{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1219 <br>KARAR NO\t\t: 2025/139<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2019 (Dava) - 16/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/189 Esas - 2021/1022 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Mal Sigortasına Dayalı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/02/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/189 Esas-2021/1022 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kamu ihale mevzuatı gereğince hizmet alım ihaleleri ile Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki kamu hastanelerinde tıbbi görüntüleme hizmeti veren bir şirket olduğunu, MR hizmetine ait ihalenin de müvekkili şirket uhdesinde kalmış olup İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı ile müvekkili şirket arasında 01/10/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ... Bankası A.Ş ile finansal kiralama sözleşmesine konu edilen tıbbi cihazın hastanede kullanıldığını, ayrıca müvekkili şirket, ... Bankası A.Ş ve ... Sigorta A.Ş arasında sigorta ilişkisinin de kurulduğunu, \"geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi\" uyarınca müvekkilinin ... Mahallesi, ... Sokak, No:... D: ... ... .../... riziko adresindeki hastanede bulunan ... MR cihazının yangın, yıldırım, infilak, deprem, sel ve su baskını, hırsızlık, cam kırılması gibi birçok riske karşı sigorta koruması içine alındığını, riziko adresinin müvekkili şirketin tıbbi görüntüleme hizmet alımını üstlendiği Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu ve bu hastanede hizmet verilen cihazın ... Bankası ile finansal kiralamaya konu olan tıbbi cihaz olduğunu, cihazla ilgili leasing devir işlemlerinin de yapıldığını, 15/03/2019 tarihinde riziko adresinde bulunan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ana elektrik panosunda yangın çıkmış olup İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı ön inceleme raporuna göre A blok -1. katta elektrik dağıtım pano odasında bulunan salon tipi klimanın motor aksamında sebebi bilinmeyen bir nedenle meydana gelen kısa devrenin kolay yanıcı kablo koruma ve kabin plastiklerinin tutuşması sonucunda yangının çıkmış olabileceğinin belirtildiğini, bu yangın nedeniyle elektrik panolarının arızalandığını ve müvekkili şirkete ait MR cihazının da yangın nedeniyle arızalandığını, hastanede meydana gelen yangın sonrası cihazın çalışamaz hale geldiğini, zararlarının giderilmesi gerektiğini,  cihazın 11 gün de kullanılamadığını, cihazda meydana gelen hasarın geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, hasarın ancak parça değişimi ile giderilebildiğini, değiştirilen parçanın indirimli toplam fiyatının 157.550,00 TL olduğunu, 11 gün boyunca hasta çekimi yapılamadığından müvekkili şirketin çalışılamayan günlerdeki çekimler nedeniyle en az 78.000,00 TL zarara uğradığını, müvekkili şirketin yalnızca bu zararları düşünüldüğünde dahi zarar tutarının 235.550,00 TL olduğunu, arızanın davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve hasar dosyası açıldığını, ancak hatalı değerlendirme ile taleplerinin reddedilip herhangi bir tazminat ödemesi yapılmayacağının öğrenildiğini, uzunca bir süre iyiniyetli şekilde müvekkili şirket tarafından zararlarının giderilmesi beklenmiş ise de halen bir ödeme yapılmadığını, 09/07/2019 tarihinde muhatap ... Sigorta A.Ş ve ilgili ... Bankası A.Ş'ye ihtarname gönderilerek müvekkilinin uğramış olduğu zararların ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarnameye herhangi bir yanıt verilmediğini, cihazda meydana gelen hasarın nedeninin 15/03/2019 tarihinde ana panoda çıkan ve tüm elektrik panolarına zarar veren yangın olduğunun açık olduğunu, hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup poliçe kapsamı incelendiğinde demirbaş, yangın, infilak, ek teminat grubu, yangın mali sorumluluk gibi ayrı konu başlıkları altında da bahse konu olayın teminat kapsamında olduğunun görüldüğünü belirterek, işbu kısmi dava ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin zararlarının şimdilik 10.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 15/03/2019'dan itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalının davaya cevap vermediği, ancak davalı vekilinin 22/06/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitlerden aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, bilirkişilerin de belirledikleri gibi poliçede elektronik cihaz teminatının bulunmadığını, hasar tutarını teminat olmaması sebebiyle değerlendiremediklerini ve kabul etmediklerini, haksız davanın reddini, ayrıca poliçede sigortalının ... Bankası A.Ş olup poliçeden doğan hak ve menfaatlerin sigortalıya ait olduğunu, bu sebeple davacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \".....07/05/2020 tarihli, 28/04/2021 havale tarihli ve 27/10/2021 havale tarihli farklı bilirkişilerden alınan ve  birbirleriyle uyumlu bilirkişi raporlarının oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunup benimsendiği ve hükme esas alınabilir kabul edildiği, tüm dosya kapsamı, yangın raporu, hasar dosyası, fotoğraflar, tüm bilgi ve belgeler ile benimsenen bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; 15/03/2019 tarihinde meydana gelen yangında, davacının hizmet alım sözleşmesi kapsamında finansal kiralama yöntemiyle edindiği ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan MR cihazının hasara uğradığı, meydana gelen rizikonun taraflar arasında akdedilen Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi özel ve genel şartları çerçevesinde teminat kapsamı dışında bulunduğu, yangın nedeniyle doğduğu iddia edilen kâr kaybının teminat kapsamı dışında olduğu, davacının tüzel kişiliğe sahip tacir olduğu ve basiretli hareket etmek yükümlülüğü altında bulunduğu, söz konusu cihazın sigorta poliçesi örtüsü altına alınması konusunda poliçe kapsamında kendisine aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilerek bilgi verilmemiş ise bu hususta basiretli bir tacir gibi hareket ederek TTK 1423/2. maddesi kapsamında ve yasal süresi içerisinde poliçeye itiraz etmesi gerektiği, ancak bu hususta herhangi bir itirazın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, DAVANIN REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili tarafından, \"...Davanın reddine karar verilmiş olmasının açıkça haksız, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, eksik soruşturma ile hüküm kurulmuş olduğunu, mahkemenin kabulünde hatalar ve yanlış bilgiler olduğunu ve verilen kararın, soyut ve gerekçeden yoksun olup bir bütün olarak haksız ve hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığını, öncelikle kararın gerekçeden yoksun olduğunu, mahkeme tarafından hüküm kurulurken matbu ifadelerle gerekçe hazırlandığını, bilirkişi raporlarına niçin itibar edilemeyeceğinin dosyada mevcut dilekçelerinde ayrıntılı şekilde izah edildiğini, ancak bu itirazlarının karşılanmadığını, yeni bir rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, eksik olan delillerin dosyaya celp edilmediğini, hastane, üretici firma olan GE ve davalı sigorta şirketi başta olmak üzere ilgili yerlere müzekkere yazılmadığını ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmediğini, keşif taleplerinin de hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da aynen önceki raporda olduğu gibi müvekkili şirketin hastanedeki durumu, cihazın konumu ve bulunduğu yerin analiz edilmediğini ve hastane binası ve cihazın bulunduğu yer ile ilgili önemli hatanın tekrarlandığını, bilirkişi tarafından cihazın bulunduğu yerin ‘MR Görüntüleme Merkezi’ olarak ifade edildiğini, oysa cihazın, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin içinde olduğunu, hastaneden ayrı bir yer ya da hastane içinde ayrı bir MR Görüntüleme Merkezi şeklinde olmadığını, yalnızca bu durumun dahi konunun cihaz olduğunun ve müvekkili şirkete ait yegane şeyin cihaz olup bu cihazın sigortalandığı hususunun gözden kaçtığını gösterdiğini, yapmış oldukları itirazları da karşılanmadan, keşif yapılmadan, eksik olan delil ve belgeler dosyaya getirilmeden ve hatta dosyadaki mevcut deliller dahi incelenmeden bariz hatalar içeren raporu kabul etmediklerini, hükmün hukuka aykırı olup mahkeme tarafından itirazlarının gerekçeli kararda da karşılanmadığını, sigorta poliçesi incelendiğinde  görüleceği üzere, poliçenin konusu ve amacının tamamen müvekkili şirketin bu cihazını güvence altına almak olduğunu, ayrıca poliçede sigortalı olarak ... Bankası A.Ş’nin yer aldığını, müvekkili şirketin de ‘katılımcı bilgileri’ başlığı ile sigorta ettiren olarak yer aldığını, bu açıdan müvekkili şirketin bu cihazı hastaneye kurmuş olduğu ve kurmuş olduğu bu cihaz için özel olarak bu poliçeyi yaptırarak cihazı güvence altına almak istemiş olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını, bu hususun hem müvekkili şirket ve ... Bankası A.Ş arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu olan unsurun MR cihazı olması ile hem de ... Sigorta A.Ş ile imzalanan sigorta sözleşmesinin üçlü bir ilişki içerinde sigortalı olarak ... Bankası A.Ş, sigorta ettiren olarak müvekkili ... A.Ş ve sigortacı olarak da ... Sigorta A.Ş olmasıyla sabit olduğunu, tüm bu hususların mahkemece göz ardı edildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle hazırlanan bilirkişi heyet raporunun hükme esas alındığını, poliçenin ilk sayfasındaki teminatlar kısmında, 'Dekorasyon (Yangın Yıldırım İnfilak), Demirbaş (Yangın Yıldırım İnfilak), Bina - Deprem ve Y.P, Muhteviyat - Deprem ve Y.P., G.L.K.H.H.-K.N.H.-Terör, Sel ve Su Baskını, Ek Teminat Grubu, Hırsızlık - Muhteviyat, Hırsızlık - Dekorasyon, Cam Kırılması, Yangın Mali Sorumluluk, Hukuksal Koruma, ... Yardım' şeklinde sıralandığını, burada da yer aldığı üzere, müvekkili şirketin cihazının sigortalandığını ve zaten bu cihazın bir demirbaş olduğunu, müvekkilinin kamu ihale mevzuatı uyarınca üstlenmiş olduğu ihalede kurduğu cihaz olduğunu ve teminat konusunun bu mal olup yangın mali sorumluluk teminat grubu içinde olduğunu, yine poliçenin 2.sayfasında özel şartların düzenlenmiş olup bu şartlar incelendiğinde, bahse konu cihazın yine poliçe kapsamında olduğunun görüldüğünü, zira; ‘...Taşınır mallarda: Sigortalı yerlerde bulunan a) Sigortalı şeyler nitelikleri bakımından madde veya gruplara ayrılmış ise bu madde veya gruplardan herhangi birinin içine giren, b) Sigortalı şeylerin hepsi için tek bir bedel öngörülmüş ise bu bedele ilişkin tanım içine giren her şey, poliçede ayrıca belirtilmiş olsun olmasın, ikame veya sonradan satın alma dolayısıyla sonradan girmiş bulunsa dahi sigorta kapsamı içindedir. Aksine sözleşme yoksa (poliçede belirtilmek kaydıyla), yalnız katılımcıya ve kendisiyle birlikte oturan aile bireyleri veya birlikte yaşadığı kişiler ve çalışanlarına ait şeyler sigorta kapsamı içindedir...’ şeklinde hükmün yer aldığını, benzer durumun poliçenin 3. ve 4. sayfalarında yer alan ‘Yangın Mali Sorumluluk’ başlıklı kısım altındaki açıklamalardan da anlaşıldığını, yine poliçede; ‘Deprem, deniz depremi (tsunami) ve yanardağ püskürmesinin doğrudan veya dolaylı neden olacağı yangın, infilak, yer kayması veya toprak çökmesi sonucu meydana gelenler dahil bütün zararlarla, temeller ve istinat duvarları teminata dahil edilmiştir’ denilerek de bu hususun açıklandığını, somut olayda, bir kamu hastanesi olan İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müvekkili şirkete ait olan demirbaş MR cihazı ve eklerinden başka bir şey olmadığını, işte bu sebeplerle MR cihazının poliçe kapsamında olmadığına ilişkin kararın kabulünün mümkün olmadığını, hem müvekkili şirketin sigorta sözleşmesini akdetme amacı düşünüldüğünde hem de poliçenin başlangıç kısımları ile poliçede yer alan bu açıklamalar incelendiğinde MR cihazının poliçe kapsamında olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığını, ayrıca sigorta poliçesinde kapsam dışı olan hallerin de sayılmış olup bunlar arasında örneğin bilgisayar programları, yazılımları varken cihaz, elektronik cihaz bulunmadığını, cihazla birlikte kurulan bilgisayar sistemi kapsam dışında ise de cihazın kapsam dahilinde olduğunu, yani yangın için özel şartlarda da poliçe kapsamında bu cihazın kapsam dışı olan haller arasında sayılmadığını, poliçenin ‘Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Dışı Kalan Haller’ ve ‘Teminat Dışında Kalan Haller’ başlıklı kısım bakımından da bunun geçerli olduğunu, bu kısımlar incelendiğinde hiçbir şekilde bahse konu cihazın kapsam dışında olduğuna dair bir ibarenin olmadığının açıkça görüldüğünü, yine, ‘Yangın Sigortası Deprem ve Yanardağ Püskürmesi Teminatı Müşterek Sigorta ve Muafiyet Klozu (Sınai ve Ticari Rizikolar)’ klozu kapsamında teminat dışı olan haller arasında bu durumun zaten bulunmadığını, bu kapsamda uyuşmazlığa konu MR cihazının, poliçe kapsamı dışında olan haller içerisinde yer almadığının açık olduğunu,  bu sebeplerle de müvekkili şirketin, MR cihazının bozulması sebebiyle uğradığı zararın davalı tarafça tazmini gerekirken bu gerekçe ile reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali halinde ne yapılması gerektiği de hem yasal mevzuatlarda hem de doktrinde detaylıca açıklandığını, ayrıca itiraz olmamasının da tazminat hakkı açısından zararların tazminini isteme hakkına engel olmayacağını, sigorta sözleşmelerinde bilgilendirmeye ilişkin yönetmeliğin 'Bilgilendirme Yükümlülüğünün Gereği Gibi Yerine Getirilmemesi' başlıklı 7.maddesi uyarınca; bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş veya bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebileceğini, kaldı ki müvekkili şirket kamu hastanelerinde tıbbi görüntüleme hizmeti veren bir şirket olduğundan somut olayda bu hizmeti verirken kullanması gereken MR cihazını sigortalatmak amacıyla davalı şirket ile sigorta sözleşmesi akdettiğinin de çok açık olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirketin MR cihazını sigortalatmak istediği hususunun, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından anlaşılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olup davalı ... Sigorta A.Ş'nin MR cihazının sözleşme kapsamında olmadığını iddia etmesi ve sözleşmenin kurulması sırasında bunu müvekkili şirkete aydınlatma yükümlülüğüne aykırı olarak açıklamamış olması aydınlatma yükümlülüğünün ihlaline neden olurken, ayrıca bu durumun iyi niyet ve dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağının açık olduğunu, açıkça kötü niyetli olduğu bu kadar açıkken mahkeme tarafından bu durumların göz ardı edilerek ve yapmış oldukları açıklamalara yer verilmeden davanın reddine karar verilmesini kabul etmenin mümkün olmadığını, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri bakımından da sözleşmenin geçersiz olduğunun ve tazminat haklarının mevcut olduğunun anlaşıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş'nin bu fiilinin susmak suretiyle aldatma fiilini oluşturmakta olup eğer davalı aydınlatma  yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı müvekkili şirketin bu hususu düzeltip sözleşme kurabileceği gibi sözleşme kurmaktan vazgeçebileceğini, müvekkili şirketin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca zararının tazminini isteme hakkının bulunduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, geniş kapsamlı yangın paket sigorta poliçesi uyarınca tıbbi cihazda (MR) meydana gelen zararın sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi uyarınca, davalının davacıya ait MR cihazının yangın nedeniyle oluşan hasarının giderilmesi ve makinenin kullanılamadığı bu süreçteki kar kaybının ödenmesi yükümlülükleri altında olup olmadığı, poliçede bu yönde teminatlar bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir.<br>2-Bahse konu MR cihazının süreç içerisinde leasing yolu ile davacı tarafından satın alınmış olmasına ve ayrıca MR cihazının dava konusu hasarının da davacı tarafından karşılanmış olmasına göre, davacının taraf sıfatı bakımından dosya kapsamında bir eksiklik bulunmadığı görülmüştür.<br>3-Mahkemece alınan 3 farklı bilirkişi raporunun tamamında, taraflar arasındaki poliçe hükümlerindeki genel ve özel şartlara göre açıkça elektronik cihaz teminatı verilmediği, bu teminatın ancak ek prim ve ek sözleşme uyarınca verilebileceğinin poliçede açıkça yazılı olduğu, bu yönde ek sözleşme ve teminat bulunmadığından davacının davalıdan gerek elektronik cihaz zararını gerekse de yine teminat altına alınmamış olan yangın nedeniyle kar kaybı zararını isteyemeyeceği yönünde görüş bildirilmiş olup, mahkemece de bu raporlar uyarınca davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>4-Poliçe hükümleri incelendiğinde; poliçenin son sayfasında açıkça elektronik cihaz ve yangın nedeniyle kar kaybının bu sözleşme ile teminat altına alınmadığı, ilave katkı primi ile ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebileceğinin yazılı olduğu görülmektedir. Ancak  somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı ile yapılan sigorta poliçesinin tek konusunun bir MR cihazı olduğunu tüm aşamalarda beyan etmiş olup, sadece elektronik cihaz niteliğindeki bu tıbbi cihaz için taraflar arasında poliçe düzenlendiğini belirtmiştir. Yine, davacının yargılamanın tüm aşamalarındaki beyanlarında; davadışı ... Bankası AŞ'den finansal kiralama yoluyla kiraladığı bu MR cihazına ilişkin olarak, ... Bankası AŞ'nin sigortalı, kendisinin sigorta ettiren olduğu dava konusu yangın sigorta poliçesini davalı ile akdettiklerini, poliçenin düzenlenmesindeki tek konu ve amacın işbu MR cihazı olup poliçeye konu başka hiçbir unsurun da zaten bulunmadığını, bu üçlü poliçe ilişkisinde davalı sigorta şirketinin teminat altına aldığı tek şeyin bu MR cihazı olduğunu, poliçenin ilk sayfasındaki \"demirbaşlar\" ibaresi ve poliçenin 2.sayfasında poliçe teminatında olan taşınır mallara dair açıklama da birlikte değerlendirildiğinde bunun açıkça ortada olduğunu, yine cihazın bulunduğu yerin yani sigorta poliçesindeki riziko yerinin de hastane olup, bu hastanede sözkonusu MR cihazından başka teminat altına alınabilecek müvekkiline ait bir demirbaşın da olmadığının açık olduğunu ileri sürmekte olup, anılan poliçenin beyan edildiği gibi üçlü bir ilişki şeklinde finansal kiralama yapan şirket de dahil edilerek düzenlendiği ve riziko yerinin de hastane adresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın savunması ise, hiçbir elektronik cihazın poliçe kapsamında olmadığı yönünde olup, burada sigorta poliçelerinin iyiniyet esasına dayalı sözleşmeler olması ilkesine göre konunun  değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>5-Bilindiği üzere, sözleşme hükümlerinin bir kısmının ya da tamamının geçersiz olması mümkün olup, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının geçersiz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemediği durumlarda kısmi butlan söz konusu olur. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı mutlak butlanla batıldır. Bu kapsamda taraflar, verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında birbirlerinden talep edebilirler. Ancak iyi niyet kuralları gereği borcun ifasının imkânsızlığını bilen yahut bilmesi gereken borçlu, bu hususta alacaklıyı zamanında haberdar etmesi gerekir. Dolayısıyla sözleşme yapılırken taraflardan biri imkânsızlığı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa ve buna rağmen diğer tarafı bundan haberdar etmemişse, karşı tarafın uğradığı menfi zararı karşılamakla yükümlüdür. Başka bir anlatımla sözleşmenin geçerlilik şartlarına sahip olup olmadığını araştırma ve bilgi sahibi olma yükümlülüğü sözleşmenin taraflarına aittir. Ancak sözleşmenin geçersizliği, taraflardan birinin diğerini yönlendirmesi ya da geçerliliği etkileyen bir açıklamada bulunması gerekirken bunu kusurlu olarak açıklamaması sonucu gerçekleşmişse bu sebeple ortaya çıkan zararın giderilmesi gerekir. Böyle bir durumda ortaya çıkan sorumluluk, niteliği gereği sözleşme öncesi sorumluluk (culpa in contrahendo) veya sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk olarak adlandırılabilir. Sözleşme öncesi sorumluluk (sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk-culpa in contrahendo) genel bir ifadeyle; sözleşme görüşmeleri aşamasında taraflardan birinin diğerine veya onun koruması altında bulunan kişilere karşı, aralarında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereğince ortaya çıkan güven ilişkisinin ihlâli sonucu meydana gelen sorumluluktur. Zira sözleşme görüşmelerine başlanmasıyla birlikte taraflar arasında temeli dürüstlük kuralına dayanan bir güven ilişkisi meydana gelir ve bu ilişki koruma yükümlerini de içerir. Güven ilişkisi TMK’nın 2/1. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralına dayanır. <br>Buna göre, görüşmeler esnasında görüşmecilerin sözleşmenin muhtevası ve şartları hakkında birbirlerini aydınlatması, dürüstlük kuralına uygun davranması, birbirlerinin kişilik ve mal varlığı değerlerine zarar vermemek için gerekli özeni göstermesi, koruma yükümlülüklerine uyması ve bu kapsamda yaratılan güveni boşa çıkarmaması gerekir. Eş söyleyişle sözleşme görüşmelerinde taraflardan her biri veya yardımcıları, diğer tarafa veya onun himayesinde bulunan kişilerin şahıs ve mal varlıklarına zarar vermeyi engellemek için gerekli dikkat ile özeni göstermek ve koruma yükümlerine uymak zorundadırlar. Zira koruma yükümleri, ifa menfaati dışında kalan diğer şahıs ve mal varlığı değerlerine zarar vermemeyi ihtiva eder. Sözleşme öncesi koruma yükümlerinin kusurlu bir şekilde ihlali, sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğa sebebiyet verir. Sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk, yalnızca sözleşmenin geçerliliğine güvenden doğan zarardan (menfi zarardan) sorumluluğu değil, TMK’nın 2/1. maddesindeki dürüstlük kurallarına dayanan güven ilkesinden kaynaklanan karşı tarafın kişi ve mal varlığına zarar vermemek yolundaki davranış yükümüne aykırılıktan doğan sorumluluğu da kapsar. Görüşmeciler bu yükümlülüklere kusurlu olarak aykırı davranıp, görüşmelerin başlamasıyla aralarında kurulmuş bulunan güven ilişkisini ihlal ettikleri takdirde bundan doğan zarardan sorumludurlar. Kısaca, sözleşme öncesi güvene, yani ‘culpa in contrahendo” ilkesine dayalı sorumluluğun ihlali de aynen akitten doğan bir yükümlülüğün ihlali niteliğindedir. (Benzer yönde Yargıtay 3.HD 2024/398 E. - 2024/4136 K, 11 HD 2023/3230 E. - 2024/5509 K).<br>Somut uyuşmazlık bakımından, mahkemece bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Davacı tarafın tüm aşamalarda poliçenin tek konusunun bu MR cihazı olduğunu beyan ettiği de gözetildiğinde, mahkemece öncelikle özellikle poliçenin somut durumda neyi sigorta altına aldığının davalı tarafa ilgili tüm bilgi ve belgelerin de sunulması istenerek açıklatılması, elektronik cihazların teminat dışı olması durumunda poliçenin davacıya hangi konuda koruma sağladığı ve primlerin neye göre tahsil edildiğinin  netleştirilmesi, davacının iddia ettiği gibi sadece finansal kiralamaya da konu tek bir MR cihazı sigorta poliçesinin konusu ise, bu cihazın uğradığı zararın bu defa poliçe kapsamı dışında olduğunun ileri sürülmesinin yukarıda açıklanan ilkeler ışığında mahkemece değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekmekte olup, bu kapsamda; her ne kadar her iki taraf da tacir olup basiretli davranma yükümlülüğü altında ise de, mevcut poliçe hükümleri arasındaki çelişkili hususların sigorta ettiren aleyhine yorumlanamayacağı ilkesi ve davalının aydınlatma yükümlülüğü de dikkate alınarak poliçe hükümlerinin değerlendirilmesi, poliçenin tek/asıl konusunun baştan beri, yani sözleşmenin kurulduğu anda zaten konu dışı bırakılmış olması suretiyle yapılmış bir sözleşmenin sözkonusu olup olmadığının karar yerinde tartışılarak, poliçede bahse konu MR dışında belirtilen riziko adresinde teminat altına alınana tüm unsurların netleştirilmesi için, mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>6-Kar kaybı bakımından ise, öncelikle poliçe uyarınca teminat altına alınan emtialar ve sigorta sözleşmesinin geçerliliği netleştirildikten sonra sözkonusu itirazın TTK 1453.madde de gözetilerek yeniden değerlendirileceği açık olmakla, bu itirazın şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/189 Esas - 2021/1022 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  05/02/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baf26e00737c4823","SID":"68f96fa9ef9be4a8"}}