{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1323 Esas  - 2025/335 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1323 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/335<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8.ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/226 Esas 2022/314 Karar<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 28/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili aleyhinde 24/06/2013 tarihli kredi sözleşmesine istinaden 1.612.575,35 TL'nin tahsili amacıyla Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe dayanak kredi sözleşmesinde eş muvafakati  bulunmadığından geçersiz olduğunu ve  müvekkilinin sorumlu  tutulamayacağını, davalının takipte kötü niyetli olduğunu iddia ederek müvekkilinin Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine,  %20'den az olmamak üzere tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı dosyasının ... Asansör Taah. İnş. Otom. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklı kefil olunan ve 24/06/2013 tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesine dayalı takip olduğunu, ödeme emrinin davacı tarafa 29/07/2015 tarihinde tebliğ olduğunu ve davacı tarafından takibe herhangi bir itiraz yapılmadan takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sekiz sene sonra davacı tarafça borçlu olunmadığının iddia edilmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının bu aşamada eş muvafakati olmadığı gerekçesi ile  geçersizliğini ileri süremeyeceğini  dava dışı şirkete kullandırılan krediler için davacı taraftan ipotek alındığını, kullanılan kredi ve kefil olunan borca karşılık verilen ipotek için davacının eşi tarafından 24/06/2013 tarihli eş muvafakati verildiğini, davacının eşinin çekilen krediye kefil olduğunu hatta bu kefalet için ipotek verdiğini bildiğini, kefalete ilişkin eş rızasının olduğunun ipoteğe verilen eş rızasından anlaşıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Dava konusu icra takibinin dayanağı genel kredi sözleşmesi TBK'nın yürürlüğünden sonraya ait olup, kredi sözleşmenin kefili davacının kefalet sözleşmesinde eş rızasının olmadığı, sözleşme tarihi itibariyle şirketin ortak veya yetkilisi olmadığı, kredinin teminatını teşkil etmek üzere verilen taşınmaz ipoteğinde eş rızasının bulunmasının kredi sözleşmesine kefaleti geçerli kılamayacağı, ipotekteki eş rızasının kefaletteki eş rızasına şamil olamayacağı, bu haliyle davacının kefaletinin geçerli olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne,  davacının Ankara  9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de dosya kapsamı itibariyle davalının kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu icra takibinden 9 yıl sonra eş muvafakati bulunmadığı gerekçesiyle kefaletin geçersizliğini ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu, eş rızası bulunmadığı hususunun davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini, bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığının, ipotek tesisi için alınan eş muvafakatinin kefaleti kapsadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı dosyasına dayanan kredi sözleşmesinin kefili olan davacının kefaletinin geçersiz olduğu iddiası ile icar takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; \t<br>\tAnkara 9. İcra Müdürlüğünün 2014/14567 sayılı dosyasının uyap üzerinden gönderilen kayıtlarının incelenmesinde; davalı - alacaklı tarafından, davacı - borçlu ile dava dışı ... ve ... hakkında 24/06/2013 tarih, 2.500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine dayalı olarak 1.612.575,35 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 1.774.023,18 TL alacağın tahsili isteğiyle 24/07/2014 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin davacıya 29/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borca itirazın bulunmadığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.<br> \t Takibin dayanağı olan 24/06/2013 Genel kredi sözleşmesi incelenmesinde;  2.500.000,00 TL limitli asıl borçlusu ... Asansör Taah. İnş. Otom. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., kredi limiti 2.500.000,00 TL olan genel kredi sözleşmesi olduğu, davacının 2.500.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmede eş rızasının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamından, davacı ile dava dışı ... Asansör Taah. İnş. Otom. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., arasında 24/06/2013 tarihli 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, ancak eş rızasının bulunmadığı, dava dışı asıl borçlu şirketin ortak veya yetkilisi de olmadığı  anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlık; 24/06/2013 tarihli kredi sözleşmesindeki davacının kefaletinin geçerli olup olmadığı, kredi borcunun teminatı için verilen ipotekteki eş rızasının kredi sözleşmesinin kefaletinde de eş rızası olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.<br>6098 sayılı TBK'nın  \"Eşin Rızası \" başlıklı 584. Maddesinde; \" Eşlerden biri mahkemece verilmiş ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.<br> Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.\" hükmünü haizdir.<br>\tAynı maddeye 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı yasanın 77.maddesi ile eklenen 3.fıkrasında ise \"Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak yada yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz\", hükmü eklenmiştir.<br>\tBuna göre eşin kefalet akdine vereceği rızada kefalet akdi gibi yazılı olmalı, sorumlu olunacak azami miktar ve tarihi de içermelidir. Rızanın kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç sözleşmenin kurulması sırasında alınması gerekir. Sözleşme kurulduktan sonra diğer eş tarafından sözleşmeye icazet verilmesi imkanı tanınmamıştır.<br>\tİsviçre Federal Mahkeme kararlarında istikrarla belirtildiği üzere şekil noksanı ile sözleşmenin butlanını ileri süren taraf hakkını kötüye kullanmış olmaz. Butlanı ileri süren tarafın böyle bir ithamdan kurtulabilmesi, sözleşmeyi yerine getirmeden kaçınmada korunmaya değer bir menfaati bulunduğunu ispata bağlı değildir. Aksine somut olayda butlanı ileri sürme hakkının kullanılmasını dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı bir hale koyan durumların varlığını butlanın ileri sürülmesine kabul etmeyen diğer tarafın ispatlaması gerekir. Hakkın kötüye kullanılmasından söz edebilmek için şekil noksanı ile sakatlanmış bir muamalenin muteberliğine taraflardan birinin itirazda bulunması yeterli değildir; ayrıca özel durumlar sebebi ile onun itirazının dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı görünmesi gerekir. \t(Medeni Hukukun Genel Teorisi ve Şahıslar Hukuku ile ilgili İsviçre Federal Mahkeme Karraları  1961-1965, Prof. Dr. Aytekin Ataay) <br>\tKanunun aradığı geçerlilik şekil sakatlığının sonradan ileri sürülmesi başlı başına kötüniyet olarak kabul edilemez. Ancak her somut olayın ayrı ayrı irdelenmesi gerekir. Bir hakkın kullanılması bu hakkın gayesine (amacına) aykırı düştüğü taktirde açıkça kötüye kullanma mevcuttur.<br>\tSomut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davacının dava konusu genel kredi sözleşmesinde kefaleti yönünden eş rızasının bulunmadığı, dolayısıyla  kefaletinin kanunun aradığı yasal şartları taşımadığından geçersiz olduğu anlaşılmakta olup, dosyadaki bilgilere göre kredinin açılmasının salt davalı kefilin kefaletinin güçlülüğünden kaynaklandığı, anılan kefalet taahhütü olmaması halinde kredinin açılamayacağı ve kredinin kullandırılmasının salt kefilin davranışları ile uyandırdığı kefalete dayalı bulunduğu ispatlanamamıştır Bu durumda davalı kefilin şekil noksanlığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılmak vasfında olduğu davacı bankaca açıkça ortaya konulamadığından ve  davacının maliki bulunduğu taşınmazın asıl borçlunun borcunun güvencesi için tesis edilen ipotek  nedeni ile düzenlenen  24/06/2013 tarihli muvafakatnamenin borçların teminatını teşkil etmek üzere ipotek etmesine muvafakata ilişkin olup, kredinin teminatını teşkil etmek üzere verilen taşınmaz ipoteğinde eş rızasının bulunmasının kredi sözleşmesine kefaleti geçerli kılamayacağı, ipotekteki eş rızasının kefaletteki eş rızasına şamil olamayacağı, bu durumda kefaletin geçersizliğinin kabul gerektiğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 110.155,02 TL harçtan peşin alınan 27.538,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 82.616,26‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025<br><br><br>Başkan-           Üye -                 Üye -                       Zabıt Katibi <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee3bcb89b57ae6de","SID":"226f777fefc81edb"}}