{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ  2024/1207 Esas  2025/235 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1207 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/235<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...           ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 28/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/851 Esas 2021/41 Karar <br><br>DAVA\t: Ortaklıktan Çıkarılma<br>DAVA TARİHİ\t: 14/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın ise reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müdürü ...'in davacı şirkette 34/100, davalı ...'ün şirkette 33/100 ve diğer davalı ...'ın ise 33/100 şirkette hissesi bulunduğunu, müvekkili şirketin  100.000,00 TL sermaye ile faaliyete geçtiğini, şirketin faaliyete geçmesinden bu yana ortak ... dışında davalı ortaklar şirketin faaliyetleri için hiçbir çalışma ve maddi katkıda bulunmadıklarını, şirketin dava ve icra işlemleri ile karşı karşıya kaldığını, şirketin aktif varlığı olmadığından işbu dava ve icra borçları dışında şirket muhasebecisi ve şirketin vekili olarak taraflarına da ödeme yapılamadığını, müvekkili şirket kayıt ve defteri incelenerek davalı ortakların çıkma pay veya borçlarının hesaplanarak ödeme şeklinin TTK uyarınca  belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin 07/11/2020 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... hakkındaki davasından vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından davalı ... hakkında açılan davada, davacının davasını geri aldığı anlaşılmakla, HMK'nun 123. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davada ise talebin davalı vekilince kabul edilmediği, 6102 sayılı TTK'nun 640. maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin davalarda öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması şartıyla aktif dava ehliyeti davacı şirkete ait olup, dosya kapsamında yapılan incelemede şirket genel kurulunda bu yönde alınan herhangi bir karar bulunmadığı, TTK'nun 621. maddesine göre bir ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye başvurabilmesi amacıyla genel kurulda temsil edilen oyların en az  2/3'ünün de oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması ve bu konuda genel kurulunda bir karar alınmasının gerekli olduğu, bu yönde davacı şirketin genel kurulunda bir karar alınmadığı, öte yandan aksi düşünülse dahi  TTK'nun 640/3 maddesi gereğince haklı sebeple ortağın şirket ortaklığından çıkartılabilmesi için haklı sebebin varlığının ispatının arandığı, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2018/3979 Esas 2019/5410 Karar sayılı ilamında buna ilişkin şartların açıklandığı gibi rekabet yasağı ihlalinin dahi haklı sebep olarak kabul edilmediği, ağır ihlal arandığı, dosya kapsamında davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin haklı sebep olarak kabulünün mümkün görülmediği, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde davacı şirketin öz kaynaklarının artı değerde olduğunun tespit edildiği, bu nedenle ispatlanamayan ve yasal şartları bulunmayan davanın bu davalı yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi  raporlarında  da davalıların şirketin yönetim işletilmesine katkıda bulunmadıkları gibi çağrıları da cevapsız bıraktıklarını, davalıların şirkete sermaye koymadıklarını, hisseleri oranın da sermaye borçlarını ödemediklerini ve şirket ortaklığından çıkarılma taleplerinin uygun olacağı tespit edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, mahkeme kararında genel  kurul  kararı  olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçe de TTK'nun 621. maddesindeki karar için gerekli oy sayısına atıf yapıldığını, genel kurul kararının mevcut olduğunu, genel kurul çağrısının yapıldığını, davalılar genel kurula katılmadıkları için dava konusunda karar alınamadığını,  şirkete olan sermaye borçlarını yerine getirmeyen ortakların genel kurullara katılmayarak karar alınmasına mani olmalarının, şirketin işleyişine, faaliyetini gerçekleştirmesine engel olmalarının ortaklıktan çıkarılma sebeplerinden olduğunu, davalılar şirkete  dair  bir  çalışma,  katkıda bulunmadıkları gibi sermaye borçlarını da yerine getirmediklerini, şirketin kuruluşundan itibaren çalışma ve maddi sermayeyi şirkete şirket müdürü de olan ortak tarafından yerine getirildiğini, tüm borç ve ödemeleri şirket müdürünün karşıladığını, bu durumun bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davalıların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğinden şirketi ve şirket müdürü ortağı zarara uğrattıklarını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; haklı sebeple TTK'nun 640/3. maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılma istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  \t<br>\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı hakkında açılan davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 15/03/2023 tarih 2021/827 Esas 2023/377 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/07/2024 tarih 2023/3001 Esas 2024/5817 Karar sayılı kararıyla;<br>\t\"6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddedileceği, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ortaklıktan çıkarma için bir karar alınması dava şartı ise de ve yargılama sırasında anılan düzenleme uyarınca alınmış bir karar ibraz edilmemişse de bu tamamlanabilir bir dava şartı olup Mahkemece, davacıya 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulünce bir kesin süre verilmeden yazılı şekilde davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>\" gerekçeleriyle bozulmuştur.<br>\tAnılan bozma kararı üzerine Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme sonucu;<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporu ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, dava dosyasına sunulmuş belgeler ve davacı şirkete ait karar defteri, kurumlar vergisi beyannameleri, ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, şirket ortakları arasında şirketin yönetimi ve geleceğine ilişkin her hangi bir mutabakatın ve ortak görüşün bulunmadığını, şirketin yönetimi ve geleceği ile ilgili alınmış her hangi bir ortaklar kurulu kararının mevcut olmadığını, şirket müdürü faaliyetlerinin denetlenmediğini, şirket ticari faaliyetleri nedeniyle elde ettiği nakit varlıkların yetersiz olması nedeniyle şirket nakit ihtiyacının şirket ortaklarınca karşılanmadığı ve bu tür ihtiyaçların sadece şirket müdürlüğünü yapan ortak tarafından şirketin ihtiyaç duyduğu nakit eksikliğinin karşılandığı gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, şirket yönetimine katılmayan şirket ortaklarının ortaklıktan çıkarılması ile ilgili talebinin hakkaniyete uygun olacağını, davalıların şirket ortaklığından çıkmasının uygun bulunması durumunda, ortaklıktan çıkarılması talep edilen ... ve ...'ün ayrı ayrı talep edebilecekleri tutarın 26.340,84 TL olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\t6102 Sayılı TTK'nun çıkarılma başlıklı 640/3. maddesinde şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinin saklı olduğu, aynı yasanın genel kurulunun yetkileri başlıklı 616/1-h.maddesinde bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hususunun genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, yine aynı yasanın önemli kararlar başlıklı 621/1-h. maddesinde ise bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için de genel kurul kararıyla temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği düzenlenmiştir.<br>\t Düzenleme ile birlikte somut olaya gelince,  haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK'nun 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. HMK'nun 115/2. maddesinde, dava şartı eksikliğinin giderilmesinin mümkün olması durumunda dava şartının tamamlanması için davacı yana kesin süre verileceği, bu süre içerisinde dava şartı eksikliği giderilmezse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir. <br>\tTTK'nun 621/1-h bendi uyarınca işbu davada dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı dava dilekçesi ekinde sunulmamıştır. <br>\tAnılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetilerek Dairemizce yapılan yargılama sırasında 17/12/2024 tarihli celsede davacı vekiline bozma ilamı çerçevesinde ortaklıktan çıkarma için genel kurul kararı almak ve sunmak üzere 2 ay kesin süre verilmesine, 2 aylık kesin süre içerisinde genel kurul kararı alınıp sunulmadığı taktirde genel kurul kararının olmadığı kabul edilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiştir. İhtarlı davetiye davacı vekiline 28/12/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Tebliğ tarihinden itibaren verilen 2 aylık kesin süre içerisinde davacı vekilince dosyaya davalıların ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin alınmış bir genel kurul kararı sunulmamıştır. <br>\tHal böyle olunca, davalı ... hakkında açılan davada davacı vekilince vazgeçildiği, HMK'nun 123. maddesi uyarınca vazgeçme dilekçesinin davalı yana meşruhatlı davetiye ile tebliğ edildiği, vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda bir haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı, yapılan ihtar nedeniyle  anılan davalının vazgeçmeyi kabul ettiği, anılan davalı hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, diğer davalı ... hakkında TTK'nun 621/1-h. maddesi uyarınca şirketten çıkarılması davası açılabilmesi için genel kurul kararı bulunması gerektiği, anılan genel kurul kararının tamamlanabilir dava şartı niteliği bulunduğu, dava dilekçesi ekinde genel kurul kararı sunulmamış ise de, davacı vekiline anılan dava şartı eksikliğini gidermesi için kesin süre verilip, kesin sürenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmemiş, istinaf aşamasında da davacı vekilince anılan dava şartı eksikliği tamamlanmamıştır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddi yönündeki kararında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve istinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  gerekçe yönünden KABULÜNE, <br>2-Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2021 gün ve 2017/851 Esas 2021/41 Karar sayılı kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına,<br>3-Davalı ... hakkında açılan davada davacının davasını geri aldığı anlaşılmakla HMK 123. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, <br>4-Davalı ... hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan Usulden Reddine, <br>5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t9-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tB)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek davalı ... yararına duruşma vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı  davalılar vekilinin yokluğunda HMK'nun 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2025  <br><br>Başkan- ...               Üye - ...                       Üye - ... \t   Zabıt Katibi-...<br>...         ...         ...               ...<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f6d7a1e62230778","SID":"b511f8c9905bf504"}}