{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/257 <br>KARAR NO: 2025/315<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 05.12.2024 tarihli ek karar<br>NUMARASI: 2024/398 D.iş - 2024/405 Karar <br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyen ile borçlu şirket arasında yapılan  16 bin adet yaka ve  16 bin adet çift manşet  takımı toplam 32 bin adet mal  satımı sonrasında, 18.10.2024 tarihli 422.400,00-TL meblağındaki faturada yer alan malları borçlu şirkete teslim etmiş, ancak borçlu şirket ihtiyati haciz isteyen tarafından süresinde teslim edilen 32 bin adet üründe  boyama hatası olduğunu beyan ederek fatura bedelini ödemediğini, ihtiyati haciz isteyen borçlu şirket ile görüşerek 32 bin adet ürününü geri almak istemiş borçlu şirket ihtiyati haciz isteyen firmaya  ait  32 bin adet ürünün 9107 adet yaka ve ... adet çift manşet ürünleri y.diğini ve nakliye ve gümrük bedelleri ihtiyati haciz isteyen firma tarafından karşılanması halinde müvekkili olduğu firmaya ait malları geri iade edeceklerini bildirdiklerini, ihtiyati haciz isteyen, borçlu şirket deposunda bulunan diğer ... adet yaka ve .. adet çift manşet ürünlerini teslim almaya gitmiş ve diğer ürünlerinin de borçlu firmanın deposunda olduğunu görmüş ve borçlu firma buna rağmen teslim etmediği ürünlerin bedeli olan 295.000,00 TL.' yi  ödememiş ve müvekkiline ait olan ürünleri de teslim etmediğini,  borçlu firma ile yapılan tüm görüşmeler sonuçsuz kalmış ve fatura alacağı ödenmediğini belirterek ihtiyati haciz isteminde bulunan vekili 295.000,00 TL fatura borcundan dolayı borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati  haciz konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin borçluya yükletilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 07.11.2024 tarihinde;  \"...İstemin niteliğine göre, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dilekçeye ekli olarak sunulan yukarıda nitelikleri belirtilen  fatura  ve mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre, ihtiyati haciz için aranan İİK'nin 257. maddesindeki yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla sunulan fatura ve bu faturaya karşı düzenlenen iade faturasında yapılan incelemede ürünlerin 16000'er adet olduğu, ürün birim fiyatının 24,00-TL olduğu, iade faturası üzerine imzalı beyan ile toplam 14977 adet ürünün geri verildiği, geriye kalan 17107 adet ürünün ise geri verilmediği anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyene geri verilmeyen ürünler yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı... \" gerekçesiyle, ihtiyati haczin kısmen kabulüne, İİK’nın 257/1 maddesi gereğince alacaklının 225.812,40TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yetecek miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyen tarafından kesilen faturanın tarihinin 16.10.2024 olduğunu, bu fatura kapsamında müvekkiline herhangi bir mal teslim edilmediğinden müvekkili tarafından iade faturasının 18.10.2024 tarihinde kesildiğini, alacaklı yanın ihtiyati hacze konu fatura içeriğinden de  görüleceği üzere davalı şirkete sözde yaka teslimi, satışı yapılmış gösterildiğini, ancak davalı şirkete böyle bir teslim söz konusu olmadığı gibi irsaliye düzenlenmediği de anlaşıldığını, davacının sunduğu faturada imza kısmında yer alan kişiler ... ve ... isimli kişiler müvekkil şirketin yetkilisi olmadığını, davalı şirketin yetkilisinin ismi ... olduğunu, nitekim mahkemenizce davacı taraftan fatura aslı istendiğinde davacı tarafından da bu durum anlaşılamamış ve faturanın e-fatura olduğunu belirtir beyan sunulduğunu, davalı şirket yetkilisinin ismi ve imzası bulunmayan, müvekkil şirketin kaşesinin bulunmadığı fatura ile yaklaşık ispatın sağlandığını söylemenin mümkün olmadığını, buna rağmen verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için alacağın kayıtsız ve şartsız ikrar niteliğinde belgeye dayanması gerektiğini, iddiaların yargılamayı gerektirdiği dikkate alınmadan, davalı şirketin kaçma, borçtan kurtulmaya dönük mevcudu azaltma vs. durumu olmadığı değerlendirilmeden ihtiyati haciz kararı verilmesi telafisi çok zor zararlara sebebiyet verdiğini, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, belirterek ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 05.12.2024 tarihli ek kararında; \"...İncelenen tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istem konusu fatura kapsamında mal teslim edilmediği, faturada imza kısmında yer alan kişilerin şirket yetkilisi olmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ileri sürülmüşse de, itiraz eden tarafından düzenlenen iade faturasına konu edilen ürünlerin bir kısmının ihtiyati haciz isteyene geri verildiğine ve bir kısmının ise henüz verilmediğine ilişkin fatura üzerine kayıt düşülmesi gözetildiğinde Mahkememizce verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı...\" gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Alacaklının ihtiyati hacze konu fatura içeriğinden de  görüleceği üzere müvekkili şirkete sözde yaka teslimi, satışı yapılmış gösterildiğini, ancak müvekkili şirkete böyle bir teslim söz konusu olmadığı gibi irsaliye düzenlenmediği de anlaşıldığını, davacının sunduğu faturada imza kısmında yer alan kişiler ...ve ... isimli kişilerin müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, müvekkili şirketin yetkilisinin ismi ... olduğunu, nitekim mahkemece davacı taraftan fatura aslı istendiğinde davacı tarafından da bu durum anlaşılamadığını ve faturanın e-fatura olduğunu belirtir beyan sunulduğunu, Müvekkili şirket yetkilisinin ismi ve imzası bulunmayan, müvekkili şirketin kaşesinin bulunmadığı fatura ile yaklaşık ispatın sağlandığını söylemenin mümkün olmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesince iç yazışma ürünü olduğu ve müvekkili şirket yetkilisinin imzası bulunmayan fatura dayanak gösterilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için alacağın kayıtsız ve şartsız ikrar niteliğinde belgeye dayanması gerektiğini, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, vadesi gelmiş borç bulunmadığı gibi ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin diğer şartları da mevcut olmadığını, fatura konusu mallar müvekkiline hiç teslim edilmediğini, iade faturası üzerinde müvekkilinin kaşesi olmadığı gibi yetkilisi ...'nin de isim ve imzası bulunmadığını, bu itibarla yaklaşık ispatın sağlanmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazlarının kabulü ile neticede ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise  iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İhtiyati haciz alacaklısı taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya 18.10.2024 tarihli fatura ile 16.000 yaka,16.000 çift manşet takımı  olarak toplam 32.000 adet ürün teslim edildiğini, davalının fatura tutarını ödemediğini, bir kısım malları ihraç ettiğinin söylendiğini, bunun dışındaki ürünlerin iade edileceğinin söylendiğini, ancak davalının 295.000 TL tutarlı ürünlerin bedelini ödemediği gibi iadesini de sağlamadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin fatura ve düzenlenen iade faturaları kapsamında ürün birim fiyatının 24,00 TL olduğu, teslim eden ve alan imzalı iade faturası içeriğine göre 14.977 adet ürünün iade edildiği, buna göre iade edildiği kanıtlanmayan ürünler için birim fiyat üzerinden yapılan değerlendirme soncu ihtiyati haciz isteminin 225.812,40 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, borçulu itirazı üzerine  yapılan değerlendirme sonucu ise 15.12.2024 tarihli ara kararı ile fatura ve irsaliyelerde borçu adına atılı imzaların şirket yetkili ve temsilcisine ait olmadığı yönündeki itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği ve kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda dosyada yer alan teslim eden ve teslim alan isim ve imzası taşıyan fatura ve irsaliye içeriklerine göre  ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. İtiraz eden vekilinin fatura ve irsaliyelerdeki imzaların borçlu şirketi temsil etmeye yetkili olmayan kişilere ait olduğu yönünde  ileri sürdüğü savunmalar ve diğer itirazlarının esasa ilişkin açılacak  dava içerisinde   esas bakımından değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"455e29d11a6952b4","SID":"9af3e38628f84858"}}