{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/11/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:20/03/2025<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.08.20212 tarihinde davacıya ait ve davacının kullandığı ... plakalı araç ile davalılardan ... adına kayıtlı, diğer davalı ... kullanımında olan ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, ekspertiz raporu ile karşı tarafın %100 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davacının aracında oluşan zararın bir kısmının karşı tarafın sigorta şirketini olan davalı şirket tarafından karşılandığını, ancak yapılan ödemenin araçta meydana gelen hasar bedelini karşılamadığını, yapılan tazminatın ödemesinin yeterli olmadığını, davacıya ait aracın kaza nedeni ile ciddi anlamda değer kaybına uğradığını fakat bu bedelin kendisine ödenmediğini, davacının kaza nedeniyle aracını kullanamadığından manevi zarara uğradığını beyanla 1.000,00 TL değer kaybı tazminatı, 6.940,00 TL bakiye hasar bedeli olmak üzere toplam 7.940,00 TL maddi tazminatın ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazadan sonra davacıya ait araçta meydana gelen hasarın diğer davalı sigorta şirketince karşılandığını, davacının parça ve işçilik bedelli taleplerinin kaza ile ilgisi bulunmadığını, davacının sebepsiz zenginleşme niyetiyle iş bu davayı açtığını, kaza tespit tutanağının müvekkilleri aleyhine düzenlendiğini, müvekkili sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında olay yerinde bulunan görgü tanıklarının davacı sürücünün alkollü olduğunu ifade ettiklerini, bu nedenle kaza sonrasında davalıların polis çağırmasına davacının karşı çıktığını, kazanın alkollü araç kullanarak kazaya sebep olduğunu, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeni ile davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan başvurusu sonrasında hasar dosyası açıldığını ve alınan ekspertiz raporu doğrultusunda 01/10/2021 tarihinde davacıya 11.000,00 TL ödeme yapıldığını ve müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafça talep edilen değer kaybının aracın önceki tarihli eski kazasından meydana geldiği anlaşıldığından, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, karşı tarafın müvekkil şirkete yaptığı başvuru sonrasında temin ettiği ekspertiz raporunun ücretinden de müvekkil şirketin sorumlu olmadığını beyanla davanın müvekkili şirket yönünden reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; \"1-Maddi tazminat yönünden; Aldırılan bu rapor uyarınca davacının yaptığı ek tamiratları kaza nedeniyle yaptırdığı hususu ispata muhtaçtır. Yine değer kaybı yönünden aracın yaşı, kullanılmışlık düzeyi ve geçmiş dönem hasarları dikkate alındığında değer kaybı oluşmayacağı da sabit olmuştur. Davacının değiştiği iddia edilip, değiştirilmeyen parçalar olduğuna ilişkin beyanlarında ise sigortanın bu parçalara ilişkin ödeme yaptığı, şayet servisin buna rağmen eksik iş yaptığı iddiası var ise bu hususun ancak servise karşı ileri sürülebileceği de açıktır. Bu nedenle maddi tazminat taleplerinin tümden reddi gerekir, manevi tazminat talebi yönünden dava hasara ilişkin açılmış olup, elbette bir kimsenin  kaza nedeniyle aracının zarar görmesi sebebiyle üzüntü yaşaması olağandır. Ancak kişilik hakkının ihlali teşkil etmeyecek,  mal varlığı zararının manevi tazminat gerektirmeyeceği kabul edilmekle manevi tazminat hakkı bulunmayan davacının davasının bu yönden de reddi gerekir, gerekçesiyle maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat yönünden; davanın reddine,\" karar verilmiştir. <br>Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, dosyada eksik bilirkişi raporuna dayanan karar hukuki mesnet ve açıklıktan yoksun, sakat bir karar olduğunu, bundan başka, yukarıda da değinildiği gibi raporda açıkça araçta oluşan hasarın kaza ile ilgili olabileceği de söylenmiş olup; mahkeme bu ifadeyi görmezden gelmiş ve aleyhe karar verdiğini, dava konusu hususların  yeniden uzman kişilerce incelenmesi, bunun sonunda tarafsız, açık ve net ifadeler içeren bir  rapor alınması ve hukuki anlamda eksiksiz bir rapora dayanarak karar verilmesi gerekliliği açık şekilde ortada olduğunu, bu noktada da eksik inceleme söz konusu olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.<br>Davacı istinaf dilekçesinde bilirkişi raporunda açıkça araçta oluşan hasarın kaza ile ilgili olabileceği söylenmesine rağmen mahkemenin bu ifadeyi görmezden geldiğini ve aleyhe karar verdiğini beyan etmiştir. <br>Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesnin 02.06.2022 tarihli raporunda;   20/11/2021 tarihli değer kaybı tespit raporunda; aracın geçmiş dönem hasarları ile dava konusu kazadaki hasarı incelenmiş ve araçta değer kaybı olmadığı yönünde kanaat belirtilmiş olduğunu, tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, araca ilişkin fotoğraflar, araç onarım faturaları, tramer kaydı, değer kaybı tespit raporu, ekspertiz raporu ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde; yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılan bu kazada istem doğrultusunda hasar yönünden yapılan incelemede ; Mevcut verilere göre; Araç kaza tarihinde 27 yaşında, 365.885 kilometrede olup, 2. el piyasa değerinin yaklaşık 75.000,00TL olduğu, ekspertiz raporunun kaza ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup davacı tarafın talep ettiği ek tamirat kalemlerinin mevcut bu kaza ile olabileceği gibi kaza öncesinde var olan bakım onarım eksikliği ile başkaca bir nedenden de kaynaklanabileceği, fakat davacı tarafın talep ettiği kalemlerden yağ pompası değişiminin parçanın bulunduğu konum ile iletilen darbenin derinliğine göre dava konusu kaza ile uyumlu olmadığı, yine davacı tarafın talep ettiği lastik değişimin 1 adet (sağ ön lastik) olarak yapılması gerekirken 4 adet lastik değişiminin yapıldığı görülmüş ve anlaşılmıştır. Somut olarak sunulan diğer kalemlerin ise kazada almış olduğu darbe neticesinde iletilen kuvvetlere göre etkilenmesi beklenebilecek kısımlar olması nedeniyle kaza ile uyumlu olabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle davacı tarafın talep ettiği miktarın rücu edilmesi mahkemenizin takdirine bırakılmış ve davacı tarafın ek tamirat bedeli olarak talep edeceği kalemler ve bunlara karşılık gelen miktarlar aşağıdaki şekilde açıklanarak KDV dahil toplam 3.740,00 TL olabileceği kanaatine varılmıştır. Ayrıca, aracın yaşı ve kullanılmışlık düzeyi ile geçmiş dönem hasarı dikkate alındığında araçta değer kaybının oluşmayacağı kanaatine de varılmıştır. Hasar yönünden: kaza sonucunda davacı tarafın aracında meydana gelen hasar nedeniyle ek tamirat bedelinin KDV dahil 3.740,00 TL olabileceği \" rapor edilmiştir.<br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02.06.2022 tarihli raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş ise de; kazanın meydana geldiği tarih 11.08.2012 olup, ... plakalı 1990 model ... 3.20 marka araçtır. Sigorta Bilgi Merkezinin ... sayılı yazısına ekli belge ve fotoğraflara göre otomobil evvelce 23/12/2019 ve 30/12/2013 tarihli farklı kazalara karıştığı görülmüştür. 04/09/2021 tarihli ekspertiz raporunda kaza sonrası aracın onarım bedelinin malzeme 7.280,10 TL, işçilik 4.119,90 TL, KDV hariç olmak üzere toplam 11.400,00 TL değerinde olduğu, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin 75.000,00 TL olduğu, aracın kilometresinin ise 365.885 olduğu belirtilmiştir.<br>Haksız fiile dayalı maddi tazminat hesabında zarar görenin gerçek zararının esas alınması gerekir. Davanın, haksız fiil hukuksal nedenine dayalı maddi tazminat talebine ilişkin olduğu dikkate alındığında, maddi tazminat talebi, bir kimsenin malvarlığında irade dışında meydana gelen eksilmenin sorumlu şahıs tarafından yerine getirilmesi gereken eda olduğu, sorumluluk koşulları gerçekleştiğinde zarar verenin, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek zorunda olduğu, maddi tazminat miktarının hesabında, zarar görenin gerçek zararının esas alınmasının zorunlu olduğu, bu nevi davalarda, davacının gerçek zararının tam ve kuşkuya yer olmayacak şekilde saptanabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri delillerin dikkate alındığı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gereklidir.<br>Gerçek zarar ilkesi gereğince kazaya konu araç kazanın olduğu tarihte araç 22 yaşında ve resimlerden anlaşıldığı üzere lüks üst sınıf araç grubundan olup, önceki 2 kazası bulunduğu belirtilmiş ise de bu tür üst sınıf araçlarda 22 şaşındaki bir araç için her kazanın alıcılar için araçta eksi bir değer kaybı oluşturacağı,  kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin 75.000,00 TL olan bir üst sınıf araçta KDV hariç toplam 11.400,00 TL + 3.700,00 TL =15.100.00 TL değerinde hasar değeri bulunduğu ve bu hasarın aracın hasarsız değerinin %20 sine denk geldiği  nazara alındığında bu kadar yüksek bir hasarın bu tür araçlarda bir miktar değer kaybı oluşturacağı değerlendirilmelidir. Bilirkişi raporunda değer kaybı olmadığı yönündeki görüş bu nedenle gerçek zarar ilkesine aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdii ile yeni bir rapor alınmalıdır.<br>Yine dosyada verilen raporda ekspertiz raporunun kaza ile uyumlu olduğu anlaşılmış olduğu belirtilmiş ve ayrıca davacı tarafın talep ettiği ek tamirat kalemlerinin mevcut bu kaza ile olabileceği gibi kaza öncesinde var olan bakım onarım eksikliği ile başkaca bir nedenden de kaynaklanabileceği, fakat davacı tarafın talep ettiği kalemlerden yağ pompası değişiminin parçanın bulunduğu konum ile iletilen darbenin derinliğine göre dava konusu kaza ile uyumlu olmadığı, yine davacı tarafın talep ettiği lastik değişimin 1 adet (sağ ön lastik) olarak yapılması gerekirken 4 adet lastik değişiminin yapıldığı görülmüş ve anlaşılmıştır. Somut olarak sunulan diğer kalemlerin ise kazada almış olduğu darbe neticesinde iletilen kuvvetlere göre etkilenmesi beklenebilecek kısımlar olması nedeniyle kaza ile uyumlu olabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle kaza sonucunda davacı tarafın aracında meydana gelen hasar nedeniyle davacı tarafın ek tamirat bedeli olarak talep edeceği kalemler ve bunlara karşılık gelen miktarlar olarak ek tamirat bedelinin KDV dahil 3.740,00 TL olabileceği rapor edilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesi bilirkişi raporundaki bu belirlemeye rağmen, Davacının değiştiği iddia edilip, değiştirilmeyen parçalar olduğuna ilişkin iddiası hakkında sigortanın bu parçalara ilişkin ödeme yaptığı, şayet servisin buna rağmen eksik iş yaptığı iddiası var ise bu hususun ancak servise karşı ileri sürülebileceği, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin tümden reddi gerektiği kararı hatalıdır. Davacı serviste yapılan tamiratın bitiminden sonra eksik iş yapıldığı nedeniyle başka bir yerde araçta servis tarafından yapılamayan ek tamirat yaptırdığını iddia etmiş ve bilirkişi raporunda da bu tamiratların ve 1 adet  lastik değişiminin kaza ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Davacı uğradığı zararı, bu zarara neden olduğu araç maliklerinden ve sigortadan istemektedir. Davacıya yapılan ödeme uğranılan zararın gerçek miktarı olmayıp davacı bu zararı ek tamirat yaptırarak gidermiştir. O halde davacı uğradığı ek tamirat zararını davalılardan isteme hakkına sahiptir. Davacının ek tamirat bedeli için sigortadan parasını aldığı, eğer bir eksiklik var ise bunu mutlaka servisten istemesi gerektiği görüşü yanlıştır. Davacı kendisinin zararına neden olan bu kaza nedeniyle davalıların istediği serviste aracını tamir ettirdikten sonra tamiratın eksik yapılması nedeniyle yeniden ek tamirat ve lastik değişimi yaptırmış olup, bu zarara neden olan asıl sorumlulardan zararını isteme hakkı vardır. Bununla birlikte servisin de davalı ve sigortaya karşı tamirat görevinden kaynaklı sorumluluğu ayrıdır. Açıklanan nedenlerle hasar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Bu itibarla yukarıda belirtilen gerekçelerle yukarıda anlatıldığı üzere işlem yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Davacı vekilinin istinaf  isteminin KABULÜNE, kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacının  peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,<br>5-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine,<br>6-Avans ve teminat iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi..<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5b446de9347f102","SID":"44d3a426eb63df7c"}}