{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1858 <br>KARAR NO:2025/328<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:06.07.2021<br>NUMARASI:2019/641 Esas - 2021/549 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka nezdinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalayan davalı müşterinin sözleşme uyarınca kullandığı kredileri vadesi geldiğinde ödemediğini, bunun üzerine banka tarafından birikmiş borçların ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini, İhtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı müşteri hakkında ilamsız takip yapıldığını, davalı müşterinin ödeme emrine itiraz ettiğini, davalının borca itirazında takip ve dayanak işlemlere yönelik bir itiraz nedeni bildirmediğini, itirazın haksız olduğunu beyanla; davanın kabulü ile davalının ... sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline ve takibin devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacakların davalı yandan tahsiline, davalı yanın % 20’den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilin ikametgah adresinin Kartal/İstanbul olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, Davacı tarafın dava, iddia ve taleplerinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun ve zaman aşımına uğradığını, Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının TBK’nın 583. maddesinde düzenlendiğini, kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi gerektiğini, ancak dava konusu edilen mesnet Genel Kredi Sözleşmesindeki el yazılarının hiçbirisinin davalı müvekkil ...’e ait olmadığını, Davaya konu edilen sözleşme ve eklerinde müteselsil kefil olarak gösterilen müvekkilin sadece imzalarının mevcut olduğunu ve müvekkil ...’ün müteselsil kefil olarak sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca asıl borçlu hakkında takip yapılıp ta semeresiz kalmadan ve kefillikten önce rehin verilmişse rehine başvurmadan adi kefile yönelmenin mümkün olmadığını, Kredi kullandırılan ...Şti.’nin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1394 E ve 2018/925 E. sayılı dosyalarından konkordato istemli davalar açılmış olduğunu ve geçici mühlet kararı dahi alınmış bulunduğunu beyanla; öncelikle dosyanın, yetkili ve görevli olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın, usulden veya esastan reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...  hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda ;Dava dışı asıl borçlu bakımından, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle; 203.075,69 TL Asıl Alacak tutarı, 6.852,13 TL İşlemiş Faiz ve 342,61 TL BSMV olmak üzere, toplam 210.270,43 TL alacak tutarı bulunduğu,Dava dışı asıl borçlu ile birlikte 17.08.2018 tarihinde temerrüde düşen davalı kefil ...’ün, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde 3.750.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti nazara alınarak ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek  dava dışı asıl borçlu şirket için hesaplanan 203.075,69 TL Asıl Alacak tutarı, 6.852,13 TL İşlemiş Faiz ve 342,61 TL BSMV olmak üzere toplam 210.270,43 TL nakit borç tutarından davalı kefilin sorumlu tutulabileceği; ancak davacı bankanın takip talebinde, Çek Taahhüt ve Çek Sorumluluk Bedelinden davalı kefil sorumlu tutulmadığından, 203.075,69 TL Asıl Alacak Tutarından 1.600,00 TL’lık Çek Sorumluluk Tutarı ve işlemiş faiz tutarının düşülmesi gerektiği bu durumda, davalı kefil ...’ün; 201.475,69 TL Asıl Alacak tutarı, 6.798,57 TL İşlemiş Faiz ve 339,93 TL BSMV olmak üzere, toplam 208.614,19 TL borçtan sorumlu olduğu...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; ... sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 201.475,69-TL asıl alacak, 6.798,57-TL işlemiş faiz ve 339,93-TL BSMV'si olmak üzere toplam 208.614,19-TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (201.475,69-TL) 29.908,41-TL'lik kısmına takip tarihinden %30,24 faiz oranı, 171.567,28-TL'lik kısmına ise %28,08 faiz oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına, davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20 si olan 41.722,83-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Hükme esas 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan faiz oranına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, takibe konu ticari kredi/krediler için uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %75 olduğunu, müvekkili banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan sözleşmelerin ticari nitelikte sözleşmeler olduğunu, imzalanan sözleşmelerin ve müvekkili bankanın ticari işlere uyguladığı faiz oranları göz önünde bulundurulduğunda ve TTK'nın 8.maddesinde yer alan ticari işlere uygulanacak faiz oranlarına ilişkin hükmü gereği ticari işlerde temerrüt faiz oranının serbestçe belirlenebilir olduğunu, Müvekkil banka ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde de \"...temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği günler için Banka'ca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir...\" şeklinde belirtildiğini, bilirkişice taraflar arasında imzalanan sözleşmede, temerrüt faiz oranının açıkça belirtilmemiş olduğu iddia edilerek akdi faiz üzerinden temerrüt faiz hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, görüldüğü üzere  sözleşmede temerrüt faizine ilişkin madde bulunduğunu, emsal nitelikteki Yargıtay 19. HD., E:2014/17586, K:2015/7708, T:26.05.2015 ve  Yargıtay 19. HD, E:2013/10777, K:2013/14096, T:18.09.2013 kararlarının ekli olduğunu, Yukarıda yer alan açıklamalarımız ve müvekkil banka ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde de belirtildiği üzere; müvekkili bankanın ...'ye  bildirmiş olduğu kredi faiz oranlarından en yüksek olanının yıllık %50 fazlasının hesaplanmasıyla temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, İş bu itirazlarının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de yer almasına ve taraflarınca, ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi talep edilmişse de; mahkemece talebin değerlendirilmeden karar verildiğini, Tarafınca açılmış olan itirazın iptali dava dosyasının, bilirkişi raporuna itirazları  doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesi taleplerininde de ilk derece mahkemesinde değerlendirilmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, dava dışı kredi asıl borçlusu şirkete kullandıran kredi borcunun davalı kefilden tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 203.075,69-TL asıl alacak, 6.852,13-TL işlemiş faiz, 342,61-TL faizin BSMV'si ve 43.200-TL 27 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 253.470,43-TL'nin tahsili amacıyla asıl borçlu şirket ile davalı kefil aleyhine  ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlu kefilin itirazı ile duran takip dayanak gösterilerek eldeki davanın açıldığı, davacı takip alacaklısı tarafından başlatılan takipte 43.200-TL 27 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinden yalnızca asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen itirazın iptali davasının bu kalem alacak da dahil edilmek üzere  ve  253.470,43-TL müddeabih gösterilerek açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince bilirkişi raporundaki hesaplama ışığında ve az yukarıda ifade edildiği üzere  takipte 43.200-TL 27 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinden yalnızca asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu belirtildiği dikkate alınarak bu tutarın mahsubu ve davalı kefilden talep edilebilecek tutarın hesaplanması sonucuyla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Davalı kefilin icra takibinde belirtildiği üzere 43.200-TL 27 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinden sorumlu olmadığı belirtildiğinden bu tutarın mahsubu doğru olmuştur. İlk derece mahkemesince bunun dışında alınan bilirkişi raporunda, dava dışı asıl borçlu ile birlikte 17.08.2018 tarihinde temerrüde düşen davalı kefil ...’ün, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde 3.750.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti nazara alınarak ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek  dava dışı asıl borçlu şirket için hesaplanan 203.075,69 TL Asıl Alacak tutarı, 6.852,13 TL İşlemiş Faiz ve 342,61 TL BSMV olmak üzere toplam 210.270,43 TL nakit borç tutarından davalı kefilin sorumlu tutulabileceği; ancak davacı bankanın takip talebinde, Çek Taahhüt ve Çek Sorumluluk Bedelinden davalı kefil sorumlu tutulmadığından, 203.075,69 TL Asıl Alacak Tutarından 1.600,00 TL’lık çek sorumluluk tutarı ve işlemiş faiz tutarının düşülmesi gerektiği, bu durumda davalı kefil ...’ün; 201.475,69 TL Asıl Alacak tutarı, 6.798,57 TL İşlemiş Faiz ve 339,93 TL BSMV olmak üzere, toplam 208.614,19 TL borçtan sorumlu olduğu tespiti ile hüküm kurulmuş, davacı vekilince bilirkişi raporunda yapılan hesaplama kapsamında temerrüt faiz oranının hatalı değerlendirildiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Ancak hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi raporu içeriğinde de işaret edildiği üzere, ticari kredi  bakımından temerrüt faizinin değerlendirilmesinde taraflar arasındaki sözleşmede açıkça temerrüt faiz oranı belirlenmediğinden, dava konusu ticari kredi bakımından hesabın kat edildiği tarihte bankaca fiilen  uygulanan  en yüksek  akdi faiz oranın %50 si  ( %18,72* 1,50 = %28.08) oranıyla hesaplanan temerrüt faizi, yine kredili mevduat ve  şirket kredi kartı yönünden ... nin 2018-25 sayılı duyurusu uyarınca belirlenen temerrüt faizi  ile yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar dikkate alınarak kurulan hüküm isabetli olup, temerrüt faizi ve oranı yönünden davacı vekili istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendinin  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92463a9decb69dea","SID":"abc7abbe39a73d0c"}}