{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 24/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 12/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yapılan anlaşma (teklif formu) uyarınca taraflar arasında mal alım satımı ve montajı işleminin gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından davalıdan duş malzemeleri satın alındığını ve bu alınan malzemelerin davalı tarafından kullanım alanı olan Konyaaltı Plajlarına monte edildiğini, ancak malzemelerin kabul edilen teklifte belirlenen niteliklerde çıkmadığını, davalının anlaşmaya aykırı hareket ettiğini, satın alınan malzemelerin anlaşmaya uygun olmadığını ve anlaşmaya aykırı şekilde montajının yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin yüklenicisi olduğu işverene karşı zor duruma düştüğünü, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporunda değişecek malzemenin değişiminin montaj dahil toplam bedelinin 24.000,00.-TL olarak tespit edildiğini, davalı hakkında Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ,...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu davalının itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; müvekkilinin toptan otel ekipmanları tedarikçisi olduğunu, müvekkilinin davacıya gönderdiği 28.03.2018 tarihli teklif formunda satışı yapılacak olan malzemenin görseli ile birlikte malzemenin cinsi, ..., ..., ...muslukları, ...aynı ürün olacağı, 15 cm daha uzun olacağı, duş başlıklarının sabit ve prinç malzemeden olacağını ve tepe tablasındaki kaynakların içeriden yapılacağı şeklinde teklif formu gönderdiğini, satışı yapılan malların montajının müvekkiline ait olmadığını, malların montajına ilişkin taraflar arasında yapılan herhangi bir anlaşma bulunmadığını, müvekkili firma tarafından gönderilen teklif formunun davacı tarafından kabul edildiğini ve 24.04.2018 tarih ve ...sıra nolu fatura karşılığı olmak üzere 67 adet ..., ..., ...musluklarının teklif formunda belirtildiği şekilde, 114.637,00 TL'lık irsaliye faturası ile birlikte müvekkili şirket yetkilisi ...tarafından davacı ...'nin satın alma müdürü olan ...teslim edildiğini, satış bedelinin 110.000,00-TL'lik kısmının 30.08.2018 tarihli çek ile ödendiğini, bu satıştan 4.637,00-TL bakiye alacaklarının kaldığını, davacı şirketin 2 ay sonra aynı malzemeden olmak üzere 19 adet kolon plaj duş ünitesi daha satın aldığını, bu malzemelerin de 12.06.2018  tarihinde .,.,,sıra nolu 32.509,00-TL'lik irsaliye faturası karşılığında ...çalışanlarından ...tarafından davacı şirkette depo sorumlusu olarak görev yapan ...teslim edildiğini, her iki irsaliye faturasında da malların eksiksiz bir şekilde teslim edildiği ve teslim alındığının taraflarca imza altına alındığını, müvekkili firmanın alacağının ödenmemesi üzerine davacı firma hakkında 25.09.2018 tarihinde Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak, Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün .,..Esas sayılı dosyası ile  02.10.2018 tarihinde ihtiyati haciz kararı ile birlikte ilamsız icra takibi başlattıklarını, davacı şirket tarafından Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ,....Esas sayılı dosyasına borcun depo edilerek itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı şirket hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ,...Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, davacı tarafın bu süreçte Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ,...D.İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunması üzerine dosyada düzenlenen 10.10.2018 tarihli rapor ile 20.500,00-TL'lik zarar tespit edildiğinin bildirildiğini, yapılan itirazlar üzerine zarar bu kez de aynı bilirkişi tarafından tespit isteyen tarafın talepleri doğrultusunda 24.000,00-TL olarak belirlendiğini, 20.500,00-TL üzerinden yapılan tespite dayanılarak müvekkili şirket aleyhine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe taraflarınca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davacı tarafın tamamen kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan malların eksiksiz olarak davacı tarafa teslim edildiğini, dosyaya sunulan her iki irsaliye faturasının alt kısmında malların eksiksiz olarak teslim edildiği ve teslim alındığının taraflarca imza altına alındığını, taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığının açık olduğunu ve taraflar arasında davacı şirket vekilince iddia edildiği gibi malların teslimi dışında montaja ilişkin müvekkili şirkete ait bir yükümlülük bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, sözleşmeye aykırılık ve ayıp iddiasına dayalı tazminat istemi ile davalı aleyhine Antalya 8. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasını ikame etmiştir.<br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ...Karar sayılı dosyanında da, dosyamızın davalısı 24/04/2018 ve 12/06/2018 tarihli sevk irsaliyeleri ile davacıya satılan malzemeler nedeniyle bakiye alacağının ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için davacı aleyhine girişilen icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek dosyamızın davacısının itirazının iptalini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dosyamızın davacısının satılan malların ayıplı nitelikte olduğuna ilişkin ileri sürdüğü ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı belirtilerek ayıp savunmasına itibar edilmemiş ve Mahkemenin 17/10/2019 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, ileri sürülen ayıpların, gizli ayıp niteliğinde olmadığı, süresi içerisinde yapılan bir ayıp ihbarının bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Davacının ileri sürdüğü ayıplar açık ayıp niteliğinde olup, davacı süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından  TBK'nın 223. Maddesi uyarınca alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı anlaşıldığından davanın reddine,  davacının takibinde kötü niyetli oluşu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı tarafın aralarında akdettikleri anlaşma (teklif formu) uyarınca mal alım/satımı ve montajı işlemi gerçekleştirildiğini, davalı tarafça ...ve Konyaaltı sahilinde anlaşma gereği yapılan/monte edilen malzemelerin karşı tarafça sunulan ve müvekkili tarafından da kabul edilen teklifte belirlenen niteliklerde çıkmadığını, davalının taraflar arasında yapılan anlaşmaya aykırı malzeme monte ettiğini ve davalı tarafın işbu anlaşmaya aykırı hareketinin müvekkilinin ödemelerini yaptığı ve satın aldığı malzemelerin anlaşmaya uygun olmaması nedeniyle müvekkilinin yüklenicisi olduğu işverene karşı zor duruma düşmesine yol açtığını ve de gerek maddi gerekse itibar olarak zarara uğrattığını, müvekkil şirket iyi niyetle davalı şirkete bu aykırılığı bildirdiyse de davalı tarafından oyalandığını ve sorunun giderilmediğini, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafından müvekkiline satılmış/ monte edilmiş malın ayıp niteliğinin gizli ayıp olduğuna ve davalının anlaşmaya aykırı şekilde sözleşmeye uygun davranmayıp edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmediğine açık kanıt olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkeme kararında teklif formunda belirtilen niteliklere uymadığının açıkça belli olduğu ve müvekkili tarafından derhal tespit edilebilir olduğu görüşü hakim olsa da duş başlıklarının pirinç değil pirinç görünümü verilmiş plastik malzemeden yapılmış olduğu bu ürünlerin kırılmasına kadar tespit edilememiş olup zaten böyle bir tespitin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açmış oldukları tespit dava dosyasındaki bilirkişi tarafından dahi ciddi bir araştırma ile malzemenin pirinç görünümlü plastik olduğunun saptanabildiğini, davalı anlaşmaya ( teklif formu) aykırı nitelikte mal teslimatı ve montajı yapmış olup bu hususun bilirkişi raporuyla apaçık ortada olduğunu, davalı tarafından anlaşmaya aykırı nitelikte teslim/montaj  yapılmış olan mallardaki ayıbın niteliğinin gizli ayıp olduğunu, çünkü bilirkişi raporuna dikkat edilecek olursa duş başlıklarının pirinç değil pirinç görünümü verilmiş malzemeden yapılmış olduğunu ve bunun da müvekkili tarafından kullanımla ortaya çıktığını, zararlarının giderilmesine  ilişkin davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrası  ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince kötüniyet tazminatının takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğunu, alacaklının alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli kabul edileceğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında süresi içinde ayıp ihbarında bulunmayan ve teklif formunda belirtilen nitelikteki malları teslim almasına karşın müvekkilinin alacağını süresinde ödemeyerek ve yaklaşık 1 yılı aşkın süre halka açık alanda kullanılan ve pek çok parçası değiştirilen malzemelerin teklif formunda belirtilen özellikleri taşımadığından bahisle müvekkili aleyhinde takip başlatan davacının kötü niyetli olarak hareket ettiği dava dosyası kapsamından açıkça anlaşılabildiği gibi, davacı tarafın alacaklı olduğunu bilmediğinin kabulünün de hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi'nin kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak davacı tarafın %20 oranında  kötü niyet tazminatı ödemesinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;<br>Davacı, davalının aralarındaki anlaşmaya (teklif formuna) aykırı nitelikte mal teslimatı ve montajı yaptığını, davalı tarafından anlaşmaya aykırı nitelikte teslim/montaj  yapılmış olan mallardaki ayıbın niteliğinin gizli ayıp olduğunu, bunun da ancak kullanımla ortaya çıktığını ileri sürmüş ise de; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafça davacı aleyhine dava konusu malların bakiye satış bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası açılmış olduğu, Yerel Mahkemece bekletici mesele yapılan işbu davanın yapılan yargılaması sonucunda 17/10/2019 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı kararla davacının davalıdan satın aldığı mallarda bulunduğunu ileri sürdüğü ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle ayıp savunmasına itibar edilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizce ileri sürülen ayıpların gizli ayıp niteliğinde olmadığı, süresi içerisinde yapılan bir ayıp ihbarının bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, böylece kesinleşen Mahkeme kararıyla sabit olduğu üzere davacının ileri sürdüğü ayıplar açık ayıp niteliğinde olup, davacı taraf süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından TBK'nın 223. maddesi uyarınca alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağı anlaşıldığından Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamamaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise;<br> İİK’nın 67/2. maddesi “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü, aynı maddenin son fıkrası ise “Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” hükmünü içermektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de; davacı tarafından davalı aleyhine İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu mallardaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olmadığı, davacı tarafça  süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı takipte haksız olmakla birlikte kötü niyetle takip yaptığına dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından Yerel Mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup davalı tarafın istinaf itirazları da yerinde değildir.<br>Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla her iki tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının ve davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/02/2025<br>....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0ef661fbede6c6c","SID":"2a527dc5dd16db77"}}