise de vekalet ücreti ve icra harç ve masraflarının yatırılmadığını beyanla davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında itirazının iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep  ve  dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  icra takibine yapmış oldukları itirazlarında da açıkça belirttikleri üzere taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacağın henüz muaccel olmadığını, 15/05/2019 ve 31/05/2019 vade tarihli faturalara dayalı olarak yapılan icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin haksız icra takibine konu edilmiş olan alacağı vadesi geldiğinde ödediğini beyanla davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı ve davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takip tarihinde davalının davacıya 73.248,03 TL borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra davalının asıl alacak miktarı kadar ödeme yaptığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar asıl alacak harici olarak ödenmiş ise de,  davacı tarafça davalının icra masrafları, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı ödemesi talepli iş bu davayı ikame edildiği, bilirkişi tarafından tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, asıl alacağa konu davacının tanzim ettiği 42.082,58 TL tutarlı faturada 15/05/2019 tarihinin, 34.171,23 TL tutarlı faturada ödeme tarihinin 31/05/2019 olarak yazılı olduğu, davacının icra takibini 09/04/2019 tarihinde başlattığı, faturalarda yazılı vadelerin takip tarihinden sonra olduğu, takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş, muaccel bir borç bulunmadığı, davalının da icra takibine yaptığı itirazda borçlu olmadığı yönünde itirazda bulunmadığı, borcun henüz vadesi gelmediğine dair itiraz ettiği, davacının itirazında haklı olduğu, davacının icra harç ve masrafları, vekalet ücreti, icra inkar tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmakla, davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının haklı alacağına istinaden küçükçekmece ...icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olmakla birlikte dosya borçlusu tarafından borcun tamamı (asıl alacak + feriler) ödenmediğinden bahisle dosya infazen kapatılmamış olup davalı/borçlu şirket tarafından davacı şirkete haricen ödeme yapıldığını, işbu ödeme ile birlikte söz konusu dosya borcu ve tutarı açıkça ikrar edildiğini, kaldı ki davalı/borçlu tarafından icra dosyasına itiraz edilmesine rağmen işbu durum akabinde davacıya haricen ödeme yapılmasından anlaşılacağı üzere davalı/borçlu haksız ve kötü niyetli olup tek amacın ise dosyanın ferilerinin ödemekten kaçınılması olduğunu, işbu husus dahi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ve davalı/borçlunun kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalı/borçlu şirket tarafından davacı şirkete olan borcuna binaen davacı şirkete çekler verilmiş olup davalı/borçlu şirket borcunu ödeme konusunda zaten hali hazırda temerrüde düşmüş bulunduğunu, bu nedenle söz konusu takibin haklı bir alacağa dayandığını, kaldı ki davalı/borçlu şirketin hileli bir şekilde alacaklılardan mal kaçırma kastının olması nedeniyle söz konusu icra takibinin başlatıldığını, söz konusu çekler halihazırda davacı şirkete söz konusu vade tarihlerine kadar zaten nakit olarak borcun ifa edileceğine binaen verildiğini, 6098 sayılı türk borçlar kanunu'nun 100.maddesi uyarınca, \"borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. aksine anlaşma yapılamaz\" şeklinde açık hüküm olup kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere borçlu ancak ödemede gecikmeme durumunda ana paradan bakiye düşebileceğini, huzurdaki uyuşmazlıkta borçlu taraf temerrüde düşmüş davalı şirket tarafından davacıya olan borcuna binaen davacı şirkete çekler verilmiş olup davalı şirket borcunu ödeme konusunda zaten hali hazırda temerrüde düşmekle davalı tarafından her ne kadar haricen ödeme yapılsa da söz konusu icra dosyasının infazen kapatılması için dosyaya ait işlemiş faiz, vekalet ücreti ve ferilerinin dosya dahilinde ödenmesi gerektiğini, lakin davalı tarafından icra dosyasına itiraz edilmesine rağmen icra dosyasına ödeme yapılmamış olup işbu durum akabinde davacıya haricen ödeme yapılmadığını, karşı taraf icra dosyasının kapatılması için yapılması gereken işlemleri bilebilecek düzeyde olmakla birlikte vekil aracılığıyla temsil edilmekte olup dosya borcunun ve ferilerinin icra dosyasına değil de davacıya haricen ödenmesinden davalının kötü niyetli olduğu aşikar olmakla sergilenilen davranışın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu huzurdaki uyuşmazlık konusu dava dosyasına sunulan faturalar ve ödeme dekontları taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ve işbu ticari ilişki neticesinde doğan asıl alacağın davacıya ödediğini ancak icra dosyası ferilerini ödememek amacıyla icra dosyasına itiraz edildiğini kanıtlamakla birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu alacağın muaccel olup olmadığı ve faiz ve diğer ferileri yönünden takibe devam edilip edilemeyeceği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap ekstresi\" sebebine dayalı olarak 78.185,90 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 09/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacağın ödendiğini beyanla masraf, faiz ve vekalet ücreti yönünden takibin devam etmesi için itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Takibe konu asıla alacağın davadan önce ödendiği ihtilaf konusu değildir. Davalı icra takibine itirazında cari hesap ekstresinde yer alan faturaların vadesinin gelmediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının iki adet faturadan kaynaklı 76.253,81 TL ve 2019 açılış bakiyesinden kalan 1.932,09 TL olmak üzere 78.185,90 TL alacak bulunduğu, davacının defterinde de kayıtlı olan davalının 4.937,87 TL iade faturası düşüldüğünde davacının takip tarihi itibariyle 73.248,03 TL alacağı bulunduğu, ancak alacağı oluşturan iki adet faturanın ödeme tarihlerinin takipten sonra 15/05/2019 ve 31/05/2019 tarihleri olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Muaccel olmayan bir borcun tahsili talep edilemeyeceğinden davacının takibine konu etiği alacak bakımından usulüne uygun bir icra takibi bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalının borcuna karşılık çekler verdiğini ve böylelikle temerrütün gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, bir borç için ayrıca kambiyo taahhüdünde bulunulması  aksi açıkça kararlaştırılmadıkça borcun yenilenmesi anlamına gelmeyeceği ve takip talebinin de temel ilişkiye dayalı olduğu nazara alındığında söz konusu çekler ilişkiyi muaccel kılacak nitelikte değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"791095077d1d715e","SID":"e03907f18e7fab71"}}