{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/305 Esas 2025/277  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/305 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/277<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/686 Esas 2022/242 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 15/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın hak düşürücü süre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, teminat mektubu ve çek garanti tutarlarının nakdi teminat olarak depo edilmesi taleplerinin tasdik edilen konkordato kapsamı dışında kaldığını belirterek 4 adet teminat mektubundan kaynaklanan 1.3222.000,00 TL ile 111 adet çek yaprağından kaynaklanan 289.970,00 TL'nin nakit olarak banka nezdinde açılacak bir hesapta depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın İİK'nun 308/b maddesi uyarınca alacağı itiraza uğramış alacaklının açtığı çekişmeli alacak davası olduğu, alacağı itiraza uğramış alacaklının takdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği, tasdik kararının 05/08/2021 tarihinde ilan edildiği, HMK'nun 104. maddesinde adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bitim gününden itibaren 1 hafta uzatılmış sayılacağı, davacının İİK'nun 308/b maddesinde belirtilen 1 aylık dava açma süresinin 05.09.2021 tarihinde sona erdiği, davacının arabuluculuğa 22.10.2021 tarihinde başvurduğu ve davasını 15.11.2021 tarihinde açtığı, kanunda belirtilen hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; pratik hiçbir faydası kalmayan İİK'nun 308/b maddesi kapsamında dava yerine genel hükümlere dayalı alacak davası yoluyla söz konusu gayrınakit risklerin deposunu (yargılama sırasında nakde dönüşmesi halinde tahsilini)  teminen işbu davanın açıldığını, davanın konkordato hükümlerine değil genel hükümlere dayalı alacak davası olduğunu, İİK'nun 308/b maddesi düzenlemesinin hükme esas alınamayacağını, mahkeme gerekçesinde davanın İİK'nun 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacağın  deposuna ilişkin olduğu belirtilmek suretiyle dava dilekçesinde dayanak olarak yer verilen kanun hükmünün davanın temeli saydığını, hiçbir şekilde konkordato hukukuna dayanılmadığını, dava dilekçesinin hiçbir  yerinde İİK'nun 308/b maddesi hükmüne yer verilmediğini, talebe konu gayrınakit alacakların konkordato hukukuna göre çekişmeli alacak statüsünde bulunduğunu, konkordato yargılamasını yapan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/548 Esas sayılı dosyasının 08/07/2021 tarihli kararı ile çekişmeli alacaklar hakkında depo kararı verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu nedenle çekişmeli alacak için bir pay ayrılmadığından İİK'nun 308/b maddesine dayalı dava açmak ile genel hükümlere dayalı dava açmak arasında bir fark kalmadığını, alacağı çekişmeli olan alacaklının gidebileceği iki yol bulunduğunu, ya belirlenen bir aylık süre içinde dava açarak varsa ayrılmış paydan ödeme yapılmasını talep edecek ya da genel alacak zamanaşımı hükümlerine dayanarak dava açarak alacağını çekişmeli statüden çıkaracağını, Kanun bu haliyle bir aylık süreyi aşarak dava yoluna giden alacaklıya yalnızca ayrılmış paydan ödeme yapılamayacağını ifade ettiğini, İİK'nun 308/b maddesi hükmünde öngörülen bir aylık süre aşıldıktan sonra dava açılmasının maddi hukuk bakımından alacak hakkına olumsuz bir yansıması olmadığını, alacağı kayıtlı olmayan ve alacağını kaydettirmemiş alacaklının dahi her zaman dava açabileceğini, alacağını konkordato kapsamında talep edebileceği düşünüldüğünde, alacağı itiraza uğramış alacaklının daha ağır bir yaptırıma tabi tutulmasının düzenlemenin özüne aykırı olacağını, zaten lafzı itibariyle de süresinde içinde dava açmamış alacaklılar bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler denilmek suretiyle bu süre dışında da dava açılabileceği ve ancak paydan ödeme yapılmasını talep etme haklarının düşeceğinin net olarak anlaşıldığını, aynı düzenlemeye göre böyle bir şartta bankaya depo edilmiş bir pay var ise borçluya iade edileceğini, İİK'nun 308/b maddesi hükmü ile alacağı çekişmeli olan alacaklıya, varsa ayrılmış paydan ödeme yapılabilmesini talep etme hakkı, ilan tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde dava açmış olmak şartına bağlandığını, bundan hareketle süresinde dava açılmamasının alacak hakkının maddi anlamda sona ermesi veya konkordato hükümlerine dayanarak alacağı talep hakkının düşmesi sonuçlarını doğurmayacağını, alacağı nisaba katılmayan ve/veya kendisine pay ayrılmayan alacaklı düşünüldüğünde düzenlemeden kastın yalnızca çekişmeli alacak için ayrılmış payı talep edebilmekle sınırlı olduğunun daha net anlaşıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; gayri nakit alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın depo edilmesi istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/548 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, teminat mektup suretleri, çek karnesi teslim belgeleri, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 13/03/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.\t<br>\tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/548 Esas 2021/545 Karar sayılı dosyasında, davacı ... ... A.Ş. tarafından hasımsız olarak açılan konkordato talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davacının konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne karar verilmiş, anılan karar 05/08/2021 tarihinde gazetede ilan edilmiştir. <br>\tAnılan dosyada alacaklı ... Bankası A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'den 1.322.000,00 TL teminat mektubundan, 249.475,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağı ile 52.666,61 TL nakit alacağın bulunduğunu belirterek başvuru yapıldığı, mahkemece  11/03/2021 tarihli ara karar ile alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin talebinin kısmen kabulüne, davacı ... A.Ş.'den 52.859,84 TL nakit alacağın hesaba katılmasına, gayri nakit alacağın muaccel olup olmadığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden bu yöndeki itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDavacı ile davalı arasında 19/03/2015 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik kararında gayri nakit alacağının yer almadığını iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile hak düşürücü süre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato tasdik kararında nakit alacağının yer aldığı, işbu davaya konu gayri nakit alacağının ise yer almadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tİstinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, işbu alacak davasının hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı, hak düşürücü süreye tabi ise bu sürenin dava tarihinde sona erip ermediği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato tasdik kararında yer alan nakit alacak dışında teminat mektubu ve çekten kaynaklanan gayri nakit alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tEldeki uyuşmazlık, İİK'nun 308/b. maddesinde düzenlenen ve anılan maddede alacakları itiraza uğramış kavramı ile ifade edilen konkordato talep eden borçlunun alacağa itiraz etmesi sonucu çekişmeli alacak haline gelen alacağın depo edilmesi istemine ilişkindir.<br>\tİİK'nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak çekişmeli alacak vasfını kazanır.<br>\tİİK'nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Bu şekilde inceleme yapan mahkemenin vereceği karar, maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz.<br>\tÇekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK'nun 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir. Ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK'nun 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açabilir. <br>\tİİK'nun 308/5. maddesi ile çekişmeli alacaklılar hakkında dava ile özel bir düzenleme gelmemiştir. Alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Süresi içerisinde dava açılmaması durumunda alacaklıların tasdik kararı veren mahkemenin çekişmeli alacağa karşılık olarak ayrılan ve bankaya yatırılan payı talep etmeleri de mümkün değildir. Bu amaçla ayrılan pay talebi borçluya iade edilecektir.<br>\tBuna karşın alacakları itiraza uğrayan alacaklıların genel hükümlere göre her zaman dava açmaları mümkündür. Bu durumda alacakların itiraza uğrayan alacaklıların bir ay içinde dava açmaları halinde çekişmeli alacak olarak İİK'nun 308/b maddesinden yararlanacak, bir aylık süre içinde dava açmaması halinde ise davanın genel hükümlere tabi olacağından çekişmeli alacak olarak bu hükümden yararlanamayacaktır. <br>\tÇekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabidir. Genel hükümlere tabi olma sadece bu konularda söz konusu olup, alacağın tahsili genel hükümlere tabi değildir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece alacağı itiraza uğrayan alacaklının tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açılmasına ilişkin hak düşürücü sürenin alacaklıların tasdik kararı veren mahkemenin çekişmeli alacağa karşılık olarak ayrılan ve bankaya yatırılan payı talep edebilmeleri için açılacak davada söz konusu olacağı, alacağı itiraza uğrayan alacaklının genel hükümlere göre her zaman dava açmasının mümkün olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir (Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/06/2024 tarih 2024/1800 Esas 2024/2180 Karar sayılı ilamı). <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine  gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih ve 2021/686 Esas 2022/242 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi14/03/2025 <br><br>Başkan -            Üye -                   Üye -                Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f166bf50cb58347","SID":"667c117832584c50"}}