{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2430 <br>KARAR NO: 2025/471<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2021<br>NUMARASI: 2019/254 Esas -  2021/580 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/09/2018 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı  ... plakalı aracın  kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında  müvekkilinin maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığını, davalıya başvurduklarını ancak herhangi bir sonuç almadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100-TL geçici iş göremezlik ve 4.400-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.500-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) temerrüt tarihi olan 20.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 27/04/2021 tarihli  tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik  talebini 16.733,46-TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı talebini 269.345,52-TL olmak üzere toplam 286.078,98-TL olarak  artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkiline eksik evrak ile başvuruda bulunduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu,  maluliyet raporunun  20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak alınması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, avans faizi talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....ATK Trafik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 11/02/2020 tarihli kusur raporu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 12/08/2020 tarihli - ... sayılı maluliyet raporu, dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporu ile toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; 08/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; davacı ...'in yaralanmasına neden olan kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğu, ...plakalı aracın kaza tarihini de kapsayacak şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS (Trafik Sigortası) poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olarak davacıda meydana gelen yaralanmadan ve oluşan zarardan dolayı poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, dava konusu kaza nedeniyle yaralanmasının davacıda %18 oranında meslekte kazanma gücü kaybı yarattığı, davacının iyileşme süresinin ise kaza tarihi olan 08/09/2018 tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2021 tarihli, 2019/3292 Esas ve 2021/1848 Karar sayılı kararına göre 2. seçenek olarak yapılan hesaplamaya göre davacının 08/09/2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanmasından kaynaklı olarak davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 16.733,46-TL., sürekli iş göremezlik tazminatının ise 269.345,52-TL. olduğu, buna göre davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam maddi tazminatın 286.078,98-TL. olacağı, bu miktarın (286.078,98-TL.’nin) davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe teminat limiti olan 360.000,00-TL.’nin içerisinde kaldığı davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin ise KTK.’nun 99. maddesi gereğince davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı tarihi izleyen 8 (sekiz) iş günü sonrası 14/03/2019 tarihi olduğu, ancak davacı vekilince dava dilekçesinde açıkça temerrüt tarihi olarak 20/03/2019 tarihi kabul edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarihin (20/03/2021) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan 286.078,98-TL. tazminat miktarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 20/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği'' gerekçesiyle, Davanın kabulü ile; 16.733,46-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 269.345,52-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 286.078,98-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davalı vekili; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını, gerekli uzman heyet tarafından hazırlanmadığını, davacının kendisi tarafından iş bu kazadan önce 2014 yılında başka  bir kaza daha geçirdiğini beyan etmesi karşısında  L2 vertabra kırığının somut olaya konu kaza ile illiyetli olmadığı anlaşılmasına rağmen illiyet bağı bulunmayan yaralanmaya ilişkin olarak yüksek maluliyet oranı tespitini kabul etmediklerini, aktüerya raporunun açık hesap hataları içerdiğini, bir yılı 360 gün olarak alınması gerekirken 365 gün olarak alındığını, hesaplamada 1.8 teknik faiz ve devre başı rant formülü uygulanması gerekirken  uygulanmayarak pasif dönem başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvuru eksik evrak ile yapıldığından geçersiz olup müvekkili şirketin bu nedenle temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kusuru da kabul etmediklerini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;davacı tarafça davalıya iş bu dava açılmadan önce başvurulmuş olup, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına,  bu şekilde davada  dava ön şartının gerçekleşmiş  olduğunun belirgin olmasına; kaza tespit tutanağı ile 11/02/2020 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor uyumlu olup, U dönüşü kuralı ihlali yapan davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin tedavi ( sağlık) giderine ilişkin poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmasına; dosya kapsamında alınan 07/08/2020 tarihli  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nce düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış bulunmasına ve raporda davacının somut olaya konu kazaya bağlı olarak gelişen L2 vertebra kırığı ile sağ ön kol radius+ulna kırığı arızalarına göre maluliyet oranının tespit edilmiş bulunmasına; trafik kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz  uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş  olup dosya kapsamında alınan 07/04/2021 tarihli aktüerya raporunda üç seçenekli hesaplama yapılmış olmakla yerel mahkemece  TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre ( 1.8 teknik faiz ve devre başı rant formülü kullanılmaksızın) hesaplama yapılan 2.seçenek hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 19.542,05-TL harçtan peşin yatırılan 4.885,51-TL harcın düşümü ile bakiye 14.656,54-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"713d2d3f1affc9d7","SID":"d2131a6323fadc72"}}