{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1493 <br>KARAR NO:2025/329<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:24.06.2021<br>NUMARASI:2019/939 Esas - 2021/548 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında düzenlenen ipotek akit tablosu kapsamında ödenmeyen borç için ... takip sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 3.000.000-TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz edildiğini, oysaki davalıların Denizli ATM'nin 2015/1391 esas sayılı dosyasına sundukları dilekçelerde borcun varlığını kabul ettiklerini, ayrıca iflas erteleme dosyasında düzenlenen raporlarda da alacaklarının varlığının tespit edildiğini, bu nedenlerle davalıların haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında borcun ödenmesi için ön protokol düzenlendiğini, ön protokolden asıl protokole henüz geçilmeden davacı tarafın icra takibi yaptığını, icra takibinden önce müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin İİK 150.maddesine uygun olmadığını, icra takibine konu ipotek akit tablosunun ilk oluşturulduğu andan itibaren yok hükmünde olduğunu, bu nedenlerle icra takibine konu edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kaldırma kararından önce belirtilen gerekçelere göre resmi senet niteliğinde olan ipotek belgesine göre davacı tarafın 3.000.000-TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptığı, Denizli ATM 2015/1391 esas sayılı dosyasına sunulan 31/10/2016 tarihli dilekçenin 34.sayfasında yer alan ve 1 nolu bentte ifade edildiği üzere ipotek alacağı kapsamında davacı şirketin, davalı taraftan yapılan ödemelerden sonra ipotek bedelinin üzerinde 11.237.420,42-TL alacağının bulunduğu kabul edildiği, bu kapsamda davalı tarafın icra takibine yönelik haksız itirazının iptaline ve likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların ... takip sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 3.000.000 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, hükmedilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 600.000 TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının, ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine dayanak yaptığı sözde ipotek belgelerini kesinlikle kabul etmemekle birlikte, davacının varlığını iddia ettiği ipoteğin, üst sınır ipoteği olduğunu, üst sınır ipoteğinde alacaklı tarafından ipotek miktarını aşacak şekilde faiz, takip giderleri, vekalet ücreti gibi bedeller talep edilemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/12-356 Esas, 2019/711 Karar ve 18.06.2019 tarihli kararında izah edilen sebeplerle de davacı tarafından, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, ipotek limitini aşan 5.178,08 TL'nin talep edilebilmesinin mümkün olmadığını,Mahkeme tarafından yine davanın açıldığı tarihe göre hüküm tesis edilmediğini, müvekkillerine TMK 887.maddesi kapsamında ihbar şartını karşılayacak ihbar yapılmadığını,Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/24195 Esas, 2017/1104 Karar sayılı ve 26.01.2017 tarihli kararını da eklediklerini, görüleceği üzere, sözde ihtarname bu yönden de İİK m. 150'de düzenlenen ihbar şartının karşılamadığını,Tüm taleplerine rağmen, ilk derece mahkemesince, dosya ile davacı ve davalı defter ve saklamakla yükümlü olduğu tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, emsal niteliktekiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/146 Esas, 2018/1256 Karar ve 12.12.2018 tarihli kararını eklediklerini,Davacının, dava değerini düşük göstererek ilk derece mahkemesini  yanıltmaya yönelik davranışta bulunduğunu, ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani TMK'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşmasının mümkün olmadığını, Müvekkili ...'in,  Denizli ... Noterliğinin 25.11.2015 tarih ve... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile yalnızca... A.Ş.'nin doğmuş veya doğacak borçlarına karşılık olarak ipotek vermeye vekil tayin edildiğini, doğmuş veya doğacak borçlarına karşılık olarak ipotek vermeye vekil tayin edilmediğini, bu sebeple ...'in yetkilisi olmadığı bir işlemi gerçekleştirilmesi ve davacının, akla, mantığa ve hukuka aykırı varsayımı ile dava konusu şekil şartı ve hukuka aykırı ipoteğin, davalı şirketin grup şirketlerini de kapsayacağı iddiasının kabul edilemez olduğunu, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı şekilde tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/10337, 2015/22806 karar sayılı ve 01.12.2015 tarihli kararında ipoteğe dayalı icra takibine girişilmesi ve dava açılmasının, TBK'nın172..maddesine aykırı olduğunu,Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/1076 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kanundaki emredici hükümlere aykırı olarak, müvekkilleri aleyhine sözde alacağın %20’si üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın müvekkili yönünden reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki  itirazın, İİK'nın 150/a maddesi atfıyla aynı Kanun'un 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilince ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında karar tarihi 23.06.2021 olarak belirtilirken gerekçeli kararın 2. Sayfasında 24.06.2021 tarihine yer verildiğini, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüşse de, kısa  kararın ilk derece mahkemesinin 23.06.2021 tarihinde icra edilen son duruşma sonucu verildiği, gerekçeli kararın bir gün sonra 24.06.2021 tarihinde yazıldığı, bunun da gerekçeli kararın birinci sayfasında gösterildiği, gerekçeli kararın ikinci sayfası sonuna atılan tarihin de bundan kaynaklı olduğu, kaldı ki bu hatanın maddi hata niteliğinde olup, sonuca etkisi bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.Her ne kadar davalı vekilince  ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takip dosyasında talep edilen alacak yönünden borçlu olmadıklarını ileri sürerek  ve  mahkemece taraf ticari defterleri incelenmeksizin ve  Denizli ATM'nin 2015/1391 esas sayılı dosyasına sunulan 31/10/2016 tarihli beyan dilekçelerinde davacı şirkete ipotek kapsamında yapılan ödemeden sonra toplam 11.237.420,42-TL borçları bulunduğunu ikrar etmeleri dikkate alınarak karar verildiğini,  oysa bir yıl önceki bir tarihteki beyanın davanın kabulü için geçerli görülemeyeceğini, ticari defterlerde incelenerek varsa ödemeler değerlendirilmesi gerektiğini , ipoteğin tek başına alacağı kanıtlamayacağını, TBK 172 maddesine aykırı şekilde takip başlatılıp dava açıldığının kabulü gerektiğini, bu yönüyle kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere davalı vekillerince Denizli ATM'nin 2015/1391 esas sayılı dosyasına sunulan 31/10/2016 tarihli beyan dilekçelerinde davacı şirkete ipotek kapsamında yapılan ödemeden sonra toplam 11.237.420,42-TL borçları bulunduğunun ikrar edildiği, iş bu dava kapsamında bu tarihten sonra davacıya ödeme yapıldığı ileri sürülmediği gibi buna dair herhangi bir belgede sunulmadığı dikkate alındığında, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Davacı yanca eldeki davaya dayanak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte, 3.000.000 TL asıl alacak ile 5.178,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.005.178,08 TL alacağın tahsili için takip başlatılmış ise de;  dava dilekçesinde 3.000.000 TL harca esas değer gösterilerek eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince de bu tutar alacak yönünden kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır. İpotek senedinde de 3.000.000 TL alacağı teminen ipotek verildiği gözetildiğinde, davalı vekilinin ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, davacının ipotekle temin edilen tutarın üzerinde takip yaptığı, ipotek limitini aşar şekilde takip yapılmasının doğru olmadığı, dava tarihindeki duruma göre hüküm tesis edilmediği yönündeki istinafı yerinde değildir.İlk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere, daha önce verilen kararının istinafı üzerine dairemizin  kaldırma kararında belirtilen gerekçe ışığında,  ilk derece mahkemesince yapılan araştırma ile Denizli 4.Noterliğinin 22/11/2016 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalılara icra takip tarihinden önce tebliğe çıkarıldığı ve davalı ipotek verene 24.11.2016 tarihinde usule uygun tebliğ edildiği, bu bağlamda TMK 887.md gereğince takip ve dava şartının mevcut olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafı da yerinde görümemiştir.İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararından sonra  dosyaya kazandırılan Denizli ... Noterliğinin 25/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde ipotek tesis etmek üzere ... ve ...'a yetki verildiği, vekalette diğer davalı müflis ... Şirketinin doğmuş veya doğacak borçlarına karşı denerek bu şirketin borçları  yönünden de vekalet  söz konusu olduğu, vekaletteki yetkinin diğer davalı şirketi de kapsayacak şekilde ve  TBK 504/3 maddesi kapsamında geçerli olduğu  anlaşılmakla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafı yerinde değildir.Davalı vekilince diğer eşin rızası olmadıkça  aile konutunun devredilemeyeceği ve aile konutu üzerinde hakların sınırlandırılamayacağı ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, söz konusu iddianın davalı eşi tarafından ileri sürülebilecek iddia olduğu ve davalı ... 'in  eşinin bu yönde dosya kapsamına sunduğu beyan ve delil bulunmadığı gözetildiğinde, bu yöndeki istinaf da yerinde bulunmamıştır.Yine ilk derece mahkemesi gerekçesinde yer verildiği üzere; davacı aleyhine Denizli ATM'nin 2020/1076 esas sayılı dosyası ile açıldığı anlaşılan tazminat davasının eldeki dava ve dayanak icra takibinden çok  sonra açıldığı, açıldığı ileri sürülen tazminat davasına ileri sürülen alacakların,  iş bu  itirazın iptali davası ile ilişkili olmadığı, söz konusu dosyada verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olmadığı gözetildiğinde, açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Takibe konu alacağın cari hesap alacağı olup likit olduğu anlaşılmakla, kabul edilen tutar üzerinden davacı yararına icra  inkâr tazminatına hükmedilmesi de doğru olmuştur.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 153.697,50 TL nispi istinaf karar harcının davalı ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9ce6c1b7696e9da","SID":"85f7cbe326c7fe4b"}}