{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2015/607 Esas - 2018/541<br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t                               TÜRK MİLLETİ ADINA     \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                            \t\tGEREKÇELİ\tKARAR<br>ESAS NO\t: 2015/607 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/541<br><br>HAKİM                               : ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 18/05/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 12/07/2018<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 23/07/2018<br>            Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İddia ve savunmaların özeti; <br>Davacı vekili 15/05/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili üniversitenin ... müşteri numarası ile davalı şirketin müşterisi olduğunu, davalı şirket tarafından, elektrik faturalarına \"kayıp bedeli\" adı altında her ay değişen miktar da ücret yansıtıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarih 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar numaralı emsal içtihadı ile tüketiciden kayıp - kaçak bedeli alınamayacağını,  müvekkili üniversiteden \"kayıp bedeli\" adı altında haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen toplam 28.170,17 TL'nin iadesi gerektiğini belirterek, 28.170,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili Mahkememize vermiş olduğu 14/07/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin haksız olduğunu, enerji piyasalarında regülatör kurum olan EPDK'nın Anayasa ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla genel ve soyut düzenlemeler yapabilme ve normlar koyabilme yetkisine sahip olduğunu, Anayasanın 124. maddesine göre, kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulanması amacıyla yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olduğunu, dava konusu yapılan ve iadesi talep edilen bedellerin kurumun düzenleme yapma yetkisine dayanarak belirlendiği ve kurul kararıyla uygulamaya akseden, davacının da dahil olduğu lisans sahibi şirketler tarafından tahsil edilen bedel olduğunu, tüm bu lisans sahibi şirketler açısından geçerli olan ve uyulup uyulmaması noktasında serbesti bulunmayan tarifelerin kurul kararıyla belirlendiğini, tüketicilere kesintisiz bir elektrik hizmeti sağlanabilmesi için üretilen elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması faaliyetin doğal bir sonucu olduğunu belirterek reddine ve davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle de dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Toplanan deliller, dellilerin değerlendirilmesi ve gerekçe:<br>Dava dilekçesi ekinde, söz konusu fatura suretleri  dosyaya sunulmuştur.<br>Huzurdaki dava öncelikle Samsun 2. Tüketici Mahkemesine açılmış, Mahkemece 2015/406 Esas 2015/557 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.<br>... İl Müdürlüğü Faturalama Şefliği'nin 06/07/2015 sayılı yazısı  ekinde ... müşteri numaralı abone sözleşmesinin sureti ile Temmuz 2013 ve Aralık 2014 tarihleri arasında kayıp kaçak bedelini gösterir evrak sureti gönderilmiştir. <br>Tüm deliller toplandıktan sonra davacı abone açısından davaya konu dönem için yapılan kesinti miktarı ve niteliğinin tespiti için Mali Müşavir ... aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 28/07/2016 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuştur.<br>Bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz üzerine davalı tarafından davacıya ait elektrik aboneliğinden tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin EPDK tarifelerine uygun olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak 26/03/2018 tarihli yeni bilirkişi raporu aldırılmıştır. <br>Dava, kayıp-kaçak vs. bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.<br>Tüm dosya kapsamından davacının ... abone numarası ile  davalının dağıtım şirketinin müşterisi olduğu, kayıp bedeli adı altında haksız olarak tahsil edilen 28.170,17 TL'nin iadesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. <br>Dava tarihinden sonra 04/06/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı \"Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır. 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır. 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun 17/10. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.<br>Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple davacı vekilinin 04/01/2018 tarihli beyan ve talep dilekçesi ile bozma ilamı nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, bilirkişi tarafından yapılması gereken iş ise, 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacaktır. Yine 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. <br>Mahkememizce 28/07/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı kurumun fatura bedeli ödemelerini Bank Asya aracılığı ile yaptığı, söz konusu bankanın faaliyette olmaması nedeniyle ödemeye ilişkin dekontların temin edilemediği, davalı tarafın 2013 ve 2014 yılı yevmiye defterlerinde davacı adına cari hesap izlenmediği için dava konusu olan toplam 28.170,17 TL'lik kayıp bedelinin davacıdan tahsil edilip edilmediğinin anlaşılamadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. <br>Mahkememizce davacıya ait elektrik aboneliğinden tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin EPDK tarifelerine uygun olup olmadığının tespiti hususunda aldırılan 26/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetleme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nun onaylayıp belirlendiği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda davacının davalı şirketten kayıp kaçak bedeli alacağının bulunmadığı  kanaatine varıldığı belirtilmiştir. <br> 6719 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı yasanın 17/10 maddesi gereği ve itirazlar üzerine dosya yeniden aynı heyete tevdi edilmiş ve sunulan 06/11/2017 havale tarihli ek rapor ile 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaynapı belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de eldeki dava ve başvurularda da 17. Madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği, buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nın onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu sebeple davacının davalıdan kayıp kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedeli ile KDV alacağının olmadığı bildirilmiştir. <br>Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin 08/02/2017 tarih 2016/16610 Esas 2017/1011 Karar sayılı örnek ilamı) konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı)<br>Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması yanında davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı)<br>Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olması yanında 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ve 15/02/2018 tarih ve 30333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/150 Esas, 2017/179 Karar sayılı kararı ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10. Fıkranın iptaline karar verilmiş ise de 21.1.2004 tarih, 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı HGK kararı gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğinden ve aldırılan 28/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan kesintilerin EPDK tarafından onaylayıp belirlenen tarifelere uygun olduğu bildirildiğinden davanın konusuz kalmış olması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M                     :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 35,90-TL red harcından peşin alınan 481,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 445,18-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan 306,00-TL tebligat ve posta gideri, 750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.056,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,<br>6-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki  hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.12/07/2018        <br><br>Katip ... <br> <br> <br>Hakim ...<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"630231a439f071fc","SID":"db6bc15d2728b503"}}