{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi                        <br>Tarihi:06/11/2024  <br>Davanın Türü:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya Genel İcra ... E)<br>Karar Yazım T:27/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, şirket merkezi Antalya'da bulunan davacı şirketin alüminyum, PVC vb. yapı işleri ile uğraştığını, davalı şirketin 2021 tarihinde inşaatına başlamış olduğu ... Ada ... Parsel .../Manavgat'ta ... Hotel isimli otelin yapım işlerine dair 4 adet taşeron sözleşmesi akdettiğini, davacı şirketin, sözleşmeler kapsamında kendisinin yüklenicisi olduğu işlerin tamamını bitirdiğini ve cari muhasebe kaydına istinaden davalının bakiye kalan 128.176,00-TL borcunu ödemesi için davalı şirkete 04/12/2021 tarihinde mail gönderdiğini, davalı tarafça faturanın kabul edilmediğini ve iade edildiğini belirttiğini ve bunun üzerine takip yapıldığını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, borçlu aleyhine takip konusu tutarın %50'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davacının 11/05/2023 tarihinde arabulucuya başvurduğunu, işbu tarihte itirazdan haberdar olduğunu, taraflar arasında dava öncesi zorunlu arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını işbu davanın süresinden sonra açıldığını, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, alacaklı tarafından yetki itirazları kabul edildiği halde yetkili icra dairesinden taraflarına ödeme emri tebliğ edilmediğini ve dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmediğini, ayrıca yetkili mahkemenin icra takibinin açıldığı yer mahkemesi olan Antalya Mahkemeleri olduğunu, sözleşmelerin toplam tutarını aşan kısım için kesilen faturaların hangi sözleşme, iş ve imalat karşılığı kesildiğinin müvekkili tarafından anlaşılamadığını, davacı tarafın da dava dilekçesinde bu durumu açıklamadığını, davacı tarafın, müvekkilini borçlu gösterip haksız kazanç elde etmek amacıyla hareket ettiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi \"...Taraflar arasında davalıya ait... Otel'de yapılacak yapım işlerine ilişkin 15/01/2021 ve 07/04/2021 tarihlerinde dört ayrı sözleşme düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden üçünde yetkili mahkeme olarak sadece Antalya Mahkemeleri belirlenmiş, 2-04-01-2021 nolu sözleşmede ise hem Antalya Mahkemeleri hem de Manavgat Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Taraflar arasındaki üç sözleşme yönünden sadece Antaya Mahkemelerinin yetkili Mahkeme olarak kararlaştırılmış olması sebebiyle bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalara ilişkin Mahkememizin yetkisi bulunmamaktadır. 2-04-01-2021 nolu sözleşmede her ne kadar Antalya Mahkemelerinin yanı sıra Manavgat Mahkemelerinin de yetkili olacağı kararlaştırılmışsa da sözleşmelerin taraflarının aynı olması ve birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle tüm sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde ortak yetkili Mahkeme olarak Antalya Mahkemelerinin yetkili olacağı kanaatine varıldığından dosya tefrik edilmeksizin yetki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak tacir olan taraflar arasında yetki sözleşmesi yapıldığı ve davalı tarafça da süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından ve yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceğinden yetki itirazının kabulüne...\" karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, davacının icra müdürlüğündeki yetki itirazlarını kabul edip davayı başta Manavgat Asliye Ticaret Mahkemesine açtığını, ancak Manavgat İcra Müdürülğüne dosyanın gönderilip ödeme emri tebliğ edilmediğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, dava şartlarının incelenmediğini beyanla kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır.  Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. <br>2.Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3.Değerlendirme <br>3.1.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davası 2004 sayılı Kanun'un 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, alacaklının itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmaması ve itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması gerekmektedir. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı ise itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2017/11-1299 Esas, 2021/779 Karar sayılı kararı). <br>3.2.Bu aşamada uyuşmazlığın çözümü için icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin değerlendirme yapılması gerekir. İlamsız icradaki yetki, bir ilamsız icra takibine hangi yerdeki icra müdürlüğü tarafından bakılacağını gösterir. Yargıtayın yerleşik içtihatları ve kararlılık kazanmış uygulamalarına göre, itirazın iptali davasını gören mahkeme, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın,  öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Hukuk Genel Kurulunun 04.07.2019 tarihli ve 2017/15-261 Esas, 2019/854 Karar sayılı kararı).   İtirazın iptali davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış ve  geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilen hallerde, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı müddetçe  açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır.<br>3.3.HMK 115. maddeye göre dava şartları öncelikle incelenmeli, dava şartı noksanlığı yok ise HMK 116. maddeye göre ilk itirazlar incelenmelidir. Bu nedenle mahkemenin öncelikle icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı ve dolayısı ile usulüne uygun bir takibin varlığından söz edilip edilemeyeceği hususunda itirazın iptali davasının kendine özgü dava şartlarından olan geçerli bir takipten ( somut olayda yetkili icra müdürlüğünden başlatılmış) söz edilip edilemeyeceği hususu değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava şartlarından sonra nazara alınacak mahkemenin yetkisinin değerlendirilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.  <br>3.4.Yukarıda  açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nun 353/1a-4  maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı tarafa iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 27/02/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5566889b28457924","SID":"63df527343801a2c"}}