{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1523 <br>KARAR NO\t\t: 2025/474<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/1429 Esas - 2021/997 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ \t: 22/12/2017<br>KARAR TARİHİ \t: 19/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 19/03/2025 \t<br>               <br> \tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2021 tarih 2017/1429 Esas 2021/997 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, davacı ... ve babası ...’in Almanya’da ikamet ettiğini, 27.09.2017 tarihinde ...’in babasına ait ... plakalı ... marka araç ile bölünmüş yolun Kuşadası-Seferihihar Meryemana Kavşağına gelmekte iken kazaya neden olan ... idaresindeki ... plakalı araç ile direksiyon hakimiyetini ve seyir yönünü kaybederek orta refüjdeki palmiye ağacını yıkmak suretiyle davacının istikametine geçerek davacı aracına çarptığını, kaza da davacının aracının ağır hasar aldığını, emniyet kemerinin takılı olmasına rağmen göğüs kafesindeki bazı kaburgalarının kırıldığını, uzun süre 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fak. Hastanesinde tedavi gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde ...’in kusur bulunmadığını, davalı ...’ın alkollü bir şekilde araca binerek kendi şeridinden çıkarak bölünmüş yolun karşı şeride geçmesine neden olduğunu, kazada %100 ve tam kusur olduğunu, davacının kaza sonrası tedavi nedeniyle Almanya’ya dönemediğini, uzun süre tedavi için Türkiye’de kaldığını, işinden kaldığını, davacının Alman SGK’dan ne kadar maaş aldığının ve ne kadar iş ve gücünden kaldığının tespitini istediklerini, davacının çektiği acılar nedeniyle manevi tazminat taleplerinin olduğunu, kaza sonrası diğer müvekkili ... ve ailesinin kazadan dolayı uzun süre kendilerine gelemediğini, manevi olarak çok sıkıntı çektiklerini, davacının kazalı aracı Türkiye’de tamir ettirdiğini, tamir boyunca hastaneye gidip gelmek ve aracın tamiri süresince için ikame araç ihtiyaç duyduklarını, yapılan tamiratta tamirat bedelinin 31.720,17 TL’sinin sigortaca karşılandığını, masrafın daha fazla artmaması için, başka araçtan alınan ikinci el parçalarla tamiratın yaptırıldığını, araç sıfır parçalarla tamir ettirilmiş olsaydı, masrafın iki kat olacağını, araçta karşılanan bedelden daha fazla masraf yapıldığından bakiye alacağı talep ettiklerini, tamirhanenin sigortadan arta kalan onarım ücreti için kestiği faturanın ekte olduğunu, kaza resimlerinin ibraz edileceğini, araçta değer kaybı oluştuğunu, aracın geçmişinde hiç kazası olmadığını, kaza sonrası tamirhane çekici ücretini talep ettiklerini, belirterek yukarıda arz olunduğu gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla ...’in şimdilik hastaneye geliş-gidiş, yol ve diğer masraflar için 500 TL, ...’in çalışmadığı günler için şimdilik 500 TL, sigortanın ödediği miktarın üzerinde kalan tamir masrafı için 14.160 TL, ...’in tamir süresince <br>kiraladığı hastaneye gidiş geliş için kiraladığı araç bedeli için 2.184 TL, aracın çekilmesi için 354 TL çekici ücretinin ve şimdilik 15.000 TL değer kaybı  bedeli olmak üzere toplam 47.698 TL’nin davalılardan ticari faizi ile tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.\t<br>\tYerel Mahkemece 06/02/2019 tarihli celsenin 7 numaralı ara kararı ile davacı ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından usul ekonomisi açısından ... açısından açılan 14.160,00 TL hasar bedeli, 2.184,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 15.000,00 TL değer kaybı bedeli yönünden davanın bu davadan tefriki ile yargılamaya tefrik edilen dosya üzerinden (2019/14 Esas) devam olunduğu görülmüştür. <br>\tCEVAP :  Davalı ... Sigorta vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalısı olduğunu, davacı ...’in taraflarına hiçbir başvuruda bulunmadığını, kusur oranının tespiti gerektiğini, aracın onarım bedeli için 31.720,17 TL ödendiğini, 2017 yılı poliçe teminat tutarının 33.000,00 TL olduğunu, bu durum göz önünde bulundurulduğunda, davacının fark olan 1.279,17 TL‘yi aşan tüm taleplerinin davalı şirket yönünde reddi gerektiğini, değer kaybı açısından da sorumluluk bakiye miktar üzerinden olacağını, bilirkişi tarafından genel şartlar eki ve formülasyonuna göre değer kaybı tespiti yapılması gerektiğini, ikame araç ve araç nakliye bedellerinin trafik sigortası genel şartlarında teminat dışı olduğunu, şirketlerinin sorumluluğunun olmadığını, ... tedavi ve tedaviye bağlı kazanç kayıplarının teminat dışı olduğunu, faizin yasal faiz olması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta şirketi nezdinde 27.09.2017 kaza tarihinde “...” ile kasko sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının tek limit 100.000 TL olduğunu, manevi tazminat poliçede olmadığından sorumluluklarının olmadığını, Aracın ZMMS sigortacısı ... Sigortanın sorumluluğunun devam ettiği, ZMMS siğorta poliçe teminatı yetersiz kaldığında İMM sigortaya müracaat edilebileceğini, ZMMS poliçesinde teminatın bedeni zararlarda kişi başına 330.000 TL olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişitrir.<br>\tDavalı ... ifadesinde; olay günü alkol aldığını, kazanın meydana gelişini hatırlamadığını, olay ile ilgili pişman olduğunu, zararı gidermek istediğini anlaşamadıklarını beyan etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, taraf sıfatlarının bulunmadığını, davanın bu açıdan reddi gerektiğini, ... plakalı ... ... marka 2014 model aracın kaza tarihinden önce 25.08.2017 tarihinde ihbar olunan ...’ye ait ... araç kiralama şirketine 2 ay süre ile kiralandığını, bu tarihte işleten olmaktan çıktığını, araç üzerinde kaza tarihinde fiili tasarruflarının olmadığını, olay tarihinde fiili hakimiyetin ...’ye ait ... araç kiralama şirketinde olduğunu,  zilliyetin ise sürücü ...’ta olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sorumluluğun sürücü ...’a ait olduğunu, sürücünün kaza esnasında 0,70 promil alkollü olduğunu, araçtaki zararın davalı tarafça ZMMS sigortacısı ...’dan tahsil edildiğini, maddi tazminat taleplerinin kabulünün sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını, kaza tarihinde aracın ...’a ihbar olunan ... firmasınca 2 günlüğüne kiralanmış olduğu, davanın ... firmasına ihbarında hukuki yarar olduğunu, davanın pasif husumetleri yönünden reddi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesine istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, Adli Tıp Raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 27/09/2017 günü saat 23:30 sıralarında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Gümüldür istikametinden Kuşadası-Seferihisar istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjden karşı  yönden gelen sürücülerin seyir şeridine geçerek aracının ön kısımları ile karşı yönden gelen  Gümüldür istikametine doğru seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ....  plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile karşılıklı  çarpışmaları sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı davaya konu kaza  meydana  geldiği, davacının Ege Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulunun 16.03.2018  tarihli raporunda; Erişkinler için Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranı %0 olarak, geçici iş göremezlik süresi 21 gün olarak tespit edildiği, kazanın oluş şekline uygun olan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunda belirtilen gerekçelerle davalı sürücü ...'ın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, dava konusu kazaya karışan ve kazanın oluşumunda % 100 kusurlu bulunan ... plaka sayılı aracın; kaza tarihini kapsar şekilde 03.03.2017-2018 tarihleri arasında 33685483 sayılı poliçe ile ... Sigorta Şirketi tarafından Trafik (ZMM) sigortası teminat örüntüsüne alındığı, ve Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmiş poliçede teminat limitlerinin araç başına maddi için 33.000 TL, tedavi gideri için 330.000 TL, sakatlık ve ölüm için 330.000 TL olduğu, ZMM Trafik Sigortacısının ödemekle sorumlu olduğu zararlar arasında yaralanma olaylarında geçici ve kalıcı işgöremezlik zararları ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olduğu, 03.03.2017-2018 tarihleri arasında 33685483 sayılı poliçe ile ... Sigorta Şirketi tarafından Kasko Sigortası içinde İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası teminat örüntüsüne alındığı, poliçedeki teminat limitinin bedeni ve maddi için 100.000 TL'sı olduğu, İHMM Sigortası poliçesinde de ikame araç için teminat verilmediği, yine İHMM Sigortası poliçesinde manevi tazminat için teminat verilmediği, geçici işgöremezlik zararı, yaralının trafik kazası nedeniyle geçici olarak çalışamadığı istirahat süresindeki zararını (kazanç kaybını) ifade ettiği, bu dönemdeki zararı, yaralanan kişinin fiilen yoksun kaldığı karı niteliğinde olduğu davacının kaza sonucunda 21 gün = 27.09.2017 – 18.10.2017 arası istirahat süresi boyunca çalışamamış bulunduğu ve bu süre boyunca iş gücü kaybının %100 olduğunun  hesaplandığı, davacı  ... için hastaneye gidip gelme yol masrafı için 500,00 TL, tedavi süresinde çalışamadığı gün için 500,00 TL, manevi tazminat için 15.000,00 TL, maddi tazminatın tüm davalılardan ve manevi tazminatın sadece araç malik ve sürücüsünden olmak üzere kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ettiği, geçici iş göremezlik tazminatı, TBK 54/2.maddesinde “kazanç kaybı” olarak düzenleniği, geçici iş göremezlik tazminatının 982,84.-TL  olarak hesaplandığı, anacak davalı vekilinin 500,00 TL'lik talebini artırmadığı,   SGK tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmediği, davalı ... işleten sıfatıyla KTK.nun 85.maddesi uyarınca, davalı  ...  haksız fiil faili sıfatıyla TBK’nun 49. vd maddeleri uyarınca gerçekleşen zararların tümünden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin KTK.nın 85 ve  91. Maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu oldukları, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, bilirkişi kök ve ek  hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; davacı ...' in  dava konusu kaza nedeniyle %100 malul kaldığı kabul edilen 21 günlük geçici iş göremez kalınan dönemde zararı 982,84.-TL olarak hesaplandığı, ATK raporuna göre, sürekli maluliyeti olmadığı tespit edildiğinden, kalıcı maluliyet zararı tespit edilmediği, davacı vekilinin davasını ıslah etmediği anlaşılmakla, dava konusu kazanın oluş şekli, etkenleri ve özellikleri, kazanın gerçekleştiği tarih, sürekli maluliyet oluşmaması, tarafların yaşı, ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alındığında kaza tarihinde paranın alım gücü de değerlendirilerek, davacının maddi  tazminat davasının kısmen kabulü ile, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının  davalı ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 27/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilin alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminat davasının reddine, davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, maddi tazminat hesaplamalarının bilirkişiler tarafından hakkaniyete uygun ve doğru şekilde yapılmadığını, davacının hastaneye ödediği masraflar ile gidip-gelme yol masraflarının her ne kadar dosyaya belge ve makbuz ibraz edilmemiş olsa da Yargıtay kararları gereğince takdiren Gümüldür tarafından Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidip gelmenin ne kadar ücrete gidilip gelineceğinin hesaplanması gerektiğini ve buna göre yol masrafına hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece manevi tazminat takdir etmemiş ise de, bu takdirin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kazadan sonra üç ay kadar Türkiye'de kaldığını, göğüs kafesi ve kaburgalarında darbe olması nedeniyle tedavisinin devam ettiğini ve nefes dahi alamadığını, Almaya'daki işini de terketmek suretiyle babasının yardımıyla hayatını idame ettirdiğini, her ne kadar 21 günde iyileşir raporu verilmiş ise de 21 gün sonra davacı gibi bir işçinin işe veya çalışmaya başlamasının mümkün olmadığını, kazadan sonra üç ay Türkiye'de kaldığını, davacının yurt dışında mahrum kaldığı Euro cinsinden bir asgari ücret kazandığını, kaza nedeniyle bu asgari ücreti de kazanamadığını, bu asgari ücrete ilişkin kayıtlar dosyaya konulduğu ve bunların tercümesi yaptırıldığı halde davacının Türkiye de çalışıyormuş gibi bir hesaplama yapıldığını ve bu hesaplamanın da hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, 27.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan zarara yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... Sigorta yönünden maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya dayanak teşkil eden kazanın, 27/09/2017 günü saat 23:30 sıralarında ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Gümüldür istikametinden Kuşadası-Seferihisar istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjden karşı yönden gelen sürücülerin seyir şeridine geçerek aracının ön kısımları ile karşı yönden gelen Gümüldür istikametine doğru seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile karşılıklı çarpışmaları sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı davaya konu kaza  meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek, tanzim edilen 31/01/2020 tarihli raporda; sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahalde bölünmüş caddeyi  takiben  seyri sırasında olay mahalline  geldiğinde yola gereken dikkatini vermemiş, hızını yol, zemin,  mahal  ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamamış, sevk ve idare hatası ile aracının kontrolünü kaybedip orta refüj üzerinden karşı yön  platformuna geçerek mevcut  şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet vermiş, aracını seyrettiği şeritte tutamamış,  şerit ihlali yaptığı, sürücü ... idaresindeki otomobil ile tek yönlü bölünmüş caddeyi takiben  seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyrini kendi yol bölümünü takiben sürdürdüğü, olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğuna ilişkin kusur raporunun gerek kazadan sonra tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ile, gerekse dosya kapsamı ile uyumlu ve hükme esas almaya elverişli, denetlenebilir mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmiştir.<br>\t Mahkemece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\"ine göre alınan 07/08/2019 tarihli rapor ile ...'te ilgili yönetmeliğe göre Sürekli Sakatlık Oranına neden olabilecek bir arızanın bulunmadığı, dolayısıyla sürekli sakatlık oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 21 (yirmi bir) gün olarak kabulünün uygun olacağı,  ...'in yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, ...'in yaralanması nedeniyle ileride yapılması gereken muhtemel estetik operasyon bulunmadığı görüşü ile rapor düzenlendiği, dosyanın sigorta mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar ve aktüerya bilirkişine tevdii ile alınan 16/10/2020 tarihli raporda, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalısı aracın zarar verdiği ... plakalı araç için davacı ...’e 31.720,17-TL ödediği ve bu halde sigorta teminat limitinin 33.000,00-TL sı olması karşısında ZMM Sigortacısı olan ... Sigorta şirketinin, zarar gören araçta varsa bakiye hasar ve değer kaybı ve çekici ücreti için ödeyebileceği zarar miktarının bakiye teminat limiti olan 1.279,83-TL sı ile sınırlı olduğu, dosya içinde zarar gören ... plakalı aracın bakiye hasarı olup olmadığı ve değer kaybı zararı olup olmadığı ve ikame araç zararı hususundaki belirlemenin bilirkişinin uzmanlığında olmadığı, ödenenler dışında bakiye zarar var ise ve bu miktar 1.279,83-TL sının üzerinde ise bu kez İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının gündeme gelebileceği, davacılar tarafından dava açılmadan önce KTK m.97 gereği ZMM Sigortacısına müracaat edip etmediği ve bunun dava şartı bakımından sonuçlarının mahkememizin takdirinde olduğu, 03.03.2017-2018 tarihleri arasında 33685483 sayılı poliçe ile ... Sigorta Şirketi tarafından Kasko Sigortası içinde İhtiyari Mali Mesuliyet (İHMM) sigortası teminat örüntüsüne alındığı, poliçedeki teminat limitinin bedeni ve maddi için 100.000,00-TL sı olduğu, İHMM Sigortası poliçesinde de ikame araç için teminat verilmediği, İHMM Sigortası poliçesinde manevi tazminat için teminat verilmediği, davacı ...’in iş bu kaza nedeniyle %100 malul kaldığı kabul edilen 21 günlük geçici iş göremez kalınan dönemde zararı  982,84-TL olarak hesaplandığı, ATK raporuna göre, sürekli maluliyeti olmadığı tespit edildiğinden, kalıcı maluliyet zararı tespit edilmediği, dosya içinde tedavi giderine dair masraf belgesi bulunmadığı, ancak Adli Tıp Kurumu tarafından, davacının 4 kez hastaneye gittiğine dair tespitleri karşısında, 500 TL yol masrafı yapıp yapmayacağının mahkememizin takdirinde olduğu görüşü ile rapor tanzim edildiği, İlk Derece Mahkemesince 06/02/2019 tarihinde davacılardan ... yönünden dosyanın tefrik kararı verilerek 2019/14 sayılı esasa kaydının yapıldığı, dava dilekçesinde talep edilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, eldeki dosyanın davacı ... yönünden dava dilekçesinde 500,00 TL yol masrafı, 500,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, açılan maddi tazminat davasının kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tÖte yandan, işleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde kabul edilen görüş maddi ölçüdür. Bu çerçevede, eldeki davada davalı işleten yönünden sorumluluğunun devam ettiğine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tDavacı vekilinin maddi tazminat istemi yönünden yapılan istinaf incelemesinde;\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek.1. maddesi uyarınca 01.01.2021 tarihi itibariyle 5.880,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>\tSomut olayda davacı toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...''dan tahsiline karar verilmiş olup, kabulüne karar verilen miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından istinafı kabil olmayıp, davacı vekilinin maddi tazminat yönünden istinaf dilekçesinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tDavacı vekilinin manevi tazminat tutarlarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22.06.1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacının manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gözetilerek, yaralanması nedeniyle davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekir iken davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığından bahisle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Davacı vekilinin manevi tazminat talebine yönelik istinafının bu nedenle kabulü gerekmiştir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin maddi tazminat talebine yönelik istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin manevi tazminat talebine yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2021 tarih 2017/1429 Esas 2021/997 Karar  sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; <br>Davacının maddi  tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE,<br>A-500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihinden,  diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 27/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine,<br>B-Fazlaya ilişkin talebin Reddine, <br>C-Davacı ... Sigorta A.Ş. Yönünden  maddi tazminat davasının reddine<br>Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE,<br>5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 27/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilin alınarak davacı ...' e verilmesine,\t<br>Maddi tazminat yönünden,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 111,75-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 503,65-TL harcın davalılar ... ve ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Maddi tazminat davasında kabul edilen miktar üzerinden,<br>Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Maddi tazminat davasında reddedilen miktar üzerinden,<br>Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Maddi tazminat davasında reddedilen miktar üzerinden,<br>Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Manevi tazminat yönünden,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 51,23-TL harcın mahsubu ile eksin kalan 564,17-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Manevi tazminat davasında kabul edilen miktar üzerinden, <br>Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Manevi tazminat davasında reddedilen miktar üzerinden,<br>Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>Davacılar tarafından yapılan 756,80-TL davetiye ve posta gideri, 600,00-TL bilirkişi ücreti, 323,00-TL ATK ücreti, 440,00-TL Ege Üniversitesi sağlık kurulu raporu ücreti, 31,40-TL başvurma harcı, 4,60 vekalet harcı olmak üzere 2.155,80-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 741,06 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 1.077,90 TL'nin ... Sigorta A.Ş,'den alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dava kısmen kabul edildiğinden davalı ...'ın yaptığı 106,00-TL davetiye ve posta giderinden davanın red ve kabul oranı nazara alınarak 36,44-TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 154,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 375,20-TL istinaf yargılama giderinin ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3b6ed959e7ff210","SID":"c47eaf0a98901019"}}