{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Değer Kaybı<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/03/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ...plakalı araç ile 11.04.2023 tarihinde davalı Sigorta şirketi tarafından sigortalanmış .... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında ciddi anlamda hasar meydana geldiğini, aracın satışı halinde kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satılacağını, değer kaybı talepleri için sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, arabuluculuk kanun yoluna başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek  araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  hasar kapsamında müvekkili şirket tarafından değer kaybı ödemesinin 02.05.2024 tarihinde 2.500,00 tl olarak davacı vekiline ödendiğini, hasar rücu ödemesinin 28.07.2023 tarihinde 16.329,09 TL olarak ... sigorta A.Ş'ye ödendiğini, hasar rücu ödemesinin 26.06.2023 tarihinde 6.996,32 TL olarak ... Sigorta A.Ş'ye ödendiğini, bilirkişinin hesap edeceği tutarın ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabileceğini, önceki ödemelerin tenzili gerektiğini, aksi halde başvurucu tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, kaza tarihinde ki poliçe limitinin 120.000,00 TL teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğunun 94.174,59 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabul bir kusurunun olmadığını, aracın daha önceki kazalarının kontrolü gerektiğini, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olacağını kısmi dava şeklinde yapılan başvuruda yargılamanın ilerleyen aşamasında başvuran tarafça davanın ıslah edilmesi durumunda, ıslah tarihi itibari ile ıslah edilen kısım bakımından iki yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekeceğini, davaya konu kazada değer oluşup oluşmadığının incelenmesini, ekspertiz ücretinin ZMMS teminatı dışında olduğunu beyan ederek  davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"... O halde, dava konusu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluştuğunun tespiti halinde  davalı sigorta şirketinin bundan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda ise dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları bulunmakta olup,  inceleme konusu aracın davaya konu kaza öncesi aynı yerden hasarlı olması sebebi ile aracın orijinalliğinin bu kazalar ile daha önce bozulduğu tespit edildiği, bu sebeple davaya konu kaza olayından sonra piyasa değerinde daha fazla düşüklük yaşanmayacağı, buna göre davacıya ait aracın söz konusu kaza öncesinde karıştığı trafik kazaları nedeniyle yine aynı bölgeden hasar gördüğünden değer kaybı oluşmayacağına (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/1807 esas, 2018/3201 karar sayılı ilamı) ilişkin bilirkişi raporu mahkememizce de oluşa uygun bulunmuş olup, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 2.500,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığının  bilirkişi raporuyla  sabit olduğunu, yani sigorta şirketi dahi davacıya değer kaybı ödemesi yaptığı halde hükme esas teşkil eden raporda davacıya ait araçta değer kaybı oluşmayacağına yönelik tespitte bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişinin, bu ödemenin neden yapıldığını dahi raporunda irdelemediğini, dosya kapsamında yer alan eksper raporunda da aracın hasar bedelinin 27.732,69-TL olduğunun görüleceğini, araçta bu denli yüksek miktarda hasar oluşmasına karşın değer kaybının oluşmayacağına dair kanaatte bulunmak hayatın olağan akışına da hukuka da aykırı olduğunu beyan ederek  kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.  <br>Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır .(Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam)<br>Buna göre ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporunda istinaf incelemesine konu değer kaybı yönünden yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapıldığı, dava konusu kazada aracın ön kısımlarından hasar aldığı, dava konusu kazadan önce de hasar kayıtlarının bulunduğu ve daha önce de aynı bölgeden hasarlanmış olduğu, bu husus ve  yaşı, kilometresi ve diğer teknik özellikleri  dikkate alındığında dava konusu kaza nedeniyle yeniden değer kaybı oluşmayacağı şeklindeki bilirkişi görüşü ve mahkeme kabulünün yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın değer kaybı yönünden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin  ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına,  kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 08/11/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.20/03/2025<br>....<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17a871a928203ba7","SID":"519f6bf0fe5d69a2"}}