{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/470 <br>KARAR NO: 2025/571<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/03/2024<br>NUMARASI: 2022/401 Esas, 2024/218 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:12/01/2022<br>KARAR TARİHİ:18/03/2025<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı borçlu taraf arasında vekalet ilişkisinin kurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin davacı borçlunun şirket adına hesap açma, hesaptan para çekme, yatırma gibi bir takım işlemleri yapabilmesi amacıyla Büyükçekmece ... Noterliğinin 20/10/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile borçlunun vekil tayin edildiğini, borçlu tarafın müvekkili şirket ile aralarında kurulan vekalet ilişkisine istinaden kendisine verilen vekaletnameyi kötüye kullanarak müvekkili şirketin bilgisi ve talimatları dışında müvekkili şirketin banka hesabından farklı tarihlerde şirket adına paraların çekildiğini ve çektiği paraları zimmetine geçirdiğini, işbu durumun müvekkili şirket tarafından feshedilmesi üzerine, borçlu tarafın Büyükçekmece ... Noterliğinin 11/08/2021 tarihli ve ... numaralı azilnamesi ile şirket adına iş ve işlemleri yapmaktan azledildiğini, borçlunun müvekkili şirketin bilgi ve talimatı dışında müvekkili şirket hesaplarından çekerek zimmetine geçirdiği paralar için müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emrinin usulüne uygun olarak davalı borçluya tebliğ edildiğini, ancak borçlu tarafından 15/10/2021 tarihinde, icra takibine, borca, borç miktarına, faiz ve faiz oranı olmak üzere tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla; borçlu tarafından Büyükçekmece ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu tarafın %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmediğini, davalının tacir olmadığını, bu nedenle ticari faiz uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin 27/01/2020 tarihinde Iğdır ilinde ... tarafından kurulduğunu, davacı şirket yetkilisinin davalının babası ile ... ile amca çocukları olduğunu, dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davacının Almanya'da iki adet şirket kurduğunu ve bu şirketlere yurt içinden mal tedarik edip orada yapı marketi kurmayı planladıklarını, davacının Büyükçekmece ... Noterliğinin 20/10/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı müvekkilini tayin ettiğini, davacı şirket yetkilisi ile müvekkili ve ailesi arasında yapılan görüşmeler sonucunda yurt dışına gönderilecek malzemelerin fatura bedelleri üzerinden %10 oranında komisyon alınacağı konusunda mutabık kaldıklarını, davacı şirketin merkezini 27/10/2020 tarihinde İstanbul'a taşıdığını, yapılan masrafların tamamının davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini, şirket merkezinin İstanbul'a taşındığında iş yeri kiralandığını ve 1 yıllık 58.000,00-TL kiranın davalının ailesi tarafından ödendiğini, yine diğer boya badana, mobilya ve ofis araç ve gereçleri için 300.000,00-TL masraf edildiğini, 15 kişinin işe alındığını, bunların masraflarının ailesi tarafından karşılandığını, davalı müvekkilinin ise hesaptan çekilen paraları belirtilen işlerin finansmanında kullandığını, ayrıca stand kurulumu ve gümrük işlemleri nedeniyle 25 kalem 224.795,00- TL ödediğini, aylık olarak takriben 40.000,00-TL tutarında masraf yapıldığını, ayrıca 300.000,00-EURO nun elden davacıya teslim edildiğini, tüm bu işlemlerin davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve talimatı dahilinde gerçekleştiğini, davacının internet bankacılığı üyesi olduğu için çekilen paraları takip etme görme imkanına sahip olduğunu, davalının zimmetine para geçirdiğinin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, bu yönde bir ispat keyfiyetinin yerine getirilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; \"1- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının davalının yapmış olduğu itirazının 499.400,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline takibin devamına,  davada fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Asıl alacak üzerinden (499.400,00-TL) %20 İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, Büyükçekmece .. Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı, davalı borçlu tarafın %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemlerine ilişkindir. Tarafların istinaf nedenleri gerekse HMK 352 .maddesi gereğince resen yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş ise de; Kanun yoluna başvuru süresinin başlayabilmesi için ilamın taraflara tebliği zorunludur. Öte yandan 6100 Sayılı Kanun'un 347/1. Maddesinde; tarafların karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğundan haberdar edilmeleri ve gerekirse cevap dilekçesi verebilmeleri için İstinaf dilekçesinin, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 348. maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunma haklarını kullanmaları içinde istinaf dilekçelerinin diğer tarafa tebliği gerekir. Dosyada yapılan incelemede; davalı tarafça gerekçeli kararın tebliğini takiben süresi içinde istinaf dilekçesi sunulduğu, ancak HMK 347. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin davacı tarafa tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının dosyada bulunmadığı görülmekle, bu mazbatanın/tebligat parçasının temin edilip, dosyaya kazandırılması, şayet tebliğ edilmemiş ise, tebliğ edilip yasal cevap süresi geçtikten sonra Dairemize dosyanın tekrar gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmesi gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dair, HMK’nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 18/03/2025  günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a295f95b99c53b20","SID":"b4a42b8daacda7ad"}}