{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/216 Esas<br>KARAR NO:2025/356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/06/2024<br>NUMARASI:2024/321 Esas, 2024/414 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması ve İflas)<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölümün sözleşmedeki bütün yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin zararının tazmini için açılan davada Bakırköy 12. Tüketici Mahkemesinin 17/07/2023 tarih ve 2022/120 Esas ve 2023/225 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, borcun ödenmemesi üzerine İİK'nun 43. maddesi uyarınca iflas yoluyla takibe dönüştürüldüğünü, ancak davalının iflas ödeme emrinin tebliği üzerine karşı borca ve iflas talebine itiraz ettiğini, oysa borç tutarının kesinleşen Mahkeme ilamı ile sabit olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının icra takibine yönelik itirazının kaldırılması ile iflasına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi 03/06/2024 tarihli kararı ile; davaya dayanak takip konusu alacak yönünden davacının dava tarihinden önce Bakırköy 12. Tüketici Mahkemesinin  2022/120 Esas 2023/225 Karar sayılı kararı ile ilama bağlanan aynı alacakla ilgili iflas takibine yapılan itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesine dair işbu davanın açıldığı, ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 10/07/2017 tarih 2017/2 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ilama bağlanmış bir alacağın adi takip yoluyla iflas takibi yapılarak itirazın kaldırılması suretiyle yeniden ilama bağlanması ve takibin devam ettirilmesi isteminde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçelerine istinaden davanın usulden reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kararını dayandırdığı YİBHGK kararında ilama dayanan bir alacağa dayalı ilamsız haciz yoluyla takip yapılmasında hukuki yararın bulunmadığının belirtildiğini, somut olayda ise, ilamlı haciz yoluyla takibin ilamsız haciz yoluyla takibe değil İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yoluyla takibe dönüştürüldüğünü, bu nedenle YİBHGK kararının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, İİK'nın 43. maddesi kapsamında takip yolunun bir defaya mahsus değiştirilebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. ... sayılı dosyası ile, davacı tarafından davalı borçluya karşı Bakırköy 12. Tüketici Mahkemesinin 17/07/2023 tarih ve 2022/120 Esas ve 2023/225 Karar sayılı kesinleşen ilamına dayalı asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama gideri ile bunların işlemiş faizleri olmak üzere toplam 4.869.073,90 TL'nin tahsili amacıyla 08/08/2023 tarihinde haciz yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, icra emrinin davalı borçluya tebliğinden sonra itiraz olmadığından takibin kesinleştiği, akabinde davacı vekilinin 15/03/2024 tarihli talebi üzerine İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yoluyla adi takibe çevrildiği, 01/04/2024 tarihli ödeme emrinin 07/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği davalı borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, akabinde davacının açtığı işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, ilama dayalı başlatılan haciz yolu ile takibin İİK'nun 43.maddesi kapsamında iflas yolu ile adi takibe dönüştürülmesinde davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.\"...Belirteyim ki, ilam alacaklısı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilmesi için, (yukarıda görüldüğü gibi) borçluya karşı ilamlı icra takibi (m.32) yapmak ve ondan sonra iflas talebinde bulunmak (doğrudan doğruya iflas davası açmak; m.37; m.177/4) zorunda değildir. İlam alacaklısı, hiç ilamlı icra takibi yapmadan (ilamı icraya koymadan), ilam borçlusuna karşı genel iflas yolu ile takip (m.155 vd) yapabilir...\" (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış Üç Misli Genişletilmiş, Üçüncü Baskı, Cilt:3 Ankara 1993, s.2270).\"...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir... (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110).2004 sayılı İcra İflas Kanununun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. Somut olayda, ilamın yerine getirilmesi için haciz yolu ile başlatılan icra takibinin, İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca adi iflas yolu ile takibe dönüştürülmesinde yasal olarak bir engel ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan kararın gerekçesine dayanak yapılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun bahsi geçen kararının somut olayda uygulanma yeri olmadığından davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf  başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/321 Esas, 2024/414 Karar sayılı ve 03/06/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0eaf8d03d7f5cc2e","SID":"c9ee330fa138b0b6"}}