{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/627 <br>KARAR NO\t: 2025/611<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                            (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>KATİP\t\t: ...                 (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/21 E. <br><br><br>TALEBİN KONUSU\t: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  tarih ve 2025/21 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, \"...\" ibaresinin izinsiz olarak davalı tarafından kullanıldığını, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu durumun ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada ayrıca dava kesinleşinceye kadar davalının \"...\" adresindeki işletmede \"...\" ibareli kullanımlarıyla davacı müvekkile ait marka haklarına karşı gerçekleştirdiği tecavüz teşkil eden fiillerinin tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına, \"...\" ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelaların kaldırılarak bunlara el konulmasına ve el konulan tabelaların masrafı davalı tarafa ait olmak üzere mahkemece uygun görülecek bir yerde saklanmasına; aynı adresteki \"...\" ibaresinin yazılı olduğu her türlü emtia ve tanıtıcı ürüne el konulmasına ve el konulan ürünlerin masrafı davalı tarafa ait olmak üzere mahkemece uygun görülecek bir yerde saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, Ankara 1. FSHCM'nin 2024/58 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, 2018/303 Esas sayılı dosyada müvekkilinin ...'daki iş yeri ile ilgili beraat kararı verildiğini, müvekkilinin \"...\" unvanını 1983 yılından itibaren kesintisiz olarak kullandığının tespit edildiğini, müvekkili hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, dava konusu iş yerinin şube olduğunu, marka tecavüzünün söz konusu olmadığını savunarak, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı vekilince dava konusu markaya ilişkin lisans sözleşmesi sunulmadığı, kullanımı haklı gösterir bilgi-belge ibraz edilmediği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 300.000,00-TL nakdi veya gayri nakdi teminatın işbu kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 1 hafta içinde karşılanması şartı ile kabulüne; karşı tarafa ait \"...\" adresindeki işletmede \"...\" ibareli kullanımların ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine ve durdurulmasına, \"...\" ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelalardan çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde tabelaların kaldırılmasına, tabelalara el konulmasına ve el konulan tabelaların yedieminde saklanmasına, \"...\" ibaresinin yazılı olduğu her türlü emtia ve tanıtıcı ürünler üzerinden silinmesine, çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlere tedbiren el konulmasına ve el konulan ürünlerin yedi eminde saklanmasına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararının tensiple istenen belgelerin gelmesi beklenmeden verildiğini, cevap dilekçelerinin değerlendirilmediğini, ara kararda istinaf ve kanun yolunun yazılmadığını, bir çok usuli ve esas ilişkin hata bulunduğunu, ara kararın müvekkilinin yokluğunda verildiğinin yazıldığını, kısa karar-ara karar çelişkisi bulunduğunu, kesinleşmeyen ceza kararı dikkate alınırken, beraate ilişkin dosyanın incelenmek için istenmediğini, müvekkili iş yerinin 1984'li yıllardan beri başka isim altında çalıştığını, dava konusu iş yerinin beraat kararı verilen iş yerinin şubesi olduğunu, bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının sonucunun tedbir kararı ile fiilen uygulama haline getirildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebin reddini istemiştir. <br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği; ara kararın SMK'nın 159/2. maddesine aykırı olmadığı gibi, her ne kadar ihtiyati tedbir kararının verildiği duruşma tutanağında  hüküm kısmında duruşmaya katılanlar ve kanun yolu gösterilmemiş ise de, katılan taraflar duruşma tutanağında belirtildiğinden ve istinaf süresi gerekçeli kararın tebliği ile başladığından, bu eksikliğin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,\t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/03/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d5061b3017cee4f","SID":"75059e0f24c6cd78"}}