{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/49 - 2025/370<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/49 <br>KARAR NO\t: 2025/370<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/436 Esas - 2023/681 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/03/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.04.2022 meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremez ve bakıma muhtaç hale geldiğini, davacının tedavi gördüğü hastanelerde SGK'nın karşılamadığı bir takım ödemeler yaptığını belirterek, davacının kendisinin ödediği tedavi giderlerinden beş adet fiş bedeli olan toplam 616,52 TL'nin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı niçin 100,00 TL, bakıcı gideri zararı için 100,00 TL, yol giderleri ve tedavi giderleri için 616,52 TL olmak üzere şimdilik asgari 916,52 TL'nin  davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değeri artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 18.921,43-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 143.537,63-TL, bakıcı gideri talebini 5.004,00-TL'ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından dava şartının yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davacının sürekli sakatlık iddiasının tam olarak ispatlanabilmesi için kaza tarihinden itibaren en az bir yıl geçmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH-2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkili Şirketin dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; “Davanın kabulüne, 143.537,63 TL sürekli işgücü kaybı, 18.921,43 TL geçici işgücü kaybı tazminatı, 5.004,00 TL bakıcı gideri tazminatının, 616,52 TL tedavi giderinin 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; pasif dönem zararı hesaplanırken vergi istisnası hariç asgari ücret üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığını, bu nedenle eksik tazminata karar verildiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce davalı Şirkete maluliyet raporu olmadan eksik evrakla başvurulduğunu, başvuru dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren 12 ay geçmeden düzenlendiğini, maluliyetin usulüne uygun belirlenmediğini ve raporun karar vermeye elverişli olmadığını, hesap raporunun 1.8 teknik faize göre düzenlenmesi gerektiğini, güncel SGK Hizmet Cetvelinin getirtilerek geçici işgöremezlik süresinde  davacının çalışıp çalışmadığı ve ücret alıp almadığının tespiti gerektiğini, geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinden sigortanın sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne tam kusur verilmesinin doğru olmadığını, davacının müterafık kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tYerel mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t17/04/2022 olan kaza tarihinde “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin \"Kas İskelet Sistemi\" başlığında Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme bölümünde; \"… Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin özür oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır. Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tSomut olayda, 17/04/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının başvurusu üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 28/11/2022 tarihinde, kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik…Yönetmeliği” hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının daha önceki tedavi evrakı ile yapılan muayenesi değerlendirilerek, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıma muhtaçlık durumu tespit edilerek, davacının “ayakbileği eklemi hareket kısıtlılığı” nedeniyle “Alt ekstremiteye ait sorunlar” kapsamında %2 özür oranı bulunduğu, geçici iş göremezlik (iyileşme) süresi 4 ay olarak ve bakıcı ihtiyacı süresinin de 1 ay olarak tespit edildiği anlaşılmışsa da raporun yönetmelikte belirtilen kaza tarihinden itibaren 12 aylık süre dolmadan düzenlendiği, bu haliyle maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda, davalı tarafından anılan rapora itiraz edilmiş olması da nazara alınarak, davacının tüm tedavi evrakları da dosya içerisine kazandırılarak, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun meydana gelip gelmediği, meydana gelen yaralanması nedeniyle bakıma muhtaç kalıp kalmayacağı hususunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak, karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tYine; 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı kanunla tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının zararı belirlenirken asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir. <br>\tAyrıca davacıya SGK tarafından davaya konu kazadan kaynaklı rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılmaması ve rücuya tabi bir ödeme varsa bunun nazara alınmaması da doğru görülmemiştir. <br>\tDavacının da bilirkişi raporuna itirazı nazara alındığında mahkemece itirazların değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığının yukarıda belirtildiği şekilde yeniden ATK’dan rapor alınarak tespiti ile, davacıya SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ve tazminat alacaklarının da, 7349 sayılı Kanun'la asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesilemeyeceği yönündeki düzenleme nazara alınmak suretiyle  belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/10/2023 tarihli 2022/436 Esas - 2023/681Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan \"istinaf kararı harcının\" talep halinde yatırana iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2023/214852 Esas sayılı dosyasına yatırılan 276.070,37 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f346689a061d6fbb","SID":"7406f1730bc88201"}}