{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 24/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshi nedeni ile davacı müvekkili tarafından işçi alacaklarının davalı firma tarafından ödenmesi amacıyla arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonunda tarafların anlaşamadıklarına dair arabuluculuk son tutanağı tanzim olunduğunu, iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenlerle fesih olunduğunu, müvekkilinin davalı şirket sahibinin kayın biraderi ve akrabası olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 2000 yılından beri kesintisiz çalıştığını, yine müvekkili davalı işyerinde kesintisiz çalışmış olduğu halde, müvekkilinin sigorta kaydının davalı şirket sahibi tarafından sahip olduğu birden fazla ve farklı ticari ünvanlı grup şirketlerinde gösterildiğini, müvekkilinin SGK hizmet dökümünün celbi halinde görüleceği üzere müvekkilinin çalışmış olduğu firmaların davalı şirket ile yetkilileri ve kurucularının aynı olduğunu ve şirketlerin aralarında organik bağ bulunduğunu, SGK hizmet dökümüne göre müvekkilinin çalıştığı şirketler, çalışma tarihleri ve yetkililerinin; ... (...) (...,...), ... Şti. (...) (... , ...., .,..), ... . Şti. (...) (..., ... ), ... . (... ), ... . Şti.  (...), .... Şti. (...) (... , .... , ... ) olduğunu, müvekkilinin, 2000 yılından beri davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu davalı şirket ve diğer aralarında organik bağ olan grup şirketlerde, fakat aynı işyerinde kesintisiz çalıştığını, SGK hizmet dökümünde de görüleceği üzere müvekkilinin bir şirketteki sigortasına son verildiğini, akabinde ertesi gün organik bağ olan diğer şirkette sigorta girişi yapıldığını, ancak müvekkilinin fiili olarak ve sürekli surette ...iş yerinde, vinç operatörü olarak çalışmaya devam ettiğini, SGK kayıtlarından görüleceği üzere müvekkilinin davalı işyerinde çalışması ve sigortalılığı hiçbir zaman son bulmadığını, yalnızca aralarında organik bağ bulunan grup şirketlerinde bilgisi ve rızası dışında değişiklik yapıldığını, davacı müvekkilinin, firma yetkilisi ve aynı zamanda eniştesi olan ...tarafından kendisine çalışması esnasında hakaret edildiğini, sinkaflı sözler söylenerek küfür edildiğini ve işi bırakmasının istendiğini, sonrasında ise davalı işverence çalışma koşulları ağırlaştırılarak kendisine mobing uygulandığını, ağır çalışma koşulları altında çalışmak zorunda bırakıldığını beyan ve iddia ettiğini, yine müvekkili tarafından, davalı firmadan ağır çalışma koşullarının değiştirilmesi ve ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin kendisine ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından çalışma koşullarında iyileştirme yapılmadığı gibi fazla mesai ücret ödemelerinin de yapılmadığını, en son olarak müvekkilinin haklı taleplerinin karşılanması için şirket yetkilisine müracaat ettiğinde davalı şirket yetkilisi tarafından kendisine ''...çık git buradan lan, senle çalışmıyorum...'' şeklinde çalışanlar yanında küçük düşürücü sözler söylendiğini beyan ve iddia ettiğini, davalı işverence, müvekkilinin çalışma şartlarının iyileştirilmemesi ve hak etmiş olduğu fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle fesih olunduğunu ve fesih ihtarnamesi ile birlikte kıdem, ihbar, fazla mesai, ubgt hafta tatili alacağı ve diğer tüm işçilik alacaklarının kendisine ödenmesi talepli olarak ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından  davalı şirkete karşı öncelikle; Antalya 5. Noterliği 28.06.2019 tarih ...yevmiye numaralı iş akdinin haklı nedenle feshine dair ihtarname gönderilmişse de adres nedeni ile iade geldiğini, bu kez Antalya 5. Noterliği 23.07.2019 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ...kayıtlı olan adresine iş akdinin haklı nedenle feshine dayalı ihtarname gönderildiğini, yine müvekkilinin, davalı şirkette iş akdini haklı nedenle fesih ettiği tarih itibariyle net 4.000,00-TL maaş ile çalıştığını, SGK kayıtlarında ve banka dökümlerinde müvekkilinin maaşının asgari ücret olarak gösterildiğini, ancak müvekkilinin asgari ücretin üzerindeki kalan kısmını her ayın 5-10 arası elden ödendiğini beyan ettiğini, iş bu sebeple davalı şirketin ticari defterlerinin celp edilerek incelenmesini talep ettiğini, diğer taraftan müvekkilinin davalı şirkette vinç operatörü olarak 08:00- 20:00 saatleri arasında çalıştığını, bazen de işin bitmemesi nedeniyle sabah 08:00'dan ertesi gün 08:00'a kadar çalışmaya devam ettiğini beyan ve iddia ettiğini, bu hususun yargılama sırasında dinlenecek tanık beyanları ile ispat olunacağını, müvekkiline bu fazla çalışma karşılıkları ücretin ödenmediğini, müvekkilinin resmi ve dini bayram tatillerinde de çalıştığını, müvekkiline UBGT alacaklarının da ödenmediğini, yine müvekkilinin haftanın 7 günü iş gereği ve işin yoğun olması nedeniyle hafta tatilinde de çalıştığını ve ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin, davalı işveren tarafından kendisine yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmadığını ve yine iş bu yıllık ücretli izin karşılığı ücretinin de ödenmediğini beyan ettiğini, yine müvekkiline kıdem tazminatı ödemesi de yapılmadığını, davacı müvekkili tarafından iş akdinin haklı nedenle fesih edilmesi nedeni ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL kıdem tazminatı, 200,00-TL fazla mesai ücreti, 200,00-TL UBGT ücreti, 200,00-TL yıllık izin ücreti ve 100,00-TL hafta tatili ücret  alacağı olmak üzere toplam 1.700,00-TL alacağın; kıdem tazminatı için akdin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile, yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, fazla mesai ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile, UBGT ve hafta tatili ücret alacağının ise dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacının müvekkili şirket yetkilisi ...ile akraba olduğunu, dava konusu iş akdinin davacı tarafından feshedildiğini, davacının iş akdini özel sebeplerinden ötürü feshettiğini, davacının müvekkili şirkette 09/11/2017 tarihinden itibaren çalıştığını, davacı ve eşi bbbu tarihten önce sözleşmesi sunulan b....'ni kurarak 29.04.2013 tarihine kadar bu şirkette ortak ve yetkili olarak çalıştığını, yani .,..sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının 29.04.2013 tarihine kadar bu şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacının piyasa koşulları nedeniyle 29.04.2013 tarihinde ...Ltd. Şti'ndeki eşi ve kendisine ait olan hisseleri ...eşi davacının da kardeşi olan ...devrettiğini, bu tarihten sonra şirkette çalışmaya devam ettiğini, ancak davacının kendisine ait olan şirkette çalışmasından dolayı kıdem tazminatı istemesinin hukuken kabul edilmeyince davacının hisselerini kız kardeşi ...29.04.2013 tarihinde devrettikten sonra 08.11.2017 tarihinde ... istifa ettiğini, davacı şirketin yeni ve tek ortağı ... kardeşi olmasından dolayı kıdem tazminatını hukuken hak etmediği halde davacıya ait ... Bankası Sanayi Sitesi Şubesi ... ıban nolu hesaba tazminatının yatırıldığını, bundan sonra da akraba olmasından dolayı işsiz kalmaması için müvekkili şirkette çalışabileceği belirtilerek müvekkili şirkette 09.11.2017 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, dava dilekçesinde davacının fazla çalışma, hafta tatili UBGT ücreti işçi tarafından hak edildiği tüm ayların bordrolarında belirtildiğini ve işçi tarafından itirazi kayıt konulmadan imzalanan bordrolarla aynı şekilde davacıya ait ... Bankası Sanayi Şubesinde bulunan hesaba yatırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"..Anonim şirketlerde işveren sıfatını taşıyan organ bir kuruldan oluşabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür. Bu bağlamda TTK’nın 367. maddesi uyarınca anonim şirket, yönetimini tek bir yönetim kurulu üyesine bırakılabileceği gibi üçüncü kişiye de devredebilir. Bu düzenleme çerçevesinde yönetim yetkisini devralan yönetim kurulu üyesi yahut üçüncü kişi organ sıfatıyla somut işveren niteliğine sahip olacaktır. Zira tüzel kişinin temsil ve yönetimi ile iradesi bu kişi tarafından ortaya konmaktadır (Süzek, s. 144). Böyle bir durumda murahhas yönetim kurulu üyesi ya da müdür olarak TTK’nın 367. maddesi kapsamında atanan kişiler sahip oldukları işveren sıfatlarıyla ve iş sözleşmesi dâhilinde iş görme ediminin ifası sırasında yönetim ile emir ve talimat verme yetkisine sahip olurlar. Bu sebeple şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan bu kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılamazlar. Bu bağlamda şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak yöneten ve bu suretle kişi-organ sıfatına sahip anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, iş hukuku bağlamında somut işveren niteliği haiz olup bu kişilerin anonim şirketle aralarındaki ilişki iş/hizmet ilişkisi olarak kabul edilemez.<br>Davacının, 22/01/2008 – 29/04/2013 tarihleri aralığındaki işçilik alacaklarının talep edildiği dönemde dava dışı ... Ltd. Şti.’nin, kuruluşundan 29/04/2013 tarihine kadar dava dışı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, bu dönem için davacı ile dava dışı şirket arasında iş/hizmet ilişkisi bulunmadığı, buradan hareketle davacının, yönetim organı sıfatıyla, “temsil ve ağırlama ödemesi” gibi şirket yönetim organına ödenen ücret türlerinden talep hakkının olabileceği, bu talebin ise davalı şirketten değil, münferiden temsile yetkili müdür görevinin icra edildiği şirket olan dava dışı ... Şti.’den talep edilebileceği kabul edilmiştir.\" gerekçesiyle karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunun İş Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, işbu dava döneminde dahi müvekkilinin davalı şirket emrinde çalıştığını, taraflar arasında İş Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve şahit beyanları ve dahi bilirkişi raporları ile organik bağın sabit olduğunu, hal böyle iken  Mahkemece dava konusu ihtilafın hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı firmada vinç operatörü olarak çalıştığını, davalı şirketin gerçek sahibi ve idare edenlerinin ... ve ...olduğunu, bu haliyle davalı şirket ile müvekkili adına gösterilen şirketin gerçek sahibinin ...olduğunun açık olduğunu ve müvekkili adına olan durumun ise kaydi ve muvazaalı bir durum olduğunu, hepsinden önemlisinin bu muvazaalı durumun müvekkilinin bilgisi dışında davalı şirket yetkilileri tarafından yaratıldığını ve şimdi de bu durumun müvekkilinin aleyhine kullanılmaya çalışıldığını, bu halin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve hukuken himaye olunamayacağını, aynı şekilde davalı şirket yetkililerinin yıllarca yasal hukuki ve cezai riskleri müvekkili uhdesinde tutarak şimdi de tazminat sorumluluğundan kurtulmak için usulü itirazda bulunmalarının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, buna göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerine reddine dair verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın tevil yollu ikrarı ve dosya münderecatı ile sabit olduğu üzere davalı şirket yetkililerinin müvekkilinin bütün şirketlerinde hem ağır iş olan vinç operatörü olarak çalıştırdıklarını, hem şirketlerinde idareci göstererek hukuki ve vergisel sorumluluk altına soktuklarını ve müvekkilinin bu emek ve mesaisinin karşılığını ödemediklerini, müvekkilinin işçi olduğu ve bütün çalışmasının davalı şirket yöneticilerinin emir ve talimatları altında yapıldığını, bu haliyle müvekkilinin alacağının işçi alacağı olduğunu, hal böyle iken davalı şirket yetkililerinin şekle aykırılığa ve usule ilişkin dürüstlük kuralına aykırı iddialarının kabulü ile müvekkilinin hakkının teslimine mani olur mahiyette verilen mahkeme kararının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece davanın kabulü yerine dava konusu hukuki ihtilafın hukuki nitelendirmesindeki hata nedeniyle husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar tesis edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin şirketi idare etmiş olduğu iddia edilen döneme ilişkin operatörlük işi yanında şirket idaresi gibi ek iş yaptırıldığı hususu birlikte değerlendirildiğinde şirketin idaresi ve dahi vinç öperatörlüğü işi için ödenmesi lazım gelen ücret ve fazla mesai ücretinin de müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek usul ve kanuna aykırı Yerel Mahkeme kararının istinafen tetkiki ile kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olan davacının alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın HMK 114/1. maddesine göre husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, Antalya 5. İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhine 2000 yılından beri davalı şirket nezdinde ve davalı şirketin organik bağ içerisinde olduğu diğer şirketlerde olmak üzere sigortalı olarak çalıştığını, esasen şirketlerin ortak ve yetkilisi ...nezdinde vinç operatörü olarak çalıştığını iddia ederek ödenmeyen işçilik alacakları olarak; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ubgt ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacağının bulunduğundan bahisle dava açıldığı, tahkikat neticesinde Antalya 5. İş Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında davacının iddia ettiği gibi ...Şti, ,..., ... . ve .b... Şti. ünvanlı 4 şirket arasında organik bağ bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin ...E. sayılı ilamı ile “…22.01.2008 - 29.04.2013 tarihleri arasındaki dönemde ... Şirketi'nin %96 hisseye sahip kurucu ortağı (şirketin %4 hissesi davacının eşi ... adına kayıtlı) aynı zamanda şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürüdür. Yani davacı bu dönemde şirketin hem %96 hisseye sahip büyük ortağı, hem de yetkili müdürüdür. O halde 22.01.2008 - 29.04.2013 arası dönem için taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olduğu kabul edilemez. Davacının işçi sayılmadığı 22.01.2008 - 29.04.2013 tarihleri arasındaki dönem bakımından görevsizlik kararı verilmeli…” davacının organik bağ içinde olduğunu iddia ettiği ve hizmet dökümünde çalışmalarının göründüğü ... Şti. ünvanlı şirketin %96 hisse ile kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğundan 22.01.2008 - 29.04.2013 arası dönem için taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olduğu kabul edilemeyeceğinden davacının işçi sayılmadığı 22.01.2008 - 29.04.2013 tarihleri arasındaki dönem bakımından davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olmadığının belirlendiği, kaldırma kararı sonrası Antalya 5. İş Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında davacının kurucu ortak ve yetkili müdür olduğu ve işçi sayılmadığı 22.01.2008 - 29.04.2013 tarihleri arasındaki dönem bakımından tefrik kararı verilerek tefrik sonucu oluşturulan ...E. dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Davacının talepleri; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ubgt ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacağıdır. Anılan talepler, 4857 sayılı İş Kanunu'ndan doğan işçilik alacakları olup, davacı ile davalı şirket ile aralarında organik bağ olduğu kesinleşen mahkeme ilamı ile kabul edilen ...Ltd. Şti.  arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının bu şirketin %96 hisse ile kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, mahkemece, taraflar arasında, İş Kanunu kapsamında bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığı ve buna bağlı olarak davanın reddi gerekirken husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi isabetli olmamıştır.<br>Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Açıklanan sebeplerle davacı  vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE;<br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL peşin harç ve 1.683,10 TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2024 tarih ve ...Esas - .,..Karar sayılı, ...Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yapılah yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 891,50 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 518,00 TL posta masrafı, 30,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.717,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>e- Antalya Genel  İcra Müdürlüğü'nün 04/12/2024  tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan 27.240,00 TL nakdi teminatın talebi halinde İcra Müdürlüğünce davacıya İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE harç ile ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/02/2025     \t\t\t<br>....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"652ef4c7eb073ae0","SID":"7bef828e5dc21b8f"}}