{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/04/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:03/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davalı tarafça Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini müvekkilince itiraz süresinin kaçırıldığından imzaya ve borca itiraz edemediğini, takip dayanağı 20.000,00.-TL bedelli bonoda ön yada arka yüzlerde müvekkiline atfedilen imzaların ve bonoda yer alan yazı ve rakamların müvekkiline ait olmadığını, ayrıca müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcunun da olmadığını, bonoda müvekkiline atfedilen imzalar ile yazıların müvekkiline ait olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, müvekkili aleyhine yürütülen takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişkki mevcut olduğunu, müvekkilinin davaya konu bonoyu davacıdan müvekkiline olan borcu nedeniyle aldığını, davaya konu bononun müvekkili şirket yetkilileri huzurunda bizzat davacı tarafından imzalandığını, davacının bu senedi ödemediğini, davaya konu icra takibinde ödeme emrinin 19/09/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın reddini, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Bu husus dikkate alınarak davacının senet keşide tarihine yakın tarihlerde atılmış, resmi kurumlarda bulunan imza örnekleri getirtilmiş ve huzurda mukayeseye esas imza örnekleri alınarak konusunda uzman grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, yukarıda açıklana hususları karşılar şekilde düzenlenen raporda, senetteki imza ile mukayeseye esas alınan imza örnekleri karşılaştırmalı olarak raporda gösterilmiş, imzaların tersim tarzı, imzalar içerisindeki karakteristik el hareketlerinin yapılışı, kaligrafik-itiyadi özellikler yönünden benzerlikler olduğu resimlerle gösterilip desteklenerek senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş, mahkememizce yapılan gözlemde de rapordaki değerlendirmeler yerinde görülmüş ve 2011 tarihinde düzenlenip, 2013 yılında takibe konu edilip kesinleşen ve 2020 yılında dava konusu edilen senetteki borçlu imzasının davacıya ait olmadığı iddiasının ispat edilmediği anlaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Takibe yönelik tensiple verilen tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine İİK'nın 72/4. Maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmemiştir. ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İlk Derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bonodaki imzanın ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı  olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, bilirkişi raporunda inceleme yöntemlerinin ve tekniklerinin açıklanarak senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmiş olmasına,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun  bilimsel yöntemlere ve oluşa  uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2b544156849b594","SID":"671b9f78de3fcf2d"}}