{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/366 <br>KARAR NO: 2025/386<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2024<br>NUMARASI: 2024/9 Esas - 2024/810 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ...  no.lu poliçesi ile ... Servis Anonim Şirketi' ne ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, sürücüsü ... olduğu tespit edilen ... plakalı araç 16.12.2020 tarihi 23:50 sıralarında ... Mahallesi ... Sokak No:.. adresin dış bahçe duvarına ve park halinde bulunan ... plakalı araca zarar vererek olay yerini terk etmiş olduğunu, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza 15.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete ihbar edildiğini, konu kazaya ilişkin yürütülen ... Nolu soruşturma dosyasında davalı şirkete ait aracın kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza sonrasında ... plakalı araç sahibi tarafından aracında meydana gelen hasar bedeli için müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, 26.03.2021 tarihinde mağdura hasar bedeli kapsamında 18.150,87 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın çarpması sonucu yıkılan bahçe duvarı için de müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, sunulan onarım faturası doğrultusunda 26.03.2021 tarihinde mağdura 6.490,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları' na göre sigortalıya rücu hakkı mevcut olduğunu, dava konusu kazada  sigortalı aracın %100 kusuru ile kazanın meydana geldiğini, olay yerini terk ettiğinin açık olduğunu, Genel Şartlar B.4. Gereği yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücu hakkı olması nedeniyle hasar bedeli için yapılan 18.150,87 TL araç hasarı ve  6.490,00 TL duvar hasarı, ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlu davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, nedenlerle İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesi ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini -fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde iddia edilen kazaya ilişkin müvekkili şirket ile ilişkilendirilebilecek hiçbir husus bulunmadığını, UYAP üzerinden dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olan kaza tespit tutanağının sonuç kısmında da araç sürücüsünün beyanı üzerine düzenlendiğini, açıkça görüleceği üzere kaza tespit tutanağı tek taraflı bir beyana dayalı olduğunu, somut gerçekleri içermemediğini, dava konusu olan ve iddia edilen kazanın ispatına ilişkin sigortalının beyanına dayalı kaza yeri terk tutanağı haricinde herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu iddiaları ispat edecek nitelikte herhangi bir somut delili bulunmadığını, sadece tahmin ile hazırlanmış olan bu tutanak, delil niteliğinde olmadığını,  kusur incelemesinin yapılmasını talep ettiklerini, kazanın müvekkili şirkete ait araç tarafından meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber böyle bir durum söz konusu ise kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından kaza saati olduğu iddia edilen saatte dava dışı ... tarafından kiralanan bir araç olduğunu, öncelikle davanın ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, kusurlu araç kiracısı ...'a ihbar edilmesine, ardından davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi davaya konu icra takibi ile zamanaşının kesildiğini görmezden gelerek yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı bir karar verdiğini, İlk derece mahkemesi tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu unutularak ya da görmezden gelinerek verilen \"Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle usulden reddine\" kararının ortadan kaldırılarak davanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre ve 2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesinde \"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır. TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun  2019/17-855   E. - 2020/1001  K.  sayılı kararı). Somut olayda, davalının trafik sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketi, 16/12/2020 tarihinde sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle zarar gören 3. kişilere poliçe kapsamında 26/03/2021 tarihinde ödeme yapmış, kaza yerini terk olduğundan bahisle sigortalayan davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında 23/03/2023 tarihinde  icra takibi başlatılması ile  TBK'nın 154.maddesi gereğince zamanaşımıın kesildiği ve yeni bir süre başladığı, davacı vekili tarafından iki yıllık süre içinde 03/01/2024 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı dolmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fad710098bf57f1b","SID":"c6d0741791267669"}}