{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1343 - 2025/268<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1343 <br>KARAR NO\t: 2025/268<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/209 Esas 2023/487 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/03/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 13/12/2019 günü, davalı ... Genel Müdürlüğüne ait davalı ...’nün sürücüsü olduğu ve davalı sigorta tarafından ZMMS ile sigortalı iş makinasının kar küreme yaptığı sırada gidiş istikametine göre yolun solunda bulunan kilitparke taşını yerinden sökerek fırlattığını, fırlayan kilit parke taşının, müvekkilinin sevk ve idaresindeki çekicinin sol ön camını kırarak müvekkilin yüzüne isabet ettiğini, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj banket taşına aracın sol yan kısmını sürttüğünü, nihayetinde kavşağa aracın ön kısımlarıyla çarpması ve 300 metre sürterek durması sonucu yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigorta şirketi tarafından kullanılamaz hale gelen araç için, araç sahibi ... Petrol Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye hasar ödemesi olarak 133.512,00 TL ödediğini, ancak yaralanan müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin dişlerini ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde 12.000 TL karşılığında yaptırdığını, Ankara Şehir Hastanesi'nde gördüğü tedavi için 18 TL ve 50 TL olmak üzere yaptığı giderlerin makbuzunu sakladığını, bunun dışında ödediği, ancak saklamadığı pek çok masrafı olduğunu, ilaç masrafları ve hastaneye gidiş dönüş masrafları olduğunu, müvekkilin yaralanması nedeniyle yapmak zorunda kaldığı tedavi, ilaç ve diğer tüm giderlerin ilgili kanun hükmü uyarınca ...'nca karşılanmasını talep etiklerini, müvekkilinin uzun yol şoförlüğü yapmakta olup geçirdiği kaza nedeniyle aylarca çalışamadığını ve gelir elde edemediğini, tedavi ve istirahat süresince çıkması gereken pek çok sefere çıkamadığını, buradan elde etmesi gereken gelirden mahrum kaldığını, müvekkili ...'nın, maaş karşılığı çalışan her çıktığı sefer başına prim ve harcırah alan bir TIR şoförü olduğunu, çalışamadığı günler boyunca bu gelirlerden mahrum kaldığını, müvekkilinin kaza neticesinde uğradığı geçici ve sürekli sakatlık ve iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 100 TL maddi tazminatın araç sürücüsü, araç işleteninden kazanın vuku bulduğu 13/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketinden ise (poliçe de belirtilen limitlerle sınırlı olarak) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın araç sürücüsü ve işleteninden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile, davalı ...’dan talep ettiği tedavi giderlerini 12.778,00 TL olarak, diğer davalılardan talep ettiği geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin maddi tazminatı 348.275,01 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, maluliyeti ve zararı kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple kabulünün mümkün olmadığını, görülmekte olan davanın ticari dava olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, trafik kazası nedeniyle uğranılan zarara ilişkin maddi-manevi tazminat istemli olarak açılan işbu davanın, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi müvekkili İdarenin ya da davacının ticari işletmesinin de söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, kazanın oluşmasında müvekkili kurumun herhangi bir kusuru ya da sorumluluğu bulunmadığını, karla mücadele konusunda eğitim alan davalı ...'nün meydana gelen kazada kastı bulunmadığı gibi kusuru da bulunmadığını, böyle bir durumda müvekkili idareye kusur atfedilmesinin doğru olmadığını, kabul sayılmamak kaydıyla davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin de reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydan gelmesinde kusuru olmadığını, olağan dışı olarak gelişen bir durumdan mesul tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını, 13/12/2019 tarihinde 11.30 sularında gerçekleşen olayda karla mücadele çalışması yaptığı esnada kar altında bulanan taşı fark etmemesi nedeniyle yaralanmalı kaza meydana geldiğini, hiç bir kast olmadan gerçekleşen olayda üzerine atfı kabil kusuru olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap süresinin uzatılmasına yönelik talep dilekçesinde; mahkemenin görevine, yetkisine ve husumete itiraz etmiş, zamanaşımı def'i ve hak düşümü nedeniyle de davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, sağlık gideri ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan alınan 17.02.2023 tarihli raporda, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen özür oranının %15 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, deliller toplanıp bilirkişiden alınan raporda, davacının toplam tedavi giderinin 12.778,00 TL olarak hesaplandığı, davacı ...'nın olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi zararının TRH - 2010 bakiye yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada, 366.089,96 TL olduğu, bu zararın davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı limiti kapsamında kaldığı, davacının maddi tazminat talebinin, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı 100,00 TL olduğu, sağlık gideri olarak 100,00 TL olduğu, müterafik kusur yönünden indirim yapılıp yapılmayacağı ile yapılacak olunması halinde ne (%) oranda indirim yapılacağı hususunda takdirin mahkemeye ait bulunduğu, hükmedilecek tazminata temerrüt (davalı şirketlere başvuru tarihi olan 06/07/2020 tarihini izleyen 8 iş günü sonrası olan 20.07.2020) tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerektiğinin bildirildiği, kazanın oluş şekli ve ceza yargılamasında alınan raporlar dikkate alındığında, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nün %100 oranında kusurlu görüldüğü, dosya kapsamı, dava, cevap, maluliyet raporu, hesap raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'nün %100 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve vücut genel çalışma gücünün %15'ini kaybettiği, 4 ay iş ve gücünden geri kaldığı ve 12.778,00 TL tedavi masrafının doğduğu, bu itibarla davacının kalıcı ve geçici iş gücü zararı ile tedavi giderini karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği, davacının zararının TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplaması gerektiği ve mahkemece bu yöndeki hesaba itibar edildiği, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından davalı ...'nün araç söforü, ...'nün işleten, ... Sigorta Şirketi'nin sigorta eden sıfatıyla sorumlu bulunduğu, tedavi giderlerinden 6111 sayılı Kanun kapsamında ...'nın sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile 341.483,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.791,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 348.275,01 TL'nin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa ... Sigorta Şirketi yönünden 21.03.2022 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 13.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... Sigorta Şirketi'nin poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, davacının tedavi gideri isteminin kabulü ile, 12.778,00 TL tedavi giderinin 13.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden, olay tarihi, davalının haksız fiilinin ve kusurunun derecesi, olayın oluşu, kazaya ve yaralanmaya sebep araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu oluşu ve aracın sevk ve idare edilmesi hususunda dikkat ve özenin gösterilmemiş oluşu, meydana gelen zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak manevi tazminatın duyulan elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilebilecek miktarda kendine has ölçüde bulunması, aleyhine hükmedilecek için ekonomik çöküntüye sebebiyet vermeyecek miktarda tayini gerektiğinden ve davacının yaralanması ve kalıcı olarak malul kalması nedeniyle elem duymasının muhakkak olacağı kabul edilerek, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle; \t“Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin KABULÜ ile, 341.483,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.791,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 348.275,01 TL'nin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa ... Sigorta Şirketi yönünden 21.03.2022 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 13.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... Sigorta Şirketi'nin poliçe limitiyle SORUMLU TUTULMASINA,\tDavacının tedavi gideri isteminin KABULÜ ile, 12.778,00 TL tedavi giderinin 13.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,\tDavacının manevi tazminat isteminin KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 13.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili hakkında açılan davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kar altında bulunan parke taşının koparak araca zarar vermesinin mücbir sebep olduğunu, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ceza mahkemesindeki raporun eldeki davada kullanılamayacağını, buna rağmen kusur raporu taleplerinin reddedilmiş olmasının usule aykırı olduğunu, olayın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davalı idare harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili idareye kusur izafe edilmesinin haksız olduğunu, ceza mahkemesi dosyasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu raporun eldeki davada delil olmayacağını, buna rağmen yeniden kusur raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürücü, işletenden ve sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, sürücü ve işletenden manevi tazminat ve davalı ...'dan tedavi gideri istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDavalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davalı aleyhine hükmedilen miktar 12.778,00 TL olup, 13/07/2023 karar tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL’nin altında kaldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden HMK’nın 346/1. maddesi ve 352. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tDavalı ... Genel Müdürlüğünün istinaf sebeplerinin incelenmesinde; olay tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı idarenin yapımından, bakımından, onarımından sorumlu olduğu taşıt yolu üzerinde seyri sırasında, kar temizleme çalışması yapan davalının işleteni olduğu aracın, asfalt yol olmakla birlikte, orta refüj kısmına yakın kısımları parke taşı ile kaplı olan zeminde bulunan kilit parke taşını yerinden sökerek, fırlatması sonucunda, kilit parke taşının davacının sürücüsü olduğu aracın camına çarparak ve camı kırarak yüzüne isabet ettiği, ceza dosyası, yolun ve aracın kazadan sonraki durumunu gösteren fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tCeza dosyasında alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde, davalı idareye ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek, yapılan yargılama sonucunda davalı/sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tDavalı vekili, kazanın meydan gelmesinde tam kusurlu olunduğu kabulünün uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, kara yolunda seyreden davacının aracına taş isabet etmesi ile meydana gelen kazada, davacıya izafe edilebilecek bir kusur olmamasına, davalının bakım ve işleteni olduğu yol üzerinde sağlam ve muhkem yapılması gereken parke taşının, yine davalının işleteni olduğu aracın kar küreme çalışması sırasında yerinden çıkması ile meydana gelen olayın, mücbir sebep olarak görülemeyecek olmasına, gerekçeli karara karşı sürücünün ve sigorta şirketinin istinaf yoluna başvurmamış olması karşısında, ceza dosyasının aksine kazaya yol kusurunun neden olması durumunda dahi davalının olayın meydana gelmesinde tam kusuru olmasına ve bu durum karşısında kabul edilen kusur oranının somut olaya uygun olmasına göre, davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t Davalı vekili manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, kazanın oluş şekli, davacının engellilik oranı, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü nazara alındığında takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesine uygun hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, kusur durumunun belirlenmesinde ve tazminata ilişkin hesaplamada hata bulunmamasına, kusur raporunun ve manevi tazminatın uygun bulunmasına göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\t1-Davalı vekilinin aleyhine hükmedilen harca yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı ... 6001 sayılı ...'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 12/2. maddesi gereğince harçtan muaftır. Bu nedenle, karar ilam harcı yanı sıra, davacı tarafından karar ilam harcından mahsup edilmek üzere peşin alınan harçtan ve başvuru harcında da sorumlu tutulamaz. Hal böyle iken, karar ilam harcı, davacı tarafından yatırılan peşin harç, ıslah harcı ve başvuru harcından sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiş, davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>\tBuna göre; istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, davalı ... vekilinin sair istinaf taleplerinin reddi ile yukarıda 1 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerine ilişkin hükümlerin istinaf eden davalı ... açısından düzeltilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin olması nedeniyle HMK'nın 341/2 ve 352. maddeleri gereğince REDDİNE,<br><br>2-Davalı ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/07/2023 tarihli, 2022/209 Esas - 2023/487 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin KABULÜ ile, 341.483,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.791,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 348.275,01 TL'nin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa ... Sigorta Şirketi yönünden 21.03.2022 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 13.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... Sigorta Şirketi'nin poliçe limitiyle SORUMLU TUTULMASINA,<br>Davacının tedavi gideri isteminin KABULÜ ile, 12.778,00 TL tedavi giderinin 13.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 13.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>İş bu dava nedeniyle iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminattan alınması gerekli 23.790,67 TL harçtan 126,91 TL peşin harç ile 6.170,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 17.493,76 TL harcın, davalı ... harçtan muaf olduğundan, bu davalı haricindeki davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Tedavi gideri yönünden alınması gerekli 218,21 TL harç başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>Manevi tazminat davası nedeniyle alınması gerekli 1.366,20 TL harcın, davalı ... harçtan muaf olduğundan bu davalı haricindeki, diğer davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ..., ... ve ...'den (... 46,71 TL'yi geçmemek üzere) alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan 493,25 TL posta ve tebligat gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 425,82 TL yargılama harcı ve 6.170,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.589,07 TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... (davalı ... harçtan muaf olduğundan 2.993,25 TL ile sınırlı olmak üzere), ... (davalı ... 339,45 TL'den sorumlu olmak üzere) ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 53.547,42 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirtketi, ..., ... ve ...'den (davalı ... 1.895,58 TL'den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, <br>Manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, <br>Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>III-İstinaf dilekçesi reddedilen davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>IV-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>V-Davalı ... harçtan muaf olduğundan ve harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>IV-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... tarafından yapılan masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>VI-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40fc54c0f9c7ae01","SID":"ab5f7cf091ecf81c"}}