{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/362 <br>KARAR NO: 2025/385<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2024<br>NUMARASI: 2024/6 Esas - 2024/811 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... no.lu poliçesi ile ... Anonim Şirketi' ne ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, 25.01.2021 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı araç Darüşşafaka caddesi üzerinde ters istikamette seyir halinde iken, ... sokak kesişimine geldiği esnada sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... caddesine çıkmak istediği esnada iki araç çarpıştığını, çarpışmanın etkisiyle  ... caddesi No:... önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı araca, ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,... plakalı müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç kazanın ardından olay yerini terk ettiğini, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında \"...firar eden sürücü 2918 sayılı KTK'nın 46/2-H maddesi (aksine bir işaret bulunmadıkça tek yönlü kara yollarında araçların tersi istikamette sürülmesi) kuralını ihlal ettiği... \" tespit ediliğini, davalı şirkete ait aracın %100 kusuruyla kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve olay yerini terk ettiği açık olduğunu, kaza sonrasında ... plakalı araç sahibi aracında meydana gelen hasar için müvekkili şirkete başvurduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda mağdur araçtaki hasar nedeniyle araçta pert total işlemi uygulandığını, sovtaj bedelinin düşümünün ardından 09.04.2021 tarihinde teminat limiti nedeniyle trafik poliçesinden 43.000,00 TL ve Kasko IMM teminatından 21.350,00 TL olmak üzere toplam 64.350,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre sigortalıya rücu hakkı mevcut olduğunu, dava konusu kazada, kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında sigortalı aracın %100 kusuru ile kazanın meydana geldiği ve olay yerini terk ettiği açık olduğunu, Genel Şartlar B.4. gereği yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücu hakkı olması nedeniyle  toplam 64.350,00 TL tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ancak borçlu davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesi ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağı tek taraflı bir beyana dayalı olduğunu, somut gerçekleri içermemediğini, dava konusu olan ve iddia edilen kazanın ispatına ilişkin sigortalının beyanına dayalı kaza yeri terk tutanağı haricinde herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu iddiaları ispat edecek nitelikte herhangi bir somut delili bulunmadığını, sadece tahmin ile hazırlanmış olan bu tutanak, delil niteliğinde olmadığını,  kusur incelemesinin yapılmasını talep ettiklerini, kazanın müvekkili şirkete ait araç tarafından meydana geldiğini asla kabul anlamına gelmemekle beraber böyle bir durum söz konusu ise kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç, müvekkil şirket tarafından kaza saati olduğu iddia edilen saatte dava dışı ...'a kiralanan bir araç olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, kusurlu araç kiracısı ...'e ihbar edilmesine, ardından davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkili şirket yönünden reddine, karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketi tarafından mağdura 09.04.2021 tarihinde ödeme yapıldığını, TTK 1420 madde gereği 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 21.01.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, 03.01.2024 tarihinde de itirazın iptali davası açıldığını, zamanaşımı dolmadığını, davanın esasına girildiğinde ise ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan 12.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda \"... plaka sayılı otomobilin tespit edilemeyen sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz hareket ederek, karşı istikamette seyre ayrılmış yol kesimine girerek kazaya mahal verdiği ortaya çıktığından 2918 sayılı K.T.K.’nun asli kusurlara ilişkin 84/c maddesinde yer alan “karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme” fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu,... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...’ın ise kural ihlali tespit edilmediğinden kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı\" şeklinde tespitte bulunulduğunu ve devamında  \"teknik açıdan otomobilin trafiğe salih hale getirilmesinin ciddi güçlük içerdiği, dolayısı ile gerek teknik gerek ise ekonomik açıdan pert edilme seviyesine ulaşıldığı \" şeklinde tespit yapılarak \"Araç Satış Sözleşmesi ile somut hale gelen 100.650,-TL uygun olduğu ve kabulü gerektiği, 64.350,00 TL ödeme miktarının layığında olduğu\" sonucuna ulaşıldığını, bilirkişi tarafından yapılan tazminat bedeli tespiti de talebimizin haklılığını ortaya koyduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre ve 2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesinde \"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır. TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun  2019/17-855   E. - 2020/1001  K.  sayılı kararı).  Somut olayda, davalının trafik sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketi, 25/01/2021 tarihinde sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle yaralanana poliçe gereği olarak 09/04/2021 tarihinde ödeme yapmış, kaza yerini terk olduğundan bahisle sigortalayan davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında 21/03/2023 tarihinde  icra takibi başlatılması ile  TBK'nın 154.maddesi gereğince zamanaşımıın kesildiği ve yeni bir süre başladığı, davacı vekili tarafından iki yıllık süre içinde 03/01/2024 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşıldığından zamanaşımı dolmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9457bf5391eac37","SID":"4ea5c615cfba0e36"}}