{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/197 Esas<br>KARAR NO: 2025/465<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2024<br>NUMARASI: 2024/552 E. - 2024/552 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili 13/11/2024 tarihli dilekçesi özetle; Müvekkili şirkete ait çekin  şirket yetkilisine ait olmayan farklı bir kaşe imza (ıslak olmayan imza ile) müvekkilin bilgisi dışında  keşide edilerek ticari dolaşıma sokulduğunu,  çekin ödeme günü olan 12/11/2024 tarihinde müvekkilinin şirket banka tarafından aranarak çekin varlığından bilgi vererek çek üzerindeki imzanın ıslak imza olmadığını, söz konusu imzanın kaşe imza olduğunu, bu çekle ilgili bilgilerinin olup olmadığının sorulduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin durumdan haberdar olduğunu, ilgili banka tarafında bulunan imza sirküsündeki imza ile çekteki imzanın uyuşmaması nedeni ile çeki ibraz eden tarafa ödeme yapılmadığını, çekin karşılığı banka nezdinde bulunmasına rağmen şüpheli çek ödenmeyerek durum müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin söz konusu çek ve çekteki imza ile hiçbir ilgisi bulunmamakta olduğunu,  çekin kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçerek ticari dolaşıma sokulduğunu,   müvekkili şirketin söz konusu çek nedeni ile şuan kambiyo senetlerine özgü icra takibine ve haciz baskısı altında olduğunu, mezkur çekteki hamil ve cirantalar hakkında taraflarınca suç duyurusunda bulunulacağını belirterek müvekkilinin keşidecisi olduğu dava konusu çeke ilişkin olarak üçüncü kişilerin kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmasının önüne geçmek için  mahkemenin takdir edeceği teminat bedeli karşılığında tedbir kararı verilmesini, ilgili bankaya müzekkere yazılarak çekin ön ve arka sayfalarının dosyaya celbine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 15/11/2024 tarih 2024/552 Değişik İş, 2024/552 Değişik İş karar sayılı kararı ile; \"İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, ... İstoç şubesi, ... çek seri nolu 12/11/2024 keşide tarihli 450.000 TL tutarlı  çekin 3.kişilerin haklarının etkilenmemesi açısından sadece ihtiyati tedbir kararının tarafları arasında geçerli olmak üzere takdiren  % 15 teminat karşılığında çekin ibrazı halinde muhatap banka tarafından çek bedelinin karşı   taraflar  ödenmemesine ve icra takibine konu edilmemesine şeklinde İHTİYATİ TEDBİR UYGULANMASINA, çek bedeli 450.000‬ TL'nin % 15'i tutarında 67.500‬,00 ‬TL teminatın (nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu) alınmasına, süresinde teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati tedbirin kalkmasına\" karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili tarafından sunulan 20/11/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemece  verilen ihtiyati tedbir kararına konu çekin, faktoring işlemleri neticesinde müvekkili şirkete müşterisi ... Deri Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi tarafından 27.08.2024 tarihinde kullandığı kredinin tahsili için ciro edilmek suretiyle tevdi edildiğini, müvekkili şirketin meşru hamil olduğunu,  çeki usulüne uygun surette devraldığını,  TTK. 785 maddesi uyarınca çekler, kanunen emre yazılı senetlerdendir. Muhatap, emre yazılı senetlerde, hamilin meşru hamil olup olmadığını cirolar arasında bulunması gereken teselsülün tetkikiyle tespit edebilir. TTK.801 uyarınca ciro silsilesi muntazamdır. Sunulan ... ve  ... faturaları, işlem evrakları ve sözleşmeler dikkate alındığında,  davacı tarafından gerçek bir ticari işlemden kaynaklı olarak çek tanzim edildiğini, ayrıca taahhüt işleri yapan davacı şirket yetkilisi ile ... nolu telefonu üzerinden yapılan teyit görüşmesinde müvekkil şirkete ''Bodrum'da devam eden villa projelerine kereste palet alımına istinaden çek alındığı'' ifade edildiğini, TTK. 646/2 ve 687 maddeleri uyarınca davacı meşru ve iyiniyetli müvekkile karşı herhangi bir def'inde bulunamaz ve çek bedeli müvekkil şirkete ödemek zorunda olduğunu, dosyada, meşru hamil müvekkili şirketin çeki devralırken bunun kaybolduğunu bildiği ve bu hususu bile bile borçlunun zararına olarak devraldığı yolunda bir iddia ve delil de bulunmamakta olduğunu, çek üzerinden anlaşıldığı üzere davacı şirket  çekte keşidecidir çek iptal davası açma hakkı olmadığını, çek keşidecisinin TTK'nın 757 ve 818/s. maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamakta olduğunu,  çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, çeki iyi niyetle elinde bulunduran müvekkiline çek bedelinin ödenmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle tedbir kararının müvekkili iyi niyetli 3. Şahıs lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 24/12/2024 tarih, 2024/552 D.İş, 2024/552 D.İş karar sayılı ek kararı ile; \"Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden tarafça talep edilen ihtiyati tedbirin belirtilen kriterler ışığında kabul edilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığından itiraz eden vekilinin itirazının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, İtiraz eden vekilinin Mahkememizin 15.11.2024 tarih ve 2024/552D.İş - 2024/552K.  sayılı ihtiyati tedbir kabul  kararına yönelik  itirazının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: İhtiyati tedbire itiraz eden ... Faktoring vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbire konu çekin müvekkili şirkete müşterisi ... Deri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından 27/08/2024 tarihinde kullandığı kredinin tahsili için ciro edilmek suretiyle teslim edildiğini, faktoring işlemi neticesinde müvekkkil şirketin 27.08.2024 tarih ve ... numaralı faturayı temlik aldığını, faturada da müşteri ...'nın davacı ... İnşaat Ltd Şti'ye palet tahta sattığını ve karşılığında dava konusu çeki aldığını, ... nolu faturanın, işlem evrakları ve sözleşmelerin dikkate alındığında davacı tarafından gerçek bir ticari işlemden kaynaklı olarak çek tanzim edildiğinin anlaşılacağını, ...'nın dava konusu çeki müvekkiline 27.08.2024  tarihli “Alacak Bildirim Formu” ve “Çek Çıkış Bordrosu” ile devir- temlik  ettiğini, müvekkili şirketin çeki teslim alırken çek hakkında gerekli araştırmayı yaptığını, davacı şirket yetkilisi ile yapılan teyit görüşmesinde müvekkili şirkete 'Bodrum'da devam eden villa projelerine kereste palet alımına istinaden çek alındığının ifade edildiğini, çekin vadesine kadarki sürede Gelir İdaresi Başkanlığının E-Arşiv fatura sorgulama ekranından da fatura sorgulaması yapıldığını, fatura iade düzeltme talep edilmediğini, faturanın sisteme kayıtlı fatura olduğunun sabit olduğunu, çek keşidecisi tarafından çeklerinin kaybolduğuna ilişkin herhangi bir ilanda bulunulmadığını, müvekkili tarafından çeke istinaden müşterinin bildirdiği EFT talimatındaki hesabına ödeme yapıldığını, müvekkilinin faktoring şirketi olduğunu, çeki teslim alırken kanunen gerekli koşulları yerine getirdiğini ve çeki usulüne uygun teslim aldığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olup kötü niyetli olduğunun ispatının davacı tarafa düştüğünü, müvekkiline çek bedelinin ödenmesi gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati tedbir talep eden vekili, Müvekkili şirkete ve  şirket yetkilisine ait olmayan farklı bir kaşe imza (ıslak olmayan imza ile) müvekkilin bilgisi dışında  keşide edilerek ticari dolaşıma sokulduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 15/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İş bu karara karşı ... Factoring A.Ş tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak 24/12/2024 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Alacaklı factoring vekili 19/02/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkemenin 15/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının 2 nolu kararı gereğince: 'Tedbir talep edenin bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı dosyaya sunmaması halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağı''na karar verildiğini, derkenarın mahkemeye bildirilmediğini belirterek  ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece verilen 15/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında, tedbir talep edenin bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı dosyaya sunmaması halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağına karar verildiği, derkenarın mevcut bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayılacağından dolayı mahkemece,  ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile verilen karar yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, itirazın reddi kararının kaldırılmasına,ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İhtiyati tedbire itiraz eden ... Faktoring A.Ş. vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2024 tarih, 2024/552 D.İş, 2024/552 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- İhtiyati tedbire itiraz hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,4-İstinaf talebi kabul edildiğinden ihtiyati tedbire itiraz edenin yatırmış olduğu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,5- İstinaf yargılaması için itiraz eden tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 232,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.915,1‬0 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 6-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafın bu durumu bilmesi gerektiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına 7- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- 6100  Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,9- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"547cd1fd5e4b75a5","SID":"eba70da4c296c54b"}}