{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1955 <br>KARAR NO: 2025/863<br>KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/04/2024<br>NUMARASI: 2024/253 2024/253<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ile  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik/gönderme kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"...Davalı şirketin müflis şirket olduğu, bu alanda uzman birimin İstanbul Anadolu 1- 2- 3- Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"..Dosya ilk önce  İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret  Mahkemesi'ne tevzii olmuş, mezkur mahkemenin 2024/225 Esas 2024/265 Karar sayılı kararı ile davanın menfi tespit davası olduğu tespiti yapılmakla  her ne kadar gerekçeli karara yazılmasa da sadece davalı şirketin tasfiye halinde olduğundan bahisle ve menfi tespit davası kayıt kabul davası olarak nitelendirilmekle HSK 1. Dairesinin 03/04/2018 tarihli kararı gereği 1,2 ve 3 nolu asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle gönderme kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda; eldeki davada istemin borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, davacının müflisin masasından bir alacak talebi olmadığı, alacak talebi olmadığından kayıt kabul davası olamayacağı, sıra cetveline kaydedilmiş muvazaalı bir başka alacağın terkini isteminin de olmadığı, diğer bir ifadeyle kayıt terkin davası da olmadığı, uyuşmazlığın tümüyle genel hükümlere göre çözülecek bir menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. İflastan sonra müflisin tasarruf yetkisi İİK nun 226 maddesine göre masaya geçeceğinden, taraf teşkili sağlanırken müflise değil masaya tebligat çıkarılarak genel hükümlere göre (iflas-konkordato hükümlerinden bağımsız) çözülmelidir. Davanın İİK.nun mad. 235 kapsamında kayıt kabul davası olarak görülmesine yasal imkan bulunmamaktadır...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. 5 Nisan 2018 tarih 30382 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren HSK Birinci Dairesinin 03/04/2018 tarih 538 sayılı kararı ile,  iflas ve konkordato hukukuna ilişkin davalarda üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1. 2. ve 3. numaralı asliye ticaret mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık, müflis şirket ile davacı şirket arasında, iflas tarihinden önceki bir sözleşmesel ilişkiden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup, iflas süreci içerisinde yapılan ödemeye rağmen iflas müdürlüğü tarafından bilirkişi incelemesi uyarınca yeniden borç belirlenmek suretiyle iflas dosyası üzerinden gönderilen muhtıraya karış açılan işbu davanın ihtisas mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereken bir yanı bulunmadığından, davanın tevzien açıldığı ticaret mahkemesine görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 24/03/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef52a4b57ec8655e","SID":"a148c93d25b7fddb"}}