{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/93 - Karar No:2025/317<br>                         T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/93 <br>KARAR NO\t: 2025/317<br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/10/2022<br>NUMARASI\t: 2021/1001 E-2022/777 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.03.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali  istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekil: Müvekkilinin elektrik tesisat işi yaptığını, taraflar arasında uzun yıllardır süren ticari ilişki olduğunu, davalının ihale sonucu yüklenici olarak aldığı inşaat yapım işlerinin elektrikle ilgili olan kısımlarında müvekkili ile çalıştığını, davalının 2014  yılı sonunda yine ihale ile yüklenici olarak aldığı Eskişehir 1.Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı 113. Filoya ait tamirat, bakım, onarım ve yenileme işlerine ilişkin olarak müvekkili ile elektrik işlerinin yapımı için anlaştıklarını, bu işlerin yapımı nedeniyle müvekkili tarafından davalı adına  35.795,30 TL bedelli fatura kesildiğini, bu faturaya istinaden davalı tarafından yalnız  5.795,30 TL ödeme yapıldığını, kalan 30.000,00 TL’nın ödenmediğini ve 23.12.2016 tarihinde yapılan protokole göre davalının 15.08.2017 tarihine kadar 30.000,00TL bedeli ödemez ise yapımına devam ettiği inşaattaki bir adet daireyi borcuna mahsup ederek müvekkiline devredeceğini  taahhüt ettiğini, bu protokolden de görüleceği üzere davalının 30.000,00TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, davalı protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği için için Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/6159 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz  ettiğini belirterek davalı itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı vekili: Davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, protokolün aslı sunulduğunda beyanda bulunacaklarını, protokole ve imzaya itiraz haklarının saklı olduğunu, davacının iddiaları gerçek dışı olup müvekkilinin davacıya borçlu olmayıp tam aksine davacının müvekkiline borçlu olduğunu, davacının borcunu ödememek için asılsız iddialarda bulunarak bu davayı açtığını, davacının müvekkiline olan borcundan dolayı senet verdiğini ve borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından  Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/13473 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını akabinde davacının müvekkili hakkında asılsız iddialar ile takip başlattığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın görev ve esas bakımından reddine, kötü niyetli davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİlk  derece mahkemesince: Davanın,  taraflar arasında protokole de bağlanmış olan 30.000,00TL davacı alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde fatura suretini, 23/12/2016 tarihli sözleşme suretini sunduğu, sözleşmenin incelenmesinde; davalı ...'in davacıya 15/08/2017 tarihinde 30.000,00 TL borcunu ödeyeceği taahhütünde bulunduğunun görüldüğü, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6159  sayılı takip dosyasının Uyap sistemi üzerinden celp edildiği, davaya konu yapılan 23/12/2016 tarihli sözleşme içeriği konusunda, mahkemenin 07/06/2022 tarihli oturumunda davalı ...’in isticvap edildiği, davalı ...’in isticvabi beyanında; \"tarafımda gösterilen 23/12/2016 tarihli davacıya 30000 TL ödeyeceğime ilişkin  belge altındaki imza tarafıma aittir. Ancak ben bu borcun 10000 TL'sini bizzat ben alt yüklenici olan ve davacıyla hukuki ilişki içinde olan ve asıl davacıyı çalıştıran ve benim alt taşeronum olan ... ismiyle davacıya ödedim, kalan 20000 TL'yi de yine davacıyı çalıştıran ... benim adıma bizzat davacının banka hesabına yatırmıştır. Bu ödeme dekontlarını mahkemenize sunacağız, tarafımıza bu hususta süre verilsin\" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı ve vekiline tutanağa geçen dava konusu yapılan 30.000,00TL'nin davacıya ödendiğine ilişkin belirtilen banka dekontlarını mahkemeye ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verildiği,  davalı vekili tarafından bir kısım ödeme belgeleri niteliğinde para makbuzu ve çek tahsilat makbuzu ve çek örneklerinin sunulduğu, sunulan belgelerin tamamının dava konusu protokol tarihinin öncesini içerdiği, 23/12/2016 protokol tarihi sonrası bir ödeme belgesinin sunulmadığının görüldüğü, davalı tarafından, kabulünde olan 23/12/2016 tarihli protokol ile ödemeyi taahhüt ettiği, davacıya olan 30.000,00 TL borcun ödendiği iddiasına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığından, protokol gereğince davalının, davacıya 30.000,00 TL borçlu bulunduğu, bu alacağa ilişkin başlatılan icra takibinde takibe yönelik itirazında haksız bulunduğu, asıl alacak likit bulunmakla %20'sine karşılık gelen 6.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile  davalının Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6159  sayılı takip dosyasına konu 30.000,00 TL asıl alacak miktarına yönelik itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 6.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\t\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, öte yandan delil dilekçelerinde  yemin deliline başvurmalarına rağmen yemin teklifi sunup sunmayacakları  hatırlatmadan davanın kabulüne karar verilmesinin de yanlış olduğunu, öncelikle hükmü veren mahkemenin iş bu davaya  bakmaya görevli olmadığını, asliye ticaret mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekmesine rağmen esasa girilmesinin yanlış olduğunu, mahkemece her ne kadar gerekçede müvekkilinin ödemeye ilişkin belge sunmadığını sunulan ödeme belgelerinin ise protokol tarihinden önce olduğunu belirtmiş ise de bu gerekçenin yanlış olduğunu, zira davacı tarafın davasını dayandırdığı protokolün dayanağının dosya içerisine sunduğu 17.12.2014 tarihli fatura olduğunu, söz konusu protokol tarihinin de fatura tarihi olan 17.12.2014 olduğunu, ancak   ödemelerin dava konusu faturaya istinaden yapılmamış gibi göstermek için protokolün tarihini sonradan 23.12.2016 olarak yazıldığından ve taraflar arasındaki ilişkinin 17.12.2014 tarihli fatura olduğu dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı hususunun sabit olduğunu, nitekim  söz konusu fatura tarihi dikkate alındığında sunulan ödeme belgelerinin tamamının söz konusu fatura tarihinden sonra olduğunun açıkça görüldüğünü, bu kapsamda mahkemenin  bu faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödenip ödenmediği hususunu araştırması ve bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, ancak buna rağmen mahkemece taraflara ait defterler incelenmediği gibi bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığını, öte yandan müvekkilinin mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanından da açıkça anlaşılacağı üzere bu borcun 10.000,00 TL'sını alt taşeronu ... aracılığıyla 2016 yılı Aralık ayı ile 2017 Yılı Ocak ayı arasındaki bir tarihte banka hesabına gönderildiğini, diğer 20.000,00 TL’nin ise dosyaya sundukları belgelerden anlaşılacağı üzere ödendiğini, yargılama sırasında banka aracılığıyla yaptıkları 10.000,00 TL'nın ödenip ödenmediği hususunun araştırılması ve dekontun istenilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece bankaya müzekkere yazılmadığını  ve ödeme belgesine ilişkin dekontun istenmediğini, ayrıca mahkemenin dosyaya sundukları  20.000,00 TL'ye ilişkin ödeme belgelerini de dikkate almayıp bu ödemelerin borca ilişkin olup olmadığını da araştırmadığını, sonuç olarak mahkemenin ödemelere ilişkin hiç bir delili  toplamadan, tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmadan, 10.000,00 TL ödemeye ilişkin dekontu bankadan istemeden ve davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacaklarını hatırlatmadan davanın kabulüne karar vermesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair  verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasındaki sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir.<br>\tDavacı vekili, bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yaptığı takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına  ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini  talep  etmiş, davalı vekili, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmayıp, aksine alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.\t<br>\tMahkemece, davalı tarafından ödeme belgesi olarak sunulan belgelerin protokol tarihi öncesini içerdiği, 23/12/2016 protokol tarihi sonrası bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalı tarafından, kabulünde olan 23/12/2016 tarihli protokol ile ödemeyi taahhüt ettiği, davacıya olan 30.000,00 TL borcun ödendiği iddiasına ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, protokol gereğince davalının, davacıya 30.000,00 TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile  davalının icra takibine konu 30.000,00 TL alacağa yönelik itirazının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.<br>\tKural olarak sözleşme ile yapılması üstlenen işin bitirilip teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispatlamak da iş sahibine aittir.\t<br>\tYemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür.Kural olarak yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. (Yargıtay (Kapatılan)15.HD. 2018/4710E, 2019/2518K., 27.05.2019) <br>\tSomut olayda; taraflar tacir olup, Asliye Ticaret Mahkemesince davanın görülerek sonuçlandırılması usul ve yasaya uygun ise de, davalı tarafça cevap dilekçesinde deliller kısmında açıkça yemin deliline de dayanılmış olmakla davalının ödeme savunması bakımından  davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu davalı tarafa hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.10.2022 gün ve 2021/1001 E., 2022/777 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı tarafça yatırılan 80,70 TL ve 431,62 TL olmak üzere toplam 512,32 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine  iadesine,<br>\t5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderleri ve ödediği istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 19.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>       <br>         Başkan  ...                   Üye ...\t             Üye ...                 Katip ...\t<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db841f0c2ff59119","SID":"afc1912d4ab4aed3"}}