{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:15/12/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:24/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili hakkında Antalya 7. İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... tarafından 18/03/2015 tanzim tarihli 20/04/2015 vade tarihi ile 150.000,00 TL alacaklı olduğu iddiasıyla takip talebi oluşturulduğunu ve 22/04/2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü örnek 10 ile ödeme emri gönderildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan takibin açkıca usule aykırı olduğu gibi davalı tarafça başlatılan icra takibine konu alacağın hukuki dayanağının da olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığından, takipte bahsi geçen  senedin hukuken geçersiz olduğunu, alacağın kambiyo senedine dayanması gerektiğini, senetteki imzanın müvekkili ...’e ait olmadığını,  beyan ederek, davanın kabulü ile takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak kaydıyla davalıdan alınarak müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı yanın senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkilinden 19/11/2014 tarihinde \"Antalya ... Ltd. Şti. ünvanıyla faaliyette bulunan işletmeyi devralmak için 150.000,00 TL borç para aldığını, almış olduğu borç parayı geri ödememesi üzerine, müvekkilinin talebi doğrultusunda takibe konu senedi verdiğini, akabinde davaya konu senedin vadesinde ödenmediğinden müvekkil tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın mahkeme kaleminde vermiş olduğu imza örneklerini mahkemeyi yanıltma amacıyla bilerek farklı şekilde attığını, davacının borcu kabul ettiğine ilişkin belgedeki imza ile senetteki imzanın birebir aynı olduğunu, davacı tarafın açıkça hileli davranışla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, ayrıca davaya konu icra dosyasından 27/04/2015 tarihinde davacı borçlunun adresine hacze gidildiğini, bu nedenlerle öncelikle icra müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak senet aslının istenmesini, senet aslı kasada mevcut değilse alacaklı ya da vekiline tutanakla teslim edilip edilmediği hususunun sorulmasını, ayrıca davacı yanın yeniden yazı örnekleri ile birlikte imza örneklerinin alınmasını ve belgelerdeki imza örnekleri ile mahkeme kaleminde vermiş olduğu imza örnekleri arasındaki, bariz farklılığın sorulmasını, davacının haksız davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...takip dayanağı senedin  gönderilemediği, yapılan araştırmalara karşın yine belge aslının bulunamadığı görülmüş ve imza incelemesi yapılamamıştır. İspat külfeti alacaklıda olup, senet aslı üzerinden imza incelemesi yapılmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. İmzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir (HGK'nın 26/04/2006 tarih, 2006/12-223 Esas - 2006/235 Karar). Diğer bir deyişle, alacaklı, takip dayanağı bonoda borçlu keşideciye atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu, itiraz halinde ispat etmek zorundadır. Somut durumda senet aslı ibraz edilememiş ve bu durumda ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediği ve imzanın borçluya ait olduğu hususu alacaklı tarafından kanıtlanamadığı\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kötüniyeti ispat edilmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu senedin müvekkilinin takip tarihindeki vekili olan ...'na teslim edildiğini, bu vekilin ticaret mahkemesine başvurarak ihtiyati haciz kararı aldığını, sonrasında da icra dairesine teslim ederek icra takibi başlattığını, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte İİK'nın 168. ve 171. maddeleri uyarınca icra müdürünün senedin kambiyo senedi olduğunu görmesi halinde ödeme emri düzenleyeceğini, dolayısıyla kambiyo senedinin aslının takip talebine eklenmesinin, icra dairesine tesliminin zorunlu olduğunu, bu şekilde teslim edilen senedin aslının kasada saklandığını, bazen yer sıkıntısı nedeniyle senet aslının kasaya alınmayıp, alacaklı vekiline tutanak karşılığı teslim edildiğini, somut olayda, kambiyo takibi başlatıldığına göre, senet aslının icra müdürlüğüne sunulmuş olduğunun belli olduğunu, icra dosyasında senet aslının alacaklıya verildiğine dair herhangi bir tutanağın bulunmadığını, senedin icra müdürlüğüne teslim edildiğini, davacının senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığına yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkilinden 150.000,00 TL borç para aldığını, buna ilişkin ikrarını içeren yazılı belgenin bulunduğunu, borcunu ödeyememesi üzerine takibe konu senedi verdiğini, mahkemeyi yanıltmak için mahkemeye sunduğu belgelerde bilerek farklı imza attığını, ayrıca 27/04/2015 tarihinde yapılan hacizde kullanılan imza ile senetteki imzanın benzer olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu bonoda keşideci olarak davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı alacaklıya ait olmasına, mahkemenin tüm araştırmalarına rağmen takibe konu senet aslının bulunamaması sebebiyle imza incelemesi yapılamadığından, davalının senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlayamamasına,  bononun icra müdürlüğü nezdinde kaybedilmiş olmasının da sonuca etkili olmamasına, borcun ikrarına ilişkin olarak davalı tarafça ibraz edilen 19/11/2014 tarihli belgede, takip konusu bono yönünden yapılmış herhangi bir ikrarın bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da69634fdbfb65e0","SID":"81ac31623bfb8f2c"}}