{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/384 Esas  - 2025/317 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/384 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/317<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 04/12/2024<br><br>NUMARASI\t\t: 2024/802 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ HACİZ <br><br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 29/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2025<br><br>\tİhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; davanın neticesinde verilecek karara konu alacağın sonuçsuz kalmaması ve dava sonunda alacaklarının akamete uğramaması için dosya kapsamı ve mevcut delil durumu da dikkate alınarak, davalıya ait taşınmaz, araç ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için  ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 04/12/2024 tarihli ara karar ile dayanılan belgeler ve iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin müdürü ve ortağı olduğu ... Ambalaj Akaryakıt İnşaat Kimya İth. Ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili ..., 2 kuzeni ..., ... tarafından 31/07/1991 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ve ortaklarının şirketi kurmasının nedeni ise Organize Sanayi Bölgesinde yalnızca şirketlerin faaliyet yürütebiliyor olması olup, şirket kuruluşundan sonra Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde arsa alınıp inşaata başlandığı ve bu süreçte de müvekkilinin babası ..., Oğlu ... ile diğer ortakların hisselerini ayrı ayrı satın aldıkları ve ..., şirketin kurucu ortağı olan müvekkilliyle birlikte şirkete ortak olduklarını, bu sırada müvekkilinin hissesinin %17'den %34'e yükseldiğini, babasının hissesinin ise %66 olup, şirketi temsil ve yönetiminde iki ortak da tam yetkili olduğunu, 2005 yılında ...'ın vefat etmesi üzerine müvekkilinin annesi ve davalı, şirkete müvekkille birlikte ortak olduklarını, müvekkilinin babasının vefatı sonrası hisse payları dağıtılmış olup müvekkilinin payının %58,75, davalının payının %24,75, annelerinin payının ise %16,5 olduğunu, davalının, bahsi geçen şirkete miras yoluyla ortak konumuna geldiğini, 2019 yılında müvekkili ve davalının annelerinin vefat etmiş olup payının, davalı ve müvekkiline eşit olarak paylaştırıldığını ve müvekkilinin payının %68, miras yoluyla ortak haline gelen davalının payının ise %32 olduğunu, davalı yanın, dava konusu şirketin ortağı olmasına karşın hiçbir gidere katılmadığını, aksine müvekkilinin yönetim işlerini dahi yapmasına engel olmaya çalıştığını, bu sebeple şirkete ait giderlerin tamamını müvekkilinin karşılatığını, ödenen giderlerin, davalının ödeme tarihlerindeki ticari kayıtlarda görünen %24,75 payı oranında davalıdan tahsili için davalıya ihtarnameler gönderildiğini, yapılması zorunlu olan işyeri sigortası ve emlak vergilerinin tamamının müvekkili tarafından ödenmiş olup payı oranında tahsili için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmadığını, cevabi ihtarnameler ile ödemekle yükümlü olduğu vergi ödemelerini ödemekten kaçındığını, alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlattıklarını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davanın neticesinde verilecek karara konu alacağın sonuçsuz kalmaması ve dava sonunda alacaklarının akamete uğramaması için dosya kapsamı ve mevcut delil durumu da dikkate alınarak, davalıya ait taşınmaz, araç ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için  ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.\t\t<br>\t İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tSomut olaya gelince, davacı ortak tarafından dava dışı şirkete ait iş yeri sigorta emlak vergilerinin ödendiği ve davalının payına düşen miktarın tahsili istemiyle açılan eldeki davada dosya kapsamına göre yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\t1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7c3442aa2b096c5","SID":"91dd9c5103166a6f"}}