{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/288 <br>KARAR NO\t: 2025/266<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:<br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/12/2024<br>NUMARASI\t: .... Esas - ...... Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t  Av.<br>\t  Av. \t <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/05/2022<br>KARAR TARİHİ \t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ;<br>TALEP;<br>Davacı Şirket, merkezi ...... ilçesinde bulunan işyerinde plastik çatal, kaşık ve  bıçak   üretimi gerçekleştirmekte olduğunu ve bu ürünleri  ihraç işiyle iştigal ettiğini, gelişmiş ülkelerin bir çoğu çevreye ve iklime verdiği zararlar sebebiyle  plastik ürün tüketiminden kaçındıklarından ve ahşap ürün tercih edilmeye başlanıldığından davacı şirket de talep üzerine  ahşap ürün üretme hattı oluşturmak üzere ......de bu amaçla bir üretim yeri oluşturmaya karar verdiğin, davacı, almış olduğu bu karar gereğince \" .........\" adresindeki yeni işyerinin   mekanik tesisat işleri için (buhar kazanı ve tesisatı, yangın tesisatı, hava tesisat, haşlama havuzları ve ekipmanları, ısınma sıcak su sistemi)  davalı şirket ile mutabakata varmış ve taraflar arasında verilen teklif üzerine ....... tarihli  sözleşme imzaladığını, davalı Şirket, imzalanan  sözleşmeye göre 8 hafta içerisinde taahhüt ettiği işleri  yerine getirecek buna karşılık davacı şirket de  sözleşme bedellerini aşamalı olarak yerine getireceğini, davalı Şirket taahhüt ettiği işleri taahhüt edilen  sürede  bitiremediği gibi davacı şirket yetkililerini<br> yanıltarak   sözleşmede yer alan yeni buhar kazanı yerine ikinci el (yada revizyonlu )  bir kazan monte etmiş olduğu tespit edildiğini, yapılan bu tespit üzerine davalı şirket yetkilisi ile iletişime geçildiğini ve sözleşmeye aykırılığın giderilmesi talep edildiğini, davalı şirket yetkilisinin mevcut kazanın yerine yenisini getirmelerinin 8-10 haftalık süre alacağını beyan etmesi üzerine Davacı şirket yetkilileri zaten gecikme sebebiyle yaşadıkları mağduriyetin artmaması ve bir an önce üretime başlamaları için mevcut kazanı kabul etmek zorunda kaldıklarını ancak bu sözleşmeye aykırılık sebebiyle de sözleşme bedelinden % 10 oranında indirim yaparak 01.04.2021 tarihli bir İmal Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye ayrıca ek imalat hususunda ilaveler yapıldığını, davacı Şirket, gerek 16.11.2020 tarihli gerekse sonradan revize edilen 01.04.2021 tarihli<br> sözleşmedeki tüm hakediş ödemelerini  yerine getirdiği halde davalı şirket, taahhüt ettiği işleri zamanında bitirememiş bununla kalmayarak  bir kısım işleri eksik bir kısım işleri de sözleşmeye aykırı şekilde ayıplı yerine getirdiğini, bunun tespit edilmesi üzerine davalı şirket yetkilisi ile iletişime geçilmiş ancak bir sonuç elde edilemediğini, davalı şirketin 01.04.2021 tarihli sözleşmede taahhüt etmiş olduğu eksik ve ayıplı işlerin ayrı ayrı tespiti ile kalan işlerin tamamlanması için gereken maliyetin ( işçilik ücreti vs dahil)  tespiti hususunda ...... 1.Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat edilmiş ve ......D.İş sayılı bilirkişi raporu ile mevcut eksiklikler tespit edildiğini, ...... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ....... D.İş sayılı tespit kararı üzerine davalı şirkete .... ... Noterliğinden ..... tarih ve ...... sayılı ihtarname keşide edilmiş sözleşmenin haklı sebepler feshedildiği ihtar<br> edildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamayınca bu kez .... İcra Müdürlüğünden ....... Esas sayılı  takip başlatıldığını  ve tebliğ edilen ödeme emrine haksız şekilde itiraz edildiğini, ödeme emrine haksız itiraz üzerine bu kez ...... Arabuluculuk Merkezine uzlaşmak için müracaat edildiğini  ve yapılan görüşmelerden de  sonuç alınamadığını, .... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D.İş sayılı delil tespit raporunda da görüleceği üzere ...... ve ....... tarihli imalat sözleşmelerine istinaden eksik kalan işlerin bedelinin ....  Euro ve .... TL olduğu görülmekte olduğunu, davalı şirketin bu eksiklikere konu ödeme emrine yapılan itirazının iptali ve haksız itiraz sebebiyle inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP; Taraflar arasında teklif formlarından kaynaklı sözleşme yapıldığı, teklif formları ve sözleşmelerden kaynaklı olarak bir takım işlerin eksik ve ayıplı olarak yapıldığını bu sebeple sözleşmedeki edimlerin tamamen ifa edilmemesi ve yahut eksik ifa edilmesi iddiasıyla zararı olduğunu iddia ettiğini, davacının tüm bu iddiaları gerçek dışı olup tamamen kötüniyetli olduğunu, Bilakis davalının  davacıdan alacaklı olduğunu, bugüne kadar davalının  alacağını ödemek için müzakere etmeye çalışan davacı, davalının tüm iyi niyetli bekleyişine rağmen böylesine bir dava ikame ettiğini, davacının tüm talepleri hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi ticari ahlakla da bağdaşmadığını, davacı, ....... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....... Değişik İş numaralı dosyaya sunmuş olduğu dilekçesiyle eksik ve ayıplı işler olduğu iddiasıyla<br> zararının tespiti için delil tespiti talebinde bulunduğunu, söz konusu delil tespit raporuna ilişkin itirazlarımız ilgili değişik iş dosyasına sunulduğunu, söz konusu bilirkişi raporu tek taraflı, objektif değerlendirmeden uzak olduğunu, bilirkişi raporunu düzenlemekle ilgili mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi olmasına rağmen muhasebe ve hesap gibi konularda da tespitlerde bulunmuş ve ayrıca hukuki değerlendirmede bulunduğunu, her ne kadar ilgili değişik iş dosyasında itirazlarda bulunmuş isek de davacının iddialarıyla değerlendirildiğinde yeniden tüm hususlara cevap verme zarureti hasıl olduğunu, dava dilekçesi tüm dosya muhteviyatını  kabul etmemiz mümkün  olmadığını, öncelikle belirtmek gerekir ki, ...... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin delil tespiti kararı ve kanun hükmünü uygulayışı külliyen hatalı olduğunu,<br> bilindiği üzere HMK  md. 400 ve devamı maddelere göre delil tespiti yapılabilmesi için bir hukuki yarar ve ayrıca tebligat yapılmadan delil tespiti yapılması için (acele hallerde) hakların korunması bakımından zorunlu bir hal olması gerektiğini, davacının işletmesi tam kapasite halde üretim yapmakta ve davalı  tarafından üretilmiş ürünlerle  çalışmakta olduğunu, bu hususta üretim yapamadığı iddia eden davacının ticari faaliyetleri ve<br> kayıtları incelenmesi gerektiğini, ayrıca ortadan kaybolacak bir delil söz konusu  olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davalının ürünlerinde bir eksiklerinin olduğu düşünülse dahi bu eksikliklerin aniden ortadan kaybolmayacağı ortada olduğunu, halihazırda dahi  zorunlu hal olmamasına rağmen tebligat yapılmamış ve direkt olarak bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiğini, Bilirkişi raporuna ilişkin tüm gerekli itirazlar süresinde yapıldığını, ....... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından zorunlu halin olmadığı sonradan fark edilmiş olup bilirkişi raporundun tebliğinden tam 1 ay sonra keşif tutanağı ve delil tespit kararını tebliğ ettiğini, mahkemenin izlemiş olduğu bu usul tamamen hatalı olup sakat bir hukuki işlem olduğunu, işbu nedenle raporun hükme esas alınması hukuka tamamen aykırı olacağını, Bilirkişi raporunundaki belirtilen ürünlerin bir çoğunun teslim edilmediği ve ayıplı teslim edildiği yönündeki iddiaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının belirtmiş olduğu sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamesi davalıya ulaşmadığını, ilgili noterlikten tebliğ şerhini içerir bir suretin istenmesi gerektiğini, davalının  davacının fesih iradesini işbu dava ile öğrendiğini, davacının sunmuş olduğu ihtarnamedeki tüm hususları red ettiklerini,  davacı, davalı tarafından keşide edilmiş faturaları kabul etmiş ve itiraz etmediğini, ayrıca söz konusu faturaları da kayıtlarına almış ve dava konusu ürünleri aldığını kabul ettiğini, bilindiği üzere Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında ticari defterlere işlenmiş olan faturaların teslimatının tamamının yapıldığı kabul edildiğini, hal böyle iken davacı tüm ürünleri eksiksiz ve zamanında teslim aldığı tartışmasız olduğunu,  davacının dayanmış olduğu bilirkişi raporu gerçek dışı ve hükme esas alınmaması gerektiğini,  davalının  tüm ürünleri eksiksiz ve tam teslim ettiğini, davacı alacaklı olmadığı gibi davalıya  borçlu olup işbu davayı alacağından kurtulmak için ikame ettiğini, davacı varlığını iddia etmiş olduğu tüm ayıpları ilişkin ihbarları kanuni süre içerisinde ileri sürmediğini, bu nedenle davacı kötü niyetli olarak ileri sürdüğü davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ:Davacı vekili icra takibinde açıkça eksik işler bedelini talep etmiş olup, yukarıda belirtildiği üzere sözleşmeleri feshettiğinden müspet zarar talebinde bulunamayacağı gibi iş sahibi davacının tüm sözleşme bedelini davalı yükleniciye ödediği de tespit edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmiştir.<br>C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;<br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, dava dilekçesinde  ve yargılama aşamasında sundukları  tüm dilekçelerde ayrıntılı olarak belirttikleri  üzere davacı şirket, eser sözleşmesi gereğince belirlenen tüm ödemelerini süresinde yapmış olup bu husus banka kayıtları ile sabit olduğunu, sunulan delilelerden davacı şirketin davalı şirkete  ...... Euro ve çeşitli tarihlerde .... TL ödediği görüldüğünü,bu ödemelere ilişkin davalı şirketin her hangi bir itirazının olmadığını, TL nin Euroya dönüşümü ile davacı şirketin tüm sözleşme bedelini ödediği sabit olduğunu, bu durumda davalı şirketin eksik ve ayıplı işlerin bedelini ödemeyeceği sonucuna ulaşmak yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, Ticari kayıtlarda yer alan bu ödemelere davalı şirketin her hangi bir itirazı bulunmadığından banka kayıtları istenilmediğini, ilk Derece Mahkemesi gerekçesinde sözleşmenin feshedimesi sebebiyle eksik işlerin ancak tüm ödemenin yapılması şartıyla istenebileceğini belirtmiş ve bu hususta ısrarlı taleplerimize rağmen banka kayıtlarını celbetmediğini, mahkemeye ödemelerle ilgili dekontları sunmamıza rağmen bu ödemeleri dikkate almadığını, tüm ödemeleri yapan davacının eksik kalan işler bedelini yani müspet zararlarını talep etmesi yasaya uygun olduğunu,ilk Derece Mahkemesinin yasaya ve delillere aykırı şekilde hüküm tesis etmesinin sebebi davalı şirketin tüm ödemeleri aldığı halde eksik kalan iş bedeline ilişkin iade faturasını kayıtlarına işletmemesi olduğu, davalı, eksik kalan iş bedelini de fatura edince davacı şirket sonrasında eksik kalan işler sebebiyle  iade faturası gönderdiğini, davalı şirket bu durum karşısında iade faturasını kayıtlara işletmeyerek kayden alacaklı göründüğünü, oysa ki tüm banka kayıtları celbedilseydi davacı şirketin sözleşmeye göre belirlenen ödemeleri tam ve zamanında yaptığı görüleceğini, İlk Derece Mahkemesi yargılamanın başından bu yana bu banka kayıtlarını celbetmemiş ve sonrasında da yasaya ve delillere aykırı şekilde hüküm tesis ettiğini,İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde müspet zararların  alacaklının tüm edimini yerine getirmesi şartıyla talep edebileceğini belirtmiş buna karşılık alacaklının edimini yerine getirdiğine dair ispata yarar banka kayıtlarını incelemediğini, sözleşme bedelinin ödenip ödenmediği hususu davalının ticari kayıtlarına göre belirlenemeyeceğini, zira davalı borçlu eksik işler sebebiyle iade faturasını kayıtlarına işletmeyerek tam tersi alacaklı  göründüğünü, her iki tarafın ticari kayıtlarında uyuşmazlık bulunması halinde bu kez davacının ispata yarar delillerinin incelenerek hükme varılması gerekmekte olduğunu, mevcut hüküm gereğince davacı şirket, sözleşme bedelinin tamamını ödediği halde eksik işler sebebiyle zarara uğramış buna karşılık davalı şirket ise eksik ve ayıplı işler teslim ederek sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davalı şirkete gönderilen ihtarnamede sözleşmenin feshedildiği buna karşılık da ...... 1.Sulh Hukuk Mahkemesince tespit edilen eksik-ayıplı işlerin bedelinin ödenmesi talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesi, tüm sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen eser sözleşmesinin feshi halinde eksik işlerin istenemeyeceği yönünde yargıya vararak yasa hükmünü yorumlamakta hataya düştüğünü, sözleşme geriye yönelik feshedilmediğini, davacının bitmiş işleri teslim aldığını, <br>Davacı, Türk Borçlar Kanunun 475. maddesinde belirlenen haklarını talep ettiğini, davacının bedelinin tamamını ödediği eserdeki  eksik-ayıplı kısımlara karşı  tazminat hakkı yasa hükmü gereği olduğunu,aksi durum yüklenici yönünden sebepsiz zenginleşme yaratacağını,İstinaf talebimizin kabulüne,İlk Derece Mahkemesinin yasaya aykırı hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>D-)DELİLLER;....... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas - ...... Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>E-) İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;<br>Dava, davacı iş sahibi şirket ile davalı yüklenici arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler nedeniyle alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Dava konusu icra takibi; davacı takip alacaklısı şirket tarafından davalı takip  borçlusu şirket aleyhine, sözleşmeden kaynaklı eksik işler bedeli için ...... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı takip dosyası ile (74.000 TL asıl alacak + 62.500 Euro alacağın reeskont faizi ile tahsili olmak üzere) için başlatılan ilamsız icra takibidir. <br>Davalı borçlunun takibe itirazı üzerine, davacı şirket tarafından 07/05/2022 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dava açılışında 1.056.166 TL dava değeri üzerinden (3.619,32 TL harcın mahsup talepli) 14.397,59 TL peşin harç yatırıldığı anlaşılmıştır. <br>Davada 62.500 Euro alacak kalemi bakımından .....'nin dava tarihi olan .....'deki euro satış kurunun 15.7667  TL olduğu, buna göre 62.500 x 15.7667 = 985.418,75 TL olduğu, 74.000 TL alacak ile birlikte dava değerinin 1.059.418,75 TL olması gerekirken 1.056.166 TL olarak belirtilip davacı vekilince bu miktar üzerinden harç yatırıldığı, 3.252,75 TL bakımından harcın eksik kaldığı anlaşılmıştır. <br>492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1.fıkrasında konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı, 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkili imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı, IV. kısmında da, istinaf başvuru harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. <br>Belirtilen düzenlemeler doğrultusunda; HMK'da gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemesi hâlinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.  <br>Somut olayda, yukarıda ayrıntılı belirtildiği üzere dava açılırken 3.252,75 TL bakımından eksik peşin harç alındığı görülmekle, Mahkemece davacıdan 3.252,75 TL bakımından eksik alınan 55,55 TL peşin harcın ikmâl edilmesi gerektiği, bu nedenle .....'de dava açılırken dava harçları eksik yatırıldığından, dava şartı eksikliği nedeniyle, hükmün HMK'nın 353.maddesinin 1.fıkrasının a-4 bendi gereğince kaldırılmasına, açıklanan eksikliğin giderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi  24/12/2024 tarihli ...... Esas - ...... Karar sayılı; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)  maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>a-...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2024 tarihli ..... Esas - .... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-)İstinafa gelirken peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-)İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4). maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-)Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/03/2025<br><br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br><br>Katip<br>e-imzalı <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a35bdb33815ce94","SID":"67fefd367da97b82"}}