{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1339 Esas<br>KARAR NO:2025/366<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/03/2021<br>NUMARASI:2019/464 Esas, 2021/361 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun 1.604,80 EURO, 4.138,20 TL VE 700.300,21 USD asıl alacak ile 163.774,85 USD faiz faturası olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 4.592.152,318 TL tutarındaki takibe konu faturalara ilişkin itirazının dayanaktan yoksun olduğunu, davalı/borçlunun Türkiye’de temsil, gözetim ve yönetim hizmeti vermeye yetkili bazı havayolu şirketleri ile anlaşmalarının mevcut olduğunu, bu kapsamda davalı/borçlunun dava dışı “...” ile de mezkur borç döneminde anlaşmalı olduğunu, müvekkilinin 16.01.2018 tarihli “Sözleşme 01/2017” ile (Sözleşme) ... havayolu şirketi için yer hizmetleri sağlayacağını ve alınan hizmet karşılığında ....’in yetkili temsilcisi davalı/borçlu ... Şti. tarafından da ödemelerin gerçekleştirileceğini, Sözleşme’nin 7.2. maddesinde tarafların sözleşme uyarınca alınan hizmetler karşılığında aylık olarak düzenlenecek faturalara ilişkin ödemelerin; faturaların Davalı/Borçlu temsilciye tebliğinden itibaren ondört (14) gün içinde müvekkilinin banka hesabına nakden yatırılacağının kararlaştırıldığını, ondört (14) gün içerisinde ödemenin yapılmaması halinde ilave ondört (14) gün faiz uygulanmadan ek süre öngörüldüğünü, buna karşın 7.3. numaralı maddede davalı/borçlu tarafından 250.000 USD’lik teminatın müvekkili şirkete verilmesinin kararlaştırıldığını, teminatın verilmemesi halinde ise yedi (7) günlük vadenin uygulanacağının açıkça kararlaştırıldığını, somut olay bakımından davalı/borçlunun herhangi bir teminat göstermediğini, bu sebeple icra takibine konu faizlerin başlangıcının faturaların davalı/borçlu’ya tebliğinden itibaren yedi (7) günün geçmesiyle olacağını, 7. günün sonunda davalının temerrüde düşeceğinin açık olduğunu, davalı/borçlu tarafından halihazırda itiraz edilenler dışında kalan faturaların tamamının tebliğinin üzerinden yedi (7) gün geçmesine rağmen müvekkilinin hesabına herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, diğer yandan faturalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. Maddesinin 2 fıkrasına uyarınca, alındıkları tarihten itibaren sekiz (8) gün içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dolayısıyla davalı/borçlunun işbu dava konusu borçtan sorumlu olduğunu, davalı/borçlu tarafından icra dosyalarına yapılan itirazın, haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek ... sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile davacı lehine %20’den az olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa ödeme taahhütlerinin tamamını yerine getirdiğini, faiz doğuracak bir durumun olmadığını, faiz iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme gereği faiz faturalarının ... Yollarına keşide edilmesi gerektiğini, davacı tarafın 2017 yılı içinde de faiz faturası keşide ettiğini, sonrasında davacı tarafından bu faturaların iptal edildiğini, yargılama sırasında kesin olarak anlaşılacağı üzere %10,9 fiyat artışının ... Yollarının talebi üzerine davacı tarafından %5 olarak revize edildiğini, müvekkili şirket ile... Yolları arasındaki sözleşmenin 31 Ekim 2018 tarihinde fesih olunduğunu, dolasıyla 31 Ekim 2018 tarihine kadar müvekkili şirketin komisyon alacağının bulunduğunu, davacı şirketin kendilerine keşide edilen ihtarnameler de belirtildiği üzere 13 Temmuz 2018 tarihinde sözleşmeyi feshetmesinin hukuken bir sonucunun ve anlamının bulunmadığını, müvekkili şirketin 31 Ekim 2018 tarihine kadar... Yolları’nın temsilcisi sıfatıyla yükümlüğünün devam ettiğini, Devlet Hava Meydanlarına karşı yükümlülüklerin 04 Ocak 2019’a kadar devam ettiğini, müvekkili şirketin ... Yolları ile temsilcilik görevinin sona erdiği tarihe kadar yani 31 Ekim 2018 tarihinde tek taraflı olarak geçersiz bir fesih olduğunu, ancak davacı tarafından hatalı olarak Mayıs 2018 tarihinden itibaren hesaplama yapıldığını, davacının müvekkili şirketi sözleşmeye aykırı olarak aradan çıkararak doğrudan Mayıs 2018 tarihinden itibaren ... Yolları ile görüştüğünü, yükümlülüklerinin ve bu iş nedeniyle komisyon alacak haklarının sona erdiği tarihin 31 Ekim 2018 olduğunu, 2017 yılında davacı tarafın artış oranını %10,60 olarak belirlediğini, ancak bu durum ... Yolları tarafından kabul edilmeyince sözleşme süresinin uzatılması hususları da gözetilerek %5 olarak belirlendiğini, ... Yollarının müvekkili şirkete bu süreçte görüşmelerin devam ettiğini bildirerek görüşme süresince bile %5 artış üzerinden ödeme yapması talimatı verdiğini, davacının tüm faturalarına süresi içinde itiraz edildiğini ve ihtarname keşide edildiğini, yine sözleşmeye aykırı  davranışlarına son vermesi hususunda davacı tarafın yazılı ve sözlü olarak uyarıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Sözleşmenin konusu davalının, yetkili olduğu tüm havayolu şirketlerini Türkiye'de uluslararası sivil hava trafiğine açık havalimanlarında davacıdan yer hizmetleri alması için yönlendirmesi ve doğrudan karar ve inisiyatifini kullanabileceği havayolu şirketleri ile davacı ... arasında... ve Türkiye'de yürürlükteki Sivil Havacılık mevzuatına uygun olarak en az üç yıl süreli (Standart Yer Hizmetleri Anlaşması) yapılmasını, ifa edilmesini ve havayolu şirketi adına gerekli ödemelerin yapılmasını sağlamak olduğu, bu kapsamda icra takip dosyasına yansıyan bedellere göre; icra takip tarihinde davacının davalıdan 670.819,12 USD asıl alacak ve 193.256,94 USD faiz ve komisyon alacağı, 4.138,20 TL, 1.604,80 Euro olmak üzere toplam 864.076,05 USD, 4.138,20 TL ve 1.604,80 Euro alacaklı olduğu gözükmekle davacının alacağının 2017-31.12.2018 tarihleri arasında davalı tarafından ...Havayollarına düzenlenen faturaların temsilci sıfatı ile davalı cari hesabına yansıtılması ve davalı adına düzenlenen 193.256,94 USD faturalardan kaynaklandığı, davacının 01.07.2017-30.06.2018 tarihleri arasındaki alacak tutarlarını %10,90 oranından hesaplayarak kayıtlarına işlediği, bununla birlikte dosya münderecatı yazışmalarda taraflar ve dava dışı ... Yolu yetkililerince 01.07.2017-30.06.2018 dönemi için %5 artış oranı üzerinden tahsilatların yapılacağının kararlaştırıldığı, bu hususun taraflar arasındaki ihtilaf sebebi olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme 13 Temmuz 2018 tarihinde noter aracılığıyla davacı tarafından feshedilmiş olup söz konusu sözleşmenin 9.1 maddesinde; yer hizmet bedellerinin ödenmemesinde ve/veya eksik ödenmesinden ve/veya geç ödenmesinden dolayı davacının  yer hizmetinin verildiği anda doğmuş alacağına istinaden sözleşmeyi önceden bir ihbar, ihtar ve hükme gerek kalmaksızın derhal feshetmek ve verdiği hizmeti durdurmak hak ve yetkisine sahip olduğu belirtilmiş olup bu doğrultuda Sözleşmenin 13 Temmuz 2018 tarihinde dosyaya yansıyan kayıtlara göre haklı olarak davacı tarafça feshedilmiş olduğu, bu noktadan itibaren artık sözleşme hükümlerinden herhangi birisine davalı tarafından kısmen veya tamamen uyulmaması veya hizmet bedellerinin tamamının ödenmemesi ve/veya eksik ödenmesi ve/veya geç ödenmesi durumunda, davalıya tüm vadesi geçmiş borcu sıfırlanana kadar sözleşmede belirtilen komisyon ödemesi yapılmayacağı, her ayın son günü \"hesap kesim günü\" olarak belirlenip, cari hesaptaki fatura, ödeme ve benzeri kalemler hesaba katılarak ve aylık %2 faiz  dikkate alınarak hesaplama yapılıp faiz faturasının kesileceğini, davacının iş görme kapsamındaki asıl ve işlemiş faiz alacağını davalıya yöneltebileceğinin sözleşmenin açık hükümleri kapsamından anlaşıldığını, bu hususun \"davalının havayolu şirketi ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu gayrı kabil-i rücu peşinen kabul ve taahhüt eder.Geç ödeme yapılması durumunda, faturanın ödeme gününden, ödeme yapılan güne dek aylık %2 gecikme faizi uygulanacaktır.\" şeklindeki sözleşme hükmünden yorumlandığını, taraflar arasında gerçekleşen dosyaya mübrez e-posta yazışmalarının bilirkişi eliyle incelenmesi neticesinde 01.01.2017-20.11.2018 tarihleri arasındaki güncel bakiyenin 700.301,21 USD olduğu, 01 Temmuz 2017 tarihinden sonra davacı tarafından düzenlenen faturaların %10.9  artış oranına göre düzenlendiği, ancak tarafların %5  oranı üzerinde mutabık kaldıkları, bu noktada davacının komisyon alacağını %10,9 olarak talep etmesinin iyi niyet kurallarına aykırı görüldüğü, zira tarafların, sözleşme ve uygulamasından doğabilecek her türlü ihtilaflarda (davalının temsil ettiği ve sözleşme gereği davacıdan hizmet alan havayolu şirketleri ile ilgili ihtilaflar da dahil olmak üzere) davacının defter, bilgisayar kayıtları, e-posta ve faks haberleşmelerinin kanuni ve kesin delil olacağını kabul ve beyan ettikleri, bu durumda davalının e-posta yazışmalarına itibar edilemeyeceği yönündeki itirazlarının da yerinde görülmediği, öte yandan takibe konu iade faturası düzenlemesinin ... Yollarından talep edildiği, ancak ... tarafından iade faturalarının düzenlenmediğinin dosya içeriğinden ve bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği, sözleşmenin 4. ve 7. maddelerine göre, davalı ... sözleşme gereğince bu faturayı sağlamakla mükellef olduğu, bu durumdan ötürü söz konusu 360.418,97 USD bedelin sözleşmenin feshi öncesindeki tarihleri kapsaması nedeniyle davalı ...’un sözleşmeden doğan sorumluluğunun devam ettiği, davalının 10.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında, sözleşme fesih olana dek davacı kayıtlarında yer alan sözleşme kapsamında düzenlediği fatura bedelleri toplamı olarak tespit edilen 1.348.761,42 USD bedelli hizmet faturaları toplamına isabet eden komisyon bedeli olan 134.876,14 USD’yi davacı taraftan talep edebileceği, bunun da davalının takas savunması dikkate alınarak fesih edilen sözleşme sonrası davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, her ne kadar sözleşmede \"davalı herhangi bir sebeple ...'ye ödemesi gereken yer hizmeti bedelleri karşılığı tutardan gelecekte tahakkuk edecek komisyon veya sair alacaklarının varlığını ileri sürerek takas/mahsup def’i ve talebinde bulunamaz veya böyle bir iddiaya dayanarak ödemesi gereken yer hizmetleri bedellerinden hiç bir şekil ve surette kesinti yapamaz.\" hükmü yer alsa da bu hükmün devam eden sözleşme için geçerli olduğu, artık ayakta olmayan feshedilmiş sözleşmede uygulanamayacağı gibi söz konusu alacak cinsinin gelecekte tahakkuk edecek alacaklar için  geçerli olduğu, burada ise daha önceden sözleşme sonu itibariyle muaccel olmuş komisyon alacağı söz konusu olduğu için davalının alacağı yerinde görülerek davacı alacağından mahsup edilmesi  gerektiği, sözleşme hükümlerine göre faiz faturasının davalıya değil sözleşmede açıkça yer aldığı üzere temsilcisi olduğu ... Yollarına düzenlenmesi gerektiği, bu noktada 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının ... tarafından kabul edilmediği, faturaların tebliğinden sonra T.T.K. mad 21/2 maddesine uygun şekilde Ankara ... Noterliği 12.12.2018/... tarih ve sayılı yevmiye maddesi ile faturanın içeriğine itirazda bulunulduğu, izah edilen sebeplerle 163.774,84 USD bedelli faiz faturasının davacı alacağı olarak değerlendirilmediği, takipteki bu miktar bakımından davalının itirazının yerinde görüldüğü, son bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak sonuç itibariyle davacının icra takip tarihinde talep edebileceği bedelin sözleşmeden kaynaklı 319.270,04 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalının takas mahsup talebi karşılığında bu tutarın (319.270,04-134.876,14USD=) 184.393,90 USD olarak hesap edilebileceği yönündeki tespitlerin yerinde görüldüğü, TBK.nun 99. maddesi gereğince takibin yabancı para üzerinden talep edilen kısımlar bakımından da aynen devamına karar verilmesi gerektiği, takip konusu alacağın sözleşme kapsamında faturaya dayalı likit, hesap edilebilir ve borçlu tarafından bilinebilir nitelikte olması nedeniyle davalının İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden yabancı paralar yönünden takip tarihindeki USD ve EURO para birimlerinin kur fiyatı dikkate alaınrak hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu tutulması gerektiği, tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile sonuç olarak davalının takas mahsup talebi karşılığında (319.270,04- 134.876,14USD=) 184.393,90 USD olarak hesap edilebileceği dikkate alınarak davalının ... sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 184.393,90 USD, 1.604,80 Euro ve  4.138,20 TL asıl alacak üzerinden devamına,  hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren taleple bağlı olmak üzere aylık sözleşmesel %2 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihindeki USD ve EURO kuru üzerinden %20'si üzerinden hesaplanan 198.171,27 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin asıl alacak talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemece, varsayıma dayalı e-maile dayanılarak davaya konu alacağın büyük kısmının reddedilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda, bir şirket çalışanı tarafından atıldığı iddia olunan e-maile dayanılarak karar tesis edildiğini, ticari defterler ve bu defterlere ilişkin kayıtlar dosyaya sunulmuşken ve taraflar arasında “kesin delil” olarak kararlaştırılmışken, doğruluğu tespit edilmemiş yalnızca bir e-maile dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, nitekim, ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde e-mail yazışmalarının hiçbir geçerliliğinin olmadığının açıkça görüleceğini, tamamıyla iyi niyeti ile davalıya güven besleyen Müvekkili Şirketin belirtilen zam tutarının doğruluğunu varsayarak zam tutarları arasındaki farkı kayıtlara fiyat farkı iadesi olarak işlediğini, ancak davalının... Havayolları'ndan %10,9 üzerinden zamlı bedel almaya devam ederek müvekkili şirketi yanılttığını, davalı'nın ticari defterlerinde yapılacak incelemelerde davalı tarafından ... Havayolları'ndan alınan ödemelerde %10,9 zamlı tutarın uygulandığının tespit edilmesi gerektiğini, sürekli olarak dilekçelerinde bu hususu beyan etmelerine rağmen uyuşmazlığın dayandığı işbu hususun incelemeye alınmadan Mahkemece doğrudan %5 zamlı tutar üzerinden ödeme yapılmış olduğu varsayımına dayanılarak hüküm kurulduğunu, davalının yanlış ve yanıltıcı bilgilendirme şeklindeki dürüstlüğe aykırı hareketinin Haziran 2018 tarihinde Irak Havayolları'nın Müvekkili Şirket ile yapmış olduğu doğrudan görüşme neticesinde ortaya çıktığını, akabinde 13/07/2018 tarihinde müvekkil şirketin Sözleşme'nin 9.1. maddesinde yer alan “ödemelerin geç ve eksik yapılması” hükmüne dayanarak derhal fesih hakkını kullandığını, zaten gerek yerel mahkeme gerek bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda belirtilen tarihte feshin yapıldığı tespit edilerek vukuu bulan olayların gelişiminin açıklandığı şekilde olduğunun desteklendiğini, bununla birlikte ... Havayollarının müvekkili şirket ile yapmış olduğu görüşmede; davalı ile olan yetki sözleşmesini 09/05/2018 tarihi itibarıyla sona erdirdiklerini dolayısıyla bu tarihten itibaren işleyen ödemeleri doğrudan müvekkil şirkete gerçekleştirmek istediklerini belirttiklerini, dolayısıyla 01/07/2017 - 09/05/2018 tarihleri arasında ortaya çıkan fiyat farkı tutarının güncel borç tutarından düşülmemesi gerektiğini, zira ... Havayolları'nın davalı ile olan yetki sözleşmesini sona erdirerek doğrudan müvekkili şirket ile devam etmek istemesinin temel sebebinin de davalının müvekkili şirketi zam oranı hususunda kötü niyetli olarak yanıltarak müvekkil şirketin halen devam etmekte olan büyük mağduriyetine sebep olması olduğunu, elektronik postalara dayanarak hüküm kurulmasının senetle ispat kuralına aykırı olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte ... tarafından bu yönde bir email atılmışsa dahi, işbu emailin teknik incelemeye tabi tutulması gerekliliğinin yanında, Müvekkil Şirket'in yönetim anlayışı gereğince hiçbir işlem tek kişinin onayı ile tesis edilemediğini, dava konusu uyuşmazlığın tarihleri göz önüne alınarak imza sirkülerinden kolayca anlaşılacağı üzere, her işlemin çift imza ile tesis edilebileceğini, Dava dışı ... Havayolları'nın Müvekkil Şirket'e senelik artışın %10,9 üzerinden hesaplanarak davalı'ya ödendiğine dair deliller dosya kapsamında sabitken, müvekkili şirket adına çalışanın tek taraflı beyanının davanın esasını etkileyecek niteliği haiz olamayacağını, bilirkişi heyeti tarafından sadece ...'nun beyanına göre müvekkili şirketin davalıdan %10,9'luk senelik artış nispetinde alacağı olduğu gerçeğinin değiştirilemeyeceğini, davalının temsilciliğinin 09/05/2018 tarihinde son bulması sebebiyle bu tarihten sonra komisyon tutarına hak kazanmasının mümkün olmadığını, 09/05/2018 tarihinden itibaren davalının... Havayolları'nın yetkili temsilcisi olmadığını, anılan tarihten sonra ... Havayollarının bedelleri doğrudan müvekkili şirket'e ödediğini, sözleşme fesih tarihine kadar geçen süre zarfında davalının temsilci olarak hareket etmediği aşikâr olduğundan davalının komisyon bedeline hak kazanmadığını, akdi ilişki çerçevesinde komisyon tutarına hak kazanılmasının davalının yetkili olduğu hava yolu şirketinin temsilciliğini üstlenmesi şartına bağlı olduğunu, davalı'nın, yetkisinin sona ermesi sebebiyle, güncel borç tutarından düşülen 09/05/2018-13/07/2018 tarihleri arasına tekabül eden komisyona hak kazanmasının mümkün olmadığını, açık sözleşme hükmü ve bilirkişi raporunda yer alan tespitlere rağmen yerel mahkeme tarafından hiçbir gerekçe açıklanmaksızın davalının haksız ve yersiz takas/mahsup savunması dikkate alınarak yerinde olmayan bir şekilde karar verildiğini, davalı'nın yetkili temsilci sıfatının sona ermesi sebebiyle 10/12/2018 tarihinde muhasebe kayıtlarına alınan 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının ... Hava Yolları'na değil davalı adına kesildiğini, ancak Mahkemece son derece hatalı bir tespit ile davalı ile müvekkili şirket arasında yer alan Sözleşme'nin 6. maddesine aykırılık olarak değerlendirildiğini, oysa söz konusu fatura 09/05/2018 tarihinden sonra müvekkil şirket'in sözleşmeden ayrı olarak ...'a sunmaya devam ettiği antrepo hizmetlerinin karşılığı olduğunu, dolayısıyla işbu hususun sözleşmeye aykırılığın değil, 09/05/2018 tarihinden sonra davalının temsilciliğinin bitmiş olduğunun tespiti anlamına geldiğini belirterek hükmün  reddedilen kısmı yönünden mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, çelişkiler giderilmeksizin ikinci bilirkişi raporunun belli bir kısmına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, örneğin ikinci bilirkişi raporunda 01/07/2017-09/05/2018 tarih aralığı Fiyat Farkı faturası olarak düzenlenen 360.418,97 USD'lik faturanın, davacı kayıtlarında iade faturası temin edilemediğinden alacak kalemi olarak bırakıldığını, bilirkişi raporunda da hatalı değerlendirme neticesinde davacı alacağı olarak kabul edildiğini, ancak 15/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda bu faturanın, davacı alacağı olarak kabul edilmediğini, nitekim davacı tarafça, müvekkiline gönderilen ve bilirkişi raporlarında da baz alınan hesap mutabakatında da bu miktar faturanın, toplam alacak miktarından tenzil edildiğini, keza 15/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket komisyon alacağının takas mahsup edilebileceği kabul edilerek inceleme yapılmışken 07/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme yanlış değerlendirilmek suretiyle takas mahsubun mümkün olmadığının belirtildiğini, 15/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin bu tarih aralığına ilişkin komisyon alacağı olarak 142.725,64 USD hesaplandığını, 07/02/2021 tarihli ikinci raporunda ise bu komisyon miktarının 134.876,15 USD olarak hesaplandığını, ayrıca her iki hesaplama da KDV hariç hesaplama yapıldığını, KDV dahil hesaplama yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan uzman mütalaası ve delil listesinde sunulan ihtarname ve e-posta yoluyla tek taraflı feshin haklı bir gerekçeye dayanmadığını, bu nedenle geçersiz olduğunun taraflarınca beyan edildiğini, davacı tarafın geç ödemeler olduğu bahanesiyle gerçekleştirdiği feshin, esasen fesih tarihinde herhangi bir alacak bulunmadığı halde, müvekkili şirketin o dönem temsilcisi olduğu ... Havayolları ile davacının müvekkilini by pass ederek görüşüp devreden çıkarma girişimlerinin bir sonucu olduğunu, gecikme olmadığı halde feshe gerekçe kılındığını, nitekim davacı ile ... Havayollarının o aşamadan sonra, müvekkilini aradan çıkartarak doğrudan çalışmaya başladıklarını, bu durumun dahi sözleşmenin feshinin asıl nedenini ortaya çıkardığını, bu nedenlerle hesaplamaların 13/07/2018 tarihi baz alınarak değil, dosyaya sunulan uzman görüşü ve Devlet Hava Meydanları Müdürlüğü'nün yazısı uyarınca 04/01/2019 tarihi baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hiçbir yerinde müvekkilinin temsilcisi olduğu firmadan iade faturası temin etmesi ile ilgili bir yükümlülük yüklenmediğini, bilirkişi raporunda gerekçe olarak gösterilen sözleşme hükümlerinin, sadece ve sadece doğmuş olan alacakların, ...Havayollarından temini ve Irak Havayolları ile davacı şirketin karşılıklı olarak düzenlediği belgelerin ilgili taraflara iletilmesi ile ilgili olduğunu, müvekkilinin temsilcisi olduğu ...'nın kesmediği yahut kesmek istemediği bir iade faturasını zorla temin etmesi düşünülemeyeceğini ve kendilerinin temin etme gibi bir yükümlülüklerinin de olmadığını, bunun müvekkiline borç olarak yazılmasının mümkün olmadığını, bu meblağa ilişkin gerçek bir hizmet olmadığından bu alacağın gerçek bir alacak olmadığını, sadece muhasebe kayıtlarının düzeltilmesini gerektiren bir düzeltme işlemi olduğunu, bu hususun teknik olarak bilirkişiler tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini, somut olayda da, davacı tarafça %10,9 üzerinden (01/07/2017-01/07/2018 tarih aralığı için) faturalar düzenlenmiş, ancak daha sonra ...Havayolları ile %5 hususunda uzlaşma sağlandığından %10,9 üzerinden kesilen faturaların muhasebesel olarak açık kaldığını, bu açığın 415,377,39 USD olduğunu, bu bedelin 01/07/2017 ile 09/05/2018 tarih aralığına tekabül eden 360.418,90 USD'lik kısmının müvekkilinin iade faturası temin edememesi nedeniyle davacının müvekkilinden alacağı olarak, kalan kısmını ise davacının ... Havayollarından alacağı olarak kaydedildiğini, davacı tarafından 360.418,90 USD'lik kısma ilişkin ... Havayollarından iade faturası temin edilmesi istenmiş, ancak bu talebin iletildiği tarihte ...Havayolları ile davacı şirket doğrudan birlikte çalıştıklarından ... tarafından söz konusu iade faturası müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacı şirket ile kendi aralarında bu konuyu çözeceklerinin bildirildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin, ... Havayollarından bu iade faturasını temin etmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, Sözleşmenin 5.5/son cümlesi maddesi uyarınca temsilcisi olunan havayolu şirketinin onay vermediği iş ve işlemler ile ilgili temsilcinin yükümlülüğünün söz konusu olamayacağının kararlaştırıldığını, nitekim her iki bilirkişi raporunda da esas alınan davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen mailde yapılan hesap tablosunda da bu miktarın müvekkili borcundan düşüldüğünü, somut olay açısından değerlendirildiğinde, bilirkişiler tarafından dahi farklı alacak miktarlarının belirlendiği bir durumda müvekkilinin, alacak miktarını belirleme imkanının bulunduğunun kabulü ve bunun üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirkete gönderilen mutabakat metninde müvekkili borcu olarak gösterilmemiş olan tüm alacak kalemlerinin, iş bu davaya konu icra takibinde müvekkilinin borcu olarak gösterilerek icra takibine girişildiğini, ikame edilen iş bu yargılamada icra takibine konu edilen bu alacak kalemlerinin, reddedilen kısmının müvekkilinin borcu olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla davacı tarafça icra takibine girişilmeden evvel söz konusu alacaklardan müvekkilinin sorumlu olmadığının bilindiğini, bu durumun davacı tarafın, açıkça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini gösterdiğini, bu nedenlerle mahkemece davanın kabul edilen kısmı yönünden müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği halde, reddedilen kısım yönünden davacı tarafın şirket yetkilisi tarafından gönderilen mutabakat maili de dikkate alındığında açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talepleri doğrultsunda kararın kaldırılmasına, devamında davacı tarafça ikame edilen davanın reddine, davacı tarafça davaya konu icra takibinin açıkça haksız ve kötü niyetli yapıldığı dikkate alınarak asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafın taraflar arasındaki yer hizmetleri sözleşmesi gereğince ödenmeyen faturalara dayanılarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2019 tarih 2018/1216 Esas, 2019/251 Karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince davacı vekilinin süresi içerisinde verdiği gönderme talep dilekçesi üzerine dosyanın mahkemenin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. ... sayılı icra dosyası incelendiğinde, 1.604,80 Euro (09/12/2018), 700.301,21 USD (10/12/2018), 163.774,85 USD (10/12/2018 faiz faturası) ve 4.138,20 TL (10/12/2018) olmak üzere 4.592.152,318 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihinden itibaren sözleşmenin 6.3 maddesi gereğince aylık %2 yıllık %24 faiz uygulanmasının talep edildiği, borcun sebebi olarak \"ödenmeyen faturaların\" gösterildiği, takip talebi ekine sözleşme ile \"10/12/2018 tarihi itibariyle faiz hesaplaması\" açıklamalı KDV hariç 138.792,24 USD bedelli KDV dahil 163.774,84 USD bedelli faturanın sunulduğu görülmüştür.Taraflar arasında \"Sözleşme 01/2017\" başlıklı sözleşme düzenlendiği konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun davalının yetkili olduğu tüm Havayolu şirketlerini Türkiye'de uluslararası sivil hava trafiğine açık havalimanlarında davacıdan yer hizmetleri alması için yönlendirmesi ve doğrudan karar ve insiyatifini kullanabileceği Havayolu şirketleri ile davacı ... arasında ... ve Türkiye'de yürürlükteki Sivil Havacılık Mevzuatına uygun olarak en az üç yıl süreli ... (Standart yer hizmetleri anlaşması) yapılmasını, ifa edilmesini ve Havayolu Şirketi adına gerekli ödemelerin yapılmasını sağlamak olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.01.2018 tarihli sözleşme kapsamında, davacının  icra takibinde talep ettiği alacak kalemlerinden davalının sorumlu olup olmadığı, davacı tarafından yapılan zam oranından kaynaklı fiyat farkı alacağının bulunup bulunmadığı ve bu miktardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacının icra takibinde talep ettiği faiz faturasından kaynaklı alacağının ve diğer alacak talepleri yönünden alacağının bulunup bulunmadığı, davacının sözleşme kapsamında komisyon bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı, davalının takas mahsup talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Davacı icra takibinde 1.604,80 Euro asıl alacak, 4.138,20 TL asıl alacak, 700.301,21 USD asıl alacak, 163.774,85 USD Faiz faturası olmak üzere toplam 4.592,152,318 TL nin tahsili amacıyla (1.604,80 Euro, 700.301,21 USD, 163.774,85 USD nin ödeme günündeki ...günlük kur dikkate alınması talebiyle) davalı aleyhine icra takibi başlatmış borcun sebebini ödenmeyen faturalar olarak açıklamıştır.Davacı vekili sunduğu dilekçelerde ve özellikle 19/03/2018 tarihli replik dilekçesinde, icra takibine konu 700.301,21 USD lik talebin, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yetkisinden ve mevcut enflasyon durumundan hareketle, 2017 Temmuz ayı ile birlikte % 10,9 zam gerçekleştirmesi, bu zam üzerinden.... Havayollarına fatura kesmeye devam etmesi, ...Havayollarınca bu miktarın davalıya ödenmesine rağmen davalının.... Havayollarından ödemeyi eksik aldığını iddia etmesinden kaynaklanan fark olduğunu açıklamıştır. Yine aynı dilekçenin devamında icra takibine konu olan davanın konusu alacakların 09 Mayıs 2018 tarihine kadar müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olan (Irak Havayollarınca da ...'a ödenmiş) alacaklar ile müvekkili şirketin 09 Mayıs 2018 tarihinden sonra da ayrıca davalı tarafa sunmaya devam ettiği antrepo hizmetlerinin karşılığı olan alacaklar olduğunu beyan etmiştir. Davacı sunduğu dilekçelerde, 10/12/2018 tarihinde muhasebe kayıtlarına alınan 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının Irak Havayollarına değil davalı ... adına kesildiğini, faturanın 09/05/2018 tarihinden sonra müvekkilinin sözleşmeden ayrı olarak davalıya sunmaya devam ettiği antrepo hizmetinin karşılığı olduğunu beyan etmiştir.Bu açıklamalardan sonra davacının takip talebinde talep ettiği kalemler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmiştir. 1-Davacı vekilinin istinaf nedenlerini değerlendirilmesinde:Davacının icra takibindeki 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturası talebi yönünden yapılan incelemede;Davacı icra takibinde 163.774,84 USD faiz faturası alacağının bulunduğunu ileri sürmüş ve bu miktarlı ve 10.12.2018 tarihi itibariyle faiz hesaplaması açıklamalı faturayı takip talebine eklemiştir. Ancak icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan eldeki itirazın iptali davasında davacı, bu alacağının  davalıya sözleşmeden bağımsız olarak sunduğu ... hizmet bedeli olduğunu ileri sürmüştür. Davacının icra takibindeki faiz faturası alacağını iş bu itirazın iptali davasında antrepo hizmet bedeli alacağı olarak değiştirmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacının iş bu davada ileri sürdüğü antrepo hizmeti bedelinin icra takibine konu edilmediği ve iş bu davanın konusunu oluşturmadığından davacının icra takibinde faiz faturası olarak talep ettiği 163.774,84 USD alacağın, antrepo hizmet bedeli olarak iş bu davadaki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacının icra takibindeki 700.301,21 USD  alacak kalemi talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Davacı bu alacağının dayanağı, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yetkisinden ve mevcut enflasyon durumundan hareketle, 2017 Temmuz ayı ile birlikte %10,9 zam gerçekleştirmesi, bu zam üzerinden ... Havayollarına fatura kesmeye devam etmesi, ... Havayollarınca bu miktarın davalıya ödenmesine rağmen davalının ... Havayollarından ödemeyi eksik aldığını iddia etmesinden kaynaklanan fark olduğunu açıklamıştır. Dolayısıyla bu alacağın dayanağının sözleşmeden kaynaklı olduğunu ileri sürmüştür.Taraflar arasında imzalanan ve uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin delil sözleşmesi başlıklı 14. maddesinde, tarafların, sözleşme ve uygulamasından doğabilecek her türlü ihtilaflarda (temsilcinin temsil ettiği ve sözleşme gereği ...'den hizmet alan Havayolu şirketleri ile ilgili ihtilaflar da dahil olmak üzere) ...'nin defter ve bilgisayar kayıtları, e-posta ve faks haberleşmelerinin  kanuni ve kesin delil olacağını kabul ve beyan etmişlerdir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde taraflar arasında  ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edilmiş iken doğruluğu tespit edilmemiş e maillere dayanılarak karar verilmesinin hukuk güvenliğine aykırı olacağı ileri sürülmüştür.Mahkemece alınan ve hükme esas teşkil eden 07.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının kayıtlarında yer alan USD alacak ana para toplamının 670.819,12 USD olduğu, davacı kayıtlarında yer alan komisyon farkının 29.482,09 USD olduğu (bu iki bedel toplandığında icra takibinde talep edilen 700.301,21 USD miktara ulaşılmaktadır), komisyon 01 Ocak-09 Mayıs 2018 arası -187.774,24 USD olduğu, 01.06.2017-31.12.2017 tarihleri arasındaki fazla ödenen komisyon miktarının -29.482.09 USD olduğu, 11.12.2018 tarihli faiz faturası -163.774,84 USD olduğu, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği bedelin 319.270,04 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL olduğu hesap edilmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 193. maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi; ortaya çıkan uyuşmazlıkta belli bir hususun ne tür deliller ile ispatlanacağının taraflarca yazılı olarak saptanmasıdır. Buna göre \"Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispat öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler\"Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir. Yani bu hâlde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden (veya delillerden) başka delil kabul olunmaz. Buna göre taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c. 3, s. 2881 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin delil sözleşmesi başlıklı 14. maddesinde, ihtilaf halinde davacı şirketin defter ve bilgisayar kayıtları, e-posta ve faks haberleşmelerinin kanuni ve kesin delil olacağı belirtilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği bedelin 319.270,04 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL olduğu hesap edilmiştir. Dosya kapsamına davacı tarafından sunulan Üsküdar ... Noterliğinin ... numarası ile onaylı  tercüme evrakına göre Irak Cumhuriyeti Ulaşım Bakanlığı yazısında 09 Mayıs 2018 tarihinden önce davacı tarafından verilen yer hizmetleri ile ilgili tüm faturaların Irak Havayolları tarafından...'a tamamen ödendiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, gerek davacının münhasır delil olarak kararlaştırılan defterleri ile gerekse ...Havayolları tarafından davacıya gönderilen yazı içeriği birlikte değerlendirildiğinde,  davacının davalıdan   319.270,04 USD fiyat farkı alacağı talebinin yerinde olduğu ve davalının da sözleşmenin 7.2. Maddesi gereğince ödenmeyen hizmet bedellerinden havayolu şirketi ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının temsilciliğinin 09/05/2018 tarihinde son bulması sebebiyle bu tarihten sonra komisyon miktarına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davalının sözleşmeye göre mahsup talebinde bulunamayacağını ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki sözleşme 13.07.2018 tarihinde feshedilmiştir.  07.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının 10.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında, sözleşme fesih edilene kadar davacı kayıtlarında yer alan sözleşme kapsamında düzenlediği fatura bedelleri toplamı olarak tespit edilen 1.348.761,42 USD bedelli hizmet faturaları toplamına isabet eden komisyon bedelinin 134.876,14 TL olduğu hesap edilmiştir. Davacının fesih tarihi olan 13.07.2018 tarihine kadar defterine kayıtlı hizmet faturaları üzerinden hesap edilen 134.876,14 TL komisyon bedelini sözleşmenin 13.07.2018 tarihinde feshedilmesi nedeniyle davalının davacıdan talep edebileceği anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arasındaki Sözleşmede,  davalının davacıya ödenmesi gereken yer hizmeti bedelinden gelecekte tahakkuk edecek komisyon veya sair alacaklarının varlığını ileri sürerek  takas/mahsup defi veya böyle bir iddiaya dayanarak ödemesi gereken yer hizmetleri bedellerinden hiç bir şekil ve surette kesinti yapamayacağına ilişkin düzenleme bulunsa da, bu düzenlemenin  ileride doğacak komisyon bedeli için olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona erdiğinden davalının sözleşmeden  kaynaklı muaccel olmuş komisyon bedeli alacağının davacı alacağından mahsup edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, taraflar arasındaki \"01/2017 Sözleşmeye\" istinaden  bilirkişi raporu ile münhasır delil olarak kararlaştırılan davacı defterlerine göre tespit edilen 319.270,04 USD alacağından, davalının 134.876,14 USD komisyon bedeli alacağının mahsup edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının takip tarihi itbariyle davalıdan 184.393,90 USD ve 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL asıl alacağının  bulunduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla Mahkemece,   yazılı şekilde  karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;Davalı vekili bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu istinaf dilekçesinde ileri sürmüş ise de, Mahkemece hükme esas alınan 07.02.2021 tarihli bilirkişi raporu, gerekçeli, ayrıntılı ve denetim açısından teknik açıdan yeterli açıklama içerdiğinden önceki raporlar ile çelişkili olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekili sözleşmenin sonlanma tarihi itibariyle buna bağlı müvekkilinin kazandığı komisyon miktarının hatalı tespit edildiği ileri sürülmüştür.Yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından 13/07/2018 tarihinde feshedildiği ve sözleşmede HMK 193 maddesi gereğince münhasır delil olarak kararlaştırılan davacı kayıtlarındaki hizmet faturaları üzerinden davalının komisyon bedeli alacağının  134.876,14 TL olarak hesap edilmiş olup, sözleşme ve fesih tarihine göre yapılan hesaplamada hatalı bir yön görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı istinaf dilekçesinde, müvekkilinin iade faturası temin etme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının ticari defterlerinde muhasebesel anlamda var olan bir açığın, ortada bu faturaya ilişkin gerçek bir hizmet ve gerçek bir alacak olmadığı halde temsilci sıfatıyla müvekkiline yüklenmeye çalışılmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Yine yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki bu zam farkından kaynaklı alacak iddiası nedeniyle sözleşme kapsamında HMK 193 maddesi uyarınca kesin delil olarak kararlaştırılan davacı defterlerinde davacının bu farktan kaynaklı alacağı görüldüğünden, dosya kapsamında davacı tarafından sunulan ve davalının da sözleşmenin 7.2. Maddesi gereğince ödenmeyen hizmet bedellerinden havayolu şirketi ile birlikte davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu kararlaştırıldığından, davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin, hükmedilen icra inkar tazminatının ve lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu  yönündeki istinaf nedeni yönünden ise,  takip konusu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan,  mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Reddedilen kısım yönünden davacının haksız olduğu tespit edilmiş ise de kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davacı ve davalı vekilinin  istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/.1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/464 Esas, 2021/361 Karar sayılı ve 25/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurularının esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 16.858,00‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 16.242,6‬0 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere hakim ...'nun karşı oyu ile oy çokluğuyla  karar verildi.06/03/2025<br>MUHALEFET ŞERHİ:Dava, davacı tarafın taraflar arasındaki yer hizmetleri sözleşmesi gereğince ödenmeyen faturalara dayanılarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2019 tarih 2018/1216 Esas, 2019/251 Karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince davacı vekilinin süresi içerisinde verdiği gönderme talep dilekçesi üzerine dosyanın mahkemenin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir....sayılı icra dosyası incelendiğinde; 1.604,80 Euro (09/12/2018), 700.301,21 USD (10/12/2018), 163.774,85 USD (10/12/2018 faiz faturası) ve 4.138,20 TL (10/12/2018) olmak üzere 4.592.152,318 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihinden itibaren sözleşmenin 6.3 maddesi gereğince aylık %2 yıllık %24 faiz uygulanmasının talep edildiği, borcun sebebi olarak \"ödenmeyen faturaların\" gösterildiği, takip talebi ekine sözleşme ile \"10/12/2018 tarihi itibariyle faiz hesaplaması\" açıklamalı KDV hariç 138.792,24 USD bedelli KDV dahil 163.774,84 USD bedelli faturanın sunulduğu görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.01.2018 tarihli sözleşme kapsamında davacının fesihte haklı olup olmadığı, davacının düzenlediği faturalardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacının komisyon bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı, sözleşmelerin hangi aşamada sona erdiği, birim fiyatlarda yapılan artışın davalıya yansıtılıp yansıtılamayacağı, hesaplanan faizin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı, davalının takas mahsup talebinin yerinde olup olmadığı, varsa takas mahsup yapılabilecek bedelin tespiti ile talep edilen komisyon alacağının hangi tarihten itibaren isteneceğinin tespiti noktasındadır.15/01/2020 tarihli raporda; davacı ve davalı şirketlerin kayıtları, taraflardan temin edilen ilave bilgi ve belgeler ile dosyada bulunan diğer mübrez evrak üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davacının ticari defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.604,80 EUR, 4.138,20 TL ve 864.076,05 USD alacaklı olduğu, 864.076,05 USD alacağın; 2016 ve 2017 yıllarına ait faiz fatura bedellerinin yer aldığı, 08.08.2018 tarihli faturaya istinaden KOMİSYON FARK BEDELİ açıklamasıyla yasal kayıtlara alacak olarak intikal ettirilen 29.482,09 USD’nin bulunduğu, 10.12.2018 tarihinde kayıtlara alınan 163.774,84 USD faiz faturasının bulunduğu, kalanının ise 2018 yılına ait cari hesap ve faiz fatura alacağının oluşturduğu, taraflar arasında imzalanan “Sözleşme 01/2017” nin 6. Maddesinin 6.3 alt bendine göre geç ödemeden kaynaklı düzenlenecek faturaların hava yolu şirketleri adına kesilmesi gerekmesine rağmen, 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının ... Hava Yollarına değil de davalı adına kesildiği, davacı tarafından 163.774,84 USD olarak hesaplanan faiz tutarının sözleşmenin 7.3 alt bendine göre hesaplandığı ancak, davacı tarafından davalıdan banka teminat mektubu talep edildiğini gösterir hehangi bir belgenin dava dosyasında bulunmaması ve sonrasında da bilirkişi heyetimize de istenmesine rağmen bu konuda herhangi bir yazılı belgenin tarafımıza sunulmamış olması nedeniyle olası yapılacak faiz hesaplamasının sözleşmenin 7.3 alt bendine göre değil de Normal Vade ve Ek Faizsiz Dönemlerin dikkate alındığı sözleşmenin 7.2 alt bendine göre yapılması gerektiği, taraflar arasında imzalanan 01/2017 sözleşmesinin 6.6 ve 7.3 alt bent hükümleri dikkate alındığında davacı tarafından hesaplanan faiz tutarının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanmadığı, davacı ve davalı ile .. Havayolu yetkililerince 01.07.2017 ila 30.06.2018 dönemi için % 10,9 oranının değil % 5 artış oranı üzerinden tahsilatların yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak buna rağmen davacının kayıtlarında yer alan faturaların ve işbu dava konusunu oluşturan alacak tutarının % 5 artış oranına göre değil de % 10.9 artış oranına göre düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak tutarları olduğu, dava dosyasında yer alan belge kapsamında 01.01.2017-20.11.2018 tarihleri arasında davacının davalıdan olan alacağının aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde 152.107,99 USD olduğu, davalıya fazla ödenen 29.482,09 USD davacının ticari defterlerine davalıdan alacak tutarı olarak kaydedilmesine rağmen, davalının güncel borç tutarının hesabında davalının alacağı olarak 01 Temmuz 2017-09 Mayıs 2018 tarihleri arasındaki döneme ait fiyat farkı olarak hesaplanan 360.418,97 USD ile 01 Ocak 2018-09 Mayıs 2018 döneminde komisyon tutarı (KDV dahil) olarak hesaplanan 187.774,24 USD’nin davacının ticari defterlerine davalıya olan borç olarak kaydedilmediği, bunun sonucu olarak da işbu dava konusunu oluşturan tutar içerisinde davalıdan olan 29.482,09 USD yer almasına rağmen, davalıya ödenmesi gereken borç olarak hesaplanan toplam 548.193,21 USD’nin dava konusunu oluşturan tutardan mahsup edilmediği, taraflar arasındaki sözleşme 13 Temmuz 2018 tarihi itibarıyla davacı tarafından feshedilmiş olduğundan ve taraflar arasındaki güncel finansal durum özetinde davalının komisyon alacağı 09 Mayıs 2018 tarihine kadar hesaplandığından, 10 Mayıs 2018-13 Temmuz 2018 tarihleri arasında davalının hak kazanacağı komisyon tutarının davacıdan, 14 Temmuz ila 31 Ekim tarihleri arasındaki komisyon alacağının ise ... Havayolu Şirketinden tahsil edilmesinin uygun olacağı, davalı tarafından temin edilen 2017 yılının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki davacıdan alınan hizmet faturasındaki tutarlar dikkate alındığında davalının davacıdan olan komisyon alacağının 142.725,64 USD tutarında olarak hesaplandığı, bu miktar ile davacı alacağının takas ve mahsup edilebilir miktarlar olduğu, sözleşme kapsamında faiz veya vade farkı faturasından davalının sorumlu tutulamayacağı, yukarıda belirtilen hesaplamalar çerçevesinde 13.07.2018 tarihi itibari ile sözleşmenin feshedildiği gözetilerek 13.07.2018 tarihinden öncesi hesaplamalar için davacının davalıdan 9.382,35 USD ile birlikte 1.604,80 EURO ve 4.138,20 TL alacaklı olduğu, bu tarih sonrası için ise davacının, davalı ile Irak Havayollarının müteselsilen sorumlu olduğu iddiasının somut olaya uymadığı, davacının alacak kalemleri için takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi talep edebileceği, sözleşmede kararlaştırılan ve davalı için değil ... Havayolları için düzenlenen faiz hesabının davalıya uygulanmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. 28/05/2020 tarihli ek raporda; dava dosyasında yer alan belge kapsamında 01.01.2017-20.11.2018 tarihleri arasında davacının davalıdan olan alacağının 152.107,99 USD olduğu, davalı tarafından temin edilen 2017 yılının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki davacıdan alınan hizmet faturasındaki tutarlar dikkate alındığında davalının davacıdan olan komisyon alacağının 142.725,64 USD olarak hesaplandığı, bu miktar ile davacı alacağının takas ve mahsup edilebilir miktarlar olduğu, belirtilen hesaplamalar çerçevesinde 13.07.2018 tarihi itibarı ile sözleşmenin feshedildiği gözetilerek 13.07.2018 tarihinden öncesi hesaplamalar için davacının davalıdan 9.382,35 USD ile birlikte 1.604,80 EURO ve 4.138,20 TL alacaklı olduğu, bu tarih sonrası için ise davacının davalı ile müvekkili ... Havayollarının müteselsilen sorumlu olduğu iddiasının somut olaya uymadığı yönünde görüş bildirilmiştir.03/02/2021 tarihli raporda; taraflarca ibraz edilen 2017-2018 yılı ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, öncelikle taraflar arasında verilen ve alınan hizmetler kapsamında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, davacı şirket ticari kayıtlarına göre 31.12.2018 tarihi itibarıyla davalıdan 1.604,80 EURO, 4.138,20 TL ve 864.076,05 USD alacaklı olduğu, alacağın 2016-2018 yılları arasına tekabül eden faturalar kaynaklı 670.819,12 USD + 2018 yılı (Komisyon farkı faturası 29.482,09 USD + 11.12.2018 tarihli 163.774,84 USD faiz faturası toplamı) 193.256,94 USD olmak toplam 864.076,05 USD olarak hizmet, faiz ve komisyon  faturaları kaynaklı düzenlenerek davacı borcuna kaydedildiği, davacı kayıtlarında yukarıda yer alan toplam 864.076,05 USD bedel için de 08.08.2018 tarihinde 29.482,09 USD Komisyon Fark Bedeli açıklaması ile ... Sayılı 11.12.2018 tarihli ... düzenlenen fatura bedeli ve ... sayılı Faiz Faturası Bedeli açıklaması ile hesaplara kaydedilen 163.774,84 USD olmak üzere toplam 193.256,94 USD ... bakiyesi olarak hesaplara kaydedildiği, neticede icra takip tarihinde davacının davalıdan 670.819,12 USD asıl alacak ve 193.256,94 USD faiz ve komisyon alacağı, 4.138,20 TL, 1.604,80 Euro olmak üzere toplam 864.076,05 USD, 4.138,20 TL ve 1.604,80 Euro alacaklı olduğu, davacı alacağının 2017-31.12.2018 tarihleri arasında davalı tarafından ... Havayollarına düzenlenen faturaların temsilci sıfatı ile davalı cari hesabına yansıtılması ve davalı adına düzenlenen 193.256,94 USD faturalardan kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen 163.774,84 USD bedelli faiz faturasının hesaplamalara davacı alacağı olarak dahil edildiği, tarafların  akdettiği \"01/2017 Sözleşme\" içeriğinde madde 7.3 de yer alan faiz hesaplamasına uygun olarak yapıldığı, faiz oranının %2 olarak hesaplandığı, Sözleşmenin 7.3 maddesine istinaden faiz uygulamasının normal vade bitiminde ek faizsiz dönem uygulaması için temsilcinin 250.000,00 USD veya eş değer para biriminde Kesin ve Süreli bir Teminat Mektubu sunması gerektiği belirtilmiş olup davalının teminat mektubu vermediği, ayrıca her ayın son günü \"hesap kesim günü\" olarak belirlenip, cari hesaptaki fatura, ödeme ve benzeri kalemler hesaba katılarak ve aylık %2 faiz  dikkate alınarak hesaplanıp, faiz faturası kesileceği, hesap kesim tarihi itibari ile bir önceki hesap kesim tarihinden devir eden, bakiye tutarı faiz hesaplamasında dikkate alınacak olup vadesi geçmemiş faturaların hesaplamada dikkate alınmayacağı, kesilen faturalar davalının yetkili olduğu havayolu şirketleri adına kesileceği sözleşmenin 6.3. maddesine uygun olarak hesaplandığı, bu sebeple hesaplanan faiz bedelinin akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, bununla birlikte faiz faturasının sözleşme hükümlerine uygun olarak Irak Hava Yollarına düzenlenmesi gerektiği, ancak bu şekli ile davalının temsilci sıfatı ile sorumlu olabileceği, davacı tarafından faiz hesaplamasının 31.12.2017 devreden alacak tutarlarının ve 2017 Aralık ayına ait fatura bedellerinin de hesaplanan faiz bedellerine dahil edildiği, dolayısı ile faiz bedelinin salt sözleşme bitim tarihinden itibaren hesaplanmadığı, tüm gecikme yaşanan ve ilaveten sözleşme feshi öncesi dönemler için de hesaplandığı, bu nedenle Sözleşme hükümlerine uygun olarak ... Hava Yollarına düzenlenmesi gerektiği, bu noktada 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının ... tarafından kabul edilmediği, faturaların tebliğinden sonra T.T.K. mad 21/2 maddesine uygun şekilde Ankara 38. Noterliği 12.12.2018/... tarih ve sayılı yevmiye maddesi ile faturanın içeriğine itirazda bulunulduğu, davacının 01.07.2017-30.06.2018 tarihleri arası alacak tutarlarını %10,9 oranından hesaplayarak kayıtlarına işlediği, bununla birlikte dosya münderecatı yazışmalarda taraflar ve dava dışı ... Hava Yolu yetkililerince 01.07.2017-30.06.2018 dönemi için %5 artış oranı üzerinden tahsilatların yapılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki ihtilaf sebebinin de özellikle bu durumdan kaynaklandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13 Temmuz 2018 tarihinde noter aracılığıyla davacı tarafından feshedildiği, sözleşmenin 9.1 maddesinde; yer hizmet bedellerinin ödenmemesinde ve/veya  eksik ödenmesinden ve/veya geç ödenmesinden dolayı davacının yer hizmetinin verildiği anda doğmuş alacağına istinaden  sözleşmeyi önceden  bir ihbar, ihtar ve hükme gerek kalmaksızın derhal feshetmek ve verdiği hizmeti durdurmak hak ve yetkisine sahip olduğu, bu doğrultuda Sözleşmenin 13 Temmuz 2018 tarihinde feshedilmiş olduğu, dosyaya mübrez Irak Hava Yolları yetkilileri tarafından davalıya hitaben düzenlenen yazıda Temsilci Sözleşmesinin 31.10.2018 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, dosya münderecatındaki Devlet  Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün 04.12.2018 yazısında ise ... Havalimanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği ile ... Standart Yer Hizmetleri Ana Anlaşması kapsamında   davalının 04.01.2019 tarihine kadar hizmet vermekle yükümlü olduğu, bu sebeple  idarelerince yapılacak hizmet karşılığı bedellerin Miadtur’a fatura edileceğinin beyan edildiği, ancak \"01/2017 Sözleşmeye\" istinaden komisyon bedeli için hesaplamaya baz alınacak tarihin fesih tarihi olan 13.07.2018 olduğu, böylece davalının 10.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında sözleşme feshedilene dek  davacı kayıtlarında yer alan sözleşme kapsamında düzenlenen fatura bedelleri toplamı olarak tespit edilen 1.348.761,42 USD bedelli hizmet faturaları toplamına isabet eden komisyon bedeli olan 134.876,14 USD’yi davacı taraftan talep edebileceği, neticeten  davacının icra takip tarihinde talep edebileceği bedelin 319.270,04 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL olduğu, davalının takas mahsup talebi karşılığında bu tutarın (319.270,04-134.876,14USD=) 184.393,90 USD olarak hesap edilebileceği, ancak davalının takas mahsup talebinin sözleşmedeki “Davalı herhangi bir sebeple ...'ye ödemesi gereken yer hizmeti bedelleri karşılığı tutardan. gelecekte tahakkuk edecek komisyon veya sair alacaklarının varlığını ileri sürerek takas/mahsup def’i ve talebinde bulunamaz veya böyle bir iddiaya dayanarak ödemesi gereken yer hizmetleri bedellerinden hiç bir şekil ve surette kesinti yapamaz.” hükmü gereğince yerinde bir talep olmadığı sonuç ve kanaatleri bildirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.1 maddesinde; yer hizmet bedellerinin ödenmemesinde ve/veya eksik ödenmesinden ve/veya geç ödenmesinden dolayı davacının yer hizmetinin verildiği anda doğmuş alacağına istinaden sözleşmeyi önceden  bir ihbar, ihtar ve hükme gerek kalmaksızın derhal feshetmek ve verdiği hizmeti durdurmak hak ve yetkisine sahip olduğu düzenlendiğinden dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da, davalı tarafından borcun kısmen de olsa eksik ödendiği tespit edilmekle sözleşmenin 13 Temmuz 2018 tarihinde davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği tespit edilmiştir. Alınan son ek raporda, icra takip tarihinde davacının davalıdan 670.819,12 USD asıl alacak ve 193.256,94 USD faiz ve komisyon alacağı, 4.138,20 TL, 1.604,80 Euro olmak üzere toplam 864.076,05 USD, 4.138,20 TL ve 1.604,80 Euro alacaklı olduğu, kesilen faturalar davalının yetkili olduğu havayolu şirketleri adına kesileceği sözleşmenin 6.3. maddesine uygun olarak hesaplandığı, bu sebeple hesaplanan faiz bedelinin akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, ancak faiz faturasının sözleşme hükümlerine uygun olarak ... Hava Yollarına düzenlenmesi gerektiği, davacı tarafından faiz hesaplamasının 31.12.2017 devreden alacak tutarlarının ve 2017 Aralık ayına ait fatura bedellerinin de hesaplanan faiz bedellerine dahil edildiği, dolayısı ile faiz bedelinin salt sözleşme bitim tarihinden itibaren hesaplanmadığı, tüm gecikme yaşanan ve ilaveten sözleşme feshi öncesi dönemler için de hesaplandığı, bu nedenle sözleşme hükümlerine uygun olarak ... Hava Yollarına düzenlenmesi gerektiği, zaten 163.774,84 USD tutarındaki faiz faturasının ... tarafından kabul edilmediği, faturaların tebliğinden sonra T.T.K. mad 21/2 maddesine uygun şekilde Ankara 38. Noterliği 12.12.2018/... tarih ve sayılı yevmiye maddesi ile faturanın içeriğine itirazda bulunulduğu da gözetildiğinde davacının 163.774,84 USD bedelli faiz faturasından kaynaklı davalıdan alacak talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça yargılama sırasında bu alacağın davalıya sunulan antrepo hizmet bedelinden kaynaklandığı iddia edilmiş ise de itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan takipte talep edilmeyen bir alacak kaleminin yargılama sırasında talep edilmesi mümkün olmayacağından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.Davacının 01.07.2017-30.06.2018 tarihleri arası alacak tutarlarını %10,9 oranından hesaplayarak kayıtlarına işlediği, ancak dosya münderecatındaki yazışmalarda taraflar ve dava dışı ... Hava Yolu yetkililerince 01.07.2017-30.06.2018 dönemi için %5 artış oranı üzerinden tahsilatların yapılacağının kararlaştırıldığı, fiili durumun da bu şekilde gerçekleştiği, davacının fiilen benimsediği ve kabul ettiği %5 oranı haricinde %10,9 oran üzerinden bakiye alacağını artık sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davalı taraftan talep edemeyecektir. Kaldı ki somut olayda, fazladan ödeme yapan dava dışı Irak Havayolları olduğundan ... Havayolları davalıya %10,9 oranı üzerinden ödediği fazla bedeli davalıdan talep edebilecektir. Dolayısıyla açıklanan bu gerekçelerle davacının %10,9 üzerinden kesilen faturalardaki açığın 415,377,39 USD olduğu ve bu bedelin 01/07/2017 ile 09/05/2018 tarih aralığına tekabül eden 360.418,90 USD'lik kısmından davalının sorumlu olduğu iddiasına itibar edilmediğinden oran farkı nedeniyle davacı tarafın davalıdan bir alacak talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.Son olarak, sözleşmedeki mahsup hükmünün \"ileride doğacak\" komisyon bedelinin davacıya ödeme yapılmama sebebi yapılamayacağı yönünde olduğu, dolaysıyla artık fiilen fesih sebebiyle sözleşme sona erdiğinden davalı tarafın doğmuş komisyon alacağını davacıdan talep edebileceği gözetildiğinde davalı tarafın mahsup talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla taraflar arasındaki \"01/2017 Sözleşmeye\" istinaden komisyon bedeli için hesaplamaya baz alınacak tarihin fesih tarihi olan 13.07.2018 olduğu, böylece davalının 10.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında sözleşme davacı tarafından feshedilene kadar davacı kayıtlarında yer alan sözleşme kapsamında düzenlenen fatura bedelleri toplamı olarak tespit edilen 1.348.761,42 USD bedelli hizmet faturaları toplamına isabet eden komisyon bedeli olan 134.876,14 USD’yi davacı taraftan talep edebileceği ve mahsup talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takip talebindeki talepleriyle bağlı olarak yapılan hesaplama neticesinde 41.231,33 USD (700.301,21 USD -  360.418,90 USD -  163.774,84 USD - 134.876,14 USD = 41.231,33 USD), 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL asıl alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 7.2. maddesinde ödenmeyen hizmet bedellerinden havayolu şirketi ile birlikte davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu kararlaştırıldığından davalının takip tarihi itibariyle tespit edilen bu alacak miktarlarından sorumlu olduğu kanaatinde olduğumdan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığını düşünmekteyim. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/.1.b.1 bendi gereğince reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile takibin 41.231,33 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, 41.231,33 USD ve 1.604,80 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere 3095 Sayılı Kanunun 4-a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, 4.138,20 TL asıl alacağa ise takip tarihinden itibaren yıllık %24 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20 oranındaki 46.461,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacı taraf takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun taraf vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine dair aksi yöndeki görüşüne katılmadığımdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"057a5bda215d11fc","SID":"80b41237998ba9d3"}}