{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1541 <br>KARAR NO: 2025/93<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/02/2021<br>NUMARASI: 2018/1080 Esas -  2021/66 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketin müvekkilinin müşterisi olduğunu ve uzun zamandır mal aldığını, davalı şirketin daha önce limited şirket iken 25/04/2018 tarihinden itibaren unvan değişikliğine giderek anonim şirket olduğunu, ancak müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini, davalının müvekkili şirketten aldığı mallardan kaynaklı olarak adına düzenlenen fatura bedellerini ödemediğini, müvekkili şirket yetkililerince davalının borçlarını ödemesi için defalarca arandığını, fakat buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra davalı şirkete 24 Ekim 2018 tarihinde İstanbul ... Noterliği’nden ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve cari hesap bakiyesinin ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin adres değişikliğini ticaret yaptığı müvekkiline bildirmemesi nedeniyle bahsi geçen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğini, ihtarname bila tebliğ iade edildikten sonra İTO kayıtlarından yapılan inceleme sonucunda davalı şirketin unvan ve adres değişikliğinin öğrenildiğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın tamamen zaman kazanmaya yönelik, haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  HMK.m:6’ya göre genel yetkili icra dairesinin davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesi olduğunu, buna göre müvekkili şirketin adresinin de İstanbul Bahçelievler’de bulunması nedeniyle yetkili icra dairelerinin Bakırköy İcra Daireleri olduğunu, davaya konu icra takip dosyasında takibin 01/10/2018 tarihinde 43.561,59-TL. alacak talebiyle başlatıldığını, müvekkili tarafından cari hesap kayıtları kontrol edildiğinde davacı tarafa olan borcun takip talebinde belirtilen meblağdan daha az olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle takibe itiraz edildiğini, dava konusu borç miktarının bir  kısmının kendilerince de kabul edildiğini, ancak davacı tarafa olan borç miktarının 43.561,59-TL. olmadığını, bu hususun dosyaya sunulan fatura, hesap pusulaları ve mutabakat formlarından anlaşılabileceğini, müvekkili şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1121  E. sayılı dosyasında \"Konkordato\" talebinde bulunulduğunu ve bu kapsamda ilgili mahkeme tarafından 29/11/2018 tarihinde \"Geçici Mühlet Kararı” verildiğini, anılan geçici mühlet kararı gereğince müvekkili şirket hakkında tedbir tarihinden sonra tüm icra işlemlerinin durdurulmasına, haciz ihbarnamesi gönderilmesinin önlenmesine, muhafaza işlemi yapılmış ise yed-i emin sıfatıyla müvekkiline teslimine karar verildiğini, dolayısıyla 29/11/2018 tarihinden sonra müvekkili şirket ile ilgili olarak hiçbir icra işlemi yapılamayacağını, müvekkilinin dava konusu borç miktarının 36.000,00-TL.'yi aşan meblağ yönünden yaptığı itirazların haklı olduğunu belirterek, davanın bu meblağı aşan kısım yönünden reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, kabul edilen borç miktarı yönünden hükmedilecek yargılama giderleri ve vekalet ücretinden indirim yapılmasını, reddedilecek meblağ yönünden ise hükmedilecek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamının ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinde; davacı şirketin 22/10/2018 tarihli, 396585 numaralı ve 6.586,11-TL. meblağlı vade farkı faturası dışında taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olarak davalı şirket adına faturalar düzenlendiği, dosyaya sunulan ticari defter, kayıt ve belgelere göre düzenlenerek hükme esas alınmasında sakınca görülmeyen ve mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda tespit edilen miktara ve Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1121 Esas sayılı dosyasına verilen konkordato projesinin tasdikine dair gerekçeli karara göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 36.975,48-TL. alacaklı olduğu, taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişkide vade farkı ödeneceğine dair açık bir sözleşme olmadığı, buna yönelik bir teamülün de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin 22/10/2018 tarihli, 396585 numaralı ve 6.586,11-TL. meblağlı vade farkı faturasını davalı taraftan talep edemeyeceği, bilirkişi raporu ile tespit edilen 36.975,48-TL. asıl alacak miktarına yönelik vaki itirazının haksız ve dayanaksız olduğu ve İİK.'nun 67. maddesi gereğince davalı şirketin bu miktar (36.975,48-TL.) yönünden itirazının iptalinin gerektiği, her iki taraf da tacir olduğundan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesinin uygun olacağı, ayrıca İİK.’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemek olduğundan, takip konusu fatura alacağı da likit ve itiraz da kısmen haksız olduğundan, davacı lehine kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatını kapsar şekilde, ancak reddedilen kısım yönünden ise yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmeksizin davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından konkordato mühletinde doğmuş ve muaccel olan tüm alacakların konkordato projesi kapsamında ödenmekte olduğunu,  davacı tarafın alacağının konkordato projesine dahil edilmiş olup proje kapsamında ödendiğini, Yerel mahkeme tarafından itirazın iptaline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, niteliği itibariyle ödenmekte olan bir fatura alacağı bulunduğunu, davalı şirket tarafından, ödeme planı çerçevesinde de ödeme yapılmakta olduğunun göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmemiş olup yerel mahkeme tarafından iptaline karar verilen miktarın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin alacağın tamamına itiraz etmediğini,  kısmi itirazda bulunulduğunu, bunun yanında 36.000 TL'lik alacak yönünden itirazın kaldırılacağının da beyan edildiğini, yerel mahkeme tarafından bu yönüyle de değerlendirme yapılmayarak davalı şirketin haksız itirazı varmış gibi değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesinin de hatalı olduğunu, davacı tarafından başlatılan takibin, kötü niyetli olduğunu, konkordato tasdik kararına rağmen yerel mahkemece verilen kararın eksik inceleme ile  karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, konkordato projesi tasdik edilen şirketten olan alacağın tahsili istemiyle geçici mühlet verilmeden önce başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"cari hesap alacağı\" borcun sebebi gösterilerek 43.561,59 TL asıl alacak ve 3.551,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.112,75 TL alacağın tahsili istemiyle 01/10/2018 tarihinde ilamsız  takip başlatıldığı, takibe  cari hesap ekstresinin ve ihtarname suretinin  eklendiği,   borçlunun 07/11/2018 tarihli borcun tamamına ve ferilerine itirazı üzerine  takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın 19/11/2018 tarihinde açıldığı görülmektedir. Dosyaya alınan bilirkişi raporu ile davacının açık hesaba ilişkin talebinin 6,586,11 TL'lik kısmının vade farkına ilişkin bir adet faturadan kaynaklandığı, bakiye 36.975,48 TL açık hesap alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Davalı tarafın  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1121 E. 2020/393K sayılı dosya ile 14/11/2018 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu ve geçici mühlet istediği, mahkemece 29/11/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, 01/07/2020 tarihinde ise konkordato projesinin İİK 305 maddesindeki şartlar oluştuğu gerekçesiyle tasdikine karar verildiği, uyaptan yapılan incelemede kararın istinaf edilmeyerek 26/09/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen konkordatonun tasdikine ilişkin gerekçeli kararın 10. Sayfasında;   \"Alacaklı ... Ticaret Limited Şirketi'nin talebi bakımından yapılan incelemede; alacaklı yönünden 43.561,59-TL alacak kaydı yapıldığı, borçlu şirket yetkilisi tarafından kaydettirilen alacağın 36.975,48-TL'lik kısmının kabul edildiği, borçlu şirket yetkilisi tarafından kaydettirilen alacağın 6.586,11-TL'lik kısmının kabul edilmediği, alacaklı şirketin komiser heyetine sunduğu belgeler incelendiğinde, ... San.Tic.Ltd.Şti'nin 43.561,59-TL tutarında tahakkuk eden faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı için 24/10/2018 tarihinde İstanbul ...Noterliği ... Yevmiye Numara ile İhtarname gönderildiği ancak ihtarnamenin adres dolayısı ile Bila Tebliği döndüğü, 01/11/2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı dosyası ile ilamsız takip ödeme emri gönderildiği, borçlu şirketin 12/11/2018 tarihinde itiraz ettiği ve davanın halen derdest olduğunun görüldüğü,  alacaklı şirketin işbu konkordato dosyasına sunmuş olduğu 19/11/2019 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde alacaklı şirketin borçlu tarafından beyan edilmiş olan 36.975,48-TL borç tutarını kabul ettiğinin görüldüğü,  borçlunun yasal defterleri ve alacaklının alacak kaydı sırasında sunmuş olduğu belgelerin ve alacaklı şirketin işbu konkordato dosyasına sunmuş olduğu 19/11/2019 tarihli dilekçesinin incelenmesi neticesinde, konkordato oylamasında ... San.Tic.Ltd. Şti'nin 36.975,48-TL tutarında alacak üzerinden nisaba dahil edilmesine karar verildiği\" bilgilerinin yer aldığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ile konkordatonuın  tasdikine ilişkin kararda davalının kabul ettiği miktar olan  36.975,48-TL yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatı ile yargılama giderine hükmedildiği, karara karşı sadece davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu görülmektedir.  Konkordato projesi talep edence hazırlanıp dilekçesine eklendikten sonra İİK'nın 302. Maddesi uyarınca alacaklılar tarafından kabul edilmelidir.  Bundan sonra konkordato mahkemesince şartların sağlandığı kabul edilirse gerektiğinde alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtip, konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin ederek  konkordatonun tasdikine karar verir.  Konkordatonun tasdiki ile birlikte konkordatoya tabi bütün alacaklar bakımından konkordato zorunlu ve bağlayıcı hale gelir (m.308/c). Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince kabul edilen kısım yönünden konkordato projesine dahil edilen ve ilk derece mahkemesince kabulüne karar verilen 36.975,48-TL yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, ancak davalı taraf bu miktar yönünden itirazında haksız olup  dava açılmasına sebep olduğundan icra inkar tazminatına ve davacı yararına yargılama giderlerine hükmetmek gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulü şeklinde hüküm kurulması isabetli değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece  davanın kabulüne şerlinde kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davalının  İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına davalı şirketin 36.975,48-TL asıl alacağa yönelik itirazı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,  Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,2- 36.975,48 TL nin  %20 oranında hesaplanan 7.395,09-TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatına yönelik isteminin reddine, 4-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 569,01 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 46,39 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL  başvurma harcı, posta ve tebligat gideri  222,50 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 1.008,4‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 216,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 5.546,32- TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile  davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.137,00- TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile  davalıya ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.035,97 TL sinin  davalıdan, 284,03 TL sinin davacıdan alınarak  HAZİNEYE GELİR KAYDINA,  9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 10-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları yönünden; a- Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, b- Davalı  tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta  gideri 32,50 TL olmak üzere toplam 194,60 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11b5f874476ba870","SID":"34dcc5888879b92f"}}