{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: <br>TEMSİLCİ\t: <br>TEMSİLCİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t:<br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t:<br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t: <br>VEKİLİ\t: <br>ASLİ MÜDAHİL\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLİ\t:<br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t:<br>VEKİLİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t:<br>VEKİLİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t:<br>VEKİLİ\t:<br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>İHBAR OLUNAN\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili 03/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle: 28/11/2024 tarihli ara karar ile 20/11/2024 ve 26/11/2024 tarihli taleplerinin değerlendirildiğini ve ara karar kurulduğunu, ancak 20/11/2024 tarihli dilekçelerinin Sonuç ve İstem kısmında  ''12/06/2024 tarihli ....Bankası AŞ. İçin verilen ara karardan rücu edilmesini, 10/07/2024 tarihli ...AŞ. İçin verilen teminata münhasır ara karardan rücu edilerek ortadan kaldırılmasına,'' karar verilmesinin talep edildiğini, 28/11/2024 tarihinde ''  .... Mahkemesi'nin....Dairesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamı ve.... Mahkemesi .... Dairesi'nin .... Esas ..... Karar sayılı ilamında açıklanan hususlar ve yukarıda yer alan gerekçeler ve bankalar arasındaki eşitlik yani alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi gereğince Mahkememizin 10/07/2024 tarihli ara kararındaki 3 nolu bendin kaldırılmasına karar verilmiştir.'' ara kararı verildiğini, ilgili kararda 12/06/2024 tarihli ''asli müdahil .... A.Ş yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulması'' kararından rücu edilmesine ilişkin karar verilmediğini, 20/11/2024 tarihli talep dilekçelerinde yazılı 12/06/2024 tarihli ... Bankası için verilen teminata münhasır ara karardan rücu edilmesi taleplerini tekrarladıklarını, 29/11/2024 tarihli ara kararına ek olarak 12/06/2024 tarihli Duruşma tutanağının 3.sayfa 2 nolu G.D. 1 nolu ''25/03/2024 ve 26/04/2024 tarihli ara kararlarda asli müdahil ... A.Ş yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildi.'' şeklindeki  ara kararından rücu edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Mahkememizce yapılan değerlendirmede İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen tedbir kararlarının borçlunun mal varlığının korunmasına yönelik kararlar olduğu, yani muhafaza tedbirleri olduğu, bu kapsamda da İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen tedbirlerin muhafaza tedbiri olduğundan bu kararlara karşı Kanun yoluna başvurulamayacağı ancak borçlular vekili tarafından talep edilen diğer tedbirlerin ise bir muhafaza tedbiri olmadığından yani geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir olduğundan mahkemece verilecek bu kararlara karşı Kanun yolunun açık olduğu Mahkememizce kabul edilerek değerlendirme yapılmış ve davacılar vekili tarafından talep edilen İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmeyen (muhafaza tedbirleri dışında kalan) diğer tedbir talepleri yönünden bu kapsamda değerlendirilerek kabul edilen tedbirler yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ve devamı maddeleri uyarınca itiraz yasa yolu, reddedilen tedbirler yönünden istinaf kanun yolu açık olmak üzere, Davacı şirket vekilinin Mahkememizin 12/06/2024 tarihli duruşma ara kararındaki \"1-25/03/2024 ve 26/04/2024 tarihli ara kararlarda asli müdahil ... Bankası A.Ş. yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulmasına  karar verildi\" bendinin kaldırılmasına yönelik talebinin kabulüne, Mahkememizin 12/06/2024 tarihli duruşma ara kararındaki \"1-25/03/2024 ve 26/04/2024 tarihli ara kararlarda asli müdahil ... Bankası A.Ş. yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildi\" bendinin kaldırılmasına\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacı vekilinin aynı konudaki talebinin daha önce reddine karar verilmiş olmasına karşın dosyada farklı bir gelişme olmamasına karşın bu defa kabulü hukuka güven ilkesini zedelediğini, Yerel Mahkemenin 12.06.2024 tarihli  kararı ile \"..1-25/03/2024 ve 26/04/2024 tarihli ara kararlarda asli müdahil ... BANKASI A.Ş yönünden ara kararlara konu çek bedellerinin % 15 i oranında teminat gösterilmesi karşılığında çek bedellerinin ve çek asıllarının davacıya iade edilmesinin tedbiren durdurulmasına” karar verildiğini, Yerel Mahkeme kararına karşı davacının ara karardan rücu talebinin ise 10/07/2024 tarihli ara kararı ile \"1-Davacı vekilinin Asli Müdahil ... Bankası yönünden verilen 12/06/2024 tarihli ara karardan rücu edilmesi talebinin reddine,” verildiğini, Davacı vekili tarafından davalı banka yönünden verilen 12/06/2024 tarihli ara karardan daha önce de rücu edilmesi talep edilmiş ise de Yerel Mahkeme 10/07/2024 tarihli ara kararı ile bu talebin reddedildiğini, aynı talebin daha önce reddedilmiş olmasına karşın dosyada farklı bir gelişme olmadığı halde talebin kabulü davalı bankanın hak kaybı yaşamasına ve aynı zamanda hukuka güven ilkesinin zedelenmesine sebebiyet vermediğini, ara kararda, daha önce hakkında ret kararı verilen talebin, bu kez neden kabul edildiğine, mahkemenin hangi hukuki neden ve gerekçeye dayanarak görüş değiştirdiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığını, işbu ara kararın kaldırılması gerektiğini, söz konusu çek bedellerinin iadesi davalı banka yönünden telafisi imkansız zararlarar sebep olabilecek nitelikte olup; konkordato talebinin reddi veya borçlu şirketin iflası halinde iade edilen bedellerin tekrar davalı bankaya ödenmesinin mümkün olmayacağını, Davacı tarafa çek bedellerinin iadesini asla kabul manasına gelmemekle birlikte söz konusu çek bedellerinin iadesi (sonrasında davanın reddi ve/veya şirketin iflası ihtimali de göz önüne alındığında) davalı bankanın mülkiyetine geçmiş olan çek bedellerine bir daha erişme imkanının olmamasına, hak kaybı yaşamasına ve telafisi mümkün olmayacak zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, kaldı ki çeklerin mülkiyetinin  davalı bankaya ait olduğunu, çeklerin ve çek bedellerinin iadesi talebi maddi hukuka ilişkin bir talep olup konkordato kapsamında verilen tedbir içerisine girmediğini, davalı bankaya ciro ve teslim edilen çek bedellerinin talebi maddi hukuka ilişkin bir talep olup; konkordato kapsamına girmediğini, davacı şirketin konkordato tedbirlerinden faydalanmak suretiyle davalı bankanın mülkiyetinde olan çeklerden gelen tahsilatları konkordato kanalı ile almasının kabul edilemeyeceğini, ciro ve teslim edilmek suretiyle mülkiyeti davalı bankaya geçen çeklerden doğan haklar Anayasal mülkiyet hakkından kaynaklandığını, konkordato davasında verilen tedbir kararları ile maddi hukuka ve Anayasa’dan kaynaklanan haklara sınırlama getirilmesinin, konkordato müessesine amaç ve şekil yönünden aykırı olduğunu, dolayısıyla istinaf etmekte olduğumuz kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile davalı bankaya teslim edilen çeklerden yapılan tahsilatların kredi borçlusu davacının borcuna mahsup edilmesi davacının zararına değil aksine faydasına olduğunu, öncelikle ve önemle belirtmek gerekirse; davacı borçlu, davalı bankadan kullanmış olduğu kredileri geri ödemediğini, dolayısıyla davalı bankanın, davacıdan alacaklı olduğunu, davalı bankanın yegane amacının, mülkiyeti kendisine ait olan çekler vasıtasıyla alacağını tahsil ettiğini, Davalı banka, Sayın Mahkemenize teminat mektubu sunmak üzere tahsil ettiği çek bedellerini, davacının kendisine olan borcundan mahsup ettiğini, ancak davalı bankanın konu tutarları kredi borçlusu davacının borcuna mahsup etmesi davacının zararına değil aksine faydasına olduğunu, nitekim böylece davacının davalı bankaya olan borcu azalacak ve böylece alacağın rehinle temin edilmiş kısmına işleyecek faiz yükünün azalacağını, bir kez daha belirtmek gerekirse söz konusu çeklerin mülkiyetinin davalı bankaya geçtiğini, konkordato davalarında verilen tedbir kararları ile borçlunun aktifinin azaltılmasının önüne geçilmesinin amaçlanmadığını, dolayısıyla çeklerin/çek bedellerinin borçluya iade edilmesi sonucunu doğuracak olan ara kararın; bu yönüyle de hatalı olduğunu, nitekim çeklerin mülkiyetinin davalı bankaya geçmiş olmasıyla, bu çeklerin davalı bankanın aktifine girdiğini, davalı bankanın aktifinden yapılacak tahsilat ile davacı borçlunun pasifinin azaltılacak olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, bu durum konkordato müessesesine aykırı olmayıp; bilakis konkordato davası ile varılmak istenen faydaya hizmet ettiğini ve borçlunun yararına olduğunu, tekrara düşmemek ve sayın mahkemeyi gereksiz yere meşgul etmemek adına; açıklanan nedenler ile ... ... Mahkemesi’nin 06.01.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları)<br>Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346/1 ve 352/1-b maddeleri uyarınca miktar yönünden kararın kesin olması sebebiyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf  üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-İstinaf aşamasında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333.maddesi gereğince yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4.maddesi gereğince iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle  HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.13/03/2025<br>\t....<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ba76c39861a0e13","SID":"1b79691cd374ca06"}}